• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
09 Kasım 2020

İzmir Depremi ve Düşündürdükleri

Allah bu depremde hayatını kaybeden Mü’minlere rahmet, yaralananlara şifa, geride kalanlara ibret ve sabır versin. 

Herkesin iki kelimelik duası: “Allah korusun!” Ben de ‘âmin’ derken sıfatlarını hatırladım Rabbimin. 

Sadece Allah’ın varlığına ve uluhiyyetine değil, O’nun koruyup-gözeten, yaratıp-yok eden, yaşatıp-öldüren, yüceltip-alçaltan, lütuf ya da kahrıyla terbiye eden, ödüllendirip-cezalandıran vasıflarını bünyesinde toplayan rububiyyetine de inanan bir Mü’min olarak, bu duaya bütün yüreğimle “amin!” diyorum. 

Allah korusun! 

Allah’ın korumadığını kim koruyabilir ki? Ve Allah’ın koruduğuna kim ilişebilir ki? 

“Allah korusun!” diye başları sıkışınca Allah’a koşanlar, Allah’ın kendilerini koruması için kendilerine emanet ettiği değerleri ve öğretiyi korumuşlar mıdır? Korunmayı hak ettik mi yani? Allah’ın “rahmet ve şefkat” prensibi, dilerim ki O’nun değerlerine bir ömür saldırıp da başı sıkışınca “Allah korusun!” diyenleri de kapsar. Bunu gönülden dilerim; fakat Kitab’ında bildiriyor ki “zerre kadar hayır da, zerre kadar şer de karşılığını bulacaktır.” 

O, suyu getirenle testiyi kıranı bir tutmaz elbet; fakat yine de O’nun “rahmeti gazabını geçmiştir.” İşte bu yüzden biz O’nun kahrından lütfuna sığınıyoruz. Gazabından rahmetine sığınıyoruz. Celalinden cemaline sığınıyoruz. O’ndan yine O’na sığınıyoruz. 

Kâinatta var olan her şeyi Allah yoktan yaratmıştır, O her an yaratmaktadır. Yaratılmış olarak gördüğümüz şeyler de, hatta bütün hücrelerimizle biz de her an devamlı (sürekli) yaratılmaktayız. Gördüğümüz, bildiğimiz ve hissettiğimiz hiçbir şey rastgele ve kör bir tesadüfün eseri değildir ve hiçbir şey sebepsiz değildir. Bilebileceğimiz bütün oluşların bir bilinebilecek yakın sebepleri vardır, bir de insanoğlunun bilemeyeceği daha arka plandaki manevi ya da metafizik sebepleri vardır. Kader de budur. Allah’ın takdirini ilgilendiren yönü, bir de insanların iradelerine göre oluşacak yönü vardır. Bunların her ikisi de kaderin bir yönüdür. Ne var ki, bu kaderin bir ucu insan iradesinin alacağı şekle göre çizilmiştir. 

İtikadi bakımdan hataya düşmemek için öğrenilmesi gerekir. Deprem (zelzele) sadece tabiat olayları ile (fay hattının geçmesi, kırılması, vs.) izah edilemez. Onun bir de kader (ilahi irade) boyutu vardır. 

Depremler, tam bir kıyamet provasıdır. İnsan, olanca iddiasına rağmen, ne kadar aciz ve zayıf olduğunu bir kez daha görür. Böylesi afetlere iki açıdan bakmak gerekir: Birincisi illet açısından ki bu olayın maddi sebeplerini ele verir. İkincisi ibret ve hikmet açısından ki bu da olayın manevi sebeplerini ele verir. İllet açısından söylenecek çok şey var:  

Devletin (Belediyelerin) ciddiyetsizliği, yöneticilerin ehliyetsizliği, bürokratların sorumsuzluğu, dünyevileşen insanımızın rantiyeciliği, müteahhitlerin çok kazanma ihtirası. Bütün bunların tek ortak adı vardır: Ahlak zafiyeti.  

Ahlaki davranışları insana yalnızca inanç kazandırabilir. Dolayısıyla insanların Allah’a kulluk vazifelerini yapması, ahirette vereceği hesap, ahlaki zafiyeti ortadan kaldırır.  

Bir olayda yalnızca illete bakmak, cesede takılıp ruhu ihmal etmek, kabuğa takılıp özü görmemek demektir. Bu yanlışa düşmemek için olayın ibret ve hikmet boyutunu da değerlendirmek elzemdir. İllet ve hikmet boyutu devreye girince, bu noktada Allah-insan ilişkileri doğrudan belirleyici olur. Her depremde yaşadıklarımız/gördüklerimiz/bildiklerimiz modern insan tipinin defterinde “Allah rızası” maddesinin bulunmadığını daha iyi gösteriyor. Allah’ın bir lütfu olarak enkazdan kurtarılan kızcağızın başındaki kurtarıcı kardeşlerimizin “Allahüekber!” demelerinden rahatsızlar. Allah hidayet etsin bu kalpleri, mühürlü olanlara. Bu depremde de kamplaşmaları görünce; ülkem, devletim ve insanım adına hayıflandım. İzmir depreminden daha korkunç olan manevi depremin yaralarının nasıl ve kim tarafından sarılacağı de ayrıca düşünülüp ona da tedbir alınmalı. Allahüekber’den rahatsız olmayan nesil yetiştirilmeli. Deprem gibi kitlesel, büyük ölçekli travmalara yol açan felâket zamanlarında insanları teselli edici, tedavi edici, direnç noktalarını pekiştirici muazzam bir güce sahip dinin, duanın fonksiyonunu ihmal etmeyelim. Maddi ve manevi tedbirde ihmalimiz olmasın. Japonların 10 şiddetinde depreme dayanıklı yapılarının yerle bir olması, onların intiharlarına sebep olmuştu. Binaları iyi yapamadıklarını, kendi hataları yüzünden böyle olduğu düşüncesi intiharla bitti. Allah’ın gücü, kuvveti, kıyametin kopacağı, helak olan kavimlerin helak sebepleri, vs. Bunlar bilinmeden, sağlam bir iman olmadan, Peygamberler tarihi düşünerek okunmadan olmaz. Deprem, bütün ülkeyi, hepimizin geleceğini ilgilendiren bir meseledir. O yüzden deprem mevzuu ihmale gelecek bir konu değildir. Bu tip felaketlerde insanların sorumluluğunu unutmamak gerek. 

Allah’ın sabır ve kötülüklere karşı dirençli olunmasını istediğini de unutmayalım. Depreme iyi hazırlanmazsak, karşı karşıya kalacağımız büyük felâketleri atlatamayız! Uzmanların, daha büyük ölçekli bir deprem beklentisinin arttığı yönündeki uyarılarını hem ilgili resmî makamlar hem de elbette ki vatandaşlar dikkate almalı, ona göre tedbir (önlem) alma konusunda keyfî hareket edilmemeli. Deprem öldürmez; öldüren rant ekonomisi, kapitalist ruhsuz yapılaşma cinayetidir! Fıtratın bozulma cinayeti. Canlı/cansız varlıkların da, tabiatın da, binaların da, insanın da fıtratı var. Faaliyetlerimizin hiçbiri, fıtratı bozmasın! 

‘İzmir’e geçmiş olsun’ derken Allah, ülkemizi, bölgemizi her tür âfetten, görünür görünmez belâ ve felâketlerden korusun. 

“İnna lillahi ve inna ileyhi raciun: Biz, varoluşumuzu O’na borçluyuz ve en sonunda yine O’na döneceğiz.”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Nihal

CHP liler kıyılara bayılırlar İstanbulda bütün kıyı kesimleri almışlardır.Allahtab buralar bataklık ve dolgu kesimlerdir izmirde böyledir.Beylikdüzü,Çekmece,Avcılar,Bakırkyöy,Yeşilköy v.s.hep CHP lilerinm esken tuttuğu yerler üstelik bu sulak arazilere yüksek katlı mimariler görürsünüz.Bunlardan biride Beylikdüzünü parseleye müteahhit İmamoğludur. 
  • Yanıtla

Şahika

Muhteşem bir yazı... Allah ilminizi ve ömrünüzü artırsın... Teşekkürler....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23