--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ne Mutlu Müslümanım Diyene

Vehbi Kara
Vehbi Kara
51

Biliyorum başlıktan bazı ırkçılar memnun olmayacak. Zaten maksadım bunları memnun etmek değil; yapılan çok büyük yanlışların önünü almaktır. Zira bazılarının aklını başına alması ve ikaz edilmesi gerekiyor.

Kimi insanların “ne mutlu Arabım” veya “ne mutlu İngilizim” gibi ırkçı sözleri, gafletin ve ahmaklığın daniskasıdır. Çünkü Allah, insanları yaratırken kimseye hangi milletten olmak istediğini sormamıştır. Anne ve babamızın kim olmasını istediğimizi de bize sormadılar. Allah, dilemiş irade etmiş bizleri yaratmış.

Yokluk aleminden varlık alemine gelmemizden tutun canlı oluncaya kadar hatta şuur sahibi insan olmakla en büyük bir nimete kavuştuğumuz için Allah’a şükür borcumuz vardır. Hele hele bir Müslüman anne ve babadan doğmuş isek; ne kadar şükretsek azdır. Çünkü dünyaya halife olarak gönderilen insanın, hayatın mahiyetini anlaması ve yaşamın gerçek yüzünü görmesi ancak İslam ile mümkündür.

Her insan, Allah’a şükretmek zorunda olduğu gibi soyu ve ailesi ile de gurur duymalıdır. Zira İster Çinli ister Siyah Afrikalı olsun; kendisinin dünyaya gelmesine vesile olan anne babasını inkâr etmemelidir. En azından bunu bir insanlığın gereği olarak görmeli, anne ve babasına karşı da bir borcu olduğunu bilmelidir. 

Her konuda rehberimiz olan Kuran’da “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır (Hucurat Suresi 13)” diye ikaz ediliyoruz.

İnsanların çeşitli ırk ve kabilelerden meydana gelmesinin amacı; birbirlerini sevip sayması ve güzel ilişkiler kurması içindir. Yoksa savaşıp birbirlerini boğazlaması için değildir. Melez insanların akraba evlilikleri yapan kişilere göre nispeten güzel olması bu hikmetten dolayı olsa gerektir.

Bazı ırkların diğer ırklardan üstün olduğu safsatası, tamamen Şeytan’ın insanlara yutturduğu bir akılsızlıktır. Çünkü Hazreti Adem’e secde emrinin verilmesine karşı İblis isyan etmiş kendi nevinin üstünlüğünü öne sürerek Allah’ın gazabına uğramıştır. İşte bu feci durum yüzünden öç almak isteyen Şeytan; kendi hatasını bazı ahmak insanlara yutturarak ebedi bir felakete yuvarlamıştır.

Hâlbuki Ayette geçtiği gibi “Allah katında en değerli olan insan, O’na karşı gelmekten en çok sakınan” takva sahibi kişidir. Anne ve babasının Alman veya Hintli olması bunu değiştirmez. Allah’tan korkmayan, imansız ve dinsiz bir insan kadar berbat kim olabilir ki…

Ülkemizde "Ne Mutlu Türküm diyene" diyerek aynı hataya düşülmektedir. İyi de; Allah'ı inkar eden Müslüman olmaktan utanan o kadar çok Türk var ki. Bu zavallılar imansız oldukları için ebedi azap içinde kalacaklar. Çünkü Allah’a iman etmeyen hiçbir kimse Cennete gidemez. Kendi itikatları gibi ya yok olup gidecekler ya da sonsuz bir süre boyunca Cehennem çukurlarından bir çukura düşeceklerdir.

Böylesine feci bir duruma düşen kimseye “ne mutlu” demek o kişiyle alay etmektir. En azından benim gibi Allah’a ve Peygamberi Hazreti Muhammed (asm) iman etmiş bir kişi için durum böyledir. İşte bu yüzden “ne mutlu Müslümanım” diyorum ve bunu okuyucularıma da tavsiye ediyorum.

Öldükten sonra melekler; “Rabbin kim?” diye soracaktır. “Atan, deden kim?” diye sormayacaktır. Her yaptığın işten hesap sorulacak zerre kadar bir iş; kimsenin yanına kâr kalmayacaktır. İşte bu nedenle ırkçılık kokan her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmak gerekir.

Tepeden tırnağa Munis Tekinalp yani Moize Cohen’in temelini attığı ideolojiden korunmak çok önemlidir. Ötekileştirici ve ayrıştırıcı dil kullanan hatta kafatası ırkçılığı kadar iğrenç yollara giren insanlara sadece acımak gerekir. Düşünebiliyor musunuz? Bir zamanlar “dolikosefal kafatası mı yoksa brakisefal kafatası mı bizim ırkımız” diye büyük tartışmalar yaşanmıştır. Bu ahmaklar, insanlığın getirdiği şeref ve onur yerine Şeytanın ileri sürdüğü “kendi nevinin üstünlüğü” belasına maruz kalmışlardır.

Ne ilginçtir ki Cohen gibi bir çok Yahudi kendilerini aynı İblis gibi üstün ırk olarak görmektedir. Ee, haliyle 4000 bin yıldan beri Yahudiler bu ırkçı yönlerinden dolayı bütün toplulukların nefretine uğramak zorunda kalmışlardır. Firavun, bunların erkek çocuklarını öldürmüş sefahate düşmeleri için kızlarını diri bırakmıştır. Asurlulardan Hitler’e kadar türlü türlü taife sırf bu ırkçı ve kendilerini üstün gören anlayıştan dolayı Yahudilere zulmetmiştir. Elbette zalimler de aynı ırkçı ahmaklar gibi yaptıkları her günahın bedelini ödeyecektir.

Adil olan Allah mühlet verir lakin asla ihmal etmez. Af dileyip tövbe etmedikçe vakti saati gelince yaptığı her işten dolayı hesaba çekip cezasını da ödetecektir. Ahirete ve hesap gününe iman eden her Müslüman bu kanaattedir.

İşte Yahudi ve Masonların tuzaklarına düşmemek gerekiyor. Bunların en fenaları ise Sabetay Yahudileridir. Öylesine sapık ve ahlaksız kişileri vardır ki çoluk çocuğumuzu bunlardan uzak tutmamız gerekir. Ne kadar iyi okullara ve maddi imkanlara sahip olurlarsa olsunlar buralardan kaçınmak şarttır.

Öyle ki 22 Şubat’ta “mum söndü” ayinleri yaparak sırf kendi ırklarından çocuk doğsun diye insanlığın en iğrenç partilerini düzenlemekten çekinmeyen bu Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz insanlara karşı tedbirli olmak her insanın önemli görevlerinden bir tanesidir.

Bu Mason localarında semirtilen gizli Yahudi dönmeleri; çok çeşitli etnik kökenden gelen vatandaşımızı ayrıştırarak bölücülük yapmayı çok severler. Bu vatanda her şeyden önce birlik ve beraberlik, bütünleşme gerekli olduğunu bildikleri için aksine olan davranışlarda hep bunları en önde görürüz.

Millet olarak son 150-200 yıldır sürekli savunmada kaldık ve sürekli gerilemek mecburiyetinde bırakıldık. Bu dönme ve masonlar yüzünden her biri canımızdan birer parça olan nice vatan topraklarını gözü yaşlı, kalbi kırık bir şekilde geride bırakmak zorunda kaldık.

Şu hususu tekrarlamak gerekir: "Türkiye, mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ülke değildir". Aynı şekilde Türk milletini de bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret göremeyiz. Bu ülkenin ve milletin gerisinde koskoca bir medeniyet, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başka olsa da gönlümüzün sınırları alabildiğine geniştir.

Vatandaşlarımıza en iyi, en güzel, en ileri hizmetleri sunmak devletin başlıca görevidir. Bölücülük yapmak ve fitne çıkarmak ise hep gördük ki; FETÖ ve PKK’nın işi olmuştur. Bu iki örgüt devreden çıkınca yerine Sabetay Yahudilerinin geçeceğini hiç kimse unutmasın.

Irkçılık yapanlar ne gariptir ki çoğunlukla Türk değildir. Genellikle Sabetay Yahudileri gizli Yahudi kaldıkları halde en fazla “ne mutlu Türküm diyene” diyenlerdendir. Ben Türküm, fakat asla bu şekilde konuşmayı doğru bulmuyorum. Şunu ise rahatlıkla söyleyebilirim: ''Türk'ün ruhu İslâm'dır, gerisi hezeyandır”.

Türklük İslamiyet ile mezc olmuş kaynaşmıştır. Avrupa’da Boşnak ve Arnavutlara Türkçe dahi bilmedikleri halde hala “Türk” denilir. Zira her nerede Türk görseler, Müslüman dinindendir. Örneğin Macar halkı, köken itibarı ile Türk olduğu halde Hıristiyan oldukları için bunlara Türk denilmez. Demek ki Türk demek; Müslüman demektir.

Yahudilerden başka Haçlılar, Türkleri İslam’dan çıkarmak için türlü türlü yolları denediler. Lakin 1000 yıldır hiçbir yere varamadılar. Bilakis Selçuklular gibi Osmanlılar ve şimdi ise Türkiye, bütün Haçlı ordularını Anadolunun bağrında yok etmiştir. Yüz yıllardan beri Ortadoğu, Anadolu ve Rumeli toprakları Haçlı ordularına mezar olmuş ve olmaya devam edecektir.

Kafatasçılığına varan bir ırkçılıktan Osmanlı Devleti çok zarar görmüştür. Müslüman unsurlar dahi vatanımızdan ayrılarak Haçlı güçlerine yem yapılmıştır. Bugün dahi Haçlıların oyuncağı olmuş durumda nice bu bizden kopmuş devlet vardır. İşte Suudi Arabistan ve Mısır, çok önemli iki örnektir. ABD'nin ve Haçlıların maskarası olmuşlardır.

Hâlbuki bize yakışan ırkçı ve kabileci anlayış değil; her fırsatta gönül sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaktır. Bu nedenle unsuriyetçiliği ve ırkçılığı reddetmek bir Müslüman için çok önemlidir.

Şanlı Nebi Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselamın şu hadisini nazarlarınıza sunmak  gerekiyor: “Irkçılığa (asabiyeye) çağıran bizden değildir. Irkçılık üzere ölen bizden değildir (Müslim, İmare 53,57, hadis no 1850); Ebu Davud, Edeb 121; İbn Mace Fiten7; Nesai, Tahrim 27,28), vesselam…

Yorumlar

(51)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Türk

22 Haziran 2024 11:01

a Türkiyedeki 37 tarikatın İsrail ve ingilizlerce kurulduğu doğru mu

Emrkl

4 Eylül 2019 09:35

Adem ile Havva dan türeyen her kişi ne çingeneydi nede başka bir şeydi insandı senin gibi düşünceye sahipler bu ayrımı yaptı sen Haçlıların önünü kesen kimlerdi onu araştır o kuş beyninle bana cevap verenedir

İbrahim Etem GÜZEY

19 Ekim 2022 17:00

Sizin beğenmediğiniz fikri çürütmek için söylediğiniz Söz Kur’an-ı Kerim in Hucurat suresinin 13.ayetinin mealini reddetmiş oluyor Mealen Buyuruluyor ki:”EY İNSANLAR Doğrusu biz sizi bir Erkekle bir Dişiden yarattık.Ve birbirinizle tanışmanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah yanında en değerli ve en üstününüz O’ndan en çok korkanınızdır.Şüp hesin ki Allah bilendir,Herşeyden haberdar olandır” Ayet meali .Hucurat:13. Demekki boylar kabileler kavim ve milletler varmış siz istemesenizde

Emekl?

3 Eylül 2019 01:39

Tanrı dağlarının eteklerinin bozkırlarından gopup gopup geldiğine dair belge var mı lan elinde? Gelsen n' olacak bu arada; veya Çingene olmadığını nerden bilecez? İntaahir mi edecen ele bir durumda?

Sarayli

3 Eylül 2019 01:22

NE MUTLU TURKUM DIYENE. Biz turk milletiyiz siz ne isterseniz o olabilirsiniz

türkü temsil eden bir parti ola-bilemez!

3 Eylül 2019 00:06

Türk Irkçılık Partisinin bugün hayatta olmayan kurucusu: "bana karımın başını niye kapatmadığımı soruyorlar, biz hayat felsefemizi atatürkten alır, onun dediklerini yapar, onun yolundan yürürüz, başka da bir şey tanımayız" diye açıklamada bulunmuştu Milliyet' e o zaman; yani hayattayken! Bu herif hacca da gitmişti, ama atatürke olan bu bağlılığı onu küfrün en dibinden alıp çıkarıp kurtaramaz, felah bulduramaz!

Sekan 34

2 Eylül 2019 23:55

"Türküm ama müslüman değilim ne olacak?" diye sormuşsun: ahmet hakan olsaydı; 'farketmez, o da olur' derdi. Ben ise; 'iman etmediğin sürece cehennemin dibini boylayacaksın, orada ebedi kalacaksın' derim. Cevap budur; tikat it gendüğe.

Hacı Osman:

2 Eylül 2019 23:51

Durumun: "Acı Osman"/; senin gibi hem Kuran okuyan, hem atatürk peşinde emekleyen tipler=imanla küfrün aynı kalbde barınamayağını Kabe' ye de gitseler farkedemiyorlar demek ki; Allah kurtarsın sizleri bu bataktan, bayağı bir de varsınız ha!

Emekl

2 Eylül 2019 23:11

TÜRK Milleti orta Asya’nın TANRI dağlarının eteklerindeki bozkırlardan kopup gelmiş gelirlerlerkende büyük kavimler göçünü oluşturarak yeni bir çağ başlatmayan şerefli cesur bir ırktır bu ırk Arap değildir Arap gelenekleriyle kendi öz benliğini geleneklerini azda olsa kaybettirilmiştir bu Osmanlı devletinin kurululuşundan Osmanlı’nın içine giren hristiyan katolik eşler nedeniyle olmuştur Türkler Osmanlı’da sevilmemiş önemli görevlere getirilmemişlerdir ancak hiç bir dönem yok edilememişler edilemeyeceklerdir küllerinden her Zaman yeniden doğacaklardır TÜRK milleti Anadolu’ya gelmemiş olsaydı bugün MEKKE dahil bütün kutsal mekanlar Arap ülkeleri 100 yıl süren Haçlı seferleriyle yok edilmiş ellerine geçmişti Ne Mutlu TÜRK üm diyene dinimiz İSLAM mezhebimiz HANEFİ peygamberimiz MUHAMMET Mustafa SAV. Yaratıcımız A L L A H

Mehmet Göktepeli

2 Eylül 2019 21:50

Gerçek kimliğini saklayarak bana soru soran ''Hasan'' okuduğunu alamadın-mı? O zaman yazdığım satırları bir daha oku ve düşün, ben ne demişim.

hasan

2 Eylül 2019 21:09

Deri rengi siyah olan nice insanın, ruhu pak ve beyaz olabilir. Beyaz ırktan nice insanın da ruhu kararmış olabilir. Siyah balonlar da uçar! 'Balonları yükselten dışındaki renk değil, içindeki cevherdir.' Küçük bir zenci çocuk, şehrin lunaparkında dolaşırken bir satıcının elindeki balonları seyre dalmıştı. Her renkten ve her biçimden balonlar ışıl ışıl parlıyorlardı. Derken, birdenbire kırmızı bir balon kazara bağlandığı yerden kurtularak havada uçtu, uçtu, uçtu ve nihayet aşağıdan seçilemeyecek kadar yükseldikten sonra gözden kayboldu. Bu manzarayı seyretmek için öyle bir insan kalabalığı toplanmıştı ki, satıcı, bir tane daha bırakmanın iyi bir reklâm olacağını düşünerek havaya parlak sarı renkte bir balon daha bıraktı. Arkasından bir tane de beyazını çözdü. Küçük zenci, olduğu yerden bir hayranlık içerisinde ardı ardına uçan rengârenk balonları seyrettikten sonra: 'Baloncu amca' dedi. 'Acaba bir de siyah renkte balon bıraksanız, ötekiler kadar yükselir mi'? Baloncu, anlayışlı bir bakışla çocuğa tebessüm ederek, siyah renkli bir balonu çözdü. Parmaklarını gevşetip onu da boşluğa bırakırken şöyle dedi: "Yavrum, bu balonları yükselten dışındaki renk değil, içindeki cevherdir." (Lyle D. Flynn)

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle