• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
TÜM YAZILARI
17 Aralık 2020

Bu yaptıklarınız imansızlığın hangi derekesi!

Yahu insanlıktan nasibiniz yok mu? İnan, inanma, senin meselen. Tabii (yine ister inan ister inanma) bu dünyada yaptıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Hem de bütün insanların huzurunda! Bu dünyada yaptıklarınızı sakladığınız gibi orada saklayamayacaksınız, kandıramayacaksınız, iftira edemeyeceksiniz. Bu dünyada sizin yaptığınız rezillikleri Rabbimiz bildiği için Kur’an-ı Kerim’de bildirdi. İnkâr ve kabullenmediğinizden âzâlar (organlar, günahları işlediğiniz mekanlar) konuşacak. Allah her şeyi gören ve bilendir. Bu sebeple kullarını hesaba çekmek için herhangi bir belgeye veya şâhide ihtiyacı olmadığı açıktır. Bununla birlikte Kur’ân’da âhirette kurulacak olan Mahkeme-i Kübrâ’da birçok şâhidin olacağı açıklanmıştır. Dünya hayatında başıboş bırakılmadığını, her an kendisini görüp gözeten ve yaptığı bütün amelleri kayıt altına alan meleklerin olduğunu, Allah’ın emanet olarak verdiği ve O’na karşı günah işlemekte kullanılan vücut organlarının sahibinden şikâyetçi olacağını bilen bir kul, kesinlikle günah işlemekten çekinecektir. 

Ayrıca dünyada haksızlığa uğrayan ve eziyet görenler, bu şahitlerin varlığı ile huzur bulacaklar ve er geç zalimlerin hesap vereceklerine olan inançlarını hiç kaybetmeyecekler. İradeleriyle yaptıkları amellerden ya ceza yahut mükâfat göreceklerini de belirtelim. Gelelim gazete olarak bilinen, alınan Sözcü’nün hali pürmelaline. (lügat bilmezler bari sözlüğe baksınlar.) Hâlâ okunup okunmamasına, alınıp alınmamasına karar verirsiniz.

Yalan dolan, iftira, konu mankenli haber, menfaat uşaklığı, hedefleri için her yaptıklarını mübah gören bu adamlar ‘yazar’ diye işleri güçleri sahtekârlık! (Algı operasyonluğu) Kendi görüşleri dışındakilere tahammülsüzlük, vs. Bu ve benzeri ne kadar kelime ve kavram varsa; bunların nitelik ve nicelikleri. (Ahlâkı zemîme) Gazete olmanın, hiçbir özelliğini taşımayan Sözcü; gazete değil, bunların mekanı. Çeşitli vesilelerle başka çalıştığı yerlerde sicilleri bozuk olarak çalışanların toplandıkları yer! Sırf örnekleri yazsam kitaplaştırmam gerekir. 

 TV’den buraya geçenlerin konu mankenle haberlerini mi, namaz kılan gençlerin resmini çekerek hırsızlıkta yakalanmış gibi göstermelerini mi, ‘dindar kisvesi’ ile yakaladıkları sahtekârları sanki bütün tarikat/tasavvuf mensupları böyleymiş gibi (‘suimisal emsal olmaz’ı da bilmeyen) TV’leri dolaşarak (utanmadan, sıkılmadan, pişmiş kelle gibi sırıtarak) anlatarak şöhret olanı mı, geçmişte (Anayasa Mahkemesi Başkanı iken) 10 parti hakkında kapatma kararı aldırtanı mı, karıları Danıştay Başsavcısı ve Anayasa Mahkemesi üyeleri iken verdikleri kararlara, yalanlara iftiralara bakılması mı? (Mesela Danıştay saldırısı faili için ‘öldüren katilde Akit Gazetesi vardı’ diyecek kadar.)

İstismarcı menfaatçi;‘kim ve nasıl olur?’ sorusuna cevabı hemen bulacağınız herif-i nâ şerif; Atatürk kitabını 1881-1981 adet bastırarak hem de 2500 liradan satan/sattıran, Osmanlıcanın okullara seçmeli ders olarak konulmasına bile karşı çıkan, Araplara kitabı satılsın diye Arapça baskısını yaptıran yüzsüz, Cumhurbaşkanı’na bile (millet seçtiği halde) Başkan veya Cumhurbaşkanı demeyen/diyemeyen bir başka virüs. Çıkardığı gazeteleri, dergileri müstehcenlikten dolayı poşetlerde satılan, kendi partisinde kargaşalıklara sebebiyet veren yalancı, her türlü karışıklığın, hercümercin içinde olan karışık/kuruşuk olanı mı? İhtilalci dedesinin mümessilliğini yapan komitacıyı mı, saygılı olması gereken her değere ‘saygısız’ı mı? Bunların hepsi şifa bulmaz hastaların hezeyanları. Şeytanın insan suretindeki hilkat garibeleri. İzmir depreminde enkaz altından sağ salim çıkarılan yavru için göğe yükselen ‘Allah!’ sesinden, şükür secdesinden rahatsız olup; laikliğe, demokrasiye ters bulan psikosomatik hastalar. (En tehlikeli hastalar. Hasta, hastalığını kabul etmez, hasta tedavi olmaz, hastalıklarını çare olarak gösterir.) Tabi sırf bunlar değil. Siyasi temsilcileri de. Oy almak için çarşaflılara rozet takarlar, başörtülü görülünce de doğru Anayasa Mahkemesine! Başörtülü milletvekiline yemin ettirmeyen faşistler. Taksim’e cami, başörtüsü serbestliği gündeme geldiğinde ‘laikliğe karşı’ gördükleri için partinin kapatılmasını bu isteğe bağlayanlar. Belediye başkanlığı döneminde susuzluktan insanımız kıvranırken, kendisinden sonra gelen başkan, dua edip, yağmur duasına çıkıp yağmur yağınca; ‘Adamın Allah ile arası iyi. Bizim aramız yok’ diyeni unuttunuz mu? Bütün din, iman, vatan, millet, bayrak düşmanlarının kutsalları olan ‘laiklik, demokrasi, putçuluk, sekülerizm, paganizm, vb’.  Bu güruha rağmen yapılan icraatlara bunlar çatlayıp patlamasın da kim çatlasın? Hep susmaya çalışıyordum. Cuma Günü camilerde yapılan ‘yağmur duaları’ bunların rezilliklerini, bu milletin değerlerine bile saldırmaları yüzünden bu yazımı yazıyorum. Teknolojinin, internet çağının, bilimin, buluşların zirvede olduğu böyle bir çağda bir damla su yapamayan, bir virüse çare bulamayan, ölümleri önleyemeyen, ecele mâni olamayan, âciz olduklarını hatırlamayan bu hilkat garibeleri güruha ne anlatabilirsiniz ki? Hiç olmazsa bir iki meal: “Söyleyin bana, içmekte olduğunuz suyu, buluttan siz mi indirdiniz? Yoksa indiren biz miyiz? (56/ 68) Mülk sûresinin 30. Âyeti: “Hiç düşündünüz mü? Eğer suyunuz yeryüzünden tamamen çekiliverse, size tertemiz kaynak sularını kim getirecek?” Bu nimetlere nankörlük değil, şükretmek, verene dua etmek gerekmez mi?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer

Hocam bunlara ne söylersen söyle boş . Bunlar kadar yüzsüz insan olamaz . Birde dua ile alay ediyor . Eğer papaz olsa tütsü ile dua etse sesleri çıkmaz . Bunlar ağlama duvarının uşaklarıdir . Bunlar azılı İslam düşmanı ve sahtekardir .
  • Yanıtla

SERDENGEÇTİ

İyice derdest etmişsiniz hocam bu hır..ları.. Tebrikler..
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23