--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Beddua Etmek Yerine Dua Etmeli

Vehbi Kara
Vehbi Kara
8

Ülkemizde ve dünyada çok acı verici olaylar meydana geliyor. Özellikle yargı konusunda bir çok haksız olayla karşılaştık. FETÖ ve Sabetaycılar adalet mekanizmasını berbat ettiler. Verdikleri haksız kararlar ile bir çok ocağın sönmesine ve bir çok mağdurun üzüntüden kanser olup ölmesine yol açtılar. Bu nedenle çok beddua alanlar oldu.

Fakat bir hususa çok dikkat etmek gerekiyor. Zulüm ve haksızlıklar ile karşılaştığımız zaman elden geldiğince beddua etmemeye çalışmak gerekiyor. Çünkü beddua gelip bir şekilde bizi ve vatanımızı bulmaktadır. Bunun yerine “Allah ıslah etsin” ve benzeri şekilde dua ederek afet ve belalardan korunmaya çalışmalıyız.

Yüzyıllardan beri devam eden bu zulüm ve haksızlıklar yarın da olacak. Ta ki kıyamet kopana kadar. Sur’a üflenip mahşer meydanında toplandığımız zaman işte gerçek adalet neymiş göreceğiz. Zerre kadar iyilik veya kötülük kimsenin yanına kar kalmayacak.

O halde bu dünyada başımıza gelen musibetlere hatta mutlu ve güzel olaylara da çok fazla önem vermemek gerekiyor. Aklı başında olan her insan ne kaybettiğine çok üzülür ne de kazandığına çok sevinir. Elbette hüzün ve sevinç yaşayacağız lakin bunu abartmamak gerekiyor.

Çünkü bu dünya bir imtihandır. Hazreti Ebubekir’ler ile Ebucehil ruhu taşıyanların birbirinden ayrılması gerekiyor. Allah, bütün insanları ayrı ayrı eleklerden geçirerek sabır ve şükür kabiliyetimizi ölçüyor.

Allah’a inanıp O’na iman edenlere ne mutlu. Musibet gelse dahi bunun Allah’tan geldiğini düşünerek sabır gösterir. Keza bir nimet ile karşılaştığında Allah’a şükrederek insanın en önemli vazifesini yapmış olur. Bu sayede umulur ki Allah’ın rızasını kazanmış olsun. Allah’ın rızasını kazanan bir insan ise işte kurtuluşa erişen odur.

Zenginlik, makam, şöhret veya bir başka dünyevi maddeye sahip olanlar gerçek mutluluğa erişmemişlerdir. Zira hiçbir şey ellerinde durup devam etmez. Nasıl ki gençlik elden gidiyor makam ve servet gibi çok arzu edilen emellerde hakeza böyledir. Mezara girdiğimizde bunların birer oyun ve oyalanmadan ibaret olduğu anlaşılacaktır.

Bu vesile ile bir yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalışayım. Aylardır hatta yıllardan beri 28 Şubat darbeci generallerin hapse tıkılması için gayret sarf ediyorum. Bu generallerin sebep olduğu bir çok mağduriyetin giderilmesi için yazılar yazıyorum. Bu yüzden ciddi eleştiriler alıyorum.

Bana “sen sadist misin, başkalarının acı çekmesi için niçin bu kadar mücadele ediyorsun?” veya “ bu darbeci generaller hapse girince rahatlayacak mısın?” gibi sorular soruluyor. Bazı kişiler ise hükümetin adalet mekanizmasının işlemesinde ağır ve sorumsuz davranmasını eleştirdiğim için bana çok kızıyor. Hatta “hükümete bel altı vuruyorsun” diyerek beni tenkit edip suçluyor.

Öncelikle şu hususu belirtmek isterim ki; düşmanıma dahi bel altı yumruk vurmam. Çünkü doğru olan asıl güçlü olan kişidir. Hesap gününü düşünen bir insan asla hileye veya haksız yollara başvurmaz.

Darbeci generaller eğer hapse girer ise kamuoyu vicdanı rahatlayacaktır. Bu sayede belki Türkiye’de darbeci geleneğin kökü kesilecektir. Her ne kadar mesele şahsi gibi görünmüş olsa da bu doğru değildir. Darbecilerle mücadelemiz bir amme hukukuna girmektedir. Kaldı ki 40 civarındaki banka 28 Şubat döneminde hortumlanmış buradan doğan zararlar halkımızın vergileri ile kapatılmıştır.

Bizlere karşı yapılan haksız ve keyfi uygulamalar aslında 85 milyonluk Türkiye’ye yapılmıştır. Suçluya cezası verildiği takdirde kanayan yara kapanacak ve insanlar hiç olmaz ise bir parça sakinleşip rahatlayacaklardır.

Darbeci generallerin şu anda yapması gereken yargı kararlarına saygı duyarak cezalarını çekmeleridir. Umulur ki içlerinden bazıları cezasını çekerken dindar insanlara karşı işledikleri suçlardan ötürü Allah’a niyaz edip tövbe ederler. Bu sayede hiç olmaz ise sonsuz ahiret yurduna af olunmuş olarak gitme ihtimali vardır.

Allah iki konu dışında samimiyetle af dileyen her insanı bağışlayacağını buyurmuştur. Bir tanesi Şirk yani Allah’a ortak koşup putlara tapınma diğeri ise kul hakkıdır. Bu ikisini affetmeyecektir.

Kul hakkı konusunda hükümete de bir uyarı yapmak gerekiyor. Eğer “yakıtı insanlar ve taşlar olan” Cehennem ateşinden korunmak istiyorlar ise 28 Şubat döneminde mağdur edilen vatandaşların haklarını versinler. Hiç olmaz ise bizim gibi Yüksek Askeri Şura kararı ile ayrılan askerlerin sosyal güvenlik haklarını iade etsinler.

Bu konuda yani kararname mağduru olan 3 bine yakın asker arkadaşımız ordudan re’sen emekli edilmiş karşılığında zırnık dahi alamamışlardır. Elbette başta bu mağdurlar olarak haksız bir şekilde işten atılanların iş kanuna göre tazminatları verilmek zorundadır. Anayasa ve kanunlar bunu gerektirmektedir.

Tabelasında “Adalet” kavramı geçen bütün siyasi kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri kendi kendileri ile çelişkiye düşmemek adına yasaların emrettiği şekilde mağdurlara haklarını vermek zorundadır. Kamu denetçiliği Kurumunun tavsiye ettiği karar doğrultusunda görevlerini yapmayanlar ciddi bir sorumsuzluk örneği göstermektedirler.

İşin diğer bir yanı ise kul hakkıdır. Zerre kadar iyilik ve kötülüğün kimsenin yanına kar kalmayacağı dehşetli mahşer gününde mahçup ve sefil bir duruma düşmek istemeyenler bu ikazıma kulak vermelidir. Aksi halde sonsuz bir hayatta karşılığını çok ağır bir şekilde alacaklardır. Çünkü mahşerde mizan kurulduğunda tam bir adalet hükmedecektir. Allah vaadinden dönmez…

Yazımı Mevlana’ya ait olduğu söylenen bana gönderilmiş şu hakikatli sözlerle bitirmek istiyorum:

Bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar. Bitmez dediğin zaman geçer. Hayat öyle bir sırdır ki; Önce şükür, Sonra sabır, Sonrada inanmak gerek, vesselam…

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Depends

22 Ocak 2021 23:04

Yerine göre dua, yerine göre beddua edilir. İsmet' e dua edecek halimiz yok heral

OSMAN ÇETİN

22 Ocak 2021 22:26

2010 öncesi YAŞ Kararlarını yargı denetimine açsınlar dosyalarımızda imzası bulunanlarla yargı karşısında bizi yüzleştirsinler. Biz kuldan korksaydık 28 Şubat döneminde bukalemun gibi darbecilerin istediği renge girerdik biz Allah'tan korktuk yine de İslam'ın bize emrettiği yoldan vazgeçmedik vazgeçmiycez inşallah. Şu an Mehmet MUŞ MSB lığı ile alakalı 44 maddelik bir kanun düzenlemesinden bahsediyor bu kanuna bizim konumuzu da ekletebiliriz.birlikte YAŞ mağdurları olarak imkanı olanlar Ankara ya gidebiliriz ben İzmir'de oturuyorum gelirim.

Alp Arslan

22 Ocak 2021 12:15

Askeri okulda hukuk derslerinde bize öğretilen şudur.Her suçun karşılığı cezadır .Ve cezaların caydırıcı etkisi vardır..Bu caydırıcı ve önleyici etki Adaletin tesis edilmesinde önemli bir etkendir .Suçtan zarar gören mazlumlar (Devlet) huzur ve güven ortamına kavuşur.Mazlumlar üzerindeki zulüm kalkar.Onun için Darbeci Generallerin KODESE girmesi TÜRK Milletinin huzur bulmasına ve TSK'daki darbeci geleneğin (Amerikan uşaklıginin) kökünün kazılmasına vesile olacaktır.Saygılar Vehbi Komutanım.ALLAH var GAM yok .Vesselâm.

Metehan

22 Ocak 2021 08:40

28 şubatçı Sabetayistler ve yardakçıları inanmadıkları Allaha niye tövbe etsinler ki. Devletin sahibi olan sabetayist kamalist zihniyetin devletten sökülüp atılması gerçekleşmedikçe ülkede adalet beklemeyin. Herkes islam için şeriat için çalışmadıkça sürünmeye mahkumuz.

vatandaş

22 Ocak 2021 06:47

vatanhainlerine ancak beddua edilir ve kelleleri alınır. acirsan vatan elden gider ve Siyonizme uşaklık yaparsın.

İskender1a*

22 Ocak 2021 06:06

vehbi k. beddua yerine dua olmaz ! bu duaların yeri hem ayrı hemde bellidir.Allah düşmanları müslümanı ezer ! karekteridir. Ona dua ancak sümüklünün işidir ve sevenlerinin hepsi bu sapık yoldadır. Göstermelik hümanisttirler ! kendilerini ve batıl yüzlerini kolayca saklayamazlar. Kuranda hem Lânet hemde beddua vardır Kimse Allah'dan daha merhametli olamaz.Beddua Allah'a durumu arz etmektir gerisi ona kalır ! ben istedim diye O kimseye haksızlık yapmaz,keşke insanlar hep dürüst ve sözünün eri olsa.

Ali R. Yardimoglu

22 Ocak 2021 03:53

3 kuruşluk dünya maaşını alamamaklıktan, veya şundan, bundan, her ne ise doğan garazlıkla, kendi misal subaylıktan ihrac edilmeyen diğer müslümanları, "şucu, bucu" diye yaftalayıp, etini dişleyen, ama "mezun gizli komitacı" diğer canavarlara gelince, dişini saklayan Heybeli mektebli, taunlu vebalıları!!....; evet, tehdid kullanarak, derin hocalık taslayarak, ahireti, ve din ile imanı, insanlardan soğutmak yükümlülük vebaline karşı, önce kendileri için, dünyalık hidayet dua etmeli, artık daha bedduasini nasıl istese öyle eder.. KabulAllah..

Erzurumlu

22 Ocak 2021 02:48

Dua etmek demek Allah a inanmak demektir. Dua eden insan, herşeye gücü yeten ve şah damarından bize daha yakın olan Allah'a dayanmaktadır. İşte dua eden insandan daha güçlü hiç bir insan yoktur. Eğer bir kula Allah yardım ederse hiçbir güç onu mağlup edemez. Bu nedenle daima niyaz edip dua için Allah a el açmalıyız...

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle