--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Futbol Ter Döker Kan Dökmez

Vehbi Kara
Vehbi Kara
6

Korona salgını nedeniyle ülkemizde ve dünyada futbol maçları yapılamadı. Salgının hafiflemesi nedeni ile Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de maçlar yeniden başlıyor. Bu vesile ile halkımız arasında çok yanlış olarak bilinen bazı konulara ve futbol düşmanlığına dair birkaç hususu hatırlatmak istiyorum.

Kuran’da insanoğlunun en güzel şekilde yaratıldığı fakat çok zalim ve çok cahil olduğu ifade edilmiştir. Kainatta gözle göremediğimiz fakat varlığından şüphe edilmeyen şuurlu varlıklar yani melekler ve ruhani varlıklar nazarında da dikkat çekilen önemli bir noktaya vurgu vardır. Bu husus insanın kan dökmeye meyilli ve zalim olduğu konusudur.

Hazreti Adem’in ilk çocuklarından olan Kabil’in, Habil’i öldürmesi insanın bu vasfının ortaya konulması açısından çok önemlidir. Melekler, Kuran’da geçen ifadelerine göre mealen “Yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökecek insanı mı yaratacaksın?” sorusu ile bu hususa dikkat çekmişlerdir.

İnsan öldürmenin ne derece kötü bir iş olduğu ve Allah katında büyük bir günah olduğu ayetlerle bildirilmiştir. İslam âlimleri, “masum bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek kadar büyük bir suç olduğu” ayetine isnat ederek katil olmanın kebairden (büyük günahlardan) olduğunu söylemişlerdir.

Kaderin cilvesine bakınız ki insan hayatına en büyük değeri veren İslamiyet dini, bugün şiddetle birlikte anılmaktadır. Müslümanların pırasa doğrar gibi insan öldürdüğü iddia edilerek “İslamofobi” denilen bir hastalık türetilmiştir. DAEŞ, El Kaide, Boko Haram gibi örgütler sırf bu maksatla Batılı ülkeler tarafından kurulmuş ve halen de semirtilmeye devam edilmektedir.

Elbette bunun bir propaganda olduğu ve gerçekleri yansıtmadığı bilinen bir gerçektir. Lakin haklı olmayı kuvvetli olmakta gören ve dünya düzeninin kurulmasında savaşları şart koşan Batı felsefesi ve dünya görüşü; bu yalanı uydurmakta bir beis görmemektedir. İslam; kuvveti, çarpışmayı değil hakkı ve fazileti esas tutar.Bunun tarihte bir çok örneği vardır.

Hudeybiye Barışı, Allah’ın Hazreti Peygamber’e (ASM) bir emri olup zahiren mağlubiyet gibi görünse de büyük bir fethin müjdecisi olmuştur. Çok kısa bir zamanda İslam gönüllere açılmış ve koca Arabistan Yarımadası Müslüman olmakla şereflenmiştir.

Zaten İslam kelimesi Arapça “silm” kökünden gelir. Barış, huzur, esenlik ve güven anlamında kullanılmakta olduğundan insanlar birbirleri ile karşılaştıklarında “selam vermek” önemli bir toplumsal gelenek haline gelmiştir. Nitekim selam vermek sünnettir. Peygamber Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam “Selamı yayınız!” buyurarak bu noktaya dikkati çekmiştir.

Tarihi gerçeklere baktığımızda meleklerin “yeryüzünde çok kan dökeceğini” ileri sürdüğü insanların savaşları çok sevdiğini görebiliyoruz. Sadece savaşlar yolu ile değil barış zamanında dahi arenalarda insanları birbirine kırdırmaktan zevk alan insan toplulukları vardır.

Roma Medeniyetinin en önemli parçalarından bir tanesi olarak gladyatörlerin insanları hatta hayvanları herkesin gözü önünde kıtır kıtır doğradığını görmekteyiz. Yetmedi gladyatörleri birbirleri ile savaştırarak bundan büyük bir keyif alan güya medeni fakat aslında barbar topluluklar ortaya çıkmıştır.

İnsanlık tekamül ederek nihayet 21. Yüzyıla kadar geldi. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında milyonlarca masum sivili öldürdükten sonra savaşarak insan öldürmenin ne kadar yanlış ve vahşi bir şey olduğunu yavaş yavaş anlamaya başladı. İnsan hayatı başta olmak üzere canlıların hayatını korumanın erdemi yavaş yavaş ortaya çıktı.

İslam’ın “barış” ve “sevgi” yönünü gören özellikle batılı vahşi toplumlar nihayet birbirlerini öldürmek yerine spor müsabakaları tertip edip özellikle futbol arenalarını doldurmaya başladılar. Bu durum günümüzde öyle bir noktaya geldi ki artık evlerden de bu maçlar canlı olarak izlenir oldu.

Her iki yılda bir Dünya ve Avrupa Kupası maçları yapıldığında neredeyse dünyanın dörtte üçü televizyonların başına geçmeye başladı. Bu durumu olumsuz bir vakıa olarak gösterenlerin aksine farklı bir bakış açısının geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Evet, futbol dünyanın ortak lisanı olmuş insanların çok büyük bir kesiminin takip ettiği bir eğlence aracı haline gelmiştir. Her şeyden önce gladyatörlerin sahalarda insan öldürerek kan akıtmalarına karşılık; futbolcular sadece ter akıtmaktadırlar. Bu yönü ile İslam’a aykırı değil bilakis fiziki sağlığın, takım ruhunun, dostluğun, kardeşliğin ve barışın gelişmesine hizmet ettiği görülmektedir.

Bazı din alimlerinin futbola karşı olmasının sebebi sahalarda giyilen kısa şortların İslam kıyafetine uygun düşmemesinden ve namaz başta olmak üzere bazı ibadetlerin yerine getirilmemesinden kaynaklandığı ileri sürülmektedir. Bu yönü ile eleştiriyi hak etmiş olsa da gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır.

Artık günümüzde futbol ve basketbol gibi popüler müsabakalarda kısa şortlar yerine dizlere kadar uzanan spor kıyafetleri kullanılmaktadır. Bu nedenle kimsenin İslam’ın örtünme ile ilgili emrine karşı gelindiği iddiası bulunamaz. Bununla birlikte kadınların spor kıyafetleri ne dini ne de ahlaki değerlerimize uygundur. Neredeyse çıplak bir şekilde insanların karşısına çıkarılan kadınlar; spor değil bir istismar aracı olarak kullanılmaktadır. Kadınları aşağılamak için bu çirkin kıyafetlerden daha kötüsü olamaz.

Diğer bir konu ise ibadetlerdir. Yani Allah’ın huzuruna çıkma şerefine ulaşan bir insanın namazını terk ederek oyunlara dalması ise şüphesiz çok büyük bir gaflettir. Bununla birlikte nazmını kılan, oruç ve diğer ibadetlerini yerine getiren bir Müslümanın futbol oynamasında ve izlemesinde hiçbir sakınca yoktur. Bilakis güreş ve yüzme ile ilgili olarak “sünnet” olduğu ifade edilen hadislere dayanılarak spor yapmanın insanı fiziksel olarak geliştirdiği ve sağlıklı bir hale getirdiği söylenebilir.

Nitekim öğrencilik yıllarında spor takımında çalışan arkadaşlarımın derslerine çok daha iyi bir şekilde konsantre olarak başarılı olduklarını bizzat müşahade etmiştim. Zaten sağlık bilimi ile uğraşanlar spor yapmanın günümüzde çoklukla masa başı işlerde çalışma nedeni ile bir çok bedensel rahatsızlıklara karşı iyi geldiğini söylemektedirler.

Son bir mesele de futbolun büyük bir ekonomiyi doğurarak israf olduğu hatta “kumar” yönü ile birçok insanı olumsuz olarak etkilediği iddialarına değinelim.

Öncelikle futbol değil de hangi iş olursa olsun kumar oynamak İslam’ın reddettiği bir davranıştır. At yarışlarından tutun horoz dövüştüren, deve yarıştıran her insan kumar oynuyorsa bir günah işliyordur. Zira haksız kazanç söz konusudur. Bu suça futbolu karıştırmak hatadır. Futbol oynamak değil bahis ve kumar oynamak günahtır.

Bir bahis işinin günah olmaması için tek taraflı iddia olması gerekir. Örneğin “kim maçı kaybederse şu parayı ödeyecek” anlaşması kumar sınıfına dâhil olur. Buna mukabil “eğer maçı kazanırsanız size bir tepsi baklava ısmarlayacağım” şeklindeki tek taraflı bir iddia kumar sayılmaz. Çünkü kendine güvenin bir göstergesi olarak bir çeşit meydan okuma olup kaybedildiğinde karşı tarafın zarar görmesi düşünülmediğinden böyle bir iddia; kumar sayılmaz.

Her ne ise… Bu saydığım hususlarda Diyanet işleri Başkanlığı ve din alimleri çok daha detaylı izahlarda bulunabilirler. Bu makalede sadece önemli birkaç noktaya vurgu yapılarak halkımız tarafından yanlış bilinen bazı hususları izah etmeye çalıştık. İnşallah bu minvalde insanların kafasını kurcalayan sorulara gerekli cevaplar ilgililer tarafından verilir ve açıklığa kavuşturulur, vesselam…

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Fira

15 Haziran 2020 18:17

Tam da gündemi son derece meşgul eden konuya değinmişsin! İstisnasız herkes bunu merak ediyordu! Konuyu vuzuha kavuşturmuşsun... uzmanlık alanıniza giren benzer konularda yazmaya devam...

Fira

15 Haziran 2020 18:17

Tam da gündemi son derece meşgul eden konuya değinmişsin! İstisnasız herkes bunu merak ediyordu! Konuyu vuzuha kavuşturmuşsun... uzmanlık alanıniza giren benzer konularda yazmaya devam...

nuri

15 Haziran 2020 14:54

üstat bu kadar uzun yazmanız sıkıcı oluyor? ben bu yazıyı yarıda kestim mesela !?Biliyorum ki anlatılmak istenen konu yarısı ile anlatılır...

engineer

15 Haziran 2020 11:38

"Futbol Ter Döker Kan Dökmez" Askeri kışlalarda yazar : "Barışta ter döken savaşda kan dökmez"

Tata Tonga

15 Haziran 2020 11:24

Futbolmuş da termiş de kan mış da falanmış da filanmış. Roma imparatorluğunda gladyatör dövüşlerinin, at yarışlarının günümüz versiyonu. Ortada stadyum var. Servler ve pleplere bir oyuncak, bir seyir gerekiyor ki avunsunlar, dikkatleri dağılsın, işlerini yaparken bu sistem niye böyle diye düşünmesinler. Particiler de rahat rahat işlerini yürütsün

H.Y.E

15 Haziran 2020 05:53

Futbolu temize cikarmak icin ta Roma'ya kadar gitmissin yahu! Aslinda sadece futbol degil butun spor cesitlerinin arka planlari irdelenmeli.Bunun arkasinda buyuk buyuk sirketlerin insanlari nasil somururuz hesaplari,bazi devletlerin baska devletler ustunde baski kurma emelleri oldugunu gorebiliriz.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle