Bugün Hala İhtiyaç Duyulan Bir Yazı
2015 Yılında yani 15 Temmuz darbesinden bir buçuk yıl önce bir arkadaşıma aşağıdaki yazıyı yazmıştım. Şu ara görüyorum ki FETÖ örgütü Korona virüsü nedeniyle atağa kalkmış yeni fitneler peşindedir. İhtiyaca binaen tekrar arz ediyorum…
Aziz dostum.
"Her şeyi paralel görenler var" diyorsunuz. Bu sözünüze katılamayacağım zira bu paralel yapının dehşetini bir çok insan ne yazık ki bilemiyor. Siz dahi bu insanların yakınında köşesinde olduğunuz halde farkına varamamışsınız. Bu kardeşiniz tam 33 yıl önce Fetullah Gülen adındaki zındığın ne mal olduğunu anladı fakat bir çok arkadaşımız hala farkında değil. Nasıl mı anladım, anlatayım...
Namazını kılan bir öğrenci olarak Harp okuluna girdim. O dönemi sen de iyi bilirsin yüzlerce askeri okul öğrencisinin atıldığı yıllardı. Namaz kılanlar tespit edilip ailelerine "bak oğlunuzu okuldan atacağız, iyisi mi siz velisi olarak okuldan alın, hiç olmaz ise eğitimine devam etmiş olur" diyerek bu zulmü yaptılar. İşin kötü yanı ise namaz kılmakta direnen arkadaşlarıma Fetullah'ın ahmak yardımcıları musallat oldu. Dediler ki "ima ile, göz ucu ile namaz kılın" böylelikle onlarca yüzlerce insana namaz terk ettirildi. Hâlbuki sağlıklı insanların böyle namaz kılması caiz değildir. Kaldı ki bu tağyir (İslam’ın farz kıldığı bir şeyi bozmak, yıkmak) ve tavizler, sonraki yıllarda başörtüsü ve içki gibi farz ve haram olan dinin kesin emirleri için de yapıldı.
O yıllarda namazımı terk etmediğim için birçok arkadaşımla ters düştüm. Açıkça bana düşman olan kişiler dahi oldu. Çünkü "Bu Vehbi kesin okuldan atılacak, baksanıza namazı terk etmiyor, sakın yakınında bulunmayın" denilerek çok kötü bir insanmışım gibi muamele edildi. İlginçtir o yıllarda komünist ve ateist bir çok arkadaşım oldu. Çünkü dindar öğrencilere göre "cüzzamlı" muamelesi görüyordum.
İşte bu kardeşiniz o genç yaşında Fetullah'ın mahiyetini anladı. "Namazı terk ettiren adam daha neler yapmaz" diyerek dostlarımı ki; bir iki tane vardı hala, ondan korumaya çalıştım. Bana bu namaz konusundaki hassasiyetimden dolayı "yahu niye bu ima ile namaza karşı çıkıyorsun, hiç kılmamaktan daha iyi değil mi?" diye soran bu cenahın adamlarına "Evet namaz kılmamak böyle yapmaktan daha iyidir çünkü namazını kılamayan Allah'tan af dileyip nedamet eder ve İnşallah kurtulur. Lakin imandan sonra en büyük hakikat olan namazı keyfince değiştirmek tağyir etmek kulların, fanilerin işi değildir. Allah namazı emretmiş ise kılacaksın, atılırsın, satılırsın bunun önemi yoktur" Bunları söyledim. Maalesef bir iki tane namaz kılan vardı onlarda terk ettiler.
Devamla şunları söyledim:
"Bahriyede 15 Yıl" isimli bir kitabım var. Lütfen bu kitabı oku. Başkası okumasa dahi sen muhakkak oku. Bulamaz isen ben sana gönderirim. Bu kitap her ne kadar bahriyeyi anlatıyor ise de hemen hemen her yerinde namazı ve namazın önemini anlatıyor. Fetullah denilen zındığın bir faydası oldu ki o da namaz hakikatının önemini anlamama vesile oldu. Bu hain, açıkça namazı terk ettiriyordu. Nitekim askeri okullarda namaz kılanlara cami olsa dahi buralarda namaz kılınmaması için baskı yapıldı. Dinde yeri olmayan ancak bitkisel hayata girmiş insanlar durumundaki ağır hastalar için cevaz verilen "ima ile namaz" zorla dayattırıldı.
Aziz dostum namazı tağyir eden adam başka neler yapmaz ki. Gider mason komitelerine üye de olur, soruları çalarak milyonlarca insanın hakkını da çalar, içki de içer, başörtüsüne de karşı çıkıp binlerce bacımızın örtüsüne de musallat olur.
Bu Cumhurbaşkanı ve hükümet biraz safça insanlardan meydana gelmiş. Fetullah'ın tuzaklarına kolayca geldiler. Her dediklerini yapıp bir çok önemli mevkiye adamlarını yerleştirdiler. Ne zaman ki Fetullah'ı yöneten üst akıl "bu kadar yeter artık icraat zamanıdır" deyip Fetullah'ın düğmesine bastı işte o zaman uyandılar.
Önce MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı alıp sonra Erdoğan'ı paketleyeceklerdi. Fakat Allah tuzaklarını başlarına geçirdi. İşte Son durum; malum nerede Fetullahçı varsa "paralel yapı" denilerek üzerlerine gidiliyor. Hatta hükümetin en önemli adamları birbirlerini rakip gördüğü zaman "bu paralelcidir" diyerek hücum ediyor. İş bu noktaya vardı.
Bu Fetullah denilen zındığın yediği haltları yazsam kitap olur. Kısa kesip sonuca geliyorum.
Şimdi aziz dostum, ne yapıp edip bu zındıktan ülkemizi kurtarmak zamanıdır. Bazı kardeşlerimiz iş nedeni ile bazıları ise eğitimde karşılaştığı için bazıları ise Risale-i Nur dersine gidiyorum diye kandırılarak bu dehşetli ağın içine atıldı. Böyle kuvvetli bir örümcek ağının içine düşenin kurtulması bir hayli güçtür.
Bu yazıyı sizin gibi bu dehşetli zındık komitesini iyi tanıyan birisine yazıyorum. Zira birçok konuda benden daha fazlasını bilirsiniz. Bu yazıyı okuyan diğer arkadaşlarım dahi anlasın ki Fetullah denilen zındık çok fena bir insandır. Bu adamın fenalıklarından vatanımızı ve Alem-i İslam'ı kurtarmak en önemli hizmetlerden bir tanesidir.
Yahu! askeriyeyi mahvü perişan etti, eğitim kurumlarını kuruttu. Yetmedi yargıya musallat olup o kurumun da içine etti. Nur talebelerinin içine fesatlık yapıp ayırmaya bölmeye çalıştı. Daha neresi kaldı, bilmiyorum ki.
Aman kardeşim ve değerli arkadaşlarım bu dehşetli fitneden kurtulabilmek için yakınlarımızı, sevdiklerimizi ikaz edelim. Bir kısmına burada değindiğim fenalıkları anlatarak bu Fetullah denilen adamın (adamın isminde bile meymenet yok, Fetullah; İstese değiştirebilir, Fethullah diye düzeltebilir fakat bilerek yapmıyor) fenalıklarından kurtarmaya çalışalım. vesselam..


