--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kışkırtmalar ve Camileri Puthaneye Çevirme Çabası

Vehbi Kara
Vehbi Kara
31

Denizcilik mesleği sayesinde çok değişik yerler gördüm. Bunlardan belki de en ilginç olanı Hindistan’dı. Büyük şehirlerinde ve limanlarında yaklaşık 6 ay boyunca kaldım ve dünyada eşi benzeri olmayan özellikleri ile tanışmış oldum.

Yüzlerce tanrısı ve heykeli olan Hindu dini, ülkenin çoğunluğunda hakim olan unsurdur. Budizm inancına benzer şekilde reenkarnasyon yani ruhun beden değiştirmesine inanırlar. Ülkenin her yerinde küçüklü büyüklü milyonlarca heykel vardır. Bu heykellerin önünde başlarını yere koyarak tapınan bir milyara yakın insan vardır.

Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vessalam, dedesi Hazreti İbrahim gibi putlara karşıydı. İnsanları tevhide yani Allah’tan başka ilah olamayacağı bir dine davet ediyordu. Kuran’ın en önemli mesajı da buydu: Lailahe İllallah, Muhammedün Resulullah…

Kuran, Hz. İbrahim’in putları, heykelleri kırdığını anlatmaktadır. Başka bir Âyette Nuh Peygamberin kavmi ile ilgili olarak şöyle buyrulur: "Sakın ilahlarınızı bırakmayın Ved, Suvâ, Yeğâus, Nesr" gibi putlarınızdan vazgeçmeyin, dediler. Böylece bir çok insanı sapıttılar. Sen bu zalimlerin sadece sapıklıklarını arttır" (Nuh Suresi 23-24).

Hz. Peygamber’in (asm) hadislerinde de putlara heykellere tapınılmaması gerektiği ifade edilmiştir. Hz. Âişe’den nakledildiğine göre "Kıyamet günü en şiddetli azaba uğrayacak olanlar, yaratma hususunda kendisine Allah'ın yerine koyup, kendini ona benzetenlerdir" (Buhari, libas, 39; Nesai, Zinet, 112-114) buyrulmuştur.

Mekke'nin fethinde Kâbenin içinde, çevresinde ve Safa ile Merve tepeleri üzerinde bulunan putlar-heykeller kırıp temizlenmiştir. Keza resimler de “gölgesiz suret” olarak değerlendirilmiş ve özellikle ibadet mahallerinde bulundurulması yasaklanmıştır. İslam dini; putlara, ikonlara, resimlere ve bunların temsil ettiği varlıklara tapınmayı açıkça reddeden bir dindir.

Bununla birlikte ülkemizde yönetim değişikliği sonrasında her yere heykel dikilmeye başlanmış, yetmemiş; resim bulundurma mecburiyeti getirilmiştir.

Hiç unutmam; Ahmet Rasim Ortaokulunda okurken, resim yüzünden bir arkadaşım feci bir şekilde dayak yemişti. Suçu da şuydu; karatahtanın üzerinde bulunan resimle ilgili olarak “gülüyor” demişti. Matematik öğretmenimiz küçücük boyuna rağmen çok fena tokatlar atmış sınıf arkadaşımızın burnu kanamaya başlamıştı. Bu olaydan sonra sınıfta herkes buz kesmiş; resim dahi olsa kutsal! şahıslara asla insana benzer bir şey dahi söylemememiz için dersimizi almıştık.

Aradan tam 42 yıl geçti. Şimdi aynı bu öğretmenimiz gibi bir linç kampanyası düzenleniyor. İnsanlara tapınmayı emreden bir ideoloji ve kadrolar; sadece tarihi, eğitimi, siyaseti değil İslami bütün değerleri de yıkmak istiyor. Bu kadarla da kalmıyor hiç hesap vermeyen fakat hep hesap soran bir saldırgan üslupla putlaştırdıkları şahıslar için saldırıyorlar. “Hutbelerde neden adı anılmıyor?” ve “Camilerde neden adına Fatiha okunmuyor?” gibi son derece seviyesizce sözlerle Diyanet İşleri Başkanlığı’nı vefasızlıkla suçluyorlar.

Bu saldırgan ve dayatmacı ruh haliyle öteden beri muhatap olduk. Hele hele askeri okullarda adeta Hinduları çağrıştıran ritüellerle karşı karşıya kaldık. Bazı insanları ilahlaştırdıkları yetmiyormuş gibi bunların asla hata yapmaz, sorgulanamaz olduğunu da öğrenmiş olduk. Maalesef bu şekilde binlerce hatta milyonlarca beyni yıkanmış insanla karşı karşıya duruyor ve aynı topraklarda yaşıyoruz.

Üzülerek söylemeliyim ki; bu açık dayatmayı şımartan hatta azgınlaştıran siyasi iktidarlarımız var. Güya demokrat yani başka fikir ve düşünceye de saygılı olduğunu iddia eden siyasetçiler; son dönemlerde giderek artan dengesiz, tutarsız hatta riyakarlığa kadar varan tutum takınmaktan hiç gocunmuyorlar.

Hükümet, sahte bir anti-emperyalist duruş namına; putçu ideoloji ve kadrolara yerli ve milli payeleri vererek yeni bir müttefik ilan etmiştir. Sabetay Yahudilerinin meydana getirdiği bürokratik oligarşiye karşı bırakın karşı çıkmayı tam tersine ortak payda ve ittifak arayışına giren bir yapı ile karşı karşıya kalmış durumdayız.

İslam’ın; namaz, oruç, zekât, hac gibi İslam’ın en temel şartlarına uymak bir tarafa imanın esaslarını inkâr eden bir hayat felsefesi ve pratiği içerisinde olan bu putperest anlayış acaba kime ne fayda sağlayacak?

Hala utanmadan ülkemizin kuruluş felsefesinden söz ederken seküler bir anlayışı ifade eden insanlar var. Devletin dini İslam olduğu bir anayasa ve Meclis’in açılışında Kuran hatimlerinden başka bir Türk geleneği olan Buhari kitaplarının okunduğunu ne çabuk unuttular? Halifenin kurtulması ve misak-ı milli sınırlarına ulaşmanın en önemli hedeflerimiz olduğunu inkar eden bu putperestlere; kimse iki kelime söyleyemeyecek mi?

1928 Yılında Anayasadan “Devletin dini İslam’dır” maddesi çıkarılmış ve 1936 yılında CHP’nin altı ilkesi anayasaya dahil edilmiştir. Tarihten haberi olmayan kişiler; kurucu değerler adı altında bize bu ilkeleri benimsetmeye çalışıyorlar. Aynı tek partili yönetimini demokrasi diye yutturmaya çalıştıkları gibi.

Yahu bunlar kimi kandırdıklarını zannediyorlar? Eğer ortaokulda okuduğumuz zamanda olduğu gibi sindirilmiş ve baskı altına alınmış bir gençliği düşünüyorlarsa; çok yanılıyorlar. Hiçbir sansürün uygulanamadığı internette ve sosyal medyada böylesine gerici, yobaz yaklaşımı kim kabul eder?

Hilafet’in kaldırılması, bir devlet projesi olarak ezan ve ibadetlerin Türkçeleştirilmesi, İslami değer ve sembollerin kamusal hayattan kazınıp atılması, Ramazan ve Kurban bayramlarının dahi itibarsızlaştırılması için talimatlar vermesiyle iş bitmiyor. Daha ilerilere gidiliyor, Türk Tarih ve Türk Dil Kongrelerinde açıkça ırkçı-kafatasçı hezeyanlar bilimsel tez diye bütün eğitim öğretim kurumları aracılığıyla bir deli gömleği gibi halka giydiriliyordu.

Kur’an-ı Kerim için (haşa) “gökten indiği sanılan bir kitap” ve Peygamberimiz (asm) hakkında “Arapoğlunun yavesi” dediği iddia edilen birilerine, şimdi kalkmış; “camilerde dua edilmedi”, “fatiha okunmadı” diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar.

Rakı bulunan sofralarda hafızlar için sarfedilen “beyni sulanmış” sözleri ile pozitivizm ve deizm arasında gidip gelen bütünüyle seküler ve son derece pragmatik siyasetçileri 2019 Türkiye’sinde zorla dayatarak ne elde edeceklerini sanıyorlar acaba?

Son olarak Ankara Yenimahalle’de “hutbede bazı şahısların adı anılmadığı için” Cuma namazını sabote etmeye kalkışan provokatör bir grupla da tanışmış olduk. Trabzon Ortahisar’da cami duvarlarına asılan dev resimler; İslam’dan önceki cahiliyye mensuplarının putlara, resimlere tapınmasına benzemiyor mu? Yahu! İslam dini; resimleri, ikonları gölgesiz suret diye yasaklamıştır, bu kadar cahil olunur mu?

Aslında bu son yaşanan kışkırtmalar çok iyi oluyor. Belki bu sayede aklımız başımıza gelir. Zira yapılan her icraatı ve söylenen her sözü futbol takımı fanatikliği gibi destekleyen insanlarımız var. Şu kadarını söyleyemiyorlar:

“Arkadaş dur bakalım orada! Benim dinim İslam. Peygamberim Hazreti Muhammed’dir (asm) Bundan başka birisinin resimlerini hele hele benim camilerimde asamazsın!” Şanlı Peygamberin resminin dahi asılması yasak iken yıllarca bir siyasi partinin genel başkanlığını yapmış insanın devasa resmini nasıl asacaksın?

Bu kışkırtmalar şimdi başlamadı. Biz Ayasofya’nın 500 yıldan beri camilikten çıkarılıp ikonalarla dolu puthaneye çevrilmesine karşı çıkarken; Leyla Alaton, bu kutsal mekanda dans figürleri sergiletiyordu. Utanmadan Sabetay Yahudilerinin eline geçmiş medya da neşrederek bizim gibi insanlarla alay ediyordu. Bunu dahi yaşadık. Hiçbir ceza verilmedi, arkadaş!

Devam edin bakalım. Bu koyun sürüsü gibi hareket eden hakkını hukukunu bilmeyen vatandaşlarımız varken daha çok fenalık yapacaksınız besbelli. Lakin herkes gibi pek yakında siz de öleceksiniz. Ruz-i mahşerde bir kısmınızdan bu kışkırtmalarınızdan dolayı hesap soracağız. Bu çirkin icraatları yaparken göz yuman ve taşları bağlayıp köpekleri serbest bırakan yöneticilerle de işimiz olacak elbette. Vesselam…

Yorumlar

(31)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mikail

7 Eylül 2019 03:04

Sizlerde CHP ve ortaklarının bir yer yapinda orda istediğinizi yapın Süleyman mabedi gibi,,!!??

Mikail okuroglu

7 Eylül 2019 03:00

Kamal dua ya inaniyormuydu cenazesi kimin isteğiyle kaç kişiyle zoraki kılındı aydınlık tarafından görünmeyen tarafı daha çok koruması kalksın da herkes netleş son herkes bir şeyler söylemesi oda rahat etsin milletde.

Yalın

6 Eylül 2019 23:16

Türkiye'de okumuş kendini Arif zanneden o kadar mal varki ne söylesen ne yazdan boş.Bu mallara birşey anlatmak mümkün değil.Ama bu mallar kendileri yapmadıkları halde halkın giyimine,örfüne,geleneğine,dinine,ibadetine burunlarını sokar,akıl verir sonra da ülkede kutuplaşma var diye ayağa kalkarlar.Ulan aptallar sürüsü Müslümanların herşeyine laf edeceğinize ormanları yakan,çocukları dağa kaçıran terör örgütüne ve onun yaptıklarına ses çıkarmayan Chp,İp,Sp avenesi ve sanatçı bozuntularına laf etsenize.Mal olmasanız iki ağaç için heryeri yakıp yıkarken ormanı yakanlara iki laf edersiniz.Dağa götürülüp ölüme atılan çocukların hayatına iki ağaçtan fazla değer verirsiniz.Bu mallara hiç birşey anlatılmaz.Ama malesef bu malların arasında hergün namaz kılıp atalarına laf söyletmeyen onu kutsayan ama bu yaptıklarının bile farkına varmayan sözde Müslüman olduğunu söyleyen avanaklarda var.

Ma'bedlerde (Câmilerde) insânın cânlısı lâzımdır, "resmi" ve "heykeli" değil.!?

6 Eylül 2019 22:56

Pek güzel ve isâbetli bir yazı olmuş, teşekkürler..! @Ali rıza: Siz şimdi neyi, niçin ve nasıl yorumladınız..! İnsân, ancak bilip fikir sâhibi olduğu mevzûlarda yazıp konuşabilir, değil mi? Lütfen, biraz ilim, irfân, edeb ve terbiye.!? @...: Canlı ve özellikle insânın resmi değil ona dönük bir şekil ibâdet ve dahî ona tap(ın)mak yasak ve haramdır. Heykele de aynı şekilde... @...: Bahsedilen sözleri, yere göğe sığdırılamayan ve kendisini Anadolu'ya pek mühim bir vazîfe izin gönderen Sultân Vahîdüddîn Hân'a itâatsizlik eden bir Osmânlı askeridir ki M. Kemal Paşa nâmıyla meşhûrdur...Evet, Türkiye Cumhûriyeti Devleti her şeye rağmen keşke kurulduğu "şekliyle" kal(abil)seydi veya bırakıl(abil)seydi.!?

Tercüman

6 Eylül 2019 21:28

Duygu ve düşüncelerimi tam olarak izah etmişsiniz, Allah razı olsun.

Ali rıza

6 Eylül 2019 21:18

Yeteri kadar boş ve gereksiz bir yazı , zaten başka bildiğin bir fikir bir konu yok ki allah akıl versin,

Kürşat

6 Eylül 2019 18:59

Fatiha , müslümanın hakkıdır. Münafık ve kafirlere okunmaz okunamaz.

İzzet

6 Eylül 2019 18:28

Ülkemizde Adalet yok bu konuları araştırın. İşsizlik tavan yapmış. Zamlar almış başını gidiyor. Bu konularla ilgili yazılar yazın.

Maraşlı

6 Eylül 2019 17:22

Maalesef ülkemizde atatürk kemalizme dönüştürülüp ilahlaştırılmıştır. O dönemki yazılan türkün amentüsü ve ataya atfen yazılan tanrılaştırma yazıları mevcut , bir insanı sevip sevmemek kişiye kalmıştır. İnsan sever sevmez ama ölmüş bir insanı kanunla koruyup onu eleştirmeye bile tahammül gösterememek buda despotluktur.

Yılmaz

6 Eylül 2019 17:05

Adnan BULMUŞ,Atatürk İslam dinine karşı değildi diyorsunuz,Nutuk okudunuz mu bilmiyorum ki okumuş olsaydınız,Hilafetin kaldırılması bölümünde Islamiyeti katkılı ve lekeli bir din olarak gördüğünü ve kaldırılarak yerine yeni bir dünya dininin kurulmasını yadırgamayız dediğini görecektiniz.Ayrıca Arap gelenek ve göreneklerine karşıydı ifadeniz var,peki karşıydı ise Arap kıyafetli sarıklı ve tesbihli Atatürk resimleri mevcut.Kullandığı bir çok kelime,kurduğu devletin yönetim şekli Cumhuriyet hatta ismi dâhi Arapça kökenli Mustafa,Kemal,Cumhur,İstikbal,İstiklal,Hakimiyet,kendi gazetesi Minber gibi, bunların izahı nedir ? Hatta ve hatta Ruşeni BARKIN eseri olan,Din yok milliyet vardır,kitabı Atatürk'ün onayı ile basılıyor.Ruşeni BARKIN : Bu kitabı milletimiz okuyup öğrensin ve din belasından kurtulsun diye yazdım,diyor !

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle