--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İdlib Operasyonu Başlamak Üzere

Vehbi Kara
Vehbi Kara
9

Türkiye ile Rusya arasında 17 Eylül 2018’de bir anlaşma yapılmış ve Suriye’nin Muhaliflerin elinde kalan son bölgesi İdlib ’de “Silahtan Arındırılmış Bölge” sınırları çizilmişti.

Astana Görüşmeleri kapsamında yapılan bu anlaşmada Türk askerinin İdlib’de 12 gözlem noktası kurması planlanmıştı. Nitekim Türkiye, Rusya ve İran arasında düzenlenen Tahran Zirvesi sonrasında askerlerimiz bu noktalara yerleştirilmişti.

İdlib’de oluşturulacak silahsız bölgede İran, rejim güçleri ve Şii milislerinin yer almaması kararlaştırılmış bölge güvenliğinden Türk ve Rus askeri polisi sorumlu tutulacağı kabul edilmişti. Fakat bu anlaşmaya ne Rusya ne İran ne de rejim kuvvetleri uymadılar.

Türkiye aynı anda hem ABD ve hem de Rusya’yı karşısına almamak adına Suriye rejim güçlerinin anlaşmayı hiçe sayarak yaptığı tecavüzleri ve toprak kazanımlarını sineye çekmek zorunda kaldı. Çünkü  “Barış Pınarı Harekâtı” başlamış ve operasyonla birlikte ABD’nin desteklediği PYD/PKK güçlerine ağır darbe vurulmuştu. Harekâtın birinci aşaması başarı ile sonuçlanmış Tel Abyad ve Resulayn kentleri ile birlikte sınırlarımızdan 32 kilometre derinlikte bir bölge teröristlerden temizlenmişti.

Libya için düzenlenen Berlin Konferansı Suriye’deki operasyonları da etkilemişti. Ayrıca Türkiye’nin PYD/PKK güçleri ile birlikte ABD’ye karşı gerçekleştirdiği operasyon üç hatta dört cephede aynı anda mücadeleyi başarısız kılabilirdi. Nitekim fırsatı değerlendiren Rusya, İran ve Rejim Güçleri 2019 yılının Ağustos ve Aralık ayında çatışmasızlık bölgesi sınırlarını ihlal ederek ilerlemeye başlamışlar 2020 yılının Ocak ayında da Maarat El Numan şehrini ele geçirmişlerdir.

Bu anlaşma ihlali aynı zamanda yüz binlerce mültecinin Türkiye sınırına doğru göç etmesi sonucunu doğurmuştu. Hâlbuki Rusya Savunma Bakanı Şoygu’nun açıklamasına göre de İdlib’e herhangi bir operasyon düzenlenmeyecekti. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dile getirdiği gibi Rusya anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmemişti.

Fakat Şubat ayı ile birlikte Türkiye Libya’da gerekli hazırlıkları tamamlamış Hafter güçlerine karşı güçlü bir pozisyon almıştı. Artık Suriye’de Batı Fırat bölgesinde Rusya, İran ve rejim güçlerine karşı harekete geçebilir bir noktaya gelmiştir. Bu arada ABD ile Suriye konusunda en azından Fırat’ın batısında anlaşmaya varılmış bu ülkenin dolaylı desteği alınmıştı.

Türkiye, Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Operasyonlarında olduğu gibi kartları açık olarak oynamış önce diplomatik uyarıları yaptıktan sonra zaman kaybetmeden askeri güçlerini kullanmıştı. İdlib’de de benzer bir durum meydana gelmektedir.

Önce askeri birlikler operasyon sahasına kaydırılıyor sonra en üst düzeyde diplomatik açıklamalar yapılıyor ve üçüncü aşamada Milli Suriye Ordusu ile birlikte operasyon yapılıyordu.

İdlib’de bu aşamaların ilk ikisi geride kalmış şu anda operasyonun başlaması söz konusu olmuştur. Bu maksatla M-5 karayolu üzerinde bulunan Serakib kasabasında askeri birlikler operasyona hazır bir şekilde bekleme durumundadır.

Bu operasyonların öncekilerden farkı da vardır. Çünkü Morek ve Surman bölgesindeki 8 ve 9 numaralı gözlem noktaları rejim kuvvetleri tarafından kuşatılmış durumdadır. Operasyon esnasında bu noktalara saldırı düzenlenebileceği açıktır. Bu nedenle Hava Kuvvetleri unsurlarına büyük görev düşmekte ve yapılacak saldırıları en etkili şekilde cezalandırmak için hazırlıklar yapılmaktadır.

Suriye’de İran ile Rusya arasında başlayan çıkar çatışmaları artık belirgin bir hal almıştır. ABD’nin Kasım Süleymani suikastı sonrasında iyice karizması çizilen İran’ın durumu belirsizdir. ABD’nin küstah ve İran’ı aşağılayacak şekilde yaptığı tehditler sonrasında halka karşı mahcup olan Molla Rejimi, çok zor durumdadır. Hem ekonomik baskı altında hem de siyasi olarak özgürlük isteyen halkın özgürlük tehdidi altındadır. Suriye’de kısa vadede etkin olarak harekâta kalkışması beklenmemektedir.

Fakat sahada durum çok farklı sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. Sonuç almak için askeri hazırlıkların ne ölçüde yapıldığı ve askeri teçhizatın yeterli olup olmaması belirleyici olacaktır.

Elbette moral ve manevi değerler her zaman olduğu gibi en önemli unsurlardan bir tanesidir. Milli Suriye Ordusunun bu güne kadar almış olduğu başarılı sonuçlar hem İdlib’teki başarıyı hem de Suriye’nin geleceğini derinden etkileyecektir. Allah’a kahraman ordumuzla birlikte Milli Suriye Ordusunun başarı olması için dua ediyor muzaffer olmaları için niyaz ediyoruz, vesselam… 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nedim Gözüpek

3 Şubat 2020 20:42

Büyük Kaptan-ı Derya Vehbi Paşa Suriye harbi konusunda değerli fikirlerini serdetti. Adama bi savaş gemisi verseydiniz bakın neler yapardı.

Emekli Asker

3 Şubat 2020 15:38

Suriye yi 9 yıldır takip ediyorum. Daha Esed e silahlı karşı koyma başlamadan önce yani muhalifler 2011 de silahsız gösteri yaparken Türkiye deki konferanslara katıldım. Meseleyi şu şekilde özetleyebilirim. Öncelikle Esed rejimi gidicidir. 

orhan inan

3 Şubat 2020 15:13

ÖNGÖRÜLERİNİZDEKİ İSABET BU YAZINIZIN YAYINLANDIĞI GÜN ORTAYA ÇIKMIŞTIR..KATİL ESED ASKERLERİMİZE SALDIRMIŞ VE 6 CANIMIZ ŞEHİT EDİLMİŞTİR.GAZİ ORDUMUZ HESAPLARINI GÖRMEKTEDİR..İNŞALLAH,HEM MAZLUM VE MAĞDUR SURİYE HALKI HÜRRİYETİNE KAVUŞACAK,HEM DE ETRAFIMIZDAKİ HAİN KUŞATMA KIRILACAKTIR.BÜYÜK İSRAİL PROJESİ BAŞLARINA YIKILACAK VE MÜBAREK KUDÜS İSLAMIN ELİNE TEKRAR GEÇECEKTİR.ZAFER ALLAH(CC)'A İNANANLARINDIR.

Kasım ceylan

3 Şubat 2020 12:01

Vay Allah razı olsun kalemine ve yüreğine sağlık olsun kardeşim

ATATURKCU HIDIR

3 Şubat 2020 11:42

Suriyede butun planlarin basarili olabilmesinin olmazsa olmaz biricik sarti vardir:Esedin likvidasyonu.Turkiye butun gucunu bu noktaya yogunlastirmalidir.Cunku bu yapilmadigi taktirde hic bir plan sonuca erisemeyecegi gibi binlerce insan daha bos yere olecektir.Bu binlerce olecek masum insanin hayatta kalmasini saglayacak yegane care Esedin yok edilmesidir..:Bir hayvan gidecektir ama binlerce masum insan sag kalacaktir.

Gocasolak

3 Şubat 2020 09:56

Yahu esed savaşı kazandı, en azından geriye kalanları korumak için masaya otur, yada topyekün saldır. Rusya’ya karşı savaş kazanacağını zannediyorsan tabiki. Böyle az az ölerek, süreçte SÜRÜNMEKTENSE bir anda ya ölelim yada yenelim. Böyle devam ederse ÖSO bize sırtını dönecek, demedi demeyin. ABD’ bir manevra ile Suriye’den İran’ı çekip, bizi esed ve Rusya ile kafa kafaya getirdi, bunu görelim. Suriye politikamızda yanımıza TEK ülkeyi alamadık, bu bizim manevra alanımızı dar tutuyor. Türkiye elbette çok güçlü bir ülke, ANCAK süper güç ülke rolü üstlenince, süper güç olacak mı sanılıyor? Suriye’de, Akdeniz’de, Libya’da aynı anda savaş veriyoruz, bu güzel, tabiki haklarımızı koruyalım, ama gücümüz ne kadar? İçerde sıkı bir adalet, mekanizmamız olmalı, birinin mahkum ettiği haini diğeri Berat ettiriyorsa, biz bunu yapanı sürgüne değil EVİNE yollayalım ki adaleti koruyalım.

Polat Uyumaz

3 Şubat 2020 07:42

Putin ve Rusya domuz güruhuna asla dost nazarıyla bakılmamalı. Allah bunların yakında bizlere olan kin ve garazini içlerindeki pisliği acı bir şekilde açığa çıkaracaktır. Biz Müslüman Türkler bütün gavurları kafir, Arap devletlerini münafık görmediğimiz müddetçe Allah onları bize musallat edecektir. Ancak bizimle beraber olanlar hariç. Rusya'dan aldığımız S400 de manipule edilmiş olup Rusya'ya karşı işlevsiz kalacaktır. Bu sistemlere sahip olduk diye sevinmek ahmaklıktır. Bütün kafir ve münafıkların canları tez cehenneme, onlara bela, musibet, hastalık eksik olmasın!

Enes

3 Şubat 2020 07:28

Allahu Ekber

Allah ordumuza zafer nasip etsin

3 Şubat 2020 02:17

Rusya ve İran anlaşmalara ihanet ederek gerçek yüzünü gösterdi. Şimdi hesap verecekler. Zafer İslam ındır...

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle