--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sabetaycı Kavgaları ve Yahudilerin Osmanlı Devletine Getirilmeleri

Vehbi Kara
Vehbi Kara
13

“Sabetay Sevi’yi Tanımadan Tarihi Bilemeyiz” başlıklı yazıma oldukça çok tepki geldi. Çok büyük oranda müspet yorumlar yapıldı. Fakat bu yorumların bir kısmına katılmadığımı ifade etmek istiyorum. Zira bilgi çok önemli bilgi eksikliği vardır.

Öncelikle Sabetay Sevi ve dönmeler hakkında başka yazılar yazmamı isteyen okuyucularım şu hususu bilmelidirler ki; bu konuda en çok yazı yazan yazarlardan bir tanesiyim. Gazete arşivlerinde veya arama motorlarında “Sabetay Sevi” ve ismimi yazdığınızda olarca makale yazdığımı görmüş olacaksınız.

Özellikle “Kapani-Karakaşi Kavgası” ile ilgili yazıların bir başka örneği bulunmamaktadır. Sanırım bu konuda kimse bir çalışma yapmamış ve herhangi bir makale yayınlamamıştır. Osmanlı Devletinin ve Türkiye Cumhuriyetinin en önemli kişilerinin ele alındığı bu çalışmadan ne yazık ki çok az kişinin haberi olmuştur.

Yıllarca önce Bursa’da bir sivil toplum örgütü; Kapanilerle Karakaşiler arasındaki kavgayı anlatan bir konferans düzenlemişti. Oldukça geniş bir katılımcının bulunduğu bu konferansta üç saat boyunca bu konuyu ele aldım. Oldukça ilgiyle takip edildiğini sorulan soruların çokluğundan anlamak mümkündür.

Sabetaycı kavgaları konusunda tarihin karanlıklarına gömülmeye çalışılan çok önemli gerçekler bulunmaktadır. Özellikle “İzmir Suikastı” nedeniyle asılanlar arasında Karakaşi Sabetaycıların liderleri bulunuyordu. Kapaniler işte bu idamlar sonucunda Karakaşileri etkisiz hale getirmiştir.

Sabetaycılar arasındaki bu kavgalar sonucunda Müslümanlar bir parça rahata kavuşmuştur. Zira birbirlerine düştükleri için fitne ve fesat çalışmaları bir müddet için dahi olsa akamete uğramıştır.

Karakaşiler, İsmet İnönü’nün iktidarında yeniden toparlanma imkanı buldular ve bu sefer diğer gurup Kapanilerin canına okudu. İdam edilen var mıdır? Bilmemekle birlikte pırasa gibi insan doğrayan bu gizli ve derin yapılar insani duygu ve merhametten yoksun oldukları tarihi bir gerçekliktir.

Karakaşiler yeniden Türkiye’nin siyasi hayatında etkili olmaya başladıktan sonra Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi ile birlikte Kapaniler yeniden bürokrasinin en üst kademesine yerleşmeye başladılar. Fakat Kapaniler; 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra yeniden büyük bir darbe yediler.

Çünkü Karakaşiler, Başbakan Adnan Menderes ile birlikte iki önemli bakanı idam ettirerek bir şekilde öçlerini almışlardı. Rahmetli Menderes’in en büyük suçu ezanın orijinal şekliyle okunmasına müsaade etmesiydi. Bu sebeple aralarındaki kavgayı bir kenara koyup yeniden dindar insanların kanını emmeye başladılar.

Ayrıca ezanın serbest bırakılması Sabetaycılar açısından kendilerine karşı yapılmış büyük bir ihanet olarak kabul edilmiştir. Bu konuyu anlayabilmek için Adnan Menderes’in eşi Berrin Menderes’in Evliyazadelerden (Uşaklıgiller) olmasını araştırmacılar için çok önemli bir ipucu olarak gösteriyorum. 

Sonrasında Yakabilerde olduğu gibi Kapani ve Karakaşiler de Müslüman toplumu içinde yavaş yavaş asimile olmaya başladılar. Fakat özellikle Mason kuruluşlar aracılığı ile hala Türkiye’nin en etkili güçleri arasındadırlar. 

Sabetay ailesindeki gençleri Müslümanlara kaptırmamak için akla hayale gelmedik iğrenç çaba içerisinde bulunurlar. Sabetaycı eğitim kurumları bu işin içinde aktif bir rol oynamaktadır. Eşcinsel sapkınların neredeyse tamamı bu Sabetaycı aileler içerisinden çıkmaktadır. Ayrıca bürokrasi, medya, ekonomi ve silahlı kuvvetler; hala bunların kontrolündedir dediğimiz zaman abartılı bir söz söylemiş sayılmayız.

Özellikle Ak Parti hükümeti işbaşına geldi diye Sabetaycıların etkisinin azaldığını zannetmek çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü Sabetaycılar aynı bukalemun gibi renkten renge girme özelliklerine sahiptirler. Siyasetçileri çok kolaylıkla aldatabilmektedirler. Şu anda bürokrasi, medya, ekonomi ve silahlı kuvvetlerde en etkili güçlerin başında bu dehşetli İslam düşmanı topluluk bulunmaktadır.

Saman altından su sızdırmasını iyi bildikleri için Ak Parti içinde de oldukça güçlü bir konuma gelmişlerdir. Kapani-Karakaşi kavgası foyalarının meydana çıkması nedeni ile büyük oranda sona ermiştir. Aksi takdirde tamamen asimile olup ortadan kalkacaklarını anladıkları için kavgayı bir kenara bıraktıkları anlaşılmaktadır. Zira güç birliği yaptıkları bir çok olayın gelişimi ile birlikte ortaya çıkmaktadır.

Sabetaycılar hakkında Allah ömür verirse daha çok yazı kaleme alacağım. Bu vesile ile bazı yorumlara değinmek ve cevaplar vermek istiyorum.

“Üzüldüm” başlığı ile yorum yapan bir okuyucum; Sabetaycıların “inançlarını değiştirmeye zorlandığını” ifade ederek bunu Osmanlı Devleti için suçlayıcı bir ifadeye dönüştürmüş. Hâlbuki Osmanlı zamanında ne Sabetaycılar ne de başka inanç mensupları dinlerini değiştirmeye zorlanmamıştır. Öyle ki; İslam’ın gerektirdiği hoşgörü ortamını alabildiğine kullanan gayrimüslim azınlıklar, Osmanlı Devleti içinde zengin olmuşlar faiz ve tefecilikle ekonomiyi ele geçirdikleri gibi koskoca cihan imparatorluğunun çökmesinde birinci derecede etkili olmuşlardır.

Sabataycıları din değiştirmeye zorlayan Müslümanlar değil Yahudilerdir. Çünkü “Mesih” iddiası ile ortaya çıkan Sabetay Sevi, çok kötü şöhretli bir kadınla evlenerek; Yahudiler arasında büyük karışıklığa ve kavgalara sebep olmuştur. Tevratı talmud’a çeviren Yahudilerden sonra bu sefer Talmud’u değiştiren Sevi, Kabala öğretisine de başka bir yön vermeye çalışmıştır. Ayrıca Sevi ve takipçileri arasında burada ifade edemeyeceğim derecede cinsel sapkınlıklarda bulunmaktadır.

Televizyonlarda “mehdi” iddiası ile ortaya çıkıp şimdi tutuklu bulunan bir “hoca” lakaplı suç örgütü liderinin bu gurup ile arasındaki ilişki araştırılmaya muhtaç bir konudur. Her şey bir tarafa açık saçık kızları televizyonlarda pazarlamak kadar düşük bir ahlaki seviye olsa olsa bu çarpık Sabetaycı anlayış içinde bulunabilir.

Toparlayacak olursak Sabetaycıların din değiştirmesi şöyle olmuştur:  Yahudiler tarafından Padişah 4. Mehmed’e gelen çok sayıda şikâyet sonrasında Osmanlı devleti olaya el koymak zorunda kalmıştır. Vezirler, Sabetay Sevi’ye Mesihlik iddiasını sormuş ve iddialarına delil göstermesini istemiştir. Sevi, delil gösteremeyip zor durumda kalınca din değiştirerek Müslüman olduğunu iddia etmiş “Aziz Mehmet Efendi” ismini almıştır.

Bu din değiştirme sonucunda 150 akçe karşılığında bir üst düzey memur sayılan “Kapıcıbaşılık” unvanına da sahip olan Sevi, yine boş durmamıştır. Gizli faaliyetlerine devam ederek Müslüman görünümünü 200 kişilik bir topluluğa kabul ettirmiştir. Sevi gibi Müslüman ismi alıp gizli faaliyetlerine devam eden bu topluluğun nüfusu; üç buçuk asır sonunda yüz binlere ulaşmıştır.

Osmanlı Devletinin yıkılmasında çok önemli roller oynadıkları gibi Türkiye Cumhuriyetinin de canına okumuşlardır. Hala kirli ve pis emellerini sürdürmeye devam etmektedirler. Kendilerini deşifre eden kişileri ya parayla ya da zorla çoğunlukla devlet imkanlarını kullanarak bertaraf etmektedirler. Allah bunların şerlerinden bütün Müslümanları korusun.

Haftada üç gün yazı yazmama imkan verildiği için yazılarım ister istemez uzun oluyor. Hâlbuki daha fazla yazı yazabilsem bu kadar uzun olmayacaktır. Her ne ise…

Bu vesile ile çok hatalı bir düşünceyi dile getirmeden yazımı bitirmeyeyim. O da şudur:

Okuyucularımdan bazı zatlar diyor ki: “2. Beyazıd, Yahudileri İspanyol engizisyonundan kurtararak Osmanlı topraklarında yaşamalarına müsaade ederek hata etti. Çünkü Osmanlı devleti içindeki bozulmalar bu göçten sonra hızlanarak devam etmiştir”.

Bu doğru bir düşünce ve anlayış değildir. Zira bir Müslüman’a sığınan herhangi bir insana yardım etmek bırakın Müslümanlığı insanlık gereğidir. İleride büyük fitnelere sebep olacağı varsayımı ile İspanya’dan kovulan Yahudilere sınırları kapamak asla doğru değildir.

Nitekim Müslümanlarda gördükleri güzel hasletlerden dolayı İslam dinine geçen çok sayıda Yahudi vardır. Bunların bir tanesi için dahi milyonlarca lira masraf edilse yine de azdır. Kaldı ki; hangi dine mensup olursa olsun bir insanın hayatını kurtarmak dahi bir sevaptır. Allah katında çok büyük ecir ve mükâfatı olduğunu ayet ve hadislerden anlayabiliriz.

Daha başka nedenleri de yazarak Yahudileri kabul etmenin doğruluğunu anlatabiliriz. Fakat hiç olmaz ise yaptığı hayırlı ve güzel bir icraat nedeniyle başta 2. Beyazıd  Han’ı ve diğer padişahları suçlamak doğru bir davranış değildir, vesselam…

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

nabi

7 Mart 2021 12:13

ey kendini bişey zanneden adam mendersin islam adına yaptığının milyonda birini yap ondan sonra konuş sizler sebatayı anlatırken götün yiyorsa daha büyüklerinden bahset menderesin ayağının tozu olamassın git kendi bozuk soyunu araştır sebataycılarla menderesi bir tutma sizler islama fitne katan dilipak gibi şahsiyetlersiniz

Konyalı

27 Şubat 2021 00:42

"Akıncı adlı yorumcuya kısa bir cevap Senin gibi ükela, kendini bilmez Densizlerin Sabetayistçilerden olduğunuzu erkekçe açıklasanız Ne güzel olurdu.. Ama nerde O' yürek

Sahin

26 Şubat 2021 23:04

Onlarin ispanyada deniz ortasina birakilmalari kendi planlari masum gorunup osmanliya siginmak sonrasi malum  

Asıl gizli

26 Şubat 2021 21:15

Birde pakrudini leri yazsanız. Onlar sabetaylardan 10 kat daha gizli diyorlar

Ömer

26 Şubat 2021 14:53

Ben padişahı suçlamak için değil ama bazı aşırı müsamahaları iyiniyetleri ileri ki asırlarda Osmanlı’ya büyük zarar vermiştir .

anadolu kartalı

26 Şubat 2021 13:26

pislik feto da yahudidir üstadım 

AKINCI.

26 Şubat 2021 12:19

Vehbi bey, Siz FETO terorundan hayatin boyunca, cok cekmistin ve onlar cok iyi taniyorsun, onlarin en zehir, en zararli, en serefsiz tezi "HOSGORU'dur", kime hosgoru "GAYRIMUSLIMLERE", neden hosgoru cunku hasa, guya "KURANI KERIM ve MUHAMMED s.a.v.s boyle emreder", bu en buyuk yalanidir, bir musliman bir ALLAHIN C.C. inanmayani=dusmanin, hosgurulebilir mi?! Durust olmak, herkesin hakkin vermek, zulum yapmamak, zalimlerin karsi durmak, hekese onurlu ticaret yapmak baska, hosgoru=saygi=sammimiyet=kardeslik gostermek bambaska bir sey.

AHMET FARUK

26 Şubat 2021 09:53

Fetö de bir Sabatay Sevi hayranıdır.

Şahika

26 Şubat 2021 08:57

Çok güzel bir yazı, Rabbim ilminizi ve ömrünüzü artırsın, bilgilendirmeye devam ediniz lütfen...Allah razı olsun...

Allah ecdadımızdsn razı olsun

26 Şubat 2021 07:14

Uszar bey bu değerli ilgileriniz için teşekkür ederiz. Bir çok fitnenin sebebi bu Sabetaycılardır. Hala bu lanetli imsanlar

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle