Yegane Kurtuluş Yolu İslam’dır
20. Yüzyılda Batı dünyası ve materyalizm her konuda zirve yapmıştı. Bilim ve teknolojinin çok geliştiği bu çağda sahtekârlık da inanılmaz boyutlara ulaşmıştı. İşte iki dünya savaşından da galip çıkan ABD kendisini bütün dünyanın çavuşu ilan etmiş aksini söyleyen her toplumu cezalandırmaya çalışmıştı.
Kendisine rakip olarak çıkan diyalektik materyalizm yani diğer adıyla komünizm ise insanlığa kan ve gözyaşından başka bir şey sunmamıştı. 1990’lı yıllar ile birlikte tarihin karanlık sayfalarına gömülüp gitti.
21. Yüzyılın ilk çeyreğinde de kapitalist düzen durumundan bir şey kaybetmemiştir. Hala Batı felsefesi ve onun sözcüsü olan batılı devletler çirkin yüzlerini göstermeye devam ediyorlar. Kimse bu devletleri sorgulayamıyor. Özellikle de her şeyi en ince ayrıntısına kadar sorgulayan bilim dünyası bu konuda büyük bir iki yüzlülük içerisindedir.
Allah’ın varlığına, peygamberliğin hak olduğuna, ahiretin gerekliliğine dair delillerin, açıklamaların bulunduğu kitaplar kolayca sorgulanıp itiraz edilirken Batı felsefesinin dayattığı acımasız kurallar ve sahtekarlıklar sorgulanamamaktadır.
İnsanlık tarihinin utanç yüzyılı olan 2. Asırda milyonlarca insan para ve güç için katledilmiştir. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları buna en güzel delildir. 21. Yüzyılda katliam belirli bir ölçüde durmuş olsa da sömürü düzeni ve insanları aldatmak tam hızıyla devam etmektedir.
Bunun temel nedeni Batı felsefesinin çarpık anlayışıdır. Çünkü kuvvete tapınır haklıyı görmezden gelirler. Hedefleri sadece menfaattir. Menfaati için en çirkin işlere bulaşabilirler. Hayatı bir mücadele olarak tanımlayıp savaşlar ile masum insanları ezerler. Irkçılığı esas alıp milyarlarca insanı koyun sürüsü gibi görüp sömürgeciliği faiz ve tefecilikle devam ettirirler. İnsanları heva ve hevesleri peşinde koşturup ahlak ve namus kavramlarını ortadan kaldırarak hayvan gibi yaşamaya özendirirler.
İşte ABD ve Batı dünyasının tüm küstahlığı ve sahtekarlığının özünde yatan nedenler bunlardır. Bu çirkin tavır ve düşünceyi yıkmanın yegane yolu İslam’ın evrensel hakikatleridir. Nedir bunlar?
İslam kuvvete bedel hakkı esas alır. Padişah da olsa İslam hukukunun önünde gücü yetmez, haksızlığı sökmez. Herkes haklının karşısızda çaresiz kalır.
Menfaat yerine kardeşlik ve uhuvvete önem verir. Yardımlaşma ve dayanışmayı üstün tutar. Paraya tapmayı değil insanlara ve canlılara yardım etmeyi öne çıkarır.
Hayatta düsturu savaş, mücadele ve cidal yerine; sulh ve selameti öne sürer. Sadece kendisini yok etmeye çalışanlara ve tecavüz edenlere karşı savaşır. Zaten İslam kelimesi; selamet, barış ve selam kavramlarını içermektedir.
Heva ve hevesleri öne çıkarıp hayvan gibi yaşamak yerine ahlak ve fazileti ortaya koyup insan gibi yaşamayı öne sürer.Bir Müslüman insanlara kul, köle ve esir olmak yerine sadece Allah’a kul olur.
Irkçılık yerine güzel ahlakı esas alır. Şeytan’ın düştüğü tuzağa yani kibir ve enaniyete, kendi nevini üstün görme hastalığına yakalanmaz. İşbölümü ve mesleki dayanışmayı öne çıkarır. Üstünlüğü ırk ve soyda aramaz takvada görür. Çünkü kim Allah’ın yasakladıklarına uyuyor ise üstün insan odur.
İşte saydığımız sadece şu beş madde dahi İslam’ın; Batı felsefesine ve materyalist dünya düşüncesine karşı zaferini ilan etmektedir. İnsanlık alemi Batı’nın çirkin yüzünü görmüş ve bir arayış içine girmiştir.
İnsanlığın erdemli yönlerinin ortaya çıktığı ve hürriyetin önem kazandığı 21. Yüzyılda İslam’dan başka bir dünya görüşü ortaya çıkmamıştır. Elbette yegane kurtuluş yolu İslam’dır, vesselam…


