--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kapitalizm Kadını Köle Olarak Kullanılıyor

Vehbi Kara
Vehbi Kara
9

Kadınlar şefkat yönü ile erkeklerden kat kat üstündür. Çünkü annelik sayesinde Allah kadınları öyle bir duygu ile donatır ki dünyada bundan daha zevkli ve güzel bir şey yoktur.

Hepimiz bir zaman çocuktuk. Bu duyguyu çok iyi biliriz. Eğer bir tehlike ile karşılaşsak en güvenilir yerimiz; ana kucağıdır. Annesine sığınan bir çocuğun artık hiçbir güçten korkusu kalmaz. İşte şefkat böylesine güçlü ve güzel bir duygudur.

Ne var ki; insanların en değerli varlığı olan anneleri gözden düşürmek ve onları bir çeşit köle yapmaya yeminli kapitalist burjuva patronları, bu güzel şefkat duygusunu ortadan kaldırmak istiyor. Akla gelmedik sinsi oyunlarla annelerimizi perişan etmek istiyorlar.

Hazreti Muhammed (ASM) bu kavramın önemini vurgulamak için “cennet annelerin ayakları altındadır” buyurmuştur. Kuran’da “yaşlandığında büyükleriniz için öf bile demeyin” emri bulunmaktadır. İşte İslam dini anneye bu kadar önem vermiştir.

Bir de Batı kültürüne, moderniteye ve dayattığı materyalist anlayışa bir bakalım. Ne haltlar karıştırıyor gözler önüne sermeye çalışalım:

Batı kültürü, anneliği değersizleştirdiği yetmiyormuş gibi her türlü medya aracı ile anneliği aşağılamaktadır. İnsan yetiştirmek kadar önemli ve gurur duyulacak bir mesleği sözgelimi tekstil ürünleri imalatından daha aşağı görmektedir.

Zamane anlayışı; anne tipi kadını ortadan kaldırarak kadını; erkeğin süfli duyguları ve göz zevkine hitap eden bir varlığa dönüştürmektedir. Haliyle bedeniyle değer bulduğunu düşünen kadın, estetik olarak kendini sürekli sorguluyor ve sonuçta zaten var olan güzellik kaygısı, gereğinden fazla beslenmektedir.

Bunun neticesinde batı anlayışında kadın; “güzelliğimle varım, güzel olmazsam yoğum” duygusu ile yaşamaya alışmaktadır. Güzellik duygusu devamlı olarak abartılan ve şefkatten daha önemlidir diye aldatılan kadın, ideal güzelliğe ulaşmaya çalışmakta ve çoğu bunu başaramadığı için mutsuz olmaya mahkûm edilmektedir.

Bu konuda çok istifade ettiğim Cahide Sultan isimli bir hanımefendinin yazısını biraz özetleyerek paylaşmak istiyorum:

“Son olarak 28 Şubat dönemlerinde gördüğümüz, büyük başörtüsü omuzlarından aşağı dökülen, geniş pardesüleri bileklerine kadar inen kadınları hepimiz özlüyoruz. Zira makyajsız utangaç yüzlerini, masum duruşlarını, bir erkekle tokalaşmayı ateşe dokunmak gibi gören bu şefkat kahramanları şimdilerde azalmaya başlamıştır.

Başörtüsünden dolayı zulme uğramış hanımlar özgürleşmiş şimdilerde kimi milletvekili olmuş, kimi avukat, kimi öğretim görevlisi olarak kapitalizmin çarklarında köle olarak çalışıyorlar. Halbuki 28 Şubat döneminde zulme maruz kalınca çalışmak yerine evlenip çoluk çocuğa karışmış dünyanın en mutlu kadınları olmuşlardı. Zalimler bilmeden büyük bir iyilikte bulunmuş anne olma tadını yaşatmışlardı.

Fakat artık o zulme uğrayan tesettürlerinden geriye sadece küçücük bir başörtüsü kalmıştır. Bir gün şehirlerin en büyük müzeleri açılacak eski kıyafetlerimizle. İnsanlar çocuklarına gösterecek: 

‘Bak eskiden Müslüman kadınlar böyle büyük eşarplar takarlarmış. Bu büyük pardösüleri giyerlermiş. Bak yavrum bu etek. Eski kadınlar gergin pantolon giymezmiş’ diye anlatacaklar eski hallerimizi. 

Uzun dış kıyafetlerini unuttuk artık. Kim veya kimler verdi bu fetvayı hanımlara? Sırf first leydilerimiz kısa giyiyor, makyaj yapıyor diye mi verildi yoksa bu fetvalar? 

Kızlarımızın, kadınlarımızın hali içler acısı. Düşündükçe üzülüyorum. Kimin ne düşündüğünü umursamadan sadece Allah rızası için “tesettürü taşıyan o kıymetli hanımları özlüyorum” vesselam…

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

insan0ğlu

3 Temmuz 2020 15:14

Yine özel olarak gelen bazı ÇİRKEFler sıraya girmiş yorum yazmaya, hazmedemiyorlar, İslam dini bir konuda bir kişi bile zarar görecekse o kapıyı kapatır......mahşerde anlayacak...

....

3 Temmuz 2020 13:24

Sayın vehbi hocam dilinize yüreğinize sağlık.Hocam bu mazlum müslümanlar öyle bir hale getirdiler ki kadına onur bırakmadılar.Halbuki annedir evin direyiğidir öğretmenidir annesiz büyüyen Çocuk anne şafkatinde mahrum büyüyençocuk hırçın olur kırıcı olur.Ana kucaği çocuk için emniyet limanıdır.Ama maalesef kadın kadınlığındançıkardılar.Utanmadan kadın hakları savuncılarıyız yalan kadın meta aracı yaptılar

ATATURKCU

3 Temmuz 2020 12:38

ARAPLAR KADINA COK ONEM VERIYOR.ARABISTANDA KUZEY AFRIKA ULKELERINDEKI KADINLAR COK MUTLU.OZGURCE SEYAHAT EDIYORLAR.ZATEN KOLELIK DENEN KAVRAM NEDIR BILMEZLER ? AHH YAZAR VEHBI AHHH KAFANDA BEYIN DIYE BIR ORGAN VAR LUTFEN ONU KULLAN LUTFEN

Haydar

3 Temmuz 2020 10:25

Haklisin vehbi butun kadinlar avrupadan kacip afganistan yemen arap collerine iltica efiyorlar kole olmuslar amerika ve avrupada evden cikamiyorlar gecenlerde libyaya kavan alman ve japon kadinlar akdenizde bogulmuslar

Tata Tonga

3 Temmuz 2020 07:20

Kızların okumamasını savunmanın islamda yeri nedir? "Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?" Hz. Hatice ticari hayatın içinde değil miydi?

Tata Tonga

3 Temmuz 2020 07:17

Işıd veya Taliban kadını köle olarak kullanmıyor mu?

Salih

3 Temmuz 2020 04:47

Çok güzel özetlemissiniz ayağımıza nasıl sıktığımızı.28 şubat demek bunun ıçinmiş.

Sibel

3 Temmuz 2020 03:38

İki kızım var. Ortaokuldan sonra okumadilar. Anneleri gibi ev hanımı olmak istiyorlar. Hacı, hoca, müftü, nefis ve akrabaların yanlış yaptın demelerine bakmadan Allah'ı razı etmek derdindeyiz.

bu kadro ve ekiplerle battıkça batarız; çıkamayız:

3 Temmuz 2020 02:24

Türkiye' de yeni dönem siyaset yapma heveslilerin kimliği şöyle olacak bundan sonra artık: içerisine müslüman mayası katılmış atatürkçülük; ki bu 28 Şubat hadisesinin işte o bin yıldan da beter neticesidir. Bunlar atatürksüz bir Türkiye olmasından ümitlerini kestikleri için dir ki artık yeni programlarını kamalism üzerine mebni etmişlerdir. Eskiden islami(!) politikacılar bu işi idare eder geçiştirirlerdi, şimdi bu yeniler için moda: 'atatürk da bizim, vahdettin de bizim!' sloganıdır. Davutoğlu budur, Babacan da budur. Devlet olmanın lezzeti ve tadı damağında kalan Gül de bu yolun yolcusudur, daha çok karı reklamı seyreder bu millet.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle