Evimin Hazinesi Risale-i Nur Kütüphanesi
Bu zamanın en büyük hastalığı olan imansızlığa karşı en güzel yol ve yöntemlerin gösterildiği Risale-i Nur Külliyatı harika bir Kuran tefsiridir.
Bu eserleri tanımadan önce müellifi yani yazarı Bediüzzaman Said Nursi, kimdir kısaca tanımaya çalışalım.
Bediüzzaman; zeki, hafızası güçlü, açık zihinli ve enerjik yapılı bir genç olarak eğitimine medresede başladı. Kısa bir zaman içinde medresenin temel bilgilerini aldı. Bitlis Valisi’nin kütüphanesine kapanarak yüzden fazla temel eseri ezberlemeye çalışmıştır.
Daha sonra davet üzerine yerleştiği Van Valisi konağında modern fenlerle ilgili bulabildiği ne kadar kitap varsa hepsini inceledi; ve o günün hocaları ve ilim adamları ile münazaralara katıldı.
Horhor medresesinde birkaç yıl müderrislik yaptı. 1907’de yıllardan beri hayalini kurduğu Medresetüz-Zehra isminde bir üniversite kurmak için İstanbul’a geldi. Fakat Sultan 2. Abdulhamid onun bu güzel projesiyle araya giren bazı evhamlı kişiler yüzünden ilgilenemedi.
Doğuda darülfünun yani üniversite kurulması için ısrarını sürdürünce delilik yaftasıyla önce tımarhaneye sonra nezarethaneye atıldı. Fakat ölümünün son anına kadar bu projesinden yine de vazgeçmedi. Çünkü din ve fen bilimlerinin birlikte okutulduğu bir eğitim kurumunun çok önemli olduğuna inanıyordu.
Allah onun bu güzel niyetine karşılık olarak Risale-i Nur Külliyatını telif etme lütfunu gösterdi. Çünkü böylesine muazzam hakikatler ile dolu olan bir eseri yazmak kimseye nasip olmamıştır. Bu eserin kıymetini okuyuculara bırakarak biz yine kendisinin o azimli ve yılmak tükenmek bilmeyen eğitim kurumu için gayretli çalışmalarına dönelim…
Bediüzzaman’ın ömür boyu hedeflerinden biri Müslümanları ayağa kaldıracak bu darülfünunun ihyası olmuştur. Kendisi zekâ, zihin ve güçlü bir hafıza gibi yeteneklere sahip olduğundan asrına sığmayacak kadar ileri görüşlüydü. 24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet ilan edilince Bediüzzaman’da hürriyetine kavuştu ve yine bu üniversiteyi kurma çabalarını sürdürmeye başladı.
Osmanlı veya İslam Birliği için ihtilaf (bölünmüşlük), zaruret (fakirlik) ve cehaletten (eğitimsizlikten) kurtulmak gerektiğini düşünüyordu. Bu maksatla Münazarat isimli eserini kaleme aldı. Bu eserden ne yazık ki yeterince okunup istifade edilememiştir. Duygu ve düşüncelerime tercüman olduğu için defalarca okuduğum bu eseri özellikle hürriyet ve özgürlük kavramı için mücadele edenlerin okumasını şiddetle tavsiye ederim.
Bediüzzaman’ın bir başka gayreti ise her birisi bir ilim dalında ihtisas yapmış bir heyet tarafından Kuran tefsiri yazılması üzerine idi. Bu maksatla Muhakemat isimli eserini yazmıştı. Belagat açısından bir şaheser olan bu eserin kıymetini okuyucularına bırakıyorum.
Allah niyet ettiği bu Kuran tefsirini 1. Dünya savaşı zamanında kendisine nasip etti. Öyle ki savaş meydanında en ön cephede iken İşaratül İcaz isimli Arapça tefsirini yazmaya muvaffak oldu. Bakara Suresinin ilk ayetlerinin tefsir edildiği bu kitap Arapçaya vakıf ve anadili olarak konuşan birçok tefsir aliminin dikkatini çekmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığının Arapça orjinalini ve Türkçe tercümesini neşretmesi ile Türkiye’nin her yerinde satılmaya başlayan bu eserin kıymetini ifade etmekten acizim.
Bediüzzaman, dünya savaşından sonra Milli Mücadele saflarında İngilizlere karşı mücadelesine devam etmiştir. Darül Hikmetül İslamiye azası olarak neşrettiği fetvalar ile Kuvayı Milliye Teşkilatının sevgi ve hürmetini kazanmış Ankara’ya davet edilerek törenle karşılanmıştır.
Milli Mücadelenin başarısından sonra ülke yönetimine geçen kadroların dine düşmanlık beslediğini görünce Van’a dönmüş ve burada yine ilimle meşgul olmaya başlamıştır.
Şeyh Said isyanı bahane gösterilerek bir çok kişi ile birlikte Batı bölgelerine sürgün edilmiştir. Sürgüne gönderildiği Burdur, Barla (Isparta’nın bir köyü), Kastamonu ve Emirdağ (Afyon) şehirlerinde hiç boş durmamış Kuran ayetlerini tefsir etmeye devam etmiştir.
Bu maksatla çoğu Barla köyünde olmak üzere Sözler, Mektubat, Lemalar ve Şualar isimli eserlerini yazmıştır. Şualar isimli eserinin bir kısmını Kastamonu’da tamamlayabilmiştir.
İşte Kuran’ı anlamak, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (asm) güzel ahlakına sahip olmaya çalışan her Müslümanın okuması gereken bu kitaplar Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarında ve yüzlerce yayınevinin kataloglarında yerini almıştır.
Bu okumaya doyulmayacak güzellikteki eserleri alıp kütüphaneme yerleştirdikten başka gittiğim her yerde istifade etmeye çalışıyorum. Bu güne kadar biri İngilizce 8 kitap yazdım. Yazdığım bütün kitaplarımda en önemli kaynağım Bediüzzaman Said Nursi’nin Kuran tefsirleridir. Herkese tavsiye ederim, vesselam…


