--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Meğer Özür Dilemek Ne Kadar Zormuş

Vehbi Kara
Vehbi Kara
12

“Şapka Yüzünden Asılan Kadın Şalcı Şöhret Ana” başlıklı yazıma bir yorum geldi. Bu yorum üzerinden bazı önemli konuların anlaşılabileceğini ve “toplumsal barış” konusunda önemli adımların atılacağını umuyorum.

“Tarafsız” ismi ile yorum yapan okuyucum diyor ki:

“Hoca, merak ediyorum sizin mahalle 100 sene öncesinden ne zaman çıkabilecek, günümüze ne zaman adapte olabilecek. Mezar taşları üzerinden eleştiriler, övünmeler; size ne kazandırıyor? Etrafınıza bakın, dünya nerelerde, insanlığın ne sorunları var? Ne yapılıyor, ne yapmak gerek…”

Çok kısa olması nedeni ile sorunun ikinci kısmından başlayayım. Geleceğin dünyası ile ilgili olarak şunları söyleyebilirim. Öncelikle ben bir sosyal bilimciyim. Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden birinde oybirliği ile kabul edilmiş doktora tezim var. Geleceğin dünyasını tartıştığım bu çalışma yarının dünyasını araştıran bilim adamları ve fütüristler için ilham kaynağı olabilecek bir niteliktedir.

Ayrıca bu tezimi kitap haline de getirdim. Hatta tezin yavruları sayılabilecek geleceğin dünyası ile ilgili olarak alınması gereken tedbirleri inceleyen birkaç önemli konuyu kitaplaştırdım. İsteyenler Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık’tan (KDY) internet yolu ile alabilir.

Bu kitaplardan üç tanesinin isimleri şöyledir:

“Korona Sonrası Dönem; Özel Mülkiyet ve Hürriyet Devri”, “Malikiyet ve Serbestiyet Çağı” ve “Kayıtdışı Ekonomi ve Çözümler” başlıklı kitaplardır.  İşte “Etrafınıza bakın, dünya nerelerde, insanlığın ne sorunları var? Ne yapılıyor, ne yapmak gerek” sorusuna bu kitaplardan başka onlarca dergi makalesi ve yüzlerce gazete makalesi ile yıllardan beri cevap aramaya çalışıyor okuyucularımın ufkunu genişletmeye çalışıyorum.

Sorunun birinci kısmına gelirsek; kısaca “100 sene öncesinden ne zaman kurtulabileceğiz?” sorusunun cevabı makale içerisinde var. Ezilmiş hakarete uğramış ve aşağılanmış insanlara itibarlarının iade edilmesi gerektiğini yazmıştım. Aceleye gelmiş olmalı ki “Tarafsız” isimli okuyucum bu noktayı görememiş. Sorun değil; meseleyi bir daha vurgulamakta beis yoktur.

Yazımda İstiklal mahkemeleri esnasında yapılan icraatları dile getirerek “Fransızları örnek göstermiş ve Jeanne Darc örneğinde olduğu gibi Erzurumlu Şalcı Şöhret Ana’ya iade-i itibar verilmesi gerektiğini ifade etmiştim. Fransızlar diri diri yaktıktan 200 sene sonra bu zavallı kadına iadeyi itibarını yaparak bu ayıplarından kısmen de olsa kurtulmuşlardı. Biz de 100 sene sonra bunu yaparak hiç olmaz ise toplumsal barışı sağlamak adına ayıbın birazından kurtulabiliriz.

Yapılması gereken asıl icraatı ise şu şekilde ifade etmiştim:

“Bu yazıdan CHP yöneticileri iyi bir ders çıkarmalıdır. Çünkü CHP iktidarları boyunca insanlarımıza çok zulüm yapılmıştır. Bunu bilen halkımız asla CHP’yi iktidara getirmez. Bu partinin iktidara gelmesinin en önemli şartı; zulmü yapanları lanetlemektir.

Aynı Erdoğan’ın yaptığı gibi halktan özür dilenmesi gerekiyor. Dersim’de yapılan zulümler nedeni ile o tarihte Başbakan olan Erdoğan, devlet adına çıkıp özür dilemişti. Fakat CHP yöneticileri inkılaplar yüzünden yapılan zulümlerin hiç birisine karşı çıkmadığı gibi idam edilen binlerce vatandaşımız için üzgün olduklarını dahi söylememişlerdir.

Hatta Onur Öymen isimli CHP milletvekili ve yöneticisi, Millet Meclisi’ndeki konuşmasında “Tunceli’de Cumhurbaşkanımız teröristlerle müzakere etmedi, gerekeni yaptı” diyecek kadar ileri gitmişti. Daha sonraki yıllarda yapılan sert tartışmalara rağmen konuyu CHP Genel Başkanı olan Kılıçdaroğlu, özür dilemeden kapatmıştı”.

İşte meseleleri kapatmak ve toplumsal barışa hizmet etmek bu kadar basittir. Erdoğan, Dersim halkından özür diledi de ağzı mı eğrildi? Ayıp mı oldu? Bilakis özür dilemek erdemli insanların işidir. Nitekim Erdoğan bu olgun ve sağduyulu tavrı yüzünden girdiği bütün seçimleri kazanmıştır. Muhalefet partileri seçimlerde “hile yapıldı” diyerek yüz binlerce seçim görevlisi görevliyi töhmet altında bırakmak yerine; asıl bu konuda bir özeleştiri yapmalıdır.

Tarafsız isimli okuyucuma şu hususu belirtmek isterim. Meğer özür dilemek ne kadar zormuş. Bunu daha iyi anladım. Asırlardan beri Dersim olarak bilinen bir şehir ve coğrafyaya “Tunceli” ismini takıp çoluk-çocuk yaşlı-kadın demeden insanları öldürdükten sonra bir özür dahi dilemeden toplumsal barış nasıl olur? İnkâr ve görmezlikten gelen ırkçı politikalar ile geçmiş defteri kapatıp geleceğe nasıl dost ve kardeşçe bakabiliriz?

Özür dilemek erdemli insanların işidir demiştik. Bu kadar basit ve kolay bir işi yapamayan insanlar; hiç siyasette başarılı olabilirler mi? Tarafsız isimli okuyucum öyle zannediyorum ki bu söylediğim hususlarda bana hak verecektir. Eğer hatalı isem hatalarımı söylemesini hem bu zattan hem de beni takip eden diğer vefalı okuyucularımdan istirham ederim.

Eposta adresim [email protected] dur. Elimden geldiğince postalarıma cevap vermeye çalışıyorum, vesselam…  

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hala şapkayı savunan var

30 Aralık 2020 08:02

Komünistler bunlarla dalga geçerken haklıydı. Çünkü şapkayı savunacak kadar kafasını kuma gömmüş devekuşları vardır. Zulmü inkar etmek ise mahşerde işe yaramaz. Dünyada da bu inkarcılara kimse inanmıyor zaten. Fakat dehşetli Cehennem bunların hakkından gelecektir. Yaşasın zalimler için cehennem...

Nftr

28 Aralık 2020 21:58

Önce aç şapka kanununu bir oku kimlere zorunlu meclis ve resmi daire çalışanlarına. Halk zorunlu değil isteyen giyebilir deniyor. Şapka kanunundan dolayi kimsenin asilmadigini sen de iyi biliyorsun. Yok neymiş darbeciler kayıtları saklamislar yahu kargalar bile güler tüm resmi arşiv ortada ama senin gibi ufurmek varken ve bunlara inananlar varken üfür bakalım. Koyu bir Atatürk ve inkılap düşmanı olduğunu biliyoruz. İnkılap olmasaydı Allah'ın kulu değil padişahın kulu olacaktın , ama sen memnun olurdun değil mi, nede olsa kulcusun. Asıl özür dilemesi gereken birisi varsa aynaya bir bakiver kim o özür dilemesi gereken!

Ethem

28 Aralık 2020 15:29

Zaten Hersey CHP, her olumsuz şey CHP nin yüzünden, son 20 senedir ülkeyi tek başına yöneten iktidar döneminde bile kötü şeylerin sorumlusu CHP.. Pardon ama 1950 den beri yani son 70 senede CHP bu ülkeyi kaç sene yönetmiş? (1974'de ecevit. 1979'da ecevit. 1980'de atatürkçü kenan evren 3 yıl yönetmiş. 1991-1995 arasında erdal inönü 4 yıl koalisyon. 1998-2002 ecevit. Olsun biz hiç yönetmemişler gibi yapalım, kanka) 

Rıfat

28 Aralık 2020 15:04

Dünya üzerinde kendi celladına aşık olan başka bir millet de yoktur!..

Rıfat

28 Aralık 2020 12:41

Sayın yazar çok güzel anlatmışsınız, ama nafile, chp kafası anlamaaaaz...

Özcan çolak

28 Aralık 2020 12:12

Allah razı olsun hocam. Sizi bu gün biraz daha ziyade takdir ettim. Bir okuyucu yorumuna cevap vermeniz, beni çok etkiledi. Efendilik işte BUDUR, dedim. Allah ömrüne bereket versin. Slm.

Can

28 Aralık 2020 12:11

Özür dilenecek Türk tarihinde baska olaylar hic mi olmadi. 6 7 eylül 1955 den baslayarak maras olaylari 70 li yillarin sagci solcu catismalar cinayetleri hukuksuzluklar darbeler 1980 iskenceler ve kürtlere baskilar 90 li faili mechul kayip olmalar Susurluk Gezizedeler ... Sagcisi solcusu da agir suclar islemistir.

Vehbi Kara

28 Aralık 2020 11:12

Yazmış olduğum bu yazı Dersim meselesinin çözümüne yardımcı olacak niteliktedir. Paradoks olarak gösterilen mesele yani "kendi işkencecisine aşık olma" konusunu bir çok yazıda işlemişimdir. Bu duruma Batıda "Stokholm Sendromu" adı verilir. Vesselam...

Muammer yıldırım

28 Aralık 2020 09:39

Dersim'de öldürülenler milleti ibrahimdendi.kalanlar ise Allah beni affetsin bu ülkenin kumaş ve deseninden değil.ekseryetle bu yönde bir fikrim var bu iş kalem erbabının işi.

Muammer yıldırım

28 Aralık 2020 08:22

Tarafsızım diye yazan okuyucu taraflı bir biçimde sual soruyor sizde makul cevapları verip bilgilendiriyorsunuz. Bu verdiğiniz bilgiler insaf sahibi olanların vicdanlarına hitap ediyor yoksa dünya nereye gidiyor siz nerdesiniz gibi üstten konuşan kibirlilere hiç tesir etmeyecek . Allah yar ve yardımcımız olsun Amin.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle