Türk Ordusu ve İslamiyet

03 Temmuz 2019 Çarşamba

Dünya üzerinde Müslümanlar adına savaşıp şehit düşmüş veya gazi olmuş Türkler kadar hiçbir toplum yoktur. Bunu çok iyi bilen Türk ve İslam düşmanları, savaş ile mağlup edemedikleri bu orduyu sinsi yollarla mağlup etmeyi denemişlerdir.

İşte bunlardan bir tanesi; Türk Kara Kuvvetleri kuruluş tarihini İslam öncesi çağlara bağlayıp İslam’ın kahraman ordusu olan Türkleri, Müslümanlardan uzaklaştırmak gayretidir. Akılları sıra Türkleri, dinsizleştirip Müslümanlıktan çıkaracaklar.

Sabetay Yahudileri bu konuda çok gayret gösterdi. Türk olmayıp gizlice Yahudilik dinini ve isimlerini korudukları halde; bize Türk’müş gibi numara yaptılar. Hatta kendi gazetelerinde “Türkiye, Türklerindir” logosu ile bizimle alay etmeye çalıştılar. Osmanlı Devletinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinde de yönetim kademesini ele geçirip bütün İslami sembolleri ortadan kaldırmaya çalıştılar.

Türk Silahlı Kuvvetlerinde de çok aktif olup çeşitli hile ve kumpaslar ile komuta kademesini ele geçirdiler. ABD’nin de desteği ile halkın seçtiği yöneticileri her 8-10 yılda bir darbe yaparak alaşağı edip sonra da idam ettiler. Akla gelebilecek her türlü faşist yöntemleri kullanarak milletimizin ensesinde boza pişirmekten bir an bile geri durmadılar.

Nihayetinde FETÖ ile işbirliği yaparak 15 Temmuz 2016 tarihinde yeni bir darbe yaparken bu sefer halkımızın şanlı direnişi ile karşı karşıya kaldılar. Halkın sokağa çıktığını görünce durumdan vazife çıkarıp derhal Fetocuların karşısına geçtiler. Bizde yedik!

Hayır! Bunların ne çeşit insanlar olduğunu, halkın değerleri ile nasıl alay ettiklerini çok iyi biliyoruz. Başörtüsü bahane edilerek binlerce dindar askeri nasıl ordudan attıklarını artık mahkeme tutanakları da ispat ediyor. Allah’tan korkan bir insan; namaz kıldı diye, içki içmiyor diye imanlı insanlara zulmeder mi? Hadi ordudan attın; sırf perişan olsun diye sivil hayatta dahi iş, aş bulmasına mani olur mu?

Ne yazık ki Silahlı Kuvvetlerin komuta yapısını bir türlü darbeci generallerden kurtarıp halkın bağrından çıkan imanlı askerlere veremedik. Tam tersine binlerce imanlı Türk askerini ordudan atıp darbecileri ve Fetocuları sevindirdik. İşin kötüsü bu işlemlerin çoğu dindar siyasetçiler eliyle ve imzasıyla yapıldı.

Orduevlerine girdiğinde karşına alkol içmeyince seni ayıplayan generaller çıkıyor. Eşi başörtülü olan bir tane dahi generale rastlayamıyorsunuz. Yetmedi; yıllarca uğraştığım halde askeri eğitim kurumlarında bir cami dahi açtıramıyoruz. Yahu Müslüman standartlarına göre değil; NATO standartlarına uygun bir ibadet yeri istiyoruz. Bunu dahi yapamıyorlar…

Fakat Türk ordusunu İslam’dan ayırmak için akla gelecek her yolu ve yöntemi kullanmaktan çekinmiyorlar. İşte bunlardan bir tanesi de Kara Kuvvetleri komutanlığının 2228. Kuruluş yıldönümü kutlamalarıdır.

Hâlbuki bu kutlamalar için1968 yılına kadar yeniçerilerin kuruluş yıldönümü olarak kabul edilen 1363 tarihi esas alınıyordu. Nihal Atsız ve Yılmaz Öztuna’nın girişimleri ile bunu Türklerin İslam öncesi tarihine uzattılar. Cemal Tural da bunu keyfine göre değiştirerek resmileştirdi.

O tarihlerde sivil otoriteyi ve halkın seçtiği yöneticileri kim takıyordu ki? 1969’da dönemin Genelkurmay Başkanı olan Cemal Tural, TRT ve PTT Genel Müdürlüğü’ne gidiyor, bu kurumları denetlemeye kalkacak kadar faşist bir zihniyeti taşıyordu. Önce Genelkurmay Başkanlığından alınıp Yüksek Askeri Şûra Üyeliğine atandı sonra da emekli edildi. İşte Türk Ordusunun kuruluş tarihini İslam öncesi çağlara götürme projesi; bu generalin başının altından kalkmıştır.

Ordumuzun kuruluşunu M.Ö 209 yılına dayamakla yani Büyük Hun İmparatorluğuna uzatarak neler amaçlanmıştı? Niye “Etiler, Akad’lar da Türk’tür” diyerek daha eski tarihlere götürülmemişti? Oğuz Kağan veya diğer ismi ile Mete’nin inançları ve gelenekleri nasıldı ki Yeniçeri ocağından vazgeçilmişti?

Bu konuda tarihi belgelerden yararlanıldığında karşımıza şu sonuçlar çıkmaktadır. İslamiyet öncesinde Türklerin şu inançları vardı:

  1. Kurt Ata: Bir kısım Hunlar; hayvan atadan geldiklerine inanırlardı. Hayvanı kendisine uyulacak, ders alınacak bir örnek sayarlardı. İnsanın davranışları hayvana bakılarak ayarlanır, düzeltilirdi. Hayvanda düşünmek erkeğin, savaşçının davranışını belirlerdi. Göçebeyi akıncılığa ve amansız başbuğluğa yönelten, işte bu inançtı. Böylece göçebe, dünyayı kendisi için var olan bir yağma ve talan yeri sayıyordu. Ancak böyle düşünebiliyordu. Bu inancın başlıca özellikleri arasında; Totem ile topluluk arasında duygusal akrabalık bağı ve aynı totemden olan kişilerin aynı atadan geldiğine inanmak, bireyler totemin adını işaretlerini taşıması, aynı totem çevresinde toplanan kişilerin birbiriyle evlenmeleri yasaklanması, totemden olan kişiler için totem olan hayvan ya da bitkiyi yemenin yasak olmasını sayabiliriz. Genellikle hayvanlar totem sayılmıştır. Kimi zaman söz konusu hayvan yerine, onun bir parçası (kuyruğu, dili, pençesi, tüyü, vb.) totem yerine geçer. Hayvan totemleri, en çok avcılıkla geçinen ilkel toplumlarda görülür. İslam öncesi Türklerde de totem inancına uygun kimi inanç ve davranışlar izlenir. Türkler, kurdu ata tanırlar. Hunların hanı Mete’nin soyu ejdere dayanır. Büyük olasılıkla, ejder çok eski dönemlerde tapınılan bir hayvandır.
  2. Gök Tanrı: Bozkır halkları inancında Gök Tanrı tek yaratıcı olarak görülür. İyilik Tanrısıdır. Bir de Kötülüklerin Tanrısı vardır. Tengri (gök) din sisteminin merkezinde yer alır. Çoğu kez Gök-Tanrı diye anılır. Ona kurbanlar sunulur. Gök-Tanrı inancı, Orta ve Kuzey Asya topluluklarına özgü, özgün inanç anlayışı olup bir çok Türk boyunun ana inanç sistemidir. Ant içme, şükür Gök tanrıya yapılır. Asya Hunları’nın hanı Mete’nin, M.Ö. 176 yılında Çin İmparatoruna yolladığı bir mektupta amaçlarını Gök-Tanrı’nın belirlediğini söylemektedir. Asya’da tarih sahnesinde görülen halkların bir kısmında Gök Tanrı inancının izleri görülür. Hunlar, Tabgaçlar, Göktürkler, Uygurlar Gök-Tanrı’ya kurbanlar sunarlar.
  3. Kutsal Ata: İslamiyet’ten önceki Türk inançlarından biri de ataya tapmaktır. Bu inanç sisteminde insanın ölümün kaçınılmazlığını bilmesi en önemli husustur. Ne var ki, bu gerçeği bilmek yetmez. Ata, kendisine tapacak soyu var olduğu sürece yaşayacağına inanılmaktadır. Ataya tapmakta baba yani atanın, öldükten sonra ruhları aracılığıyla aile bireylerini koruduğuna inanılır.  Bu yüzden saygı gerekir. Burada en önemli husus; insan kurban etme geleneğidir. İnsan kurban geleneği, Uzakdoğu halklarında da vardır. Hunlar’da insan kurbanı olayının kimi izleri görülmektedir. Örneğin; Hunlar’da yakın akrabaların birlikte gömülmesinden bahsedilmektedir. Bu tapınmanın bir özelliği de ata anılarının kutlu sayılmasıdır. Hunlar her yıl mayıs ortalarında atalarına kurban sunar. Ata mezarlarına yapılan saldırılar ağır cezalar gerektirir. Attila, Hun hanlarının aile mezarını Bizans piskoposunun soyması yüzünden 2.Balkan seferini yapar. Bu inanca göre, ölülerin silahları değerli eşyaları, takıları ile birlikte gömülür. Böylece öteki dünyada, ölen kişinin rahat yaşamı sağlanmış olur. Hunlar’da, yenilen düşmanın kafatasını altınla doldurup kadeh yapma geleneği de vardır. Asya Hun hanı, Yüe-çi hanının kafatasını içki kabı olarak kullanmış olup Türkler arasında uzun süre yaşamıştır. Bulgarlar da aynı geleneği uygulamışlardır.
  4. Doğaya Tapınma: Asyalı Hunlar, ilkyaz ve son yazlarda atalara ve doğa tanrılarına kurbanlar keserler. Han Tanhu, gündüz güneşi, gece dolunayı ulular. Hunlar, Göktürkler, Uygurlar girişimlerini ay-yıldız hareketleri ile denetler. Tabgaçlar ilk ve son yazda atalara kurban sunarlar. Kurbanlar taş ev tapınağı içinde kesilir, çevreye kayın ağaçları dikilir. Bunlardan kutlu ormanlar oluşur. Saldırıyı ve savaşı ancak Ay’ın büyümekte olduğu ya da dolunay biçimine geldiğinde göze alırlardı. Büyük han; her sabah çadırından çıkar ve tapınarak Güneşi selamlardı. Uğur getiren yeni Ay’ı gördüğü zaman da aynı saygı ile Ay’ı selamlardı.
  5. Yer-su: Bu inancın en özgün göstergesi dağlardır. Hunlar, eski yurtlarında Hanyuan Dağı’nda her yıl Gök Tanrıya kurban keser. Hun hanları Çin’le yaptıkları sözleşmeleri Hunda Dağı tepesinde kurban keserek kutlarlar. Gök Tanrı inancı ile dağa tapmak birbiriyle yakından ilgilidir. Efsanelerde Orta Asya’nın verimli dağları Çinlilerce tutulduğu dönemlerin anılarını yansıtır. Bolluk yıllarını yitiren göçebeler bu dağların anılarını uzun yıllar anımsayacaklardır. Hunlar, Gansu ilindeki Tsilenşan Dağı’ndan ayrıldıktan sonra ağıtlar yakmışlar; dağlar, ırmaklar, göllerin tümünü canlı kabul etmişlerdir. Kutsadıkları ırmaklar, göller salt yerel nesneler olmayıp konuşan, duyan, evlenen, çoluk çocuk sahibi olan varlıklardır.

Bu bilgilerin çoğu Çin kaynaklarından alınmıştır. Orta Asya Şamanizmi’nin esaslarında işte bunlara yani Gök Tanrı, Güneş, Ay, yer, su, ata, ateşe tapmak yatmaktadır. M.Ö. 121 yılında Çinliler bir Hun prensini yenip otağı ele geçirdiğinde savaş ganimetleri arasında altın puta da rastlarlar. Yani putperestlik de inançları arasında vardır. Çin tarihçilerine göre, Hun prensi bu put karşısında Gök Tanrı’ya kurbanlar sunmaktadır.

Bütün bu bilgileri vermekten maksat İslam’dan önceki Türk inançlarının putperestliği ve Allah’a ortak koşmayı öngördüğünü anlatmaktır. Şimdi Cemal Tural, Nihal Atsız, Yılmaz Öztuna ve takipçilerine sormak gerekmez mi: Niçin biz Türkleri dünyanın en kahraman milleti yapan İslam’dan uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz?

Moğolları Ayncalut’ta bozguna uğratıp perişan ederek bozkırlara geri döndüren Sultan Baybars’la veya Haçlı ordularını defalarca bozguna uğratan Kılıç Arslanları bırakıp pagan inançlara sahip kavimlerin peşinden gitmek hangi akla sığar. İslam’ı yok etmek için Niğbolu’ya gelen Macarları, birkaç saatte yok eden atamız Sultan Süleyman’dan hiç utanmaz mısınız? 

Bize tepeden tırnağa Munis Tekinalp yani Moize Cohen’in temelini attığı ideolojinin ayrıştırıcılığı lazım değildir.  Mason ve gizli Sabetay Yahudileri, çok çeşitli etnik kökenden gelen vatandaşımızı ayrıştırarak bölücülük yapmayı çok severler. Bu vatanda her şeyden önce birlik ve beraberlik, bütünleşme gerekli olduğunu bildikleri için aksine olan davranışlarda hep bunları görürüz.

Millet olarak son 150-200 yıldır bizi sürekli savunmada bıraktılar. Bu dönme ve masonların ordumuzu ele geçirmeleri yüzünden her biri canımızdan birer parça olan nice vatan topraklarını gözü yaşlı, kalbi kırık bir şekilde geride bırakmak zorunda kaldık. Türkiye’nin  mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ülke olmadığını ve aynı şekilde Türk milletini de bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret görülemeyeceğini anlayamıyor musunuz?

Bu ülkenin ve milletin gerisinde koskoca bir İslam medeniyeti, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başka olsa da gönlümüzün sınırları alabildiğine geniştir. Kafatasçılığına varan bir ırkçılıktan Osmanlı Devleti çok zarar görmüştür. Şimdi de bu son vatanımızda hala biz Müslümanları incitiyorsunuz.

Müslüman unsurlar, Osmanlı yurdundan ayrılarak Haçlı güçlerine yem yapılmıştır. Bugün dahi Haçlıların oyuncağı olmuş durumda nice bu bizden kopmuş devlet vardır. İşte Suudi Arabistan ve Mısır, çok önemli iki örnektir. ABD'nin maskarası olmuşlardır.

Hâlbuki bize yakışan ırkçı ve kabileci anlayış değil; her fırsatta gönül sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaktır. Bu nedenle unsuriyetçiliği ve ırkçılığı reddetmek bir Müslüman için çok önemlidir. Bu nedenle eğer Kara Kuvvetlerimizin kuruluş günü için bir tarih gerekiyor ise Müslüman olduğumuz 1363’e dönülmelidir. Putperest ve Allah’a ortak koşan kim olursa olsun bizden olamaz, vesselam…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Beni de aydınlat abiBeni de aydınlat abi1 ay önce
    Vehbi abi , NATO İslam ordusu mu abi? Neden Türkiye Libya'ya NATO'nun müdahalesinde baş rol oynadı ?
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..sağlık..Irkçılık..illeti..bu..topraklarda..siyonistlerin..sinsice..yerleştirdiği..bir..alçaklıktır..Günümüzde..süren..tabular..deşifre..edilmedikçe..müslümanlar..huzur..bulamaz..ülkemiz..huzura..eremez..BİRİNCİ..tabu..Sabetayist..kişi..bellidir...İkinci..tabu..ise..1960..darbesini..yapıp..tankla..ABD..elçiliğine..giderek.."darbe..dediniz..yaptık..verin..paraları.."..diyenlerdir..Saf..Anadolu..müslüman..gençliğini..bu..kişiler..çok..kandırdılar..KONJOKTÜR..UYGUN..OLUNCA..bu..konuların..da..kenarından..kıyısından..başlayacağınızı..umuyorum....sevgili...CESUR..YÜREK...Selamlar.
  • Bırak bu işleriBırak bu işleri1 ay önce
    Fetönün ordu düşmanlığı yarattığı zamanlar geldi aklıma. Yeniçeriliğin kuruluşu amenna, TSK komutasınıdinsiz gibi sunmak Allahsızlıkla eşdeğer. Mason ne arar Tsk'da. Sebatay ne gö.ünü elletsin. Ordu çürük elmalardan arınsın. Fetö ağźını
  • 1 ay önce
  • ÖtükenÖtüken1 ay önce
    Atalarımız değerlidir..tarihteki ilk varoluşlarından bu yana..islam öncesi sonrası diye ayırmayın..türk olan bunu yapmaz..zaten insanlık çok tanrıcılıkta bocalarken sadece türkler tek yaratan olduğuna inanırdı..bu övünülecek sevinilecek bir durum..ne araba ne farsa ne yahudiye özenin..peygamberlerin oralardan çıkması o halkları kutsamaz..din başka tarih şuuru başka..bulandırmayın kendi aklınızıda okuyanların aklınıda..
  • 1 ay önce
  • 1 ay önce
  • ErzurumluErzurumlu1 ay önce
    Selim bey. Yazarı gayet güzel anladınız aslında. İslamdan önceki Türklerin dinini eleştiriyor ve bizi millet yapan hususun din olduğunu söylüyor. Türkleri, İslamdan önceki haline döndürmeye çalışan Sabetaycılara ve Masonlara dikkat çekiyor. Din birleştirici, ırk ayrıştırıcıdır. Bu hassas meseleyi anlamak için çok da akıllı olmaya gerek yoktur. Akıllı olmalı, akıllı. Türkleri İslamdan uzaklaştırdınmı biterler. İşte Macarlar, ne oldu? Türklük kaldı mı? Gagauzlara sen Tük diyorsun. Bakalım onlar kendilerine ne diyor? Haçı koynunda taşıyan Türk olur mu?
  • SelimSelim1 ay önce
    Sayın kara, siz şunu mu diyorsunuz TÜRKLER eskiden Müslüman değildi onun için HUN ordusunu TÜRK ordusu kabul etmeyelim. O zaman TÜRKLÜK= İslam diyorsanız gerçekten çok ama çok yanılıyorsunuz. Gagavuz TÜRKLERİ Müslüman değildirler ama TÜRKTÜRLER. TÜRKLÜK ayrıdır Müslümanlık ayrıdır. TÜRKLÜK ırk Müslümanlık dindir. 
  • Arif ÖzcanArif Özcan1 ay önce
  • kalelikaleli1 ay önce
    mesela peygamberimizden önce araplar puta taparlardı lat menat uzza vb ne yok ki...şimdiye bakacak olursak adamlar ineğe tapıyor veya ateist.Atalarımız islamiyeti kabul etmiş islama çok büyük hizmetler yapmışlar haçlıları durdurmuşlar kutsal yerleri koruma altına almışlar ama bu arap denilen ingiliz uşakları dedelerimizi arkadan hançerlemişlerdir.bu inkar edilemez bir gerçektir.
  • AHMEDAHMED1 ay önce
    Kaleminize sağlık Vehbi Bey. Türkçülüğün Esasları isimli kitabı yazan Ziya Gökalp kimdir? Acaba Türkçülük, Irkçılık yaparak Müslümanları ayrıştırmak niyetiyle mi yazmıştır bu kitabı. AyrıcaAgop Martayan Türk Dil Kurumu Başkanlığınailk atanan kişidir.40 yılboyunca güzel Türkçe'mizi bozma, yozlaştırma ve anlamsız kelimeleri dilimize yerleştirme görevinitam yapmıştır. Öztürkçetaraftarı olan ve bu kelimeleri kullanan gazete ve dergiler desteklenmiştir. Türkçe'miz tahribata uğratıldı.
  • 1 ay önce
  • insan sapıtmaya görsün bir kereinsan sapıtmaya görsün bir kere1 ay önce
    Bu ahmaklar mete hanı "Zülkarneyn" diye kakalayacak kadar, dinsiz donsuz ve densizdirler de ayrıca..
  • bu kadar da olmaz, olamaz!bu kadar da olmaz, olamaz!1 ay önce
    Eğer bizim tarihimizi yazan adamın adı nihal atsızsa vay halimize bizim.. (akit' in yazarı kanat, bu dinsize rahmet dilemiş ayrıca!)
  • ne işleri var bu adamların burada, bilen var mı?ne işleri var bu adamların burada, bilen var mı?1 ay önce
    Bir diğer derin kemalist olan maranki de bulduğu her fırsatta kemalizm pompalamaktadır.
  • aramızdaki müslüman görünümlü derin kemalistler:aramızdaki müslüman görünümlü derin kemalistler:1 ay önce
    Halil Kanat isimli bir kafatasçı googoldan aldığı bilgileri gazeteye yazı diye koyarak, Türk ordusunu milattan öncesine kadar aldı götürdü! Adam öylesine derin bir cahil ki, milattan önce Türk diye bir milletin olduğunu dahi bilmiyordu!
  • kalelikaleli1 ay önce
    sayın yazar kara kuvvetleri şu veya bu tarih olmuş ne önemi var burada ırkçılık falan derken Türk milleti olarak her zaman kahramanlığımız söylenmiş.islam öncesi ve sonrası.tabi islamdan önce inanış farklı ama islamiyeti kabul eden atalarımız arapları korumuş.onlar olmasaydı arap diye bir şey kalmazdı.ama senin övdüğün araplar bizi arkadan hançerlemişlerdir.ve şu anda da müthiş arapçilik gütmektedirler ve bize düşmandırlar.biz onlara ne yapmışız ki.uzun uzadıya inançları yazmışsınız da atalarımızın kahramanlıklarından bahsetmemişsiniz.yazdıklarınızın çoğu zaten islam öncesidir.bu araplar azgın olduğu için Rabbim onlara peygamberler göndermiştir.diri diri kız çocuklarını gömen cahiliye kime ait.bırakalım şu arabı falan.onlardan bize fayda değil zarar gelir.
  • HOMO TOKMAKUSHOMO TOKMAKUS1 ay önce
    Sayin yazar utanmasan neredeyse bu sabatayistlere "Takiyeyi" yani "satanizm" i yani adamlarin biricik va rolus sebeplerini yasaklayacaksin.Ne dersen de bunlar Turkleri once Turkculuk safsatalariyla kafaladilar sonra da yok ettiler manen ve madden.(Birinci dunya savasinda madden,sonrasinda da Ataturk tarafindan manen yani kulturel olarak).Fakat dikkat ediyorum,butun yazilarinda bunun acisini halen icine sindiremedigini ve buna karsi agir bir isyanda oldugunu goruyorum.Bence birak ugrasmayi ve aci cekmeyi,cunku senin gucun yetmez bunlara,kimsenin gucu yetmez,cunku sadece senin milleti degil bunlar butun dunya milletlerini ayni cendereden gecirdiler .Hepsini de yeme icmeden baska bir sey dusunmeyen ve dusunmek de istemeyen biyo robotlar haline getirdiler,pek yakin bir zamanda da bu biyolojik yiginlari fiziksel olarak yok edecekler.Cunku bu gezegende bu yiginlara kimsenin en ufak bir ihtiyaci yok ve sahipleri artik onlardan tiksiniyorlar ve gormeye dahi tahammulleri kalmadi bu kalabalik yiginlari.Sen asil bu olaya hazirla kendini....
  • Orhan Orhan 1 ay önce
    Her heykel olan yerde putperestlik yoktur. Puta tapma diye bir şey yok orta asyada. Putperestlik onlarca peygamber yolladığı halde uslanmayan cahil ve sapkın ortadoğuluların işidir.
  • mehmet cetın ızmırmehmet cetın ızmır1 ay önce
    adamlar namaz kılan subayları emrınde askerı mahkemeler oldugu halde yargı yollarını bay pas edrek yas kararı ıle magdur ettıler yetmedı pıyasada ıse gırenlerı takıp ederek ıslerınden attırdılar bu gerceklerı herkes bılırken cozum yolunda kımse bır adım atmıyor su andakı ıktıdara yuz un ustunde muracatım var 2010 referandumu ıle yargı yolu acılan yas kararlarına ıstınaden yas ın magdur ettıgı kısılere de yargı yolunu acın dıye ama bır netıce elde edmedım tek basımada kalsam bu ıs bır devlet sorunudur omrumun sonuna kadar bu davadan vazgecmıyecegım goruyoruz buldukları ılk fırsatta akıte dava acanları onlar vatanseverde yas ıle ıhrac edılenler haınmı haınse nıcın yargıdan kacırıyorsunuz
  • 1 ay önce
  • 1 ay önce

Günün Özeti