Cuma Hutbesi Niçin Arapça Okunmalıdır?

23 Ağustos 2019 Cuma

“Hastalığın teşhisi tedavinin yarısıdır” demiş atalarımız. Öncelikle kimsenin doğru dürüst bilmediği bir hastalığımızı teşhis edelim:

Milletimizin en büyük hastalığı namazsızlıktır. Bütün temel sorunların kaynağında bu husus yatmaktadır. İnsanlarımız; abdestsiz taharetsiz gezmektedir. Çünkü kimse hocalarımızı, diyanet görevlilerini, imam ve vaizleri dinlememektedir. Özellikle de Cuma hutbelerinde imam hatipleri ciddiyetle dinlemek yerine çoğu insan uykuya dalmaktadır.

Hastalığın teşhisinin doğru olup olmadığını, isteyen her insan test edebilir. Bulunduğu yerde sokaktan geçen 10 kişiye şu suali sorsun: “Hanımefendi- beyefendi; günde 5 vakit farz olan namazınızı kılıyor musunuz?”

Cevap olarak sadece 1 kişinin (yazı ile de yazayım sadece bir kişinin) “evet namazımı kılıyorum” dediğini, duyacaktır. Bu konuda çeşitli yerlerde ve mekanlarda anket yapan araştırmacılar; namaz kılma oranının %5 ile % 22 arasında olduğunu tespit etmişlerdir. 

Hâlbuki Kuran-ı Kerim’de 88 ayet direkt olarak namazın öneminden bahsetmektedir. “Salat” yani namazdan bahseden daha başka ayetler dahi vardır. Ahirzaman Peygamberi Şanlı Nebi Hazreti Muhammed Aleyhissalatü Vesselam ise “Namaz dinin direğidir” buyurarak daha bir çok hadis-i şerifte bu hususu dile getirmiştir.

İnsanın tüylerini diken diken eden şu hadiste ise Hz. Âişe radıyallahu anha'dan rivayet edildiğine göre Peygamber (asm) şöyle buyurdu: "Sabah namazının iki rek`at sünneti, dünya ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır (Müslim, Müsâfirîn 96)

Umarım bu teşhise okuyucularım katılıyordur. Yok, “sen ve araştırmacılar, yanılıyorsunuz” diyen var ise yazmış olduğum testi yapabilirler. Şimdi gelelim işin diğer yarısı olan tedaviye…

İlk başta akla gelen hususlardan bir tanesi anne ve babaların çocuklarına güzel örnek olması gelmektedir. İkinci hususta ise bu abdestsiz, taharetsiz toplumun; namazın önemini anlayıp kavrayabilmesi için “hatiplerin sözlerine değer vermesi” gelmektedir.

Bu iş; sözlerinin yarıdan çoğunun uydurukça konuştuğu hatiplerle olmaz. Özellikle Hıristiyanlara ve Yahudilere benzeyen; haftada bir kez camiye Cuma namazına giden insanlara anlatarak hiç olmaz.

Uydurukça ile Türkçe öylesine yozlaştırılmış ki; bir çok insan öz dedesinin sözlerini dahi anlamamaktadır. İşte böylesine acıklı bir hale getirilmişiz. O halde bu feci durumdan kurtulmanın çarelerinden önemli bir tanesini dile getirmek gerekiyor. “Cuma namazının farzlarından birisi olan Cuma hutbesini Arapça okumak

Yahu, Arapçadan habersiz imamlarla bu iş olur mu?

Elbette olur. Hiçbir Arapça kelime bilmeyen birisi dahi Ayet ve hadislerden en az bir tanesini okusa, hutbenin farzı gerçekleştirilmiş olur. Sözün güzelliği kısalığındadır. Cuma hutbesini dinleyen her mümin; okunan bu ayet ve hadisin manasını anlamaya çalışıp düşünmeye çalışacaktır. İşte dinimizde imandan sonra en önemli hakikat olan namazın önemi bu sayede anlaşılacaktır.

Sakın; “ben namaz kılmıyorum ama kalbim temizdir” diyen ahmakların sözünü dinlemeyiniz. Bu sözü söyleyen birisi eşeğin anırmasından daha çirkin bir ses çıkarmaktadır. Zira ayet ve hadisler ile önemi zikredilen bir hususu anlayamayan birisi; mümin olamayacağı gibi insan da olamaz hayvan da olamaz…

İşte İslam’ın beş şartından biri olan namazın ihmal edilmesinin sadece bir nedenini anlatmaya çalıştık. Şimdi konuyu biraz daha açarak niçin Cuma hutbelerinin Arapça okunması gerektiğini biraz daha anlamaya çalışalım.

Cuma hutbesinin makamı, ihtar ve ikaz yeri olmasındandır. Yoksa nazari ve siyasi veya dinin detay konularının talim edildiği bir makam değildir. Öncelikle bunu bilmek gerekiyor.

Zaten ihtar ve ikazda da tafsil ve izaha ihtiyaç hasıl olmaz, kısa ve öz bir şekilde okumak esastır. En etkili ve hülasa ifade ise; ayet ve hadislerin yorumsuz bir şekilde orijinal şekli ile zikredilmesidir.

Bu sebeple Cuma hutbelerinde ayet ve hadislerin zikredilmesi kâfidir. Bunun dışında yapılan şeyler makbul değildir, bidattir. Lakin bidatın olması, Cuma namazının sıhhatine zarar vermez, sadece sevabını azaltır. Gafil olunmaya… Bu bidatleri bahane ederek Cuma terk edilemez. Hadiste “Birtakım insanlar ya Cuma namazını terk etmeyi bırakırlar yahut da Allah onların kalplerini mühürler, artık gafillerden olurlar.” (Müslim, Cuma, 40); “Her kim önemsemediği için üç Cumayı terk ederse, Allah onun kalbini mühürler.” (Ebû Davûd, Salât, 212).

Cuma hutbesinin Arapça okunmasının hikmetlerini madde madde olarak sıralarsak ilk fırsatta şu hususları sayabiliriz:

  1. Cuma hutbesi İslam aleminin bir şiarı bir sembolüdür. Ümmetin ortak bir parolası hükmündedir. Tıpkı ezan ve kamet gibi, ümmetin ve dinin dili de Arapça olunca, Arapça okunması ümmet arasında birlik için elzemdir.
  2. Cuma hutbesi dinin zaruri ve muhkem olan meselelerinin ihtar ve ikaz edildiği bir makamdır. Yoksa nazari ve teferruatın talim ve ders verildiği bir makam değildir. Bu yüzden, Allah kelamı ile yapılan ihtar ve ikaz, Türkçe veya başka bir dilde yapılan vaazdan daha etkili ve müessirdir.
  3. Dinin teferruat ve nazariyatını insanlar on beş yirmi dakikalık Cuma hutbesinden öğrenemez. Onların talimi ve öğrenilmesi başka vasıtalara verilmiştir. Medrese ve okullar gibi.
  4. Allah’ın bir kelimesindeki haşmet ve müessiriyet, insanların bir kitabına bedeldir. Bu yüzden, zikir ve ihtar makamı olan hutbede; Allah ve Resulünün kelamını okumak daha manidardır.
  5. Müslümanların, hutbede okunan ayet ve hadislerin mealini öğrenmesi zor değildir. Kısacık dünya hayatı için yüzlerce, binlerce kelime ezberleyen, öğrenen adam, ebedi hayatının lazımı olan ayet ve hadislerin mealini öğrenmemesi mazeret değildir. Bizim tembelliğimiz ve keyfimiz için ibadetin şekli değiştirilemez, manası bozulamaz. Kaldı ki, hutbe de, namaz gibi bir ibadettir, yoksa vaaz ve talim makamı değildir.
  6. Arap dilinin farkı; çok zengin ve cami bir dil olmasıdır. Aynı zamanda beliğ ve fasih bir dildir. Dünya dilleri içinde hiçbir dil, zenginlik ve beyan keskinliğinde Arapça’ya yetişemiyor. Bunu dil bilimcileri kati delilleri ile ispat ediyorlar. Mesela, Türkçe’de yüz bin kelime varsa, Arapça’da milyonu geçiyor. Gramer açısından da Arapça çok zengin bir dildir. En önemli unsur da Kur'an’ın orijinal dili olması, Allah’ın iradesi ile seçilmiş olmasıdır.

Bu konuda İslam alimlerinin beyanları da vardır. Mesela Bediüzzaman şu şekilde izah etmiştir:

“Kur'ân âyine ister, vekil istemez. Ümmetteki cumhuru, hem avâmın umumu, burhandan ziyade mehazdaki kudsiyet şevk-i itaat verir, sevk eder imtisale. 
Şeriat, yüzde doksanı müsellemât-ı şer'î, zaruriyât-ı dinî birer elmas sütundur.
İçtihadî, hilâfî, fer'î olan mesâil, yüzde ancak on olur. Doksan elmas sütunu, on altının sahibi
Kesesine koyamaz, ona tâbi kılamaz. Elmasların madeni, Kur'ân ve hem hadistir. Onun malı; oradan her zaman istemeli.
Kitaplar, içtihadlar Kur'ân'ın âyinesi, yahut dürbün olmalı. Gölge, vekil istemez o Şems-i Mu'cizbeyan (Sözler , Lemaat)”

"Meselâ, bazı gafiller, hutbenin Türkçe okunmasını istihsan ediyorlar ki, halkın bilhassa siyasî ahvalden haberleri olsun. Halbuki bu gibi ahval-i siyasiye yalandan, hileden, şeytanî fikirlerden hâli değildir. Hutbe makamı ise, ahkâm-ı İlâhiyenin tebliği için ittihaz edilmiş bir makamdır."

"Sual: Avâm-ı nâs Arabîden haberdar değildir; fehmedemez. Cevap: Avâm-ı nâs, zaruriyat ve müsellemat-ı diniyeye muhtaçtır. Ve hutbe makamı da bu gibi hükümlerin tebliği içindir. Bu hükümler kisve-i Arabiye içinde tafsilen değilse de icmâlen avâm-ı nâsa malûm ve mâruftur. Maahaza, lisan-ı Arapta bulunan şehâmet, yükseklik, meziyet, satvet diğer lisanlarda yoktur."( Mesnevî-i Nuriye, Hubâb)

"Tâlim-i nazariyattan ziyade, tezkir-i müsellemâta ihtiyaç var. Zaruriyât-ı dinî, müsellemât-ı şer'î, kulûblerde hâsıldır, ihtar ile huzuru, tezkir ile şuuru.
Matlup da hâsıl olur. İbare-i Arabî daha ulvî ediyor tezkiri, hem ihtarı.
Onun için Cumada hutbe-i Arabiye, zaruriyâtı ihtar, müsellemâtı tezkir, maalkifâye olur onun tarz-ı tezkiri.
Nazariyâtı tâlim onda maksud değildir. Hem İslâmın vicdanî simasında şu Arabî ibare bir nakş-ı vahdettir; kabul etmez teksiri.(Sözler, Lemaat.)

İşte hutbenin Arapça olmasının hikmetlerinden sadece birkaç tanesini dile getirmeye çalıştık. Salat, savm, tevhid, nübüvvet gibi temel İslami kavramları bilmeyen insanların Müslüman olduklarını beyan etmesi, kendisini kandırmaktan başka bir şey değildir.

Gayrimüslimler gibi yaşayıp ölen birisinin imanla dirilmesi mümkün değildir. Unutmayalım ki hadiste “Nasıl yaşarsanız öyle ölür ve nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz” (Aliyyülkârî, Mirkâtü'l-mefâtîh 1/332, 7/375, 8/431) denmektedir. Ruz-i mahşerde Allah’ın huzuruna vardığımızda Rabbim cümlemize rahmet eylesin, vesselam…

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • DeryaDerya19 gün önce
    Kesinlikle arapca okunmalıdır, bu maalesef Atatürkün en büyük hatalarından biridir, sünnet namazdan önce sünnet namazdan sonra hocalar öyle konulara giriyorlar bilmedikleri konularda iyi niyetle de olsa öyle yorumlar yapılıyor ve 2 rekat cuma namazı o kadar uzadıkça uzuyor ki hakkaten büyük hata olmuş diyebiliriz, bir seferinde hoda 10 dk neden yerli uçak fabrikası yok u tartıştı,ekonomi muhendislik alanlarının uzmanlık konusu bir anda cuma hutbesine girdi,hakkaten arapçaya dönmek lazım,,,konularda kuran ve hadis olmalı güncel politik konular gerçekten hiç iyi gitmiyor, boşuna gerilim
  • sema emine aydınellisema emine aydınelli20 gün önce
    Sayın yazar, kimin Müslüman olduğuna biz karar veremeyiz.Tüm ibadetler ve tabii ki namaz Allah ile kul arasındadır.Bizim ,hiç kimseye ,"Namaz kıl" demek hakkımız yoktur, öğüt verebiliriz, o kadar.Ülkemizde ,bu güzel ve farz olan ibadetöyle bir hale getirildi kisırfCuma ya gittiği görülsün diyeinsanlar abdestsiz namaza gider oldular. Dindar görünmek endişesi dinin önüne geçti.Bir çift söz de ülkeyibu hale getirenlere söyleseniz. Ahlaken öyle bozulduk ki, Cuma hutbelerinin hangi dilde okunacağıhiç de önemli değil.
  • Ne acaip Ne acaip 23 gün önce
    Hz İsa’ya ARamice Tevrat Zebur İbranice indirilmiş yani başka dillerdede vahiy gelmiş, dili kutsallaştırmak garip değilmi birde bu azminizi lütfen hak yiyip ihale kovalayıp hacca gidip namaz kılanlarında ne kadar müslüman olduğunu açıklamaktada kullanın
  • MisafirMisafir23 gün önce
    Sayın yazar Kuran'ı Kerim Mekkede vede arap toplumuna indiğı için arapça olmasından daha doğal na olabilir lakin ben Türkiye de doğan ve de arapça bilmedigim için neden benim anlamadığım lisanı bana zorluyorsun,amacın nedir?Allah seni ve senin gibileri islah etsin vede sayılarınız azalsın inşallah"Amin"
  • VatandasVatandas23 gün önce
    Bu milletin diline harf inkılabı yapılmış bu doğrultuda ezan namaz arap harfleri 18 yıl latince okutulmuş kabul etmeyenler şehid edilmiş anayasadan 1928 de islam ibaresi çıkarılmış ve daha yeni yeni seçmeli ders olarak islami kavramlar MEB. Müfredatına girmiş yekten bu millete hutbeyi arapca nasıl okutacaksin.Önce protokolde saygı duruşu ile kiyam in aynı anlamı taşıdığını bir anlatsan iyi olur.
  • Haydar AVCIHaydar AVCI23 gün önce
    Bildiğim kadarıyla cuma namazı 4 rekattır:Hutbe 2 rekat ,2 rekat da kıldığımız namaz.2 rekat farz yerine geçen hutbe ibadeti ağaç ,çiçek ,böcek den bahs ederek sevabı azaltmanın anlamı yok.İslamiyeti 5 dakikada hutbe ile ne kadar anlayabiliyoruz.Hutbenin Arapça okunması yerinde ve isabetli bir düşünce tebrik ediyorum sizi.
  • NEREDEN ÇIKTI ŞİMDİ BUNEREDEN ÇIKTI ŞİMDİ BU23 gün önce
    Millete önemli konularda HUTBE veriliyordu! Camii'den sonra sorsan hutbede ne okundu? Zaten çoğu cevap veremez! Arapça olunca bütün cemaat uyusun hayal dünyasına dalsin.
  • SarayliSarayli23 gün önce
    Allahindiliolmazbutundiller allahindirsenhangi dilibilirsenonunlaokuyuponunla anlayacaksinustelikimamlarda cogu okudugunu anlamiyor
  • Tata TongaTata Tonga23 gün önce
    TABİ tabi Arapça okunsun ki millet anlamasın... matbaa icat edildi incil Almanca, Fransızca, İngilizce, İspanyolca vs.vs Avrupa dillerine çevrildi Avrupalılar ortaçağ papazlarının hurafelerinden kurtuldu... bi biz kurtulamadık...
  • MerveMerve23 gün önce
    Arapça olsun ki anlamayalım...
  • mutmainemutmaine23 gün önce
    Cumaya dahi gitmeyenler bu ülkede müslümanlara nasıl İslamı yaşaması gerektiğini belletti....alışmış millet çok normal karşılanıyor...cumaya giden adam şeriatçı,gerici,yobaz. adayı..oluyor....dini konuları konuşmak çok ayıp...havadan sudan konuşacak ,yazacaksın...Farzlarıda kendin yapıyorsan yap millete hatırlatmayacaksın ! araştırmalara bakılırsa zaten çoğu kişi gusul abdesti almasını dahi bilmiyor, TEMEL İSLAMİ BİLGİLER YOK, BİLMEKTE İSTEMİYOR,HALİNDEN MUTLU , SÖYLENECEK ÇOK KONU VARDA OKUYAN YOK...SİSTEM OTURMUŞ ! MÜSLÜMANA AVRUPA YÖNETİM ŞEKLİ ! İSTER BEĞEN İSTER BEĞENME MANTIĞINDA..BÜTÜN KANUNLARI KOPYALAMIŞSIN...TERÖRİSTİ DAHİ İDAM EDEMİYORSUN..CUMA MESELESİ BİRİLERİ İÇİN ÇOK ÜTOPİK..
  • Nureddin ZengioğluNureddin Zengioğlu23 gün önce
    Cumhuriyetin yaptığı en iyi iş hutbenin Türkçe olarak da okunmasıdır. Arapça bilmeyen cemaate Arapça ne söyleyeceksiniz.. Hutbe metinlerinin, hatiplerin niteliği tartışılabilir ama Arapça hutbe akıl işi değil...
  • Şehbaz Şehbaz 23 gün önce
    ... İman zafiyeti ve itikad bozukluğu. Namaza kuvvet veren bu ikisinin inkişafıyladır.
  • VeliVeli23 gün önce
    ... Kuran birKible birTakvim bazen birNamaz arapca ve birUmmetin birliği için ilaveten namazlar 15 dk sonra kilinsinAksam namazı sabah gibi yarim saat sonra kilinsinNamazin sadece farzı camide kilinsin peygamber gibiTesbihat kalksın diger ummetin uyguladığı gibi
  • ogzogz23 gün önce
    sünni Müslümanlığının camilerdeki müşterisi günden güne azalacak. boşuna ağlamayın. mescidlerinizdeki din Allah'ın dini olmadığı sürece bu kaçınılmaz.
  • 2019201923 gün önce
    Tekil fikir , katılmıyorum...
  • H.Y.EH.Y.E24 gün önce
    Tudk Milleti sade namazi degil cemaagi de unuttu.Sabah namazlarinda en buyuk camiler de bile bir saf insan bulunmuyor.Bir de kalkip en iyi muslumanlik Turkiyede hasaniyor demiyorlr mi kahroluyor insan.Bu sozu de en cok kullanan mason Demireldi.
  • Yav heYav he24 gün önce
    Tanıdığım bir sürü fetöcü namaz kılan insan vardı. Ülkenin geleceğini çaldılar. Bu iş namazla mamazla değil millilikle oluyor.
  • galipgalip24 gün önce
    EVET ARAPÇA OKUYUN KİMSENİN BİR ŞEY ANLAMAMASI EN ÖNEMLİ HUSUS O ZAMAN SORUN ÇIKMAZ SANKİ SİHİRLİ BİR ŞEY MİŞ GİBİ BİRAZ DA SALLANIRSIN ARADA BİRİ NARA ATAR GÖKTEN ONA BİR ŞEY İNMİŞTİR RİTÜEL TAMAMLANIR.BİR DE İMAMIN SANKİ PEYGAMBERİMİZİN YANINDA İMİŞ DE DUYDUĞUNU NAKLEDİYORMUŞ GİBİ İKİ HADİSİ DE ARAPÇA OKUMASI İLE İŞ TAMAMLANIR GELELİM DUAYA YARABBİ BUNU KAHRET ONU MAHVET ŞUNU YERİN DİBİNE BATIR BUNU YÜCELT ŞUNU DÜZELT TALİMATLARI DA İLETİLDİMİ İŞLEM TAMAM ALLAH AKIL FİKİR VERSİN AMİN
  • Kerim Akdiş Kerim Akdiş 24 gün önce
    Diller Allah'a aittir. Onu öğrenmek insana kalmıştır Dini yaşamak insana farz kılındı insanları 1 günde birileri gibi cahil bırakmaktır zekanı zorlama seni aşar bu
  • AlperenAlperen24 gün önce
    Müslüman olmak ayrı günahkar olmak ayrı. Ülkenin %99 u müslümandır. İslam olmanın ilk kaidesi kelime şehadet ile Allah ve peygamberi kabul etmektir. Ha, namaz, oruç, zekat gibi ibadetler ile iyilik,güzel davranış gibi elinden ,dilinden emin olunan insan hasletleri olmayan da günahkardır.Meseleleri karıştırmayalım, Allaha olan vazifelerimizi aksatmayalım ...
  • MehmetMehmet24 gün önce
    Arapça gönderilmesinin nedeni apaçık belirtiliyor. Anlaşılmamak için indirmeyecegi ve dillerin ve renklerin O 'nun ayetlerinden oldugunu dikkate almadan yapılan yorum ve çıkarımlar özden sapmayı getirir. Arap milliyetçiliginin garip bir yansıması ancak böyle olur.
  • galipgalip24 gün önce
    ülkenin %99 u müslüman bu tespit yanlış demek ki

Günün Özeti