• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
27 Şubat 2020

Büyük misafirimiz Ramazan-ı Şerif’e giderken

Rahmet ve mağfiret iklimi olan üç ayların eşiğindeyiz. Bizleri bu mübarek günlere ulaştıran Allah Teala’ya hamd ü senâlar olsun. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimize salât ve selam olsun.

Recep, Şaban ve Ramazan’ı içinde barındıran üç aylar, Regâib gecesiyle başlar. Mirac ve Berat gecesiyle devam eder. Bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle zirveye ulaşır.

Gafletten kurtulmanın, Allah’a kullukta şuurlanmanın gün ve gecelerinde bulunuyoruz. Girdiğimiz üç aylar ve kandiller bu gafletten kurtulmanın vesileleridir. Hususiyle Recep ayı Regaib Kandili, kendimize çeki-düzen vermenin, muhasebe yapmanın, tevbeye koşmanın, gün ve geceleridir. İbadetlerimiz, zikirlerimiz, dua ve ilticalarımız belli gün ve gecelere mahsus değildir, olmamalıdır. Önemli olan, Allah Teâlâ tarafından müminlere örnek gösterilen, Rabbimizin, “böyle olursanız, onun yolunu izlerseniz sizi severim” buyurduğu Allah Resulü’nü daha fazla anmak, daha iyi tanımak ve hayatımıza örnek kılmaktır.

Yüce Rabbimizin rahmetini insanlara bol bol ihsan ettiği belli vakitler ve belli mevsimler vardır. Kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, manevi bereketi bol olan zaman dilimlerindendir. Ey insan! İndiği geceyi bin aydan daha hayırlı yapan, yani bir ömre bedel bir gece kılan bu vahiy eğer senin yüreğine, zihnine, aklına, hayatına inerse neler yapmaz? Hayatımıza inen Kur’an’ın hayatımızı nasıl bereketlendireceğini, değerlendireceğini düşünüp amel edelim. Ramazan, bütün değerini vahyin kendisinde inmeye başlamasından almaktadır. O halde Recep ve Şaban ayları da değerlerini Ramazan’a komşu olmalarından almaktadır. Allah’a şükürler olsun ki, milletimizin ‘üç aylar’ diye özel bir önem verdiği Recep ayına girmiş, Şaban ve Ramazan aylarına yaklaşmış bulunuyoruz. Üç aylar İslam ümmeti için sevinç, bereket ve mağfiret mevsimidir. Bu aylar içinde bulunan; Reğaib, Miraç, Beraat ve Kadir geceleri Rabbimizin Rahmetinin, affının ve lütfunun yağmur gibi insanlığa indiği zamanlardır. Sevgili Peygamberimiz, bu üç aylarda her zamankinden daha fazla ibadet eder ve “Allah’ım! Recep ve Şaban ayını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur” diye dua ederdi. Şüphesiz ki bu mübarek zamanlar, dünyanın ağır meşguliyetleriyle bunalan ruhlarımızı dinlendirmek ve kulluk şuuru ile Yüce Allah’ın merhametine sığınmak için çok büyük fırsatlardır. Bu aylarda yapılacak dualar, tövbe-istiğfarlar, iyilikler ve hayırlarla beraber, sevinç ve üzüntülerin paylaşılması, Rabbimizin katında mükâfatını ve karşılığını fazlasıyla bulacaktır. İşte Regâib kandili Yüce Rabbimizin, Rahmet ve mağfiretinin, feyiz ve bereketinin, lütuf ve ihsanının, samimi Müslümanlar üzerine, bolca tecelli ettiği, O’nun sınırsız rahmet ve mağfiretinin kazanıldığı değerli gecelerden birisidir. Regaib; herhangi bir şeyi istemek, arzu duymak, meyletmek, bu emeller doğrultusunda azimle çaba sarf etmek demektir. Regaib Kandili ise; her türlü arzu ve isteklerimizi, tutkularımızı, doğruya, güzele, faydalı olana, hakka ve hakikate; rağbetimizi Rabbimize yöneltme, bütün işlerimizi Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun hâle getirme çabasıdır. Bu sebeple, Regaip gecesi, Allah’ın rahmet ve mağfiretinin, kendisine samimiyetle dua ve niyaz eden müminleri kuşattığı bir gecedir.

Bu gecede öncelikle yapmamız gereken şey, nefis muhasebesidir. Yani kendimizi hesaba çekmektir. Her şeyin para ile ölçüldüğü, insanlar ve toplumlar arası ilişkilerin bozulduğu, huzurun yerine kargaşanın hâkim olduğu bir dünyada; insanın ruhunu derin acılardan koruyabilmek için, nefis muhasebesine her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Dinimizin ısrarla bize tavsiye ettiği bu nefis muhasebesi ihmal edilirse, insanın varlığı anlamını kaybeder. Bunun toplumdaki yansıması da; arsızlık, hayâsızlık, ahlaksızlık, haksızlık, hırsızlık, yolsuzluk, kin ve intikam duygularının yaygınlaşması, merhametsizlik ve sevgisizlik biçiminde ortaya çıkar. Nefsiyle muhasebesini hakkıyla yapanlarda ve iç dünyasına yönelenlerde görülen ilk değişim ise; bütün kötülükleri terk edip insanlığın sıkıntı ve ıstıraplarını yüreklerinde hissetmeleridir. Regâib Kandili, sözünü ettiğimiz bu nefis muhasebesinin yapılması için bulunmaz bir fırsattır. Bu gecede içten bir tövbe ile günahlardan arınalım. Kalplerimizden kötü duygu ve düşünceleri silelim. Gönül dünyamızı kirleten haset, kin, düşmanlık, haksızlık ve zulüm gibi kirlere bulaşmaktan sakınalım. Birbirimize, anne ve babamıza, yakınlarımıza sevgiyle ve iyilikle yaklaşalım. Dünyamızı saran kötülük ve düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, merhamet sevgi ve hoşgörü ışığını yakalım. 

Namazlarımızı kılalım, Kur’an-ı Kerim’i okuyalım, dua edelim, zikir ve tesbihatta bulunalım, özellikle de tevhidi anlatan İhlas suresini okuyarak, manasını tefekkür ederek ihya edelim. Cenab-ı Hakk, insana yaptığı işlerine ve ibadetine göre değer vermekte ve bu işleri ne maksatla yaptığına bakmaktadır. Sevgili Peygamberimize hitaben: “(Habibim) de ki: Eğer duanız ve ibadetiniz olmasa, Rabbiniz size ne diye değer versin...” buyurur.

TV, internet, sosyal medya, vs.nin karşısında ışıltılı ve pırıltılı cihazların karşısında pasif, sessiz, seccadeden uzak, Rabbiyle secdede buluşmayanların durumuna düşmeyelim. Allah’ın yardım ve merhameti olmadan bu girdaptan kurtulmamız da mümkün değildir. Bilhassa Müslümanlar olarak da duadan daha tesirli bir ıslah silahına sahip değiliz. İşte bu mübarek günleri fırsat ve ganimet bilerek, duaların reddedilmeyeceğini müjdeleyen Efendimizin bu işaretlerine uyarak, dua ve niyazlarımızla Rabbimize müracaat edelim.

Bu geceleri ibadetlerle ihya edelim, kazandığımız ibadet şuurunu da devam ettirmeye çalışalım. Her hal ve şartta yaşanan bir dinimiz olduğunu unutmayalım! Müminler için bütün günler ve aylar, Allah’ı hoşnut etmek ve rızasını kazanma amacıyla ve kulluk bilinciyle geçirilir. Bütün kandil gecelerini ibadetle geçirmiş bile olsak, hepsi toplansa, gene de vaktinde kılınan bir farz namaz kadar değerli değildir. Örf ve âdetler, âyet ve hadisin yerine konamaz/konmamalı.

Regâib gecesi, üç ayların müjdecisi, Kur’an ayı Ramazan’ın habercisidir. 

Regaib Kandili ise; her türlü arzu ve isteklerimizi, tutkularımızı, doğruya, güzele, faydalı olana, hakka ve hakikate; rağbetimizi Rabbimize yöneltme, bütün işlerimizi Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun hâle getirme çabasıdır. Bu sebeple, Regaip gecesi, Allah’ın rahmet ve mağfiretinin, kendisine samimiyetle dua ve niyaz eden müminleri kuşattığı bir gecedir. Her mümin, rahmet ve mağfiretle dolu üç aylarda daha fazla iyilik yapmaya vesile aramalıdır. İyiliğin yolları pek çoktur. Bazen yolunu şaşıran birine yol göstermektir iyilik. Bazen insanlara eziyet veren bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Bazen de ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak, onlara infakta bulunmaktır. İnfak ise sadece parayla yapılan bir iyilik değildir. Sevgili Peygamberimiz, “Her iyilik sadakadır” buyurarak nice infak çeşidine işaret etmiştir. Şifa bekleyen bir hastanın derdine derman, hastalığına çare olmak da bir infaktır. Dünyevî hiçbir karşılık beklemeden, hastalarımıza umut ışığı olmak, sünneti çağa taşımak, unutulan sünnetleri ihya ederek şehit sevapları elde etmek, ne asil bir davranışlardır. Şüphesiz dinî ve insanî sorumluluğumuzun gereği olan böylesi davranışlar bereket ve mağfiret iklimi olan üç aylarda Rabbimizin rızasını bize kazandıracak en önemli amellerdendir. İbadetlerimiz, zikirlerimiz, dua ve ilticalarımız belli gün ve gecelere mahsus değildir, olmamalıdır. Önemli olan, Allah Teâlâ tarafından müminlere üsveyi hasene/örnek gösterilen, Rabbimizin, “böyle olursanız, onun yolunu izlerseniz sizi severim” buyurduğu Allah Resulü’nü daha iyi tanımak ve hayatımıza rehber kılmaktır. İman ettiğini söyleyen hiç kimse Peygamber Efendimizin örnekliğini göz ardı edemez. Peygamberimizin “model olma” sünnetini sadece yaşadığı çağla sınırlandıramaz. Görevimiz: Rasulüllah Efendimizin bıraktığı risalet mirasını kirletmemek ve kirlettirmemektir. Onu örnek almak ve yaşamaktır. Ona olan imanımızın gereğini yapmak ve o yolu izlemektir. Mutlaka yapmamız gereken sorumluluklardan kaçmamak. Kendimizi imtiyazlı olma tehlikesinden kurtarmakla mes’ulüz, mükellefiz. Rabbim, idrak etmeye çalıştığımız Recep ayını, Regaib Kandili’ni, rutin kutlamalardan çıkarıp Peygamberi solukla, vahyin inşa ettiği insanla aydınlığa çıkardığımız günlerin vesilesi kılsın. Recep ayımız ve Regaip Gecemiz mübarek olsun. Allah bizi maddi ve manevi rızıklarıyla rızıklandırsın. Üç ayların ve bu aylarda ihya edeceğimiz kandillerin, biz ve bütün insanlık hakkında hayırlara vesile kılmasını ve daha nice üç aylara kavuşturmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ve temenni ederiz. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

nuri

Offf çok uzun yazı
  • Yanıtla

Orhan İNAN

ALLAH BİZLERİ MÜBAREK GÜN HÜRMETİNE RESULÜ, PEYGAMBERİMİZ HZ MUHAMMED MUSTAFA NIN SÜNNET İ SENIYYESINDEN BİR AN BİLE AYIRMASIN. MÜSLÜMANCA YAŞAMANIN ŞEREFİNİ DAİM KILSIN. AHİRETTE YÜZÜMÜZÜ AK EYLESİN, INŞALLAH. ELLERİNİZE SAĞLIK. MÜBAREK REGAİP KANDİLİNİZİ KUTLUYORUM
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı