--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Deniz Harp Okulu Camisini Neden Yıktılar

Vehbi Kara
Vehbi Kara
11

Vakti zamanında Bahriye Mektebi Camii, Müslümanların Heybeliada’da toplanıp bir araya gelebildiği en önemli mekândı. Bu cami, Osmanlı’dan kalma olup sanatsal açıdan da değerli bir eser idi. Üzerinde özgün bir hat ile yazılmış beyitler bulunuyordu.

Fakat ne yazık ki bir zamanlar ülkeye hükmetmiş olan yönetici ve komutanlar, Reisicumhura şirin görünmek için bu güzelim camiyi yıktılar. Hem ada, hem de Bahriye Mektebi camisiz kaldı.

Hâlbuki adada bulunan Hıristiyanların kendi mezheplerine göre kiliseleri ve Yahudilerin havrası vardı. Bir yıldan fazla ada halkı camisiz kaldı. Nihayet bir hayırsever adaya cami yapmak fırsatını buldu.

Şimdilerde Heybeliada vapur iskelesinin yanında başka bir camii daha vardır. Lakin tarihi eser niteliğindeki bu mekan yıllardır büyük emek verilmesine rağmen hala açılamamıştır.

Milli Savunma Bakanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı işbirliği içerisinde bu caminin açılmasına engel olmak için ellerinden gelen her türlü engeli çıkarmaktadırlar. Camin her şeyi planı, projesi hazır olduğu ve çeşitli kurullardan geçirilerek onay alındığı halde maalesef hala bir temeli atılamamıştır. Bu feci durum kimseyi rahatsız etmemektedir.

Askeri garnizonlarda “en azından NATO standartlarına uygun bir şekilde cami yapılmalı” diye yazıp söyleriz. Lakin ibadetler, din ve vicdan özgürlüğü kapsamında kimsenin dönüp bakmadığı kanun ve yönetmeliklere uyulması için ne yapmalı hala bilemiyorum. Yazarak insanları bu hayırlı işte teşvik etmek maalesef pek de mümkün olmadı. Fakat daha sert bir tepki vermek gerektiği rahatlıkla anlaşılmaktadır.

Evet, askeri okullara cami yapılması devletin önemli görevleri arasında yer almaktadır. Çünkü ölüm korkusunu yenecek en önemli güç dinde mevcuttur. Allahtan korkup namaz kılan bir insan günde beş vakitte dünyanın fani olduğunu idrak eder ve savaş olduğu zaman cepheyi terk edip kaçmaz. Ölürsem şehidim kalırsam gaziyim vatanın korunmasını canından aziz bilip seve seve ölüme koşabilir.

İşte yıllardan beri mücadelesini verdiğimiz bu camilerin ihyası bu nedenle çok önemlidir. Burada içinde namaz kılan olup olmaması dahi çok önemli değildir. Mühim olan cami sembolünün o garnizonda bulunması ve burada görevli askerlerin İslam’ın bir askeri olduğunu dosta düşmana göstermektir.

Camiyi yaptıktan sonra sorumluluk devletten çıkıp şahsın kendi boynuna biner. Askeri öğrenci, ister namazını kılar ister kılmaz, onun hesabı Allah’a karşıdır. Fakat namaz kılıyor diye bir öğrenciyi fişlemek, kandil gecelerinde taciz etmek, Cuma namazını kılmasına mani olmak ve terfiini engellemek büyük bir suçtur.

Ne dinde ne de laik yönetimlerde buna yer yoktur. Bilakis Batı ülkelerinde dinine bağlı askerler; terfide daima öncelikli olarak sıralamaya alınır, alkol ve uyuşturucu kullananlar ise en geriye bırakılırlar. Fakat bunu bizim laik yobazlara anlatmak biraz güç bir iştir.

Hatta denizci askerlere de yeterince izah edemezsiniz. Zira rakı içmekten beyinleri sulandığı için körü körüne her şeyini taklit ettikleri Batı dünyasının bu davranışını anlamakta güçlük çekmektedirler. İşlerine gelmeyince kör, sağır ve dilsiz olurlar. Yahu savaş vakti gelince iman gücünden daha tesirli ne vardır ki; askeri düşman üzerine gönderebilsin. Bunu dahi anlamaktan acizdirler…

15 Temmuz 2016 tarihi bu konuda da bir milat olmalıydı. Halka rağmen halka zorla dayatılan seküler yaşam biçimine artık bir son verilmesi şarttır. İnancının gereğini yapmak isteyen her vatandaş gibi askeri şahıslar da namazını kılabilmeli, Cuma namazlarına iştirak edebilmelidir. Nihayet Deniz Harp okulunda isteyen öğrencilerin Cuma namazlarını kılabildikleri yerlerin bulunduğunu öğrenme fırsatım olmuştur.

Peki ne oldu da böylesine güzel bir camiyi yıktık. İşte tarihi olayları hatırlatarak bu duruma nasıl geldik; bunu anlamaya çalışalım. Umulur ki komutanlar Deniz Harp Okulu Camisi gibi önemli mekanların açılması için gayret gösterirler.

Öncelikle askeri okul öğrencisi oluğum Bahriye mektebindeki caminin nasıl yıkıldığını anlatacak olursam bu konunun ne derece önemli olduğu bir parça anlaşılacaktır. Nasıl oldu da bu tarihi eser özelliği olan adanın tek camisi yıkıldı? Daha da ilginç olan ise şudur. Tuzlada yeniden inşa edilen Bahriye Mektebi, Annapolis’teki ABD Naval Akademinin benzeri olduğu halde, niçin o görkemli ibadet yerine benzer bir cami yapılmadı?

İşte bu soruların cevapları biraz can yakıcıdır. Lakin söylemekten de geri durmamak gerekir;

Çünkü Deniz Harp Okulunun camisinin yıkılmasına tek parti yöneticileri sebep olmuştur. İşin garip tarafı ise hala kimse cami yapmaya cesaret edememektedir. İşin çok basit cevabı budur…

Peki, bunu nereden biliyoruz. Bir hatıradan nakledeyim: Cem Özmeral isimli bir zatın babası, Deniz Lisesi’nde ikinci sınıfta okurken 1934 yılında Cumhurbaşkanı Heybeliada’yı ziyarete gelir. Deniz Lisesi’nde kısa bir müddet kalır, ama giderken okul komutanı ve etrafındaki erkâna bir arzusunu iletir.

Arzusu ve isteği şudur: “Laik Cumhuriyette kışlanın ve okulun içinde bir caminin bulunması doğru değildir. Cami en kısa zamanda okulun dışına çıkarılmalıdır. Belki lise binaları, komutanlık binası ve tek minareli cami 1834 den beri burada görevlerini beraberce sürdürmektedir ama onuncu yılını yeni tamamlamış laik Türkiye Cumhuriyeti’nde, Cami ve Devletin yeri ayrıdır”.

Bu arzu, emir telakki edilir ve birkaç gün içinde cami yıkılır. Lakin garnizon sınırları dışında yeni bir yere cami inşa edilmemiştir. Resmen adada uzun bir müddet cami olmamıştır. Kilise, havra var cami yok. Bir Müslüman ülkede böylesine acı bir durum yaşanmış…

Şimdi bir de bu hatıraların doğruluğuna göz atalım: Gerçektende Cumhurbaşkanının bütün deniz seyahatlerini kronolojik bir sırayla içeren bir sitede onun ilk Heybeliada seyahati ile şu bilgiye rastlamak mümkündür. “11 Eylül 1934: öğleden sonra Ertuğrul yatı ile Tuzla’dan Dolmabahçe Sarayı’na gelişi, Akşam üzeri motorla Heybeliada’ya geçerek İsmet Paşa’nın köşküne gidişi, Akşam Dolmabahçe Sarayı’na dönüşü”.

Evet, tarih tutmaktadır. Anlaşılan İsmet Paşa’nın yazlık evine ziyarete gelmiş, buradan da Deniz Lisesi’ni ziyaret etmişti. Bu ziyaret önceden planlanmamış olmalıydı çünkü bu ziyaretle ilgili resimlere başka yerlerde rastlanmamıştır. Fakat solgun resimler bu durumu ispatlamaya kâfidir. Çünkü albümlerde iki resim arasında tek fark ikinci resimde caminin minaresinin olmayışı idi. Bu da hatırada anlatılanlara uyuyordu. Cami yıkıldıktan sonra minaresi kaldırılan bina, kütüphane olarak kullanıma açılmıştı. Şimdi ise tamamen yıkılmış olup bahçe sınırları içindedir.

Beyaz ahşap evlerin arasındaki cami ise 1935 yılında yapılmıştı. Adanın tepelerinde bir yerde kiremit renkli minareli küçük bir cami adada yaşayan Müslümanlara hizmet ediyordu. Kazasker Abdulkadir Efendinin eşi yaptırmıştır. Allah razı olsun…

Şimdi de aynı şeyi şimdiki Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dan bekliyoruz. Ayrıca Tuzla’da ABD’deki emsaline benzer şekilde inşa edilen Bahriye Mektebine de bir cami yapılmalıdır. Çünkü bunu ancak Erdoğan gibi karizmatik liderliği olan bir zat yapabilir. Yoksa yine çok fazla bir şey mi istedim?

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Erol

27 Mayıs 2020 22:47

Cem özmeral ve babası Kimlerdenmiş. Nerden gelmişler Bülbülderesi de mi Yatarlar merak ettim Araştırırmışsınız.

Güzel bir istek

27 Mayıs 2020 21:07

Ama o camiye ihtiyacı olanların imzalı dilekçe ile talepte bulunmaları daha uygundur

habil

27 Mayıs 2020 18:27

REİS in haberi olsa hemen yapılması için talimat verir. İnşaallah sizin sayenizde duyar da gereğini yapar...

ödelek generaller

27 Mayıs 2020 12:44

o dönem kendilerine hakaret eden albay aydemir' e sadece tek kurşun sıkan bir general niye çıkmadı da, bu işi hükümete bıraktılar? adamı törenle anlı şanlı asmanın ne alemi vardı yaa, bas mermiyi çenesine gitsin bir olay yeri vukuatıyla.

Mete

27 Mayıs 2020 11:09

İslama sahip çıkmazsak millet olarak bunlar bize müstehak. Yahudi sabetayist saltanat düzenine teslim olmuş bir milletiz. Yahudi sabetayist düzene karşı tekrar kurtuluş savaşı vermeliyiz gerekirse. 20 yıldır iktidarda olup islam için din için kılını kıpırdatmayan, din bilgisi kuvvetli Anadolu Türk çocuklarını 20 yıldır askeriyeye yerleştirmeyen Tayyip bey Allaha hesap veremez. Chp iktidarda olsa 1 günde bütün Allah sız kitapsızkarı gayri müslimleri orduya yerleştirirdi. Maalesef Sünni müslümanlar Türkler ve kürtler çok pasifler çok ahmaklar.

Rıfat

27 Mayıs 2020 11:07

Bu cami m.kamal 'ın emriyle yıkılmıştır, çünkü kendisi dinsizdir, islama düşmandır, subayların da bu şekilde yetişmesini istemektedir..

Milat

27 Mayıs 2020 09:09

15 Temmuz miladiniz olacaktı ama badem oldunuz:))))Türk Milleti ve TÜRK Ordusunun şanlı TÜRK komutanları senin sıçanları ezdi. Miladın olmadi. Şimdi boşa doluya dan dun sallıyorsun ama için yanıyor:))))Miladiniz tirt oldu değil mi Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı nur müridi abi !!!:))))))))) Camiyi yıktılar, abdest alamadık filan...Böyle iyi devam et :)))))))

CEMİL İPEKÇİ

27 Mayıs 2020 07:17

ACABA AYASOFYA'DA OLDUĞU GİBİ YIKTIRILAN HEYBELİADA CAMİİSİNİN YENİDEN İNŞASI İÇİN YAPMAYIN DİYE TEHDİTLER Mİ VAR? AYASOFYA İÇİN İÇİN BİRAZ SABIR DEDİ FAHRİ BEY. SABREDERİZ DE BAHRİYE CAMİİSİ NE İŞ! AYASOFYA İÇİN DIŞ TEHDİT VAR, MALUM. BAHRİYE CAMİİSİ İÇİN İÇ TEHDİT Mİ VAR? 22 MART KUZU BAYRAMINDA DÖLLENEN BABASI BELLİ OLMAYAN SABATAYİST PİÇLER Mİ TEHDİT EDİYOR YOKSA? HER TAŞIN ALTINDA SABATAYİST PİÇLER ÇIKIYOR DA ONDAN!

ülke tankın altında inledi

27 Mayıs 2020 06:44

1960 ile 27 Nisan arası 47 yıl boyunca rus işgali yaşamadık, ama türkçe konuşan rus komunist askerleri ülkeyi esir aldılar, hâlâ başımız belâda. Cami de yıkarlar, kilise de yaparlar.

cami de yıkar kalb de,

27 Mayıs 2020 06:40

Dönemin başbakanı Erbakan' ı lavaboda başkasının yardımıyla abdest alırken gören Karadayı o an aynı ortamdaki pisuvara işemeye başlıyor(bugün geberdi) Öküz de cami sokağından .. geçiyor, ama oranın cami olduğunu bilmiyor; Karadayı ise biliyor; o nedenle o hayvandan da edall.

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle