--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şapka Yüzünden Asılan Kadın Şalcı Şöhret Ana

Vehbi Kara
Vehbi Kara
15

Yıllardan beri “Kadına Şiddet ve Şapka Devrimi” başlıklı yazılarımla Erzurumlu Şalcı Şöhret Ana’nın idam edildiğini ifade ediyorum. Bu insanlık dışı uygulamayı dile getirerek Fransızları örnek gösterip Şalcı ana’ya iade-i itibar verilmesi gerektiğini ifade etmiş kadınlara şiddetin en önemli nedenlerinden biri olarak inkılap yobazlarının zorbalıklarını dile getirmeye devam edeceğim.

Bu yazılar ancak Erzurumlu Şöhret Ana’nın iade-i itibarı sağlanınca sona erecektir. Benim gibi bütün Erzurumluların hicran yarası ancak sivil toplum örgütleri ile birlikte kadın derneklerinin başlatacağı bir kampanya sayesinde kapatılabilecektir.

Tarihi gerçekleri çarpıtarak anlatan bazı kişiler Erzurumlu Şöhret Ana’nın hiç olmadığını bunu Çetin Altan’ın uydurduğunu ifade etmektedir. Bu kadar büyük bir yalanı söyleyebilmek ancak Türkiye gibi İslam karşıttlarının cirit attığı bir coğrafyada olabilir. Başka da dünyanın hiçbir yerinde rastlanmaz.

Evet, Çetin Altan ve çocukları, dedelerinin yani Tatar Hasan Paşa’nın istiklal mahkemeleri hâkimi olarak Erzurum’da Şöhret Ana’yı şapka devrimine karşı gelmekten dolayı astığını itiraf etmişlerdir. Lakin yıllardır basında yazan bir kişi, ne için dedelerine iftira atsın ki? Bunun mantıklı bir izahı yoktur.

Konuyu birçok yazar kitap ve makalelerinde dile getirmiş yapılan zulmü apaçık bir şekilde göstermişlerdir. Hiç olmaz ise Mustafa Çetin Baydar’ın Şapka isimli kitabını okusunlar. Kitapta mahkeme heyetinden ve Erzurum’da yaşanan olayları gün be gün bütün safhaları ile öğrenebilirler. Şalcı Şöhret Ana’nın hangi meydanda asıldığını ve kadın olduğu için nasıl idam edildiğini detayları ile anlayabilirler.

Kaldı ki; Şalcı Şöhret Ana’nın hikâyesi Erzurum’da herkes tarafından iyi bilinir. İstiklal mahkemeleri aleyhinde yazı yazmanın suç olduğu tek partili diktatörlük döneminde bu zulüm dilden dile dolaşmış günümüze kadar gelmiştir. Sadece Şöhret Ana değil; onunla birlikte idam edilen diğer Erzurum’un önemli kişileri dahi şehit olarak yad edilip hatırlanmaktadır.

Askeri darbeler yüzünden resmi kayıtlar gizlenmiştir. İstiklal mahkemelerini hukuka uygun bir şekilde yapıldığı yalanını başta CHP’li siyasetçiler çok yapar. İşin acı tarafı yargılanmadan idam edilen insanlara dahi rastlanmıştır. Lakin resmi tarihçiler bunları sansürlemiş ve unutturmaya çalışmışlardır. Fakat gerçeklerin bir gün mutlaka ortaya çıkma huyu vardır. Bunu istemeseler dahi…

Sadece şapka devrimi değil; daha nice zorbalığın yapıldığını dedelerimizden anne babamızdan öğrendik. Kuran öğrenmenin yasak olduğunu ve Kuran harfleri ile yazılmış kitapları bulundurmak suçundan nasıl hapse atıldıkları, Jandarmalardan sopa yemekle kurtulanların ne derece şanslı olduklarını, Erzurumlu anne ve babam çok anlatmıştır.

İşte bu acı gerçekleri hatırlatmak ve inkâr edilen zulümleri zalimlerin yüzüne haykırmak için bu yazıyı da yazıyorum. Evet, yalanlarla istediğiniz yere kadar gidebilirsiniz lakin geri dönemezsiniz. Bu yüzden yapılan zulümleri inkâr edip gerçekleri söyleyenlere iftira atıyorsunuz.

Bu yazıdan CHP yöneticileri iyi bir ders çıkarmalıdır. Çünkü CHP iktidarları boyunca insanlarımıza çok zulüm yapılmıştır. Bunu bilen halkımız asla CHP’yi iktidara getirmez. Bu partinin iktidara gelmesinin en önemli şartı; zulmü yapanları lanetlemektir.

Aynı Erdoğan’ın yaptığı gibi halktan özür dilenmesi gerekiyor. Dersim’de yapılan zulümler nedeni ile Başbakan olan Erdoğan, devlet adına çıkıp özür dilemişti. Fakat CHP yöneticileri inkılaplar yüzünden yapılan zulümlerin hiç birisine karşı çıkmadığı gibi idam edilen binlerce vatandaşımız için üzgün olduklarını dahi söylememişlerdir.

Hatta Onur Öymen isimli CHP milletvekili ve yöneticisi, Millet Meclisi’ndeki konuşmasında “Tunceli’de Cumhurbaşkanımız teröristlerle müzakere etmedi, gerekeni yaptı” diyecek kadar ileri gitmişti. Daha sonraki yıllarda yapılan sert tartışmalara rağmen konuyu CHP Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu, özür dilemeden kapatmıştı.

İşte bu zihniyet ile inkâr ve zulümlerin üstünü örterek seçim kazanmak; Anadolu insanından oy almak mümkün değildir. Ak Parti, bu basit gerçeği gördüğü için devlet adına özür dileyerek halkımızın uğramış olduğu zulüm karşısında hiç olmaz ise teselli edebilme erdemini göstermiştir.

Kurt politikacılardan Süleyman Demirel’de bu basit siyaset adımını gerçekleştirerek halkımızın kırılmış onurunu düzeltmeye çalışmıştır. Nabza göre şerbet vermeyi iyi bilen Demirel; bir taraftan viskisini yudumlarken diğer tarafta dindar insanların da gönlünü almasını biliyordu. Bunu bir örnekle anlatayım:

Fötr Şapkası nedeni ile Erzurumluların tepkisini aldığı bir zamanda Şalcı Şöhret Ana olayını detayları ile anlatan Demirel şunları söylüyordu:

Karar açıklanmış Şalcı şöhret Ana’ya “son olarak diyeceğin bir şey var mı?” denilmişti. Şöhret Ana da mahkeme hâkimine “lan kavat, kadının idam edildiği nerede görülmüş” diyerek Erzurum şivesi ile bu iğrenç durumu izah etmişti.

Aslında kendisi de şapkaya ve devrimine karşı olduğunu söylüyordu. Bu acı hadiseyi defalarca anlatan Demirel, masonlardan nasıl ders aldığını, seçim kazanmak için halkın değer yargılarını istismar ettiğini bilfiil ispat etmiştir. Demirel’in buna benzer çok ikiyüzlü söylemi ve politikası vardır.

Şimdi kıssadan hisse bu olmak gerektir ki; inkârcılıkla hiçbir yere varılmaz. Asıl büyük sorun “zulme rıza göstermenin dahi bir zulüm olduğunu” bilmektir. Yapılan zorbalıkları inkâr edip zulmü alkışlamanın neticesi ruz-i mahşerde zalimler ile beraber mahkeme edilmektir. İşte o dehşetli mahşer meydanı, ne kötü bir dönüş yeridir, vesselam…

Yorumlar

(15)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Cemil

19 Aralık 2020 01:23

Allah razı olsun

Remzi bir .. bilmiyor

19 Aralık 2020 00:11

Adı demokratik Cumhuriyet rejimi denilerek,milli mücade veren müslüman milletin inancı,ibadeti,giyimi,alfabesi ve tüm manevi değerleri dozerin dağı tepeyi dümdüz edip yol yapması gibi üzerinden geçtiler.Milletin elinde avucunda yoktu denilirken saraylarda her gün her gece yapılan yerli yabancı misafirlerle muhteşem sofraların kurulduğunu Atatürk'ün uşağıydım diyen Cemal GRANDA kitabında yazıyor.Cumhuriyet Cumhura yani halka gitmek demek,fikrini sormaktır,fakat tek parti ile 1950 yılına kadar halktan kaçılmıştır.Hac yasak,ALLAH demek yasak,Kur'an yasak,Ezanı aslı ile okumak yasak vesair vesair.Falih Rıfkı ATAY/ Çankaya ve Rıza NUR/ Hayat ve Hatıratım her şeyi yazıyor.Ali BABACAN darbe vakti ABD topraklarında olacakları bekler,Gül'ün de darbe öncesi söylediklerini bu millet unutmaz,yani bunların bu ülkeye zerre-i miskâl hayırları olmaz.

Mehmet

18 Aralık 2020 22:45

Şapka yüzünden asılanları yazıyorsun daha üç beş gün önce bir eline aş bir eline iş yazıp kendini asan vatandaşı niye yazamıyorsun.  

Keşke yunan galip gelseydi

18 Aralık 2020 21:09

O zaman bu şalcı bacı palavralarına hiç gerek kalmazdı. Kolay mı abi bu kadar büyük bir yalan bulmak?

HOMOTOKMAKUS

18 Aralık 2020 20:52

Sapka yuzunden dunyada asilan adam var mi diye sormussunuz sayin yazar! Bu gezegen daha buna benzemez ne gordu ve daha da gorecek.Birakin sapkayi corabinin rengi ya da arabanin rengi tutmadi diye bile asilabilirsin bugun Kuzey Korede ya da Turkmenistan gibi ulkelerde. 

Tarafsız:

18 Aralık 2020 16:25

Taraflı ol bence  

Tarafsız

18 Aralık 2020 13:23

Hoca,merak ediyorum sizin mahalle 100 sene öncesinden ne zaman çıkabilecek, günümüze ne zaman adapte olacak. Mezar taşları üzerinden eleştiriler, övünmeler size ne kazandırıyor? Etrafınıza bakın, dünya nerelerde, insanlığın ne sorunları var, ne yapılıyor, ne yapmak gerek,,,,,,,,

remzi çok bilmiş

18 Aralık 2020 12:38

inönü cumhuriyete çok büyük kötülük yaptı ..sorun cumhuriyette değil inönü zihniyetindeydi ..sapla samanı karıştırmayın ..cumhuriyet demokratik parlamneter rejim insana değer veren gerçek halk rejimidir..bunu halk lehine aktif etmek jhalkın elindedir ..akp parti rejimine bakın 2 senede ülkeyi elli tane inönü sefaletine soktu .aşı bilem yok diyo sefalet diz boyu ..büyük buhran devam ediyor .babacan acil ekonomi yönetimini almalı ..sayın gülde destek vermeli acilllllllllllll ..

Rıfat

18 Aralık 2020 12:23

Bu millete zulmedenlerin kabir azapları dehşetli, cehennemde ateşleri bol olsun!..

tıngırmıngır

18 Aralık 2020 12:17

Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlek de onun az ötesinde patlar(bkz: ahmetmehmet altan biladers)

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle