--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Öz Yurdunda Garipsin Öz Vatanında Parya

Vehbi Kara
Vehbi Kara
13

F. Gülen fitnesini 15 Temmuz 2016 tarihinden çok önce haber veren ve tedbir alınmasını söyleyen çok sayıda insan vardır. Kamuoyunda çok fazla tanınmadıkları ve yaşadıkları olayları medyada gerektiğince dile getirmedikleri için yapmış oldukları ikazlar doğru dürüst bilinmemektedir.

Bu konuda yazılar yazmış hatta FETÖ darbesini aylarca önceden haber vermiş birisiyim. İlk baskısı 2007 yılında ve ikinci baskısı 2008 yılında neşredilen “Bahriyede 15 Yıl” isimli kitabım bu konuda yapılmış ilk çalışmalardan bir tanesidir.

1982 Yılında Deniz Harp Okulunda namaz kılınmasına karşı çıktıkları için FETÖ örgütü ile çok ciddi bir mücadeleye girişmiştim. Daha 17 yaşında olmama rağmen bu dehşetli zındık ve örgütü ile kavga etmek biraz mübalağa gibi gelebilir. Lakin namaz gibi dinin direği olan farz ibadet söz konusu olduğu için hiç de mübalağa yoktur. Zira namazı tağyir edip kaldırmaya çalışanlar kim olursa olsun gerçek yüzlerini göstermiş olurlar.

O yıllarda sırf namaz kıldığı için askeri okullardan atılan binlerce öğrenci vardır. Yetmedi FETÖ örgütü de aynı baskıyı yaparak namaz kılınmasına engel oluyordu. İğrençlik had safhada idi. Rahmetli Necip Fazıl’ın dediği gibi “öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya” idik.

Askeri okulda namazdan başka oruç gibi İslam’ın şartlarından olan temel meselelerde de çok ciddi mücadelemiz olmuştur. Bu dönemde “Vehbi nasılsa irtica yüzünden okuldan atılacak. Sakın bununla görüşmeyin, konuşmayın” denilerek FETO örgütü ile kavgamız şiddetlenmişti. Her nasılsa dini konularda taviz vermeden yani beş vakit namazımı kılarak ve orucumu tutarak mezun olunca FETÖ örgütü ile mücadelemiz daha da kızışmış oldu.

Bu sefer subay olduktan sonra kavga etmeye devam ediyorduk. Alkollü içki içmeme konusunda rakıcı amiral ve komutanlarla mücadele ederken bir de Feto’nun akıl almaz tahribatlarını düzeltmeye çalışıyordum. Güya alkollü içkinin içine bir hap atınca içki helal oluyormuş. Böylesine akıl almaz şaklabanlıklar yapıyorlardı. Bu şekilde hiçbir yere varılamayacağını; çünkü asıl meselenin alkollü içki içme konusunun dini ve vicdani bir mesele olduğunu anlatmak gerektiğini, söylüyordum.

Gerçekten denizcilik mesleğinin ilk yıllarında bu içki içmemek yüzünden çok büyük mücadelelere girmiştim. Gemi komutanları resmen “emrediyorum içki içeceksin” dediği halde karşı çıktım diye bütün subaylar bana hücum ediyor sanki suçlu benmişim gibi yapmadıkları fenalık kalmıyordu.

Sonunda irtica soruşturmaları başladı. Bazı kişilere namaz kılmaları ve dini kitapların okunması için baskı yaptığım için sorgulanmaya başladım. Karşıma çıkardıkları kişiler “evet öyle diyordu” diyerek yaptığım güzel bir işi ayıp diye göstermeye çalışmışlardı. Bunlara “evet, bunları söyledim fakat baskı yaparak değil teşvik ederek anlatmıştım” diye savunmamı yapmıştım.

Nihayet 28 Şubat 1997 dönemine gelmiştik. Ordudaki din düşmanlığı maksimum düzeye çıkmıştı. Eşi baş örtülü askerler, Batı Çalışma Örgütü adı verilen gayrı meşru bir örgüt tarafından fişlenmişti. Ben zaten “sakıncalı” bir subaydım. Bir de eşimin baş örtüsü olunca katmerli bir suçlu olarak Yüksek Askeri Şura kararı ile resen emekli edilmiştim.

Benim gibi binlerce asker aynı akıbeti yaşamış fakat FETÖ örgütü başörtüsü, içki, namaz ve oruç gibi konularda yasakçı komutanların emirlerini dinledikleri için orduda kalmışlardı. Bu insanlık dışı emirleri aynı zamanda Feto da vermişti. Şimdi müebbed ceza alan bu din düşmanı generaller ve FETÖ örgütü mensupları böylesine aşağılık insanlardı.

Şimdi hesap verme zamanıdır. Yaşadığımız bu acı hatıraları dile getirmek lüzumu vardır. Zira “hafıza-i beşer nisyan ile maluldür”. Yani yaşanan olayları çok çabuk unutur. Bir de yeni nesiller bir çok şeyden habersizdir. Biz anlatmasak yaşanan bu iğrenç işleri kim anlatacak?

Bu nedenle 28 Şubat’ın darbeci generallerine ve FETÖ örgütünün nedamet etmeyen üyelerine asla acımayınız. Eğer onlara merhamet ederseniz dindar insanlara karşı işlemiş oldukları suçlarda, ortak olursunuz. Ruzi mahşerde bu sefer bizimle karşı karşıya kalırsınız, vesselam…

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

İbrahim

1 Ağustos 2020 12:28

ulan zaten tam anlamıyla uygulanmayan bir sözleşme bi de partner kelimesi geçiyo diye sözleşmeyi iptal edin diyo ülkeye imam Hatip değil AHLAK eğitimi verecek okul lazım....

ULUSLARARASI BOS KAFALILAR CEMIYETI

28 Ağustos 2019 15:08

Ermenilerin(Hincak ve Tasnak cemiyeti) nin yayin organi olan Cumhuriyet gazetesi,Tunceli eyaleti ermenilerinin gazetesi Birgun ve Turkiyedeki donme musevilerin gazetesi Yenicag ve Sozcu gazetelerinin ve okurlarinin Gazi Mustafa Kemal Pasayi ulusal bir kurtarici olarak germeleri dogaldir da (cunku gercektende onlar icin bir kurtaricidir) etnik olarak Turklerin bir kisminin ​ da ulusal kahraman ve kurtarici olarak gormelerini anlamak cok mumkun gozukmuyor.Cunku sonuc itibariyle adam binlerce yillik Turk uygarligini ve kulturunu yok etti yerine Turklerin dusmani olan Yunan (ki bati avrupa uygarligi tumuyle yunan uygarligidir) uygarligini ve kulturunu yerlestirdi.Cok acik ki dunyayi yonetenler Turklerin zayif ve kriminal proletar olan kesimleri uzerinde ciddi bir muhendislik calismasi yapmislar.Bunu yaparken de her yerde uyguladiklari ayni taktigi kullanmislar : Turkculuk. Ayni sapik adamin tecavuz edecegi cocugu "ne guzelsin ne zekisin vb" diye diye seker vererek ​ ormana cekip oldurmesi gibi bir sey.!Maalesef bizim toplumda da boyle bir moron grup var her toplumda bolca oldugu gibi! Dolayisi ile adamin beynine soyle bir soru dusmuyor: Yunanin hayatini kabul edecek idiysek ne diye balkan savaslarinda,birinci dunya savasinda ve kurtulus mucadelesinde milyonlarca insanimizi kara topraga gomduk? Boyle bir soru aklina gelmez tabii,cunku kafatasinin icinde beyin yerine mutlak uzay boslugu var...Efir bile yok...

Korkusuz

28 Ağustos 2019 14:26

Irtica ve yas baslikli kardesime tesekkurler.cok guzel ifade etmis.Musluman memleketini muslumana dar ede hain fetoculerin Allah belalarini verdi dukur.

Korkusuz

28 Ağustos 2019 14:22

Allahin laneti Fetonun uzerine olsun. milletin evlatlarini kandirip perisan etti.hain pi papaz g

Salih

28 Ağustos 2019 13:16

Hocam kitabınızı bulamıyorum. Her yerde tükendi yazıyor? Nasıl bulacağız, lütfen bilgi veriniz (e-postamı yorum için alt kısıma yazıyorum, siteden alabilirsiniz.

moskova lenin düşmanlarını hâlâ içeri tıkıyor mu mesela?

28 Ağustos 2019 13:06

Dönüp dolaşıp aynı yere geliyoruz; 5816 belası! Şu an bu sebeple dünyada özgür olmayan tek ülke türkiye! Sanıyorum bu maddeyi çok güçlü bir iktidar nesh edecek ve elbette ardından da çok büyük değişiklikler olacak, sıradan bir iş değil yani! Bu hükümet çok önemli işler yaptı, ama galiba buraya kadar; ayasofyayı açacaklarını da hiç sanmıyorum artık, sürüncemede kalacak herhalde! Hele ki chp' nin iş bankası; çoktaan unutun gitsin..

Helal yani

28 Ağustos 2019 12:01

Siz iyiki mezun olmussunyz bu kadar dik kafali olmaniza ragmen.ayricada siz belliki aralar bozulup cikarlar cakisinca yazmsya baslamissinuz foto tehlikesini.ben cok iyi gazeteciler biliyorum bunu 30 yil once yazan ama hepsi o zaman dinsiz ve teroris ilan edilmisti.namazi dosdogru kilin der cenabi rabbim.namazinida orucunuda konusup savundugunuda en iyisiyle yapmali insan.yazik ya yazik valla billa yazik

Mustafa

28 Ağustos 2019 11:55

Kadın cıplak özgür, erkek cıplak özgür. Mümin sokağa çıktığın da imanı korumak için kafayı cevirecek yön bulamıyor. Sağda solda cıplak yukarıda aşağıda cıplak herkez özgür mümin öz yurdunda garipsin öz yurdunda esir.

mutmaine

28 Ağustos 2019 11:48

Allah razı olsun, müslüman ülkede namaz ve oruç tartışması yapıyorlar , halen namaz ve başörtüsünü hazmedemeyenler var...herkesin ortasında gözünün içine bakarak oruç tutmayanlar yabancıların gösterdiği hassasiyeti bile göstermiyor..tarihte geriye gidince bir yerde bir şeyler olmuş ama ne !! konuşmak yazmak yasak, bunların tohumları ne zaman atıldı herkes çok iyi biliyor

Tıpkı red- kit katikatürü gibi

28 Ağustos 2019 11:41

Ayrıca bu adamın(maranki) tıb kitablarında(!) akıl almaz imla ve ifade bozuklukları olduğunu öğrendim. Demek ki ülkede rasgele kişilere profesör sıfatı yapıştıran bir şebeke mevcut! Ve anlaşılan; Yaşar nuriler, zekeriya bayazlar, bayındırlar hep böyle türediler! Hayatta kalan hepsinin sıfatları derhal iptal edilmeli, profesör diploması veren bunşebekeler ise çökertilmelidir!

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle