En Büyük Oy Hırsızı CHP’dir

22 Mayıs 2019 Çarşamba

Türkiye’deki seçimler ne yazık ki Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) hile ve dolapları ile geçmiştir. Çünkü bu partinin tüzüğünden de anlaşıldığı üzere halkın isteklerini değil kurucu kişilerin arzu ve ideolojilerini hayata geçirmeye çalıştığı anlaşılmaktadır.

“Halk için halka rağmen” anlayışı CHP’nin bilinen Jakoben anlayışıdır. Halkın keyfini ve isteklerini düşünmeyen, milleti cahil gören bu anlayış sahipleri hala bu partinin yönetimindedir.

Bizzat CHP başkanları tarafından  “ihtimaldir ki bazı kelleler kesilecektir” sözü Meclis kürsüsünden söylenebilmiştir. Öyle ki; bir zaman gelmiş bazı köylü vatandaşlarımızın kılık kıyafetinden dolayı Ankara’ya girmesine müsaade edilmemiştir. Fakat gariptir ki “halkçılık” ilkesi hala CHP’nin altı oku içinde yer almaktadır.

Halka inanmayan ve daima halkın yanlış yapacağını düşünen CHP; seçimlere ve halkın seçtiği kişilere de itibar etmemeyi ilke edinmiştir. Bunu Türk Demokrasi Tarihini incelediğimizde çok rahatlıkla görebiliriz.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1946 yılında çok partili hayata geçtiği bilinir. Fakat bu bilgi eksiktir. Zira Türkiye Cumhuriyeti, kurulduktan yalnızca 1 sene sonra çok partili hayata geçmiştir. Cumhuriyet tarihimizdeki bu ilk ‘gerçek’ muhalefet partisinin adı Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasıdır. Genel başkanı ise Kazım Karabekir’dir.

Bu parti, Doğu’da Ermenileri dize getiren Kazım Karabekir ve arkadaşları; Ali Fuat Cebesoy, Miralay Arif Bey (Bandırma vapurunda yer alan Samsun’a giden 30 kişiden biri olup İzmir suikastında idam edilmiştir) Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele, Adnan Adıvar, Mehmet Rahmi Eyüboğlu, tarafından 17 Kasım 1924 tarihinde kurulmuştur. 

Adında anlaşılacağı üzere çoğu ‘’İttihat ve Terakki’’ üyelerinden oluşmaktaydı. Halk Fırkası yönetimi, bu partinin isminin ‘’Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’’ olacağını öğrenince erken davranarak ‘’Cumhuriyet Halk Fırkası’’  (CHF) adını almıştır.

CHF üyesi olup Cumhuriyet’in ilan edilme şekline karşı çıkan 32 mebusun CHF’den ayrılmasıyla oluşan TCF, serbest piyasa ekonomisini gerekli gören, devrimci değişimden çok ıslahatçı değişimi savunan, milliyetçi politikalardan yana olan ve aynı zamanda merkeziyetçi ve otoriter eğilimlere açıkça karşı çıkan bir politikaya sahipti. 

13 Şubat 1925 tarihinde oluşan “Şeyh Sait İsyanı” sonucunda alakası olmadığı halde TCF ve üyeleri yargılandı. Mahkemenin kararı sonucunda ilk muhalefet partimiz olan TCF’ nın ömrü sadece 6 ay sürmüş oldu. Parti, takvim yaprakları 6 Ocak 1925 tarihini gösterdiğinde kapatılmıştı.

Şeyh Sait isyanı sonucunda yayınlanan Takrir-i Sükün kanunu sayesinde muhalif basın susturulmuş; siyasal muhalefet ortadan kaldırılmıştı. Bu arada teşebbüse dahi geçirilemeyen İzmir Suikastı bahanesiyle TCF’nin parti kurucuları da tutuklanmaya başlamıştı. Düşünebiliyor musunuz, suikast yapılacağı bilgisi ile insanlar tutuklanıp idam edilmişlerdir. Yahu idam etmekten başka bir yol bilmez misiniz. Diğer medeni ülkeler gibi ortada cinayet olmadığı için hapse atsanız ne olurdu?

Her ne ise… Hapis cezası alanlar arasında ilk Başbakanlarımızdan Hamidiye Kahramanı Hüseyin Rauf Orbay, idam edilenler arasında ise Arif Bey, Ziya Hurşit, İsmail Canbulat (İsmail Canbulat, önce 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bu cezaya itiraz edince idam edilmiştir) Halis Turgut gibi dönemin önemli isimleri vardı.

Ayrıca yargılanan isimler arasında ise Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Cafer Tayyar Eğilmez gibi bir dönemin kahraman Paşalarını da görüyoruz. Bu isimler vazife başındaki  subayların silahları ile mahkeme salonunu basıp hep bir ağızdan “Kel Ali, Kel Ali..” diye bağırmaları üzerine; ceza almaktan kurtulmuşlardı.

Böylelikle tıpkı Şeyh Sait isyanı örneğinde olduğu gibi İzmir suikastı da Terakkiperver Cumhuriyet fırkasıyla ilişkilendirilmiş; Mecliste “İkinci Grup” adı verilen siyasi oluşumdan sonra ilk muhalefet partimiz de kapatılmıştı.

1930 yılına kadar Türkiye, “Tek parti yönetimi” şeklinde idare edilmişti. Fakat 1930 yılına doğru ülkede hoşnutsuzluk seviyesi artmış yurt dışından da demokratik ülkelerin baskısı gelmişti. Yöneticiler dahil herkes bunun farkındaydı. Bu doğrultuda M. Kemal, ilginç bir karar alarak, tek parti yönetim devrinin son bulması ve hoşnutsuzluğu başka bir yöne çekmek için “sadık” bir muhalefet partisinin kurulmasına izin verdi. Hatta bunu teşvik için Kardeşi Makbule Hanım’ı parti kurucuları arasına kattı.

Kurulacak bu partinin başında Fethi Okyar’ı getirdiler. Fakat Okyar’ın birtakım şartları vardı. Bunlardan biri M. Kemal’in tarafsız kalmasıydı. O da kendisine tarafsız olacağını söylemişti. İkili arasında anlaşma olunca M. Kemal, Nuri Conker dahil olmak üzere birçok yakın arkadaşının bu partiye üye olmasını emretti.

Yeni partinin adı; Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) idi. CHP’den bu partiye 15 mebus geçmişti. SCF’nın kuruluşu, halk tarafından büyük bir destek görmüştü. (12 Ağustos 1930)

Fethi Okyar, Eylül 1930 başlarında İzmir’i ziyaret ettiğinde coşkulu bir kalabalık onu karşılamıştı. O gün kendisini karşılayanlar arasında bir isim vardı. 1950-1960 yılları arasında başbakanlık yapmış, 27 Mayıs 1960 darbesiyle devrilmiş olan Adnan Menderes’ti.

Okyar’ın İzmir mitingi büyük bir kalabalıkla gerçekleşirken Başbakan İsmet İnönü’nün kışkırtmasıyla, çatışmalar çıkmıştı. Polis, kalabalığa ateş açmış birçok kişi yaralanmış ve bir erkek çocuk hayata veda etmişti. Bu olay, partinin kısa tarihinde bir eşik noktası olmuştu.

CHF üyeleri bir telaşa kapılarak M. Kemal’den partinin lideri olduğunu ve başı olarak kalacağını açık şekilde bildirmesini istemiş ve başarılı olmuşlardı. Ekim 1930 seçimlerinde SCF; 502 Belediyeden neredeyse girdiği her yerde kazanmıştı. 30 Belediyeyi kazanmasına rağmen iktidar korkmuş ve telaşa kapılmıştı.

Seçimlerin hemen ardından mecliste yapılan bir tartışmada Fethi Okyar, iktidarın usulsüzlük yaptığını, seçimlere hile karıştırdığını iddia etmişti. Okyar’ın bu açıklamaları öfkeyle karşılandı. SCF fırkası ve liderleri vatana ihanetle suçlandı. M. Kemal, artık tarafsız kalamayacağını bildirip sözünde duramayınca Okyar, SCF’ yi 16 Kasım 1930’da kapatmıştı. 

SCF’nin akıbeti de TCF’nın akıbetine benzeyerek tek parti yönetiminin devamıyla sonuçlanmıştı. Tek fark; bu sefer “oy hırsızlığı” suçlaması vardı. SCF, kapatıldıktan sadece bir ay sonra İzmir yakınlarında çıkan Menemen isyanıyla ilişkilendirilmiş hiç alakası olmadığı halde bir çok muhalif idam edilmişti. 1930 yılından 1946 yılına kadar çok partili hayata geçiş konusunda herhangi bir girişim yapılmayacak, hatta 1931 yılında devletin yönetim şeklinin “Tek parti yönetim şekli” olacağı yasayla kabul edilmişti.

Çok partili hayata geçiş denemeleri Türkiye’de ancak 1946 yılında başarıyla ulaşacaktı. Bu konuda Eric Zürcher’in “Modernleşen Türkiye’nin Tarihi” kitabı ve Kemal Tahir’in “Kurt Kanunu” kitapları oldukça geniş bilgiler içermektedir.

1946 Çok partili seçimler ise “açık oy gizli tasnif” yüzünden şaibeli geçmiştir. Seçimlerde yolsuzluk yapıldığı hatta fazla ileri gidildiği bizzat İsmet İnönü’nün ağzından ifade edilmiştir.

CHP, oy hırsızlığına çok partili dönemde de devam etmiş bu durum 1977 genel seçimlerinde ayyuka çıkmıştı. CHP % 41,4 oy oranı ile 213 milletvekili kazanmış fakat yine de çoğunluğu sağlayamamıştı. Çünkü halkımız kendisine tepeden bakan ve her türlü özgürlüğün karşısında durmuş CHP’yi seçmiyordu.

1977 Seçimlerindeki büyük hırsızlık ancak 1983 yılında ortaya çıkmıştı. Düşünebiliyor musunuz, 1977’de 21 milyon 206 bin seçmen sayısı aradan 6 yıl geçmesine rağmen 19 milyon 767 bin’e düşmüştü. Demek ki en az 1.5 milyon oy mükerrerdi ve başka partiler aleyhine çalınmıştı. Nüfus artış hızını hesaba katmıyoruz…

CHP bir daha % 41.4’lük bu oy oranına asla ulaşamayacaktı. Fakat bu hırsızlık; CHP’li yöneticilere halkın gönlünü kazanarak değil de hile yaparak iktidara geleceği düşüncesini kazandırmıştır. İşte en sonunda 31 Mart 2019 seçiminde il meclisinde büyük çoğunluğu sağladığı halde Ak Parti Büyükşehir Belediye Başkanlığını, kaybetmişti.

Seçim Kurulu elbette böylesine açık hırsızlık karşısında oturup duramazdı. Yapılan itirazları kabul ederek seçimi iptal etti. Bu vesile ile seçimde yapılan oy hırsızlığı ile ilgili olarak gözden kaçan bir durumu arz etmek istiyorum.

Mevcut durumda seçimler; sandık başkanın, asil üyenin tarafsız olacağı üzerine kurulmuştur. Lakin sandık başkanı FETÖ üyesi veya CHP/ HDP elemanı olursa o takdirde 5 kişilik sandık kurulunda bu üç kişi diğer 2 üyeye rağmen o sandığın seçmeni olmayan kişilere oy kullandırabilmektedirler. Bunun çok fazla bir riski de yoktur. Zira eğer suçüstü yakalanırlarsa hemen “gözden kaçırmışım” veya “dalmışım” gibi bir mazeretle şaibeyi geçiştirmektedirler. Bu durum aslında yaygın bir oy çalma metodudur.

Eğer oy hırsızlığından kurtulmak istiyor ve adaletin yerine gelmesini istiyor isek işte elimizde hazır bir suçüstü vakıası vardır. Yukarıda ifade ettiğimiz yöntemlerden başka nasıl hile yapılıyor ise İçişleri Bakanlığı olayın üstüne giderek suçluları tespit etmekle yükümlüdür.

İşte bunun sonucunda gerçek seçim sonuçları açıklanınca bu sefer CHP, darbe yapmadan ve oy hırsızlığına tevessül etmeden halkın gönlünü kazanmaya çalışacaktır. Çünkü artık darbe yolu halkımızın sokaklara çıkıp tankları durdurması ile sona ermiştir.

Şimdi sırada oy hırsızlığı ile seçim kazanan bu oy hırsızları vardır. Eğer bunu da önleyebilir isek işte o takdirde Türkiye’yi aydınlık yarınlar beklemektedir, vesselam…

 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Yusuf canYusuf can1 ay önce
    Bu milleti buyuk bir cogunlugu chp yi sevmefi srvmiyecek
  • MUŞLUADAMMUŞLUADAM1 ay önce
    Kurucu kişi M.KAMAL CUMHUR REİSLİĞE, 400 Sandalyeli Meclisin yarısı bile olmayan SADECE 154 VEKİLİN EVET OYUYLA SEÇİLMİŞTİR. İlk icraatıda kendisine destek olmayan bu ilk Meclisi feshedip ATAMA YOLUYLA VEKİLLER BELİRLEMİŞTİR…………………………………….. M.kamal ölünceye kadar da ASLA HALKIN DESTEĞİNE MAZHAR OLMAMIŞTIR/OLAMAMIŞTIR.Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımasına kargalar güler, hikayenize ancak aptallar, ahmaklar inanır. ÜLKEDE SERBEST SEÇİM YOK BİR KERE, hikaye anlatmayın………………………………………………… Osmanlı Padişahlarında bile olmayan yetki ve kanun koymalar ile despot, zalim, dikta döneminin tüm zulüm ve ahlaksızlıkları fazlasıyla halk, muhaliflerce yaşanmıştır. Kurucu kişilerin, Savaştan çıkan yokluk ve yoksulluk içindeki halka rağmen FİRAVUNU KISKANDIRACAK BİR MİRASA NASIL ULAŞTIĞI DA MEÇHULDUR, diğer “MEÇHUL” gibi……………………………………………………………………………………………Osmanlının bir valiyle yönettiği, düzenli bir ordusu bile olmayan, ordumuz kadar ancak nüfusu olan Yunanlıları yenmekle övünmekte ancak sahte kahramanlara yakışır. N.SEZAR gibi İslam, Müslüman düşmanları, kimi SOYSUZLAR bu ülkenin gelişmesinde, büyümesinde hep takoz olmuşlardır…………… İNGİLİZ İŞGALİNDE BİLE, AYASOFYA CAMİSİ ibadete açıktı, EZANA DOKUNULMAMIŞTI, Müslüman giyimine dokunulmamış SARIK, ÇARŞAF YASAKLANMAMIŞTI…………………………………….. GAVURUN KÖLELİĞİ, BAĞLILIĞINI SEMBOLİZE EDEN FRENK ŞAPKASI KANUNLA ZORUNLU YAPILMAMIŞTI…………..Kamalist  bunları anlatmak çok zordur, neyseki nesilleri azaldı, kurucu liderleri gibi kendilerine halk itibar etmiyor. ANCAK HIRSIZLIKLA, İKİYÜZLÜLÜKLE, MÜNAFIKLIKLA BİRİLERİNİ kendileri gibi AHMAK, APTAL, FERASETSİZ MÜSLÜMANLARI KANDIRIYORLAR
  • MUŞLUADAMMUŞLUADAM1 ay önce
    YORUMLARIM NEREDE?Sayfanıza KRİPTO FETÖ CÜLER, ahlaksız Kamalistler dadanmış hala yorumumu eklemiyorsunuz. Silenin parmakları kırılsın diyeceğim, ona göre
  • MUŞLUADAMMUŞLUADAM1 ay önce
    Kamalist sahtekarlara cevabımı neden yayınlamıyorsunuz.İngiliz işgalinde AYASOFYA CAMİSİNİN İBADETE AÇIK, İşgalci Gavurun ezana hiçbir şekilde dokunmadığını, Müslüman halka zorla FRENK ŞAPKASI GİYDİRMEDİĞİNİ, hatta Müslümanın sarığına, çarşafına dokunmadığını söylemek suç mu? YORUMUMU NEREYE KOYDUYSANIZ, GERİ GETİRİN. Dinazorlar kadar hakkımız olsun.
  • Risaleci hokkabazlarRisaleci hokkabazlar1 ay önce
    Allah ıslah etsin diyemicem çünkü adam müslüman değil , Fettullahçı.Yani evangelist siyonistlerinden.
  • dumanlıdumanlı1 ay önce
    çok değil şurada bir ay var. kimin oy çaldığı,kimin imamoğlunun mazbatasını çaldığı belli olacak. sayın yorumcular bu günden birbirinizi hırpalamayın. bu ülke hepimizin.birimiz olmazsak düşman karşısında bir eksik kalırız. askerlik yapanlar hiç askerde bitişik ranzadaki arkadaşınızın partisini,düşüncesini sorguladınızmı.
  • YENYEN1 ay önce
    1-abd+ingiltere+franses koalisyonu, suriyeyi ırakı afganı bombaladı.2- chp + fetö + süleman cıkoalisyonu SeçSis te TIRNAKÇILIK yaptı. 3- fetö + pkk koalisyonu, Millete kuru soğanı 10TL ye yedirdi.
  • tttbtttb1 ay önce
    chp tek yapamaz.chp fetö süleymancı koalisyonu,TIRNAKÇILIK yaptı.
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    Serkan adlı yorumcu, Kamalist ideoloji ile beyninin uyuşturulduğu yorumundan belli zaten, oku, araştır cahilliğini gider, ondan sonra gel buraya yorum yap!...
  • BozkurtBozkurt1 ay önce
    O isi en iyi sizin cenah yapar.mesela menderes kendisine oy vermedi diye kirikkalayi adiyamani ilce yapmistir.ysk nin ist.kararindaki olulere oy kullandirma tam zeka engellilere oy kullandirma dan dolayi iptal edildigini acikladi ali ihsan yavuz en basindan beri soyluyordu demek ki kendileri yapmislar
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    Türk rumuzlu zır cahil! önce kendi gerçek tarihini araştır, sana okulda dayatılan sahte kahramanların oldugu tarihi değil, rumuzun türk ama esas senin ne b..k olduğun belli değil, siz Kamalistlerin kafası hakaretten başka bir şeye basmaz zaten
  • SerkanSerkan1 ay önce
    Rifat belliki arapsin turklere dil uzatma bizim tahrimizi ogrenmek istiyorsan oku
  • türktürk1 ay önce
    Rıfat soytarısı cahilliğin paçalarında akıyor haberin yok sen şimi safkan müslümansın türksün öylemi millete yahudi yaftası yakıştırıyorsunya senin ne bok olduğun belli bile değil
  • Organize Hırsızlık Örgütü (FETÖ)Organize Hırsızlık Örgütü (FETÖ)1 ay önce
    FETÖ’nün oy hırsızlığını organize ettiği 31 Mart seçimleri yenileniyor. TKP, DSP, DP adayından sonra şimdi de BTP adayı çekildi. Hepsi CHPyi destekleyecek. Amaç 23 Haziran günü çalınan oylar sahibine rücu edince kesin kaybedeceği seçimi kazanmak. Penisilvanya “Ahiretinizi kaybetmek pahasına bile olsa bu seçimi kazandırınız” talimatını çekmiş. Ardından eklemiş: “Ahiretiniz zaten garanti” “Endişeye mahal yok.”Bre! Sadık ahmaklar. Aşere i Mübeşşere kim siz kim? Cenab-ı Resul kim? İnsi Şeytan kim?
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    Okullarda hala bu sahte kahramanların tarihi okutularak genç nesiller zehirlenmaktedir, bu rezilliğe ne zaman son verilecektir, ecdadını bilmeyen hatta küfreden , bir  gençler yetişmektedir, iktidarın bu konuya acilen el atması elzemdir!
  • 1 ay önce
  • ADANA+GONYAADANA+GONYA1 ay önce
    AH ŞU İSLAMCILAR.... YOKLUKTA KAZANDIKLARI NE VARSA VARLIKTA GÖZLERİNİ KIRPMADAN MAKAM -PARA -NİSA UĞRUNA HARCADILAR... ONURLU OLUN ONURLU ... RIZKI VEREN HÜDADIR... AÇ KALMAZSINIZ...
  • Rıfat Rıfat 1 ay önce
    CHP sadece oy hırsızı değil kuruluşundan beri ülkenin başına bela olmuş bir partidir, M. Kemal 'in arkasına sığınarak her türlü melaneti yapmışlar ve hala yapıyorlar, ülkenin önünün açılmasına engel tek partidir, çünkü darbelerden beslenirler, halka tepeden bakarlar, bunların Atatürkçülük maskesi altında yemeyecekleri halt yoktur!...
  • AHMEDAHMED1 ay önce
    Kaleminize sağlık Vehbi Bey. Bir çok parti kuruldu,iktidar oldu veya muhalefette kaldı .Bir süre sonra yok olup gittiler. Fakat bu CHP tarihte hiç bir zaman tek başına iktidar olamadığı halde yok olmuyor.Kimler bu patiyi devam ettiriyor, kimler destekliyor? Arkasında gizli bir el mi var? Şu an için gizli elin FETÖ olduğu anlaşılıyor. Pardon gizli el değil. Her şey göz önünde. Diğer taraftan Türk halkı Atatürkçü olmak zorunda. Atatürkün arkasına saklanan CHP ye de oy vermek zorunda.(hissediyor bazıları) 15 yıl önce bir işçi ile tartışırken:" Ben CHP li değilim" demiştim."Nasıl olur, üniversiteli biri nasıl CHP li olmaz" diye şok geçirmişti.Aklı , almamıştı .Çünkü üniversitemezunu biriAtatürçü ve CHP li olmalaydı Türkiyede.Mecburdu,Bu hep böyleydi.
  • Ahmet ÖzAhmet Öz1 ay önce
    Vehbi Bey;''kurucu kişilerin arzu ve ideolojileri..''kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkı tanımıştır.Yanılmıyorsam ta 1930'lu yıllarda.O kurucu kişiler ülkemizi sanayi ile fabrikalarla,kooperatiflerle,üretimle,çalışma ile,bilim ve fenle tanıştırmıştır.O kurucu kişilerin ülkemize kazandırdıkları tüm tesisleri,güzellikleri siyasi iktidarımız özelleştire özelleştire bitirmiştir.O kurucu kişiler vatan savunmasında etkin rol oynamasaydı,yunan kazanacaktı belki de.Birinin temennisi gerçekleşecekti.Yunan egemenliğinde Şeriat'ı yaşamak nasıl bir halet-i ruhiyedir?Bir zamanlar kolkola idi siyaset elitleri.O bahsettiğiniz eski dostlara,yeni düşmanlara,o zamanlar,ne istedilerse verildi.Siyaseti omurgalı yapmalı.17 yıldır iktidarda CHP mi vardı?CHP'ye,kurucu kişilerin arzu ve ideolojilerine ta'n ederken,siyasi iktidarın tezatlı siyasetlerine,tezatlı siyasi söylemlerine karşı üç maymunu oynamak ironik kalmıyor mu?
  • Küçük bir ilçe belediye seçiminin1 oy farkla kazanılmasıKüçük bir ilçe belediye seçiminin1 oy farkla kazanılması1 ay önce
    8 866 614 oy kullanılan IBB seçimlerinin 21462 oy farkıyla kazanılmış olması 403 seçmenin oy kullandığı bir belediye seçiminin1 oy farkla kazanılmasına eşdeğerdir. 1711180-1496560 (İmamoğlu-Binali Y. )=21462 2. Basamak 8866614:21462=403 (Kullanılan oy/2 aday arasındaki oy farkı)Bu durumda dünyanın her yerinde oylar tekrar sayılır. Hatta 2 kez sayılır. Yine itiraz olursa seçim yenilenir.CHP 2014 de kaybettiği Yalova seçimi yenilendi vekazandı. Yalova BB seçimindekullanılan oy sayısı 194678 ve 2 aday arasındaki fark 228 idi. Yalova seçimini İstanbul seçimine uyarlarsanız 10397 farkla kazanılan bir seçimin yenilenmesi anlamına gelir. Üstelik İBB seçiminde sadece 319540 geçersiz oyun tekrar sayılması ile adaylardan birinin aleyhine hile yapıldığı kanıtlanmıştır. Kanıt: Geçersiz oylarda hata oranı %80 Binali Y. aleyhine olması. Ey FETÖ cüler bu yoruma saldırmayın. Çünkü “Onların gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler...” hitabı tam sizden bahsediyor. Siz bu milletin içinden çıkmış, önce vicdani ve kalbi mutasyona uğratılmış ve ardından halüsinasyona kapılarak insi birşeytanı ahir zamanda gelmiş Muhterem Kişi vehmetmiş zavallılarsınız. Hidayet Allah CC ‘tandır. İmza:Asım’ın Nesli

Günün Özeti