Türkiye F-35 Krizini Fırsata Çevirebilir

12 Haziran 2019 Çarşamba

Birinci Dünya Savaşı öncesinde İngiltere, parasını verdiğimiz 2 adet kruvazöre, gönderilen denizceler tam da teslim almak üzereyken el koymuştu. Uluslar arası ticari anlaşmaları bu derece küstah bir şekilde ayaklar altına almak Batılı ülkelerin çirkin yüzünü göstermesi açısından iyi bir ders olmuştu.

Belki de Almanya ile beraber savaşa girmemizin en önemli sebeplerinden bir tanesi de bu “Sultan Osman” ve “Reşadiye” isimli savaş gemilerinin apaçık gasp edilmesi olayı idi. Şimdi 105 yıl öncesinde olduğu gibi bu sefer ABD’nin aynı çirkin davranışı yapmak istediğini görüyoruz. İngilizler ile aynı soydan gelen bu kalleş Anglosakson eşkıyası; parası ödenmiş F-35 uçaklarımıza el koymaktan utanmıyor ve çekinmiyor.

İşin daha ilginç olan kısmı ise F-35’lerin bir kısım parçalarını halen Türk firmaları üretiyor. Ne yazık ki; yapılan ticari anlaşma ve ortak üretim faaliyetlerinin Yahudi Lobisinin oyuncağı haline gelmiş ABD üzerinde hiçbir etkisi olmuyor. Apaçık bir şekilde Türkiye için hayati derecede önemli “Hava Savunma Sistemlerini” almayacaksınız diye tehdit ediyorlar.

Bir Yahudi fıkrası anlatayım. Salamon’un evine hırsız girmiş; o da çocuğunu göndermiş. Salamon bağırmış:

- Hırsızı buldun mu?     - Evet babacim.

- Al getir bakayım.         - Gelmiyor babacim.

- Sen gel o zaman!        - Bırakmıyor babacim.

Şu anda da hırsız ve gaspçı ABD uçaklarımıza el koyacağını açıkça söylüyor. “Uçaklarımızı ver” diyorsun; vermiyor. “Anlaşmayı çiğnedin” diyorsun,  “işime gelmedi mi böyle yaparım” diyor. “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali her türlü kabalığı ve hoyratlığı yapmaktan çekinmiyor.

ABD’nin küstahlıkları bu kadar değil ki. Uluslar arası hukuku hiçe sayarak 15Temmuz Darbesini yapan Feto’yu teslim etmediği gibi; devlet bankası olan Halkbank yöneticisini tutuklayıp hapislerde süründürüyor. Döviz operasyonları ile Türkiye ekonomisini çökerteceğini açıkça ilan etmekten çekinmiyor. Bunlardan başka daha nice ahlaksızlıkları yapmaya devam edip hatta diplomatik nezaket kurallarını hiçe sayıp Türkiye’yi açıktan tehdit edecek kadar zıvanadan çıkmış bu durumu devam ettiriyor.

O halde ABD’nin anlayacağı dil ile konuşmak zorunluluğu vardır. Zira ABD’nin küstah ve aşağılayıcı politikasını kabul etmek ülke itibarımızı yerle bir edecek bir mahiyet taşımaktadır. Eğer boyun eğer isek bunun ülkemizin sosyal-siyasi konumuna ve ülke ekonomisine vereceği zararı telafi etmek mümkün değildir.

ABD’ye boyun eğmediğimiz takdirde kısa vadede bunun bir maliyeti olacaktır. Fakat orta ve uzun vadede dik duruşumuzun çok büyük faydalarını görebiliriz. İşte çok yakın bir geçmişte yaşadığımız Türkiye-ABD ilişkilerine göz gezdirerek bunları izah edelim:

  1. Öncelikle bu küstah ve tepeden bakan ABD anlayışı ülke içerisinde birlik ve beraberliği önemli ölçüde arttıracaktır. Bunun kelimelerle izahı mümkün olmayan çok önemli ve iyi tarafları vardır. Hükümetin “Türkiye İttifakı” projesine büyük katkıda bulunacağı, kesindir.
  2. Milli savunma sanayimizin gelişmesine muazzam derecede katkısı büyük olacaktır. Kendi savaş uçağımızın gelişme ve üretme süresi; çabuklaşacaktır.
  3. Türkiye’nin savunma alanında dışa bağımlılıktan kurtulmasını ve hatta silah satarak ekonomisini güçlendirmesine yol açacaktır.
  4. Ülkemizin uluslar arası anlaşmaları her ne pahasına olursa olsun çiğnemeyeceği ve bunun sürdürüleceği inancını pekiştirilecektir.
  5. Dost ülkeler ile daha sağlam bir zeminde ittifak anlaşmaları yapılabilecek ve bu konuda  “Türkiye’nin güvenilir bir partner olduğu” dosta-düşmana ilan edilecektir.
  6. Türkiye ekonomisinin düşmanca saldırılara karşı ne derece dirençli olduğu gözler önüne serilecek, ticari ilişkilerin ivme kazanarak gelişmesine yol açacaktır.

Elbette bunlardan başka faydaları da olacaktır. Lakin ülke itibarının korunması hepsinden daha önemlidir. Buna karşın zaten zor durumda olan ABD ekonomisinin anlaşmaları çiğnemesinden dolayı daha da kötü bir duruma düşeceğinden kimsenin şüphe etmemesi gerekir. Elbette özellikle ekonomik alanda kısa vadede bazı küçük sorunlar yaşamamız da mukadderdir.

Aslında biz bu filmi bundan 40 yıl önce seyretmiş onurlu bir şekilde dik duruşumuz sayesinde savunma sanayimizin gelişmesini gözlerimizle görmüştük. Evet, 1974 Kıbrıs harekatından ve buna karşılık ABD’nin koyduğu ambargodan bahsediyorum. Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunun kaldırılmaması nedeniyle 1975 yılında; ABD’ye ait 21askeri üs ve tesis kapatılmış 5 bin ABD askeri ve sivil personeli ülkemizden kovulmuştu.

Tek istisna olarak Adana’daki İncirlik ortak savunma tesisine; NATO görevi saklı kalmak kaydıyla müsaade edilmişti. Fakat burası da 26 Temmuz 1975 tarihinden itibaren durdurularak Türk Silahlı Kuvvetlerinin denetimine alındı.

Üstelik Kıbrıs Harekatından dolayı Batılı devletlerin düşmanca tutumu yüzünden neredeyse dünyadan dışlanmış bir Türkiye vardı. Kıbrıs’taki garantörlük anlaşmalarından doğan haklarını savunmak konusunda kararlı olan Türkiye; her ne pahasına olursa olsun geri adım atmamıştı. İşte 2019 yılında Doğu Akdeniz’de henüz keşfedilen petrol ve doğalgaz kaynaklarından istifade etmek için Kıbrıs Harekatının ne derece önemli olduğunu şimdi daha iyi anlıyoruz.  

Türkiye’nin kararlı tutumu sonrasında gittikleri yolun bir çıkmaz sokak olduğunu anlayan ABD hükümeti geri adım kararı almak zorunda kalmıştı. Sonunda,  1978 tarihinde ABD Kongresi bu haksız kararı kaldırmak zorunda kaldı.

Buna rağmen ABD askeri üs ve tesisleri hemencecik açılmadı. Türkiye, sütten ağzı yandığı için yoğurdu üfleyerek yiyordu. ABD ile olan ilişkilerimiz ancak 12 Eylül 1980 tarihindeki bütün hepsi gibi kalleş ve kahpe darbeden sonra değişmişti. Kenan Evren ve askeri cuntası ülke menfaatlerini çok ucuz olarak ABD’lilere peşkeş çekmişti. Üstelik NATO’dan ayrılan Yunanistan’ın birliğe katılmasına hiçbir karşılık almadan onay verilmişti. Bizi AB kapısında 50 yıldır süründüren Batılı ülkelerin apaçık oyununa getirilmiştik.

Bir sonraki yazımızda ülkemizde mevcut ABD ve NATO tesislerinden bahsederek bunların yer ve konumlarını ve kapatılması durumunda ne gibi zorluklarla karşılaşacağımızı analiz edeceğiz, vesselam…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • SelmanSelman10 gün önce
    Derhal Nato denen yahudi usagi kefere kulubunden cikacaksin. Hamd olsun F 35 leri kendileri vermiyor. Odedigin paralari alip bi daha yuzune bakmayacaksin bu coni kopeklerinin. Akabinde 24 tane Su 34, 24 tane Su 35 ve 24 tane Mig 31 siparişi verip Rusya'ya ilk etapta 58 adet satin alma vaadi ile Su 57 leri ortak uretmeyi teklif edeceksin. Tekno transferi ile birlikte. Özellikle motor baglaminda. Ki TF X projesi can bulsun! Bu arada Ruslardan, tekno transferi ile birlikte, cok sayida kinzhal ve r 37 fuzesi de almayi unutmayacaksin. Ondan sonra sen seyret hava gucu nasil olurmus! Yahudi ve kopekleri nasil hoplatilirmis! Hayr olur insa Allah.
  • Vehbi KaraVehbi Kara12 gün önce
    1975 te ABD yi kovarken Milliyetçi Cephe İktidarı vardı. Ecevit denilen soytarı yoktu. Bu Ecevit i ne zannediyorsunuz ki? Feto nun övüp övüp bitiremediği birinden ne hayır gelir? Ecevit Alevileri ve komünistleri oy için kışkırtan teröre ve darbeye ışık tutan çokkötü bir siyasetçi idi.
  • Mesut SarpMesut Sarp12 gün önce
    1975 yılında cok daha fakir ve cok az silahımız ve hattanerdeyse hic silah üretmiyorduk. Ama imanlı ve basiretli rahmetli Ecevit ve Erbakan gibi başta yöneticiler vardı, Allah tüm Gazi ve şehitlerimize ve gecmişte ülkemiz hayrına calışmış başta Mustafa Kemal Atatürk ve tüm büyüklerimize gani gani rahmet eylesin. Kurtuluş savaşımızda yoktan var olma savaşı degilmiydi ki!
  • Mesut SarpMesut Sarp12 gün önce
    Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunun kaldırılmaması nedeniyle 1975 yılında; ABD’ye ait 21askeri üs ve tesis kapatanların5 bin ABD askeri ve sivil personeli ülkemizden kovanların rahmetli Erbakan ve Ecevit oldugunu neden yazmadınız ki!
  • ZIR CAHILZIR CAHIL12 gün önce
    "O halde ABD’nin anlayacağı dil ile konuşmak zorunluluğu vardır." diyorsun sayin yazar.Nuklear silahin ve bunu Washington un tepesine ulastiracak fuzen,denizaltin var mi?Yoksa sus ve sonsuza kadar bir daha da konusma.Sana yap denenii eksiksiz yap ve homurdanip durma bos yere!
  • Rıfat Rıfat 13 gün önce
    Sayın yazar güzel bir yazı kaleminize sağlık, Erdoğan da ABD üslerini kapatacak cesaret yok ne yazık ki, seçim öncesi verilen bir söz vardı; Ayasofya nın statüsü değiştirilecek hani? yine sesseda yok!...
  • Rıfat Rıfat 13 gün önce
    Sayın yazar güzel bir yazı kaleminize sağlık, Erdoğan da ABD üslerini kapatacak cesaret yok ne yazık ki, seçim öncesi verilen bir söz vardı; Ayasofya nın statüsü değiştirilecek hani? yine sesseda yok!...
  • Rıfat Rıfat 13 gün önce
    Sayın yazar güzel bir yazı kaleminize sağlık, Erdoğan da ABD üslerini kapatacak cesaret yok ne yazık ki, seçim öncesi verilen bir söz vardı; Ayasofya nın statüsü değiştirilecek hani? yine sesseda yok!...
  • 13 gün önce
  • Unutuyoruz; bu ilk mi?Unutuyoruz; bu ilk mi?13 gün önce
    Kıbrıs savaşından sonraki (o it soydaşlara(!) bu değer miydi, o da ayrı) uğradığımız ambargo sonucu savunmamız sıfıra inmişti. Bu iş abd ile asla y-ü-r-ü-m-e-zz! 10 yıllık planla kötü de olsa tümüyle kendi silahlarımızı üretmek ve kullanmak z-o-r-u-n-d-a-y-ı-z; bu kadar!
  • Mehmet Ay Mehmet Ay 13 gün önce
    Sayin yazar, devletlerin duygusu olmaz, cikarlari olur.Güclü devletlerde her zaman cikarini kollar.Abd veya ab de insan haklari özgürlük cikarina geldigince kullanir, Cikarina Gelmez ise yok sayar.Biz Türkiye olarak bu saldiriya hazirliklimiyiz.Yoksa bir deli kuyuya tas atip da kirk akillinin cikaramadigi durumdamiyiz.Ekonomimiz ve teknolojimiz bu saldiriyi atlatabilecek durumda mi.Tank palet fabrikamizi 50 milyon dolar icin katarlilara peskes cekmistik, bunuda unutma.
  • engineerengineer13 gün önce
    salamonun fıkrası istanbul seçimlerine benziyor, hırsızlık var mı? var babacığım, peki aynı zarfa konan kağıtlardan sadece ibb ninkini mi çalmışlar? bilmem babacığım, peki kamu görevlisi olamayanları şimdi yine görevlendirmek neyin nesi? suyu bulandıran kuzuyu yiyecek olan kurt misalidir bu misal, yani kimin kime gücü çatarsa..
  • Kömür KarasıKömür Karası13 gün önce
    "Türkiye ittifakı" nedir sizce? Daha dün ülkenin yarısını "hain” ilan edenler siz değil misiniz? "Dost ülkeler” hangileridir sizce? BOP eşbaşkanlığının yönetimindeki Türkiye’nin ABD ve İsrail dışında "dost"u mu kaldı? "Emir komuta merkezlerinin emriyle papaz elbisesi giyebilecek", sahibi belirsiz (!) yöneticilerden kurtulmadıkça yazdıklarınızın hepsi fasa fiso.
  • İslam ümmetoğluİslam ümmetoğlu13 gün önce
  • Ahmet ÖzAhmet Öz13 gün önce
    Vehbi Bey;Çok güzel yazmışsınız da hangi imkanlarımızla,hangi paralarla bu dediklerinizi hayata geçireceğiz?Makam aracı alışkanlıklarımız gibi nice devasa yekun tutan akçalı alışkanlıklarımız var.Pek çok yerden huzur maaşı alanlarımız var.Belki kızarsınız hatırlattığım için,Sayın İmamoğlu'nun belgelendirerek medyada dile getirdiği vakıf ve tarikatlarla ilişiği bulunan kurumlara İstanbul Büyükşehir Belediyesi bütçesinden yapılan yardım harcamaları var.Keşke dediklerini hayata geçirebilsek!Ülke yönetiminde sizin gibi değerli insanların görüşlerinin dikkate alınmasını çok arzularız ama yazdıklarınızın hayata geçirilmesi adeta imkansız gibi görünüyor.Çünkü ortaya konulmuş dişe dokunur bir irade göremiyorum.ABD aşikare posta koyuyor bize.Biz ise hak ettiği karşılığı veremiyoruz.
  • takiitakii13 gün önce
    S 400 BAHANE ZATEN VERMEYECEKLERDİ TÜRKİYE F 35 LERİ UÇURMAK İÇİN 15 YIL UĞRAŞACAKTI
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer13 gün önce
    Kalemine..sağlık..Herzamanki..gibi..gayet..yerinde..açıklamalar.1980..yılında..Rogens..planı..denilerek..Yunanistan'ın..Nato'ya..dönüşünü..hiçbir..karşılık..almadan..onayladık..veto..hakkımızdan..vazgeçtik..Kenan..efendi..bunu..NATO..komutanı..ile..şahsi..dostluğu..için..yaptığını..açıkladı..Yani..vatanımızın..menfaatlerini..ABD..komutanı..ile..dostluğu..için..SATTI..evet..SATTI..
  • F-14 hikayesiF-14 hikayesi13 gün önce
    Amerika Şah Rıza Pehlevi' ye sürülerle F-14 ( hurda edilecek bu uçakları lütuf olarak) verdiydi. Ardından İran' ın Feto' su dingil Humeyni deevrüm yaptı, Şah mat olup tüydü. O kargaşada uçakları da devreye alamadılar tabii. Sular durulmaya başladığında bir de baktılar ki uçakları yeniden uçabilir hale getirmek için uçaklara ödenen (ya da ödenecek olan para) bir o kadar daha değil mi! Uçaklar çürümeye terkedildi tabii, (şu an dünya üzerinde F-14 diye bir uçak çoktaaaaan kaputt!) Bu olay iki ülkeden hangisine kol gibi girdi kimsenin bildiği yok sanırım.
  • 1 taş 2 kuş1 taş 2 kuş13 gün önce
    F-35' i almadığımıza (yâni vermediklerine) ilerde çok memnun olacağız. Rakiplerin hepsi bu uçağı sollayacaklar ve Pazarda çok ucuza yerlerini alacaklar. F-35 çok ortaklı (çok kocalı hürmüz) olduğundan çok hantal ve maliyetli ilerliyor (ilerleyemiyor). Amerikanın asıl amacı F- 22' yi yapmaktı, benzer ve çok daha basiti olarak F-35' i araya sıkıştırdı. İsteyen ülkelere de (güya nazla) kakalayarak F-22' nin de maliyetini düşürmeye çalışıyor.

Günün Özeti