Milli Savunma Bakanı Akar’ın 15 Temmuz 2016’daki Tutumu Sorgulanmalıdır

28 Haziran 2019 Cuma

Her 8-10 yılda bir darbe yapmaya alışmış darbeci generaller; yerlerinde duramıyor. Özellikle Genelkurmay Başkanlığının sivil otoritenin yani Milli Savunma Bakanlığına bağlanması hazımsızlığa yol açmıştır. Türlü türlü entrika ve fesat şebekesi Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetim kademesinde cirit atıyor.

ABD ile S 400 ve F 35 gerginliği devam ederken ve Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın savaş naraları attığı son derece hassas bir dönemde; komutanlar tarafından açılan tazminat davaları neden kaynaklanıyor acaba?

Daha öncesinde olduğu gibi “devlet içinde devlet” olan faşist yapılanmanın devamı için ellerinden gelen her türlü gayreti gösteren darbeci yapılanma; niçin bir türlü uslanmıyor? Yoksa asıl maksat; Mısır’daki gibi devletin ve ekonominin kalbine yerleşmiş militarist bir yapıyı tekrar etkin kılmak mı?

Fakat avuçlarını yalarlar. Çünkü halkımızın 15 Temmuz’da olduğu gibi göğsü ile tanklara karşı koyup yeni darbeleri de önleyeceğinden hiçbirisi şüphe duymasın. Belli ki; 15 Temmuz davalarında yargılanmadıkları için nasılsa “darbecilikten sıyırdık” diyerek sevinen generaller; yeni bir darbe için fırsat kollamaya başlamış…

Darbe yapıldığında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar gibi elini kolunu sallayarak darbeci Dişli ile beraber helikoptere bindiği görüntüleri unutmadık. Halbuki Mürted’deki darbeci karargahına giderken; Türkiye’nin Genelkurmay Başkanlığı koltuğunda oturan bir komutandan başka bir tavır beklerdik.

Akar, ne yazık ki; “Beni buradan ancak cesedimi çiğneyerek çıkarırsınız” sözünü söyleyememiştir. Türkiye’nin Genelkurmay Başkanından ölümüne mücadele eden bir komutan olmasını beklerdik. Bir gün boyunca darbecilerle arasında neler geçtiğini bilmiyoruz. Muhtemelen darbenin seyrine göre tavır aldığını tahmin etmek için çok zeki olmaya gerek yoktur. Çünkü ne zaman halk sokağa çıkıp hükümet 1. Ordu Komutanını  Genel Kurmay Başkanı ilan etti; işte o zaman Genelkurmay karargahına dönüp “darbecilere karşı olduğunu” bildirmiştir.

Bu durum akıllarda soru oluşturmaktadır. Evet Erdoğan’ın “dere geçerken at değiştirilmez” sözünü anlayışla karşılarız. Lakin aradan 3 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra akıllarda sual sorulmasına yol açan birisinin görevine devam etmesine müsaade etmek pek de akıllıca bir iş değildir.

Silahlı Kuvvetlerden darbecilik adına çok çektik. Düşmanlarımıza karşı doğrultmak için verdiğimiz silahlar her 8-10 yılda bir halkımıza ve halkımızın seçtiği sivil yöneticilere çevrildi. Bu kötü gidişata bir son vermek zamanı gelmedi mi?

Vakti zamanında 15 Temmuz 2016 darbesini “Kamikaze Fetullahçı Darbe” diye başlık atarak 5 buçuk ay öncesinden 29 Şubat 2016 tarihinde yazı yazdığım gazete ve medya kurumlarında kamuoyuna bildirmiştim. Başbakan Davudoğlu, kılını dahi kıpırdatmamıştı.

Aynı 27 Mayıs 1960 darbesini haber veren Kurmay Albay Samet Kuşçu’nun başına gelenler gibi şimdi de değerli gazeteci Akit Haber Müdürü ve Yayın Kurulu Üyesi Murat Alan’ın başına geliyor. Yaptıklarına bakmadan hiç utanmadan linç kampanyası düzenliyorlar. Samet Kuşçu’nun tırnaklarını sökmüşlerdi. Alan’ın ise parmaklarını kesmeye çalıştılar.

Sonunda Kuşçu’nun ihbar ettiği darbeci Albaylar, 27 Mayıs darbesini gerçekleştirip Menderes’i idam ettiler. Sonrasında da Milli Birlik Komitesinin Meclis’te ölümüne kadar Tabii Senatörü olarak; paşa paşa hayatlarını geçirdiler.

Alan’a karşı yapılan linç kampanyasının ardından yakalanan saldırganlar, mahkeme kararı ile tutuksuz olarak yargılanmak üzere salıverildiler. Yetmedi, Genelkurmay Başkanının ardından emir komuta zinciri altında Avukat Alaaddin Varol; kuvvet komutanları adına başka davalar da açtı. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Küçükakyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, pervasızca Murat Alan ve Akit TV’ye manevi tazminat davası açtı.

Biz bu filmi 28 Şubat döneminde Akit gazetesine karşı generallerin açtığı davalardan dolayı görmüştük. Şimdi yeniden tekrarlıyor ve benzerini yapmaya çalışıyorlar. Bu arada gülünç olan bir hususu yazmakta yarar var.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal, kendisinin “amiral” olduğunu düşünmeden generallere karşı söylenen bir sözden dava açıyor. Generaller neyse de; bir amiralin böyle bir işe kalkışması yapılan işlerin “organize” ve emir komuta zinciri altında gerçekleştiğini o kadar güzel izah ediyor ki…

Oramiral Özbal’ın neden kendisini gülünç bir duruma sokan böyle bir dava açtığını bir kenara bırakalım. Üniformasını çıkarıp sivil olan ve Milli Savunma Bakanlığı gibi devletin en önemli noktasına yükselen bir kişinin “haddini bildireceğiz” diyerek dava açması insanı düşündürmektedir. Demek ki askerlerin sivil otoritenin emri altında olduğundan hala habersizdir.

Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik. Aa bir de bakmışız bir arpa yol gitmişiz. Elbette gazeteci olarak bunun altını kurcalamak gerekiyor. Acaba Milli savunma Bakanı Akar neden bu linç kampanyasında başı çekiyor? Alan’a saldırıp parmaklarını kesmek isteyen saldırganlar niçin salıveriliyor? Buna bir Allah’ın kulu çıkıp da cevap vermeyecek mi?

Sakın! Darbe yargılamalarının son duruşmalarının yapıldığı ve kararların okunduğu bu günlerde; yargı mensupları üstünde baskı meydana getirmek ve “bak benim darbecilerime dokunursan “Gazeteci Alan’ın başına gelenler senin başına da gelebilir” tehdidi yatıyor olmasın?

Bu güne kadar ülkemizde bütün darbeciler yargıdan bir şekilde sıyırıp orduevlerinde günlerini gün ettiler. Müebbed hapis cezası alan Kenan Evren’de dahil olmak üzere öldükleri için açılan davalar düştü ve hiçbir ceza almadan bu dünyadan çekip gittiler.

Fakat Müslüman Türk Milleti Allah’a inanır. Elbette ruz-i mahşerde bu darbecilerin nasıl ceza alıp karşılığını göreceğini herkes yaşayacak. Yargı kurumlarından kurtulmuş olabilirler lakin Adil olan Rabbimizin mahkemesinden öyle kolayca kurtulamayacaklarını iyi bilsinler…

Şimdi 1 Temmuz 2019’da bir mahkeme var. Açıkça “darbe semineri” düzenleyip hatta ses ve görüntü kayıtlarını aldırmaktan korkmayarak pervasızca darbe planlayan “Balyoz Davası” sanıklarının karar duruşması yapılacak. Bu karar Türkiye’de “darbe severlerin” akıbetlerini çok yakından belirleyecek. Kenan Evren ve diğer darbecilerle ilgili fırsatı kaçıran yargı; bakalım bu sefer ne karar verecek?

Endişeliyim; zira mahkemeye müracaat ederek müebbet hapis cezası verdirdiğim 28 Şubat darbecileri, ellerini kollarını serbest bir şekilde sallayarak ortalıkta geziyor. Belli ki yeni fitneler ve darbe planları yapmaktan çekinmiyorlar. Dünya üzerinde emsali görülmeyen bu yargı skandalına karşılık; Adalet Bakanı başta olmak üzere hükümet üyeleri uyuyor. Karanlık odalar işbaşında…

Öyle trajik olaylar yaşanıyor ki; ne yazık ki bunu benden ve birkaç tane yazardan başka dile getiren kimse yok! Hürriyet ve özgürlük adına mücadele ettiğini söyleyen anlı şanlı gazeteciler; bakıyorsunuz ortadan toz olmuş. Varsa yoksa generallere riyakarlık yapıp militarist yapıyı alkışlamaktan öteye geçemiyorlar.

Halkımız bu gazeteci kimlikli “darbe sever yalancı demokratların” çirkin yüzlerini çok iyi görüyor. Sabetaycı Yahudiler medya kurumlarını ele geçirdikleri için “nasılsa kimse bana dokunamaz” diyerek; darbe seviciliğine devam ededursunlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu iki yüzlü darbe sevicilerin hakkından gelemez ise merak etmesinler. Bu İslam Kahramanı Türk Milletinin daha çok evladı vardır. Bezcizade Muhyiddin Muhammed’in dediği gibi derim:

“Zahid bizi tan eyleme/ Hak ismin okur dilimiz hey canım…

Sayılmayız parmağ ile/ Tükenmeyiz kırmağ ile

Gören bizi sanır deli/ Usludan yeğdir delimiz

Tevhid eden deli olmaz/ Allah deyen mahrum kalmaz

Muhyi sana olan himmet/ Aşık isen cana minnet

Elif Allah mim Muhammed/ Kisvemizdir dalımız”

Milyonlar başın feda olduğu bu İslam davasında bizim dahi başımız feda olsun. Gelelim asıl konumuza…

Darbeci generallerin her türlü hakareti yaptıktan sonra “sütten çıkmış ak kaşık” gibi temize çıkmalarına ve Feto’cu olduğu kesinleşen yargı mensupları tarafından aklanmalarına ne yazık ki çok şahit olduk. Artık yeter…

Osman Özbek gibi bir general Başbakan’a ve bir ülke kralına açıkça küfrettikten sonra 28 Şubat yargısına bile sokulmadan tümgeneralliğe terfi ettirildiğini biliyoruz. Bu kişinin paşa paşa ortalıkta gezip; caka satmasını, Rahmetli Erbakan’ın yolundan gittiğini söyleyenler nasıl içlerine sindirebiliyorlar? Darbecilerin zulümlerine maruz kalmış nice vatan evladına yapılanlardan dolayı kemiklerinin sızladıklarını hissetmiyorlar mı?

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener; 28 Şubat davasında generalin “yağlı kazığa oturturuz” sözünden şikayetçi olmadığı halde; Alan’ın Fetocu ve darbecilere karşı sarf etmiş olduğu bir sözden dolayı; niçin rahatsızlık duyuyor? Hadi Akşener’i bir tarafa bırakalım hükümete ne oluyor da bir bakanı tarafından dava açabiliyor?

Hükümetin Milli Savunma Bakanı, nasıl basın mensuplarının halkımızın haber alma özgürlüğü açısından önemini idrak edemiyor ve dava açılmasını içine sindirebiliyor ve kabullenebiliyor? Yoksa hükümet içinde başka bir hükümet mi var?

Bu soruları sormaya devam edeceğiz. Allah izin verirse, cevaplarını arama adına yaptığımız analizleri de kamuoyuna duyurmaya devam edeceğiz. Gayret bizden; tevfik Allah’tandır, vesselam…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Kasım işipolatKasım işipolat1 ay önce
    Vay Allah razı olsun kalemine kuvvet Allah c.c seni muhafaza eylesin vehbi bey kardeşim cesur makalelerin yüreğimize su serpiyor Allah zatınız gibi insanları ziyade eylesin malesef murat alana yapılan tecavüze hiç bir rical-i devlet sahib cıkmadı çok vahim bir hata maattessüf darbe ve darbeçiler baş taçı rical-i devlet süküt içinde feto işbaşında sivas mağdurları içeride çürüyor
  • İsmail İsmail 1 ay önce
    siz dereyi geçtiğimizi sanıyorsunuz öyle bir Ummanda gidiyoruz ki daha kara görünmedi açıkça birbirimize düşmanlık yapacağımıza gizlice birlik beraberlik içinde olalım
  • DÜBÜROLOGDÜBÜROLOG1 ay önce
    Meral Akseneri devamli "seni yagli kaziga oturtacagiz"diye tehdit eden generallere sesini cikarmadigi icin elestirip durma sayin yazar!Kadincagiz buyuk bir olasilikla bu generallerin ne demek istedigini anlamadi da ondan tepkisiz kaldi!
  • HançerHançer1 ay önce
    Vehbi kardeşim bu ne şiddet bu ne celal; biraz sağ duyu biraz sabır.
  • ZIR CAHILZIR CAHIL1 ay önce
    Grup halinde gelip adamin kafasina beyzbol sopasiyla vurmak onu dovmek veya uyarmak degildir,teammuden adam oldurmedir.Adam olmemis olabilr ama sonuc degismez.En kalas hukukcu bile bilir bunu.Emperyalist Osmanliyi icindeki hainleri kullanarak yiktiktan ve Turklerin kafasini tumuyle ezdikten sonra ve iktidar erkini Turkculuk rolu oynayan(takkiye yapan)azinliklara(Osmanlinin bakiyesi olan yahudilere ve Tunceli yoresi ermenilerine) verdikten sonra bu acikli durumu icine sindiremeyen veitiraz eden Turklerin hepsinin de kafasini ayni sekilde kirdi veya sessizce yok etti,haberin olsun,cunku sen emperyalistin(Gladionun)gucunu hala anlayamamissin!Anlamak icin soyle dusun:Adam dunyanin obur ucundan geldi yendi,kendi sistemini kurdu,basinanakendi adamlarini koydu gitti.Yuz yil gecmis sen daha bu gercegi bile konusamiyorsun,artik gor adamin gucunu.Ustelik sadece sana yapmadi bunu,butun dunyayi boyle yonetiyor.Butun bunlar sana bir seyler anlatmali!
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Murat..Alan..Kardeşimize..karşı.açılan..dava..geri..çekilmeli..ayrıca..saldıranların.."tutuksuz"..yargılanması..ayıptır..Hemen..hapse..atılmalılar..ve..ibreti-..alem..için..her..biri..en..ağır..cezaya..çarptırılmalı.
  • mehmet cetın ızmırmehmet cetın ızmır1 ay önce
    sadece akar degıl darbeye katılmadıgını soyleyen dıger general ve amıraller ıle boluk sevıyesıne kadar tum bırlık komutanları ıle kısım amırlerınınde askerı ceza kanunu 139 maddesı gergı sorgulanması gereklı bu konuda ne yapılmasıgerektıgını ahmet zekı ucok televızyonda soyledı 15 temmuz aksamı dıger generaller cokoprens mı almaya gıttıler dedı o zaman neden zekı ucok a dava acılmadı akıt gazetesıne gelınce hıc zaman kaybetmıyorlar secmen bunları goruyor ıktıdara ımamoglu aracılıgıyla mesaj verdı umarım daha fazla kayıtsız kalmazlarda ulkemıze zarar gelmez sız yazılarınızla daıma ulkesını seven her mıllıyetcı mutedeyyın aynı zamanda asker olarak uyarı gorevını yapıyorsunuz tesekkur edrım kalemınıze yuregınıze saglık
  • Bu kadar kolaymıydı bu?Bu kadar kolaymıydı bu?1 ay önce
    Sizce nonoş Elton John, ingilterede darba yapıp o akşam ülkesinin başkomutanını esir edebilir miydi meselâ?
  • mukavvadan kılıca yoğurttan direnç!mukavvadan kılıca yoğurttan direnç!1 ay önce
    Vakti zamanında sevgilisi suat yıldırım' ı uğurlamak üzere piyade okulunun nizamiyesinden ürkerek ve tedirgin tavırlarla geçen adam gülen; aradan geçen yıllar sonra orduyu teslim alıp eline silahı vermişse, o ordunun baş komutanını hiç konuşmayalım bile!
  • nünalnünal1 ay önce
    Evet Erdoğan’ın “dere geçerken at değiştirilmez” sözünü anlayışla karşılarız. Lakin aradan 3 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra akıllarda sual sorulmasına yol açan birisinin görevine devam etmesine müsaade etmek pek de akıllıca bir iş değildir.Derken sayın Cumhurbaşkanının devletin idaresini ve yönetimini yapamadığını ima ediyorsunuz..Siz kendinizi ne sanıyorsunuz eleştirinin de bir seviyesi vardır. madem o kadar çok bilgin aklın var, Devleti sen yönet.
  • eminemin1 ay önce
    15 Temmuz gecesi, Hulusi Akar'ın tavrı benim de kafamda soru işaretleri bırakmıştı. "darbeinin gidişatına göre tavır alma" gibi bir durum mu var diye düşünmüştüm, aynısını asker kökenli Vehbi Karada yazmış! 15 Temmuz gecesi hiç bir KUVVET KOMUTANI da ortalarda yoktu! Düğüne mi gitmişler ne!! Murat Alan'a tek sıra halinde ve hınca hınç dolu bir şekilde hesap sormaya koşmaları şaşırtmadı. TSK'da zihniyet ve yetişme şekli anlamında değişen bir şey yok. İlham kaynakları hala aynı. Menderesin en büyük hatası "benim askerim bana yapmaz" vehmine kapılmasıydı!!
  • ErzurumluErzurumlu1 ay önce
    İş işten geçmiş halk tankları dırdurmuş 1.Ordu komutanı genkur bşk olarak ilan edilmiş. Bir bakıyoruz Akar karargaha dönmüş. Darbeye karşıymış. Yersen...
  • YıldırımYıldırım1 ay önce
    Hızını alamadı hakaret etti , muhalefet zaten pusuda bekliyor açığını arıyor. Maksadını astım , hepsini değil belli bir kesimini kastetmistim. Deyip essek gibi sözünden dolayı da özür dileseydi. Daha güzel olurdu. Savunma bakanı görevini elinden gelen gayreti gösteriyor . Dayak atmak doğru birşey değil. Suçlular ceza alması gerekir.
  • samimsamim1 ay önce
    mübarek her konuda haklılık payın vardır evet yanlış yapmış olabilirler amma yanlış yaptılar öldür gitsin kopar kafasını hulusi akar tamam bu darbenin içindeyim deyip tüm ordu harekete geçermiydi geçerdi o zaman ölenlerin sayısı 10 katına100 katına çıkarmıydı çıkardı ama darbede olurdu evet dese kimsede önünde duramazdı sizde bu yazıyı zor yazardınız çünkü sizin gibileri bizim gibilerin tozunu atarlarmıdı evet olaylara tek taraflı bakmayın hangi koşul altında meydana geldiğinide değerlendirinhaksızlıkta yapmayıp ipleri koparmayın

Günün Özeti