--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Batı Nasıl Battı

Vehbi Kara
Vehbi Kara
9

“Febi eyyi âlâ-i rabbikumâ tukezzibân” Ayeti Rahman Suresinde 31 defa tekrarlanmıştır. “Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz?” mealindeki bu Ayet, günümüzün en önemli hadisesi olan “Korona salgını” hakkında da bizlere mesajlar vermektedir.

Öncelikle Kuran'ın irşat maksadıyla yaptığı bu tekrarların, bize verilen nimetlerin kalplerimize güzelce yerleştirmek için olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bu tekrarlar, muhatapların öğrenme ihtiyaçları nazara alınarak yapıldığı için usanç değil, lezzet vermektedir.

Kuran, kalplere gıda ruhlara şifa olup birçok hastalık gibi Korona virüsüne karşı da en etkili silahımızdır. Doktorların “panik yapmayın, hastalık sizi en çok manevi yönden yıpratır” dedikleri gibi her şeyin dizgininin Allah’ın elinde olduğunu bilmemiz şarttır. İşte bu sayede vücudumuzun bağışıklık sistemi daha dayanıklı ve güçlü olur.

Nasıl ki her gün ekmek yeriz su içeriz bu bize usanç vermez. Aynı şekilde Kuran Ayetlerinin de tekrarı, usanç vermez. Hele hele Rahman Suresinde geçen bu Ayetler, insanın aklını başına alması için çok faydalı bir ikazdır.

İşte, Kuran'da tekrarlanan hususlarda birçok nedenle önemlidir. Korona virüsü, insanın solunum organlarını tahrip etmektedir. Bu hastalığa karşı oksijen cihazları en büyük ihtiyaç olup şu sıralarda üretimi için çaba sarf edilmektedir. İşte “Allahü Ekber”, “Elhamdülillah” ve Sübhanallah gibi kelimelere de ruhumuz ihtiyaç duymaktadır. Çünkü ruhumuz bu kelimeleri zikrettikçe nefes alıp zorluklara ve musibetlere karşı dayanabilir.

Hazreti Musa Aleyhisselamın kıssaları içinde yer alan bela ve musibetler gibi bazı hadiselerin tekrarı, o hadiselerin insanlar için ne kadar önemli düsturları içerdiğini idrak etmemize yarayacaktır. İmtihan sırrını ve insanın yüklendiği büyük emanetinin önemini işte bu tekrarlardan anlamamız mümkündür.

Arzın halifesi olan insanoğlunun sonsuz bir saadet veya ebedi bir felaketini idrak etmek için en önemli meseleleri ders vermek, Kuran’a yakışır. Allah’ı inkâr edenlere, insanın aklını kurcalayan hadsiz şüphelere karşı verilen nimetleri tekrar etmek;ve zaruridir. Hatta şimdi insanların bir virüs yüzünden yaşadığı dehşetli paniği görünce, bu hakikatlerin tekrar tekrar söylenmesi gerektiği apaçık ortaya çıkmaktadır.

Ölümün bir hiçlik, bir idam, bir dipsiz kuyu olmadığını, aksine bir terhis tezkeresi olup Cennet gibi bir mükâfat yerinin ilk kapısı olduğunu ispat etmek cihetiyle Kuran, binler defa değil, milyonlar defa o meseleleri tekrar edip gözler önüne serse, yine israf sayılmaz. Zira Kuran, bir zikir, fikir ve hikmet kitabıdır. İlim, hakikat ve şeriat kitabıdır. Akıl ve gönüllere şifa, müminlere hidayet ve rahmettir.

Her şey ya bizzat ya da neticeleri itibarı ile güzeldir. Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır. Dünyayı sarsarak insanların aklını bir parça başına getiren Korona salgınının da yaptığımız önemli yanlışlara “dur demek” için bir ikaz olduğunu anlayabiliriz.

Allah, bu derdi verdiyse hem bir hikmeti vardır ve hem de şifasını da vermiştir. Bu derdi birçok hikmete istinaden verdiğini anlamak gerekiyor. Elbette şahsi günahlarımız için tövbe ve istiğfar fırsatını yakalayabiliriz. Evde kaldığımız zamanlardan iyi istifade ederek daha evvel yapamadığımız veya ertelediğimiz güzel amelleri yapma imkânımız da vardır.

Virüsün esir aldığı memleketler, dikkat çekicidir. Çin, İtalya, İspanya, İngiltere, ABD, Fransa ve İran, bu hastalığın en yoğun görüldüğü yerlerdir. Bunların ortak özelliği tarihin en zalim ve barbar devletleri olmalarıdır. Güya bu devletler, medeniyette çok ileri gitmiş ve güya insan hakları, hayvan hakları derken dünyaya örnek olmuşlardı.

Hepimiz gördük ki; işlenen cinayet ve zulümlerden dolayı bu devletler için insanın hiç bir önemi yoktur.  Petrol için, maden için, dolar için hem başkalarını, hem birbirlerini yemekten bir an bile geri durmazlar. Komplo teorisyenlerine göre de güya bu virüsü dünya ekonomisine hâkim olmak ve dünyayı bildikleri gibi yönetmek için icat etmişlerdir. Yahu! Allah’ın izni ve iradesi olmadan yaprak dahi kımıldamaz! Bunu ne zaman idrak edeceksiniz?

Diğer zalim devletler ise ne kadar zarar gördüklerini, kaç insanın öldüğünü salkıyarak kendi toplumlarının galeyana gelip iktidarlarını devirmeye kalkmasını önleyeceklerini zannediyorlar. Mısır, S. Arabistan, BAE, Rusya gibi zalim ve otoriter devletler şunu bilsinler ki bu yeni çağda zulüm ile abad olunmayacaktır. Çok kısa bir zamanda yıkılıp devrileceklerini artık görmeleri gereklidir.

Biz ise uzun yıllardır “Batı-Batı” diyerek Batının nasıl battığını gördük. Batı batarken kendi egoist ve materyalist değerlerini de batırdı. Ne insan hakkı kaldı, ne demokrasi, ne hukukun üstünlüğü. Yıllarca içine girmek için can attığımız Avrupa Birliği, bu sefer kendi bayraklarını yakan devlet idarecilerini de gösterdi.  

Şimdi bize düşen, bütün bu olaylardan ders almaktır. “Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlıyorsunuz” ayetini tekrar ders almak gerekiyor. Batının batık değerlerini artık silip atmak, kendi özümüze ve İslami değerlerimize dönmeye çalışmamız gerekiyor.

Artık materyalist Batının dayattığı, ahlaki, dini ve manevi değerlerimize ters olan ve bize uymayan bütün fikirlere bir “reset atmak” lazımdır. Toplumumuzu ifsat eden, aileyi yok etmeyi amaçlayan, diğerkâmlık yerine bencilliği öne çıkaran Batı dayatmaları; bu işte ilk sırayı almalıdır.

Mesela zinanın serbestiyetine son verilmesi, lutiliğin (eşcinselliğin) yasaklanması, toplumsal cinsiyet eşitliği denilen garabetin ortadan kaldırılması gibi maddeler; aklımıza gelen ilk tedbirlerdir.

Avrupa Birliği bizi alsın diye artık daha fazla yırtınmaya gerek yoktur. Biz girmek istedikçe akıl almaz engeller çıkardılar. Maç devam ederken kuralları değiştirmek gibi garabetleri gördük. Bakın İngiltere kendini AB’den kurtardı. İtalya, salgından sonra ilk işinin AB üyeliğini sorgulamak olduğunu beyan etti.

Güya insan hakları savunucuları olan AB üyeleri birbirlerinin tıbbi mallarına el koydular. Bizde ise kimin çalıştığı, kimin halk düşmanı olduğu aşikâr oldu. Batı değerlerine sahip çıktıklarını her vesileyle duyuran bazı partiler; belediyeleri ile insanların işlerini zorlaştıracak, milleti birbirine düşürecek faaliyetlere devam ettiler. Başka türlü de olamazdı, zira onların Batı eksenli dünya görüşü zaten milletin ezilmesi ve hakir görülmesi üzerine inşa edilmiştir. 

Korona salgını, Allah’ın izniyle bir müddet sonra sona erecektir Biz ise İslam’a uygun olmayan Batı dayatmalarına dur demezsek daha nice manevi salgınlara maruz kalabiliriz; Allah muhafaza etsin, toplumumuz  Batının ahlaksız değerleriyle tekrar çökertilebilir. Bu ise en büyük felaket olup işte o zaman kıyametin kopmasını beklemek gerekir.

Bugünden tezi yok, İslam’a aykırı bütün değerlere toplum olarak dur demeliyiz. AB veya Batının zorladığı ahlaki değerlerimize ve manevi birliğimize ters olan mevzuatı, düzenlemeleri kabul etmediğimizi açıkça beyan edelim. Umulur ki; idarecilerimiz bizlerin sesini duyacak ve İnşallah gereken dönüşüm hamlelerini başlatacaktır, vesselam…

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mehmet Ay

6 Nisan 2020 19:27

Hiç kimse silah zoruyla batiyi özendirmiyor. Sizler batidan daha iyi seyler üretin gelistirin insanlar ona yönelsin.  Ilk önce üretin, Yoksa başkalari üreterek yoluna devam eder.

HaRuN

6 Nisan 2020 19:26

Allah razı olsun. Emeği ize sağlık. Bu virüs bize çok şey öğretti. Hani derler ya bir musibet bin nasihatten evladır onun gibi bişey :) eskiden yapmadığım şeyleri şu an yapıyorum. Mesela sabah kalktığımda ya Rabbi bu gün de beni sağlıklı kaldırdın rahat nefes alabiliyorum sana şükürler olsun diyebiliyorum.

Ali Çelik

6 Nisan 2020 18:50

Mardinli hoca kardeşimizin defikleti üstüne söylenecek fazla birşey yok. Allah cc razı olsun. Bazıları için ise ne desek boş. Hakikatı, Kulakları var duymazlar gözleri var görmez, dilleri var söylemez. Bunlara denecek olan Allah. Cc nin buyurduğu gibi; senin dinin sana, benim dinim bana. Allah hidayet etsin

Malumu ilam

6 Nisan 2020 14:54

Toplumu batiran en basta gelen Ahlaksizlikve adalettir batinin battigini gorebiliyorsunda Turkiye basta olmak uzere islam cografyasinin ayaga kalktigini mi söyluyorsun ,,soyleyemessin ..

Yahya ÖZTÜRK

6 Nisan 2020 14:24

Tebrikler. Herkesin dile getiremediği yada getirmesi işine gelmeyen hakikatleri gayet sarih bir şekilde ortaya koymuşsunuz.

Abuzittin vin tellal iki bin hedehöde

6 Nisan 2020 13:21

Güzel bir yazı olmuş .Hakikaten sınır kapıları açıldığında insanlarin nasıl Avrupadan Türkiye ve oradan da arap yarımadasına ve ortadoğuya hücum ettiklerini yıllarca izliyoruz. Batının batışı iyi olmadı ama bizim için...Bu gün sokakta adım başı bir mülteci ingiliz ,alman, isviçreli kacak işçi. Tamam onlar da insan anladık ama....

Erzurumlu

6 Nisan 2020 07:51

Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize ve gönlünüze sağlık. Batının gerçek yüzünü son salgın hastalık sayesinde daha iyi anlamış bulunuyoruz...

Omer

6 Nisan 2020 06:45

Vehbi bey görüşlerinize yuzdeyuz katılıyorum .güzel bir yazı olmuş .bir de İstanbul sözleşmesi mi ne bu da kaldırılmalıdır.

Mardinli hoca

6 Nisan 2020 06:14

Sayın Vehbi hocam dilinize yüreğinize sağlık.Allah razı olsun çok güzel bir muhtelif konular ele aldınız bu tahlil ettiğiniz konular yüzde yüz haklısınız.Bu korona dedikleri biz müslümanlar için bir imtihan vesilesi olduğunu biliyoruz.Biz kadere inanıyoruz ölüm Allah'ın emridir eceli gelen gidecek küllü nefsindeikatulmevt her nefs ölümü tedacak.Buyurdugunuz gibi bu korona virüsü Allah'ın bir askeridir küfür güçlerin bu kadar kendi silahına guveniyorlardi silahları bu küçücük virüse aciz kaldılar.Eger bu insan akıl alırsa bu olayda çok güzel bir ders vardır tabiki anlayana ama maalesef insan oğlu darda Allaha yöneliyor.Halbuki insan oğlu darda değil devamlı Allah'ı tanımamız ve onun yolundan ayırmiyalim .İkinc konu ise zaten batı zihniyeti bizim için terstir çünkü onlar hiristiyan topluluğudur onlarla birlikte olmak ne onlar bizi kabul ederler nede biz onlarla yürüye biliriz ahlakan coktuler manaviyatlari yoktur maddi olarakda çöktü bati dedikler onların yüzünden çıkardıkları maddeler derhâl kaldırılması gerekir devlet milletin sözü dinlemesi gerekir yoksa toplum için iyi olan yapması gerekir batı için değil.selam ve dua ile

Vehbi Kara Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle