• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Vehbi Kara
Vehbi Kara
TÜM YAZILARI
14 Ekim 2019

Asker Canıyla Mücadele Ederken Monşerler Balolarda Geziyor

BM Güvenlik Konseyinde ilginç olaylar meydana geliyor. Belki de ilk defa ABD ve Rusya birlikte veto haklarını kullanarak Türkiye’nin kınanmasına karşı çıktılar. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı ikinci kez “harekatı durdurma kararı” vermesine bu sefer sadece Rusya veto ederek karşı çıktı.

Bu durum yani ABD ve Rusya’yı aynı tavırda buluşturulması Türkiye’nin diplomasi alanındaki bir başarısıdır. Fakat bunu diplomatlarımız sayesinde elde etmedik. Böylesine önemli bir sonuç alınmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ve Rusya devlet başkanları ile kurduğu diyalogun önemli bir payı vardır.

Diplomatlarımızın beceriksizliği artık iyice gün yüzüne çıkmıştır. Neredeyse dünyanın tamamında ülkemiz aleyhinde olumsuz propagandalar yapılmaktadır. Nedense “yüzlerce ülkede çalışan binlerce hariciye mensubu ne iş yapmaktadır?” diye bir soruyu sormayı akıl edememektedir.

Son yıllarda ülkemizin yaşadığı sorunları aşmak için daima en üst düzeyde kurulan temaslar ile sonuç alabiliyoruz. Büyük devletler ile meydana gelebilecek sıcak çatışmayı önlemede hep Erdoğan’ın kurduğu iyi ilişkiler sayesinde ilerleme kaydedebildik. Aynı şekilde “Barış Pınarı Operasyonu” da ciddi sorunlara gebeydi. Halbuki işlerin böyle yürümemesi gerekiyor. En son çare olarak devlet başkanları devreye girmelidir. Diplomatları gezip tozsun keyf içinde yaşasın diye bu ülkelere göndermiyoruz.

Şükürler olsun ki bunca yiyici, içkici ve ayyaşa rağmen harekatımız başarı ile icra edilmektedir. Resulayn şehrinin ele geçirilmesinden sonra kısa zamanda Tel Abyad’ın da terör örgütünden temizlenmesi gerçekleşmek üzeredir.

İşin en zor kısmı Cumhurbaşkanının telefonları ile başarılmıştır. Yani ABD birliklerinin geri çekilerek terör örgütüne karşı harekata girişmek öyle kolay bir süreç sonunda olmamıştır. Dünyanın her yerinden İslam düşmanlığı yapan güçler adeta birleşmiş gibi çatlak seslerini çıkardığı bir süreçte yolumuza devam ediyoruz.

Lakin bağırıp çağırsalar da ıksırıp tıksırsalar da sonuç değişmeyecektir. Kahraman ordumuz ile birlikte Milli Suriye güçleri birlikte uzun ve zorlu yolda ilerlemeye devam etmektedirler. Silahlı kuvvetlerimize destek olması için diplomatlarımızın da büyük bir gayret içinde olması şarttır.

Büyük fotoğrafa baktığımızda öncelikle görmemiz gereken şudur. ABD sadece Tel Abyad ile Resulayn arasındaki bölgeden çekilmiştir. Halbuki diğer sınır bölgelerinden PKK/ PYD terör örgütünün ülkemize karşı saldırıları devam etmektedir. Bu duruma müsaade edilmesi mümkün değildir. Eninde sonunda bütün sınırımız boyunca terör örgütünün süpürülerek güneye atılması sağlanacaktır.

Sınırımızdan yaklaşık 32 kilometre boyunca temizlenecek bölgeden sonra harekatın durdurulması mümkün değildir. Zira terör örgütüne tekrar saldırı yapmak için alan açmak anlamına gelecek böyle bir sonucu beklemek mantık dışıdır. Fakat bu safhada çok ince bir diplomasi yürütülerek halihazırda Suriye’nin % 30’luk bir bölümünü işgal eden terör örgütünü tamamen temizlemek mümkündür.

Bu maksatla yapılacak işlerin başında terör örgütüne hamilik yapan ABD ile PKK/YPG örgütünün karşı karşıya gelmesi için çaba sarf etmek gerekiyor. Nitekim ana omurgasını terör örgütünün oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobani (Ferhat Abdi Şahin), Fransız Le Figaro gazetesine önemli açıklamalarda bulunmuştur.

Öncelikle ABD'nin askerlerini bölgeden çekmesi sonucunda hayal kırıklığı yaşadıklarını söyleyen örgüt yöneticisi, cezaevlerinde tutulan DAEŞ mensuplarını koz olarak kullanmak istemektedir. Operasyonun sürmesi durumunda cezaevlerinin durumunun belirsizleşeceğini söylemiştir.

Ayrıca operasyon devam ederse “ABD tarafından ihanete uğradığımızı düşüneceğiz” diyen örgüt yöneticisi, durumun kendileri için ne kadar kritik olduğunu itiraf etmiştir. ABD’yi tehdit ederek “Amerikalılar bu operasyonu sonlandırmayı başaramazsa, başka alternatifler aramak durumunda kalacağız” demek suretiyle tehditler savurmuştur.

ABD Başkanı Donald Trump, "DAEŞ’in sorumluluğu artık Türkiye'de" demiş, daha sonra SDG'den yapılan açıklamalarda, "DAEŞ ile mücadeleye ara veriyoruz" mesajları verilmişti. “Yabancı cihatçıların tutulduğu cezaevlerinin korunması artık bizim önceliğimiz değil” sözleri; aslında Türkiye için ciddi bir kozdur. Bunu değerlendirerek Suriye’nin kuzey doğusundan hem PKK/YPG’yi hem de DAEŞ unsurlarını temizlemek mümkün olacaktır. Elbette bu konuda diplomatlara çok iş düşmektedir.

Yıllarca viski içip balolarda fink atan ve güya yurt dışı temsilciliklerimizde çalışan hariciye mensuplarının ne derece kötü bir durumda olduğu artık çok net olarak anlaşılmaktadır. Özellikle Avrupa ve Arap ülkelerinde bu monşerler kamuoyunun Türkiye aleyhine geçmesinde mühim roller oynamışlardır.

Geleneksel müttefiklerimiz olan Pakistan, Katar ve birkaç ülke dışında Suriye Operasyonları yüzünden haklı davamızı kimseye anlatamadık. Genellikle Sabetay Yahudilerinden meydana gelen hariciye mensupları bırakın Türkiye’yi savunmayı; aleyhimizde yapılan çalışmalara destek olmaktadırlar. İşte son yaşadığımız olaylar birer turnusol olup dış işleri memurlarının berbat durumu ortadadır.

“Barış Pınarı” harekâtında haklı olduğumuzu ve bunun meşru olduğunu ifade etmekten aciz memurları derhal meslekten kovmalı, yerine vatanperver vatandaşlarımızı yerleştirmeliyiz. FETÖ ile beraber Sabetay Yahudilerinin devletimize, milletimize vermiş olduğu zararlar ortadadır. Bunları örtmek, gizlemek ülkemiz aleyhine işlenmiş bir suçtur. Nasıl ki Mehmetçik terör örgütleri ile canla başla mücadele etmektedir. Aynı şekilde hariciye mensupları da içki içmeyi, eğlenmeyi, yiyip içip hovardalık yapmayı bırakıp ülkemiz menfaatlerini korumak zorundadır, vesselam…

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Musa Kaya

Ne yazik ki sosyal medayada Youtube, Facebook Twitter akliniza gelen her sitede, Amerikan yazili ve gorsel basininda Turkiye lehine ne bir haber ne de videolarin altinda yorum var. milyonlarca kez izlenmis yuzbinlerce yorum yazilmis hepsi de Turkiye, Kurtleri katlediyor, etnik temizlik yapiliyor, Turkiye cezalandirilmali. Natodan cikarilmali, Kurtler daha cok destklenmesi vs vs vs. Biz de diplomasi sifir ne yazik ki.
  • Yanıtla

Erzurumlu

Dış İşleri Bakanlığı personeli seçilirken maalesef vatanperverlik özellikleri ile değil Batılılara karşı bakış açısı ile değerlendiriliyor. Batılılara köle ve Yahudilere karşı sevgi besliyor ise pek makbul oluyor. Fakat dindar bir insan yabancı dili ne kadar iyi olsa bile asla tercih edilmiyor. FETÖ örgütü dış temsilciliklerimizde hala çok güçlüdür. Kemalistler ise zaten vatanımızı satmaya hazır halde bekliyorlar. Allah Müslümanlara yardım etsin...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23