• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Vehbi Kara
Vehbi Kara
TÜM YAZILARI
25 Ekim 2019

Anlaşmalarla Suriye’de Kazandıklarımız ve Kaybettiklerimiz

ABD ile yapılan anlaşma ile Suriye'nin kuzeydoğusundaki güvenli bölgeden çekilmesi için tanıdığı süre dolarken bu sefer Rusya ile başka bir anlaşma imzalandı. İlkinde 120 ikincisinde de 150 saat verilerek PKK/YPG’li teröristlerin sınırımızdan uzaklaştırılması için anlaşma sağlanmıştır.

Bu anlaşmalar dünyanın en güçlü iki ülkesi ABD ve Rusya ile yapılmıştır. Bu nedenle terör örgütünün çökertilmesi ile ilgili isteklerimizin tamamının yerine getirildiğini söyleyemeyiz. Lakin önceki fiili durumdan çok daha iyi bir sonuç alındığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu anlaşmaların sonunda en büyük kaybımız hazır harekâta girişmiş iken PKK/YPG güçlerinin toptan imha fırsatının kaçırılmış olmasıdır. Barış Pınarı Harekâtı ile terör örgütü panik içinde kaçmaya başlamışken neredeyse dünyadaki bütün ülkeler ciyaklamaya başlamıştır. Bu durumda genellikle Türkiye’nin lehinde olan anlaşmaları yapmak mecburi hale gelmiştir.

Fakat iyi olan şudur ki; bütün dünyanın üzerimize gelmesi önlenmiş ve terör örgütleri sınırımızdan en az 32 kilometre uzaklaştırılarak ülkemize yaptıkları saldırılar bertaraf edilmiştir. Suriye çöllerine doğru sürülen PKK/YPG terör örgütünün dağılma sürecine girdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Zaman gösterecek lakin ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalara; terör örgütünün sadık kalacağını beklemek çok fazla iyimserlik olacaktır. Nasıl ki ABD ile yapılan anlaşma ile 120 saatlik ara da en az 42 defa taciz ateşi açarak saldırılar düzenlenmiştir. Aynı şekilde Rusya ile yapılan 150 saatlik ara verme sürecinde de benzer bir şekilde saldırıları beklemek gerekiyor.

Muhtemelen temizlik işi yine Mehmetçiğin süngüsüne kalacaktır. Fakat iyi olan şudur. ABD ve Rusya tarafından desteklenen PKK/YPG terör örgütü artık istediği desteği alamayacaktır. Bilakis terör örgütünün ABD ve Rusya askerleri ile çatışma imkanı vardır. Türkiye’nin bu anlaşmalardan dolayı en büyük kazancı işte budur…

Daha önce Rusya’dan destek alan terör örgütü Tel Rıfat bölgesinden devamlı olarak Fırat Kalkanı bölgesine saldırı düzenliyordu. Keza 440 kilometrelik bütün Fırat’ın doğusunda Suriye Sınırı boyunca terör örgütünden her türlü saldırı yapılmaktaydı. Burada da ABD, terör örgütünü destekliyor hatta binlerce TIR dolusu silah yardımı yapıyordu.

İşte Barış Pınarı Harekatı, Suriye’deki bütün dengeleri lehimize olarak değiştirmiştir. 32 Kilometrelik sınır bölgesinden çekilmeyen her PKK’lı terörist bu sefer Rusya ile çatışmak zorunda kalacaktır. Eğer Rusya, sınırdan uzaklaştırma operasyonunda başarılı olamaz ise bu sefer iş Mehmetçiğe ve Milli Suriye Ordusuna düşecektir.

Eğer teröristler akıllı olsa ayaklarına gelen fırsatı kaçırmaz pılısını pırtısını toplayarak sınırımızdan çekilirler. Lakin bunu yapmaları mümkün değildir. Adı üstünde eşkıyadırlar. Sopadan ve güçten anlarlar. Anlaşmaları takacak kadar aklı başında adamları yoktur. Eninde sonunda önce Rusya yok eğer beceremez ise bu sefer anladıkları dilden konuşarak kahraman ordumuz PKK/YPG’li teröristleri temizleyecektir.

Bundan sonraki süreçte Suriye’de iki unsur kalacaktır. Bir tarafta Suriye’nin % 80 toprağına sahip fakat nüfusun ancak % 20’sinin desteğini almış Esed Rejimi ile diğer tarafta Suriye Milli Ordusunun önderliğindeki Muhalif Güçler.

Unutmamak gerekir ki Muhalif güçler Suriye halkının % 80’inin desteğini almaktadır. Halı bombardımanları sonucunda 12 milyon Suriye’li evini barkını terk etmiş komşu ülkelere sığınmıştır. Kanlı katil Esed’i desteklemelerine imkan yoktur. Anayasanın yapılması esnasında meydana gelecek geçiş süreci sonunda yapılacak ilk serbest seçimde Suriye Muhalefetinin Rejim güçlerine karşı zafer kazanması beklenen bir gelişme olacaktır.

Elbette buna engel olmak isteyenler çıkacak Suriye’deki mevcut statükonun korunması için ellerinden gelen her türlü fenalığı yapmaya çalışacaklardır. Lakin başarılı olmaları mümkün değildir. Zira elleri o derece kanlıdır ki bunlara hiçbir Suriye’li güvenmez. Ellerine geçecek ilk fırsatta Esed rejimi devrilecektir. Bunu ölmez kalırsak pek yakında göreceğiz.

ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalar sonucunda ortaya çıkan büyük fotoğrafta şu hususlar dikkati çekmektedir. ABD, Türkiye’yi bölmek maksadı ile yıllardan beri sürdürdüğü DAEŞ ve PKK/YPG terör örgütünü, destekleyemeyecek bir duruma düşürülmüştür.

ABD askerlerinin çekilmesi sonucunda devreye Rusya girmiştir. Fakat Rusya, ABD gibi kalleşlik yapacak pozisyonda değildir. Eğer anlaşmalara sadık kalmaz ise yani Türkiye yerine PKK/YPG unsurlarını destekleyecek olursa ABD’den daha beter bir duruma düşecektir. Çünkü bölgenin en güçlü devleti Türkiye’dir.

Türkiye olmadan bölgede hiçbir doğru karar alınamaz. Türkiye başta silahlı kuvvetleri olmak üzere yaşatmakta olduğu milyonlarca Suriye’li ile beraber son sözü söyleyecek güce sahiptir. Nasıl ki yıllarca süren ABD ve Avrupa’nın oyunlarını bozmuştur. Aynı şekilde Rusya tarafından yapılacak anlaşmalara ihanet en çok bu ülkeye zarar verecektir.

Terör örgütlerine asıl ve güçlü darbeyi vuran askerlerimiz şimdi mayın ve el yapımı patlayıcıları temizleyerek bölgeyi yaşamaya elverişli hale getirmeye çalışacaktır. Bu sayece en az bir milyon Suriye’linin özgürce vatanlarına dönme şansı doğmuştur.

Uluslar arası örgütler güvenli bölgeye yardım etmese dahi Türkiye’nin kaynakları ve gücü bölgeyi yaşamaya elverişli hale getirmeye yeterlidir. Fakat yapılması gereken çok sayıda iş ve çalışma vardır. Bütün bunların çatışma olmayan bir ortamda gerçekleştirilmesi en çok ihtiyacımız olan hususların başında gelmektedir.

Suriye’nin özgür ve bağımsız hale gelmesi ile birlikte Türkiye ile Arap alemi arasında yıllardır meydana getirilmeye çalışılan düşmanlık çabaları iflas edecektir. Türk ve Arap kardeşliği sonucunda bütün emperyalist güçler bölgeden çekilecek İslam’ın adı üstünde barış ve sulh zemini meydana gelecektir.

Suriye ile ilgili gelişmelerde ortaya çıkan en önemli sonuçlardan bir tanesi basınımızın beceriksizliği ve hariciye teşkilatımızın ne derece kötü bir şekilde yönetildiği gerçeği ile yüzleşmemizdir. En haklı olduğumuz konularda bile neredeyse tüm dünyayı karşımıza almış bir dışişleri teşkilatımız vardır.

Eğer bütün elçiliklerimizi kapatıp bunların yerine fahri başkonsoloslar ile işlerimizi yönetseydik; inanın bundan daha kötü bir sonuç çıkmazdı. Sabetay Yahudileri ile birlikte FETÖ örgütü mensupları neredeyse bütün hariciye kadrolarını ele geçirmiş ülkemiz aleyhinde faaliyet göstermektedirler. Müttefik olduğumuz ülkeler bile Barış Pınarı Operasyonunda aleyhimize demeçler vermekten çekinmemişlerdir.

Nasıl ki silahlı kuvvetler kadroları FETÖ unsurlarından temizlendikten sonra çok başarılı operasyonlara imza atmıştır. Aynı şekilde Dışişleri kadroları da elden geçirilmeli içkici, sıçkıcı ve ülkemiz menfaatlerini korumaktan aciz kadroların temizlenmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde en çok haklı olduğumuz konularda bile bütün dünyanın nefretini üzerimize çekmekten kurtulamayız, vesselam…      

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

istikbal

İki dehşetli Harb-i Umumînin neticesinde beşerde hasıl olan bir intibah-ı kavî ve beşerin tam uyanması cihetiyle, kat’iyen dinsiz bir millet yaşamaz. Rus da dinsiz kalamaz. Geri dönüp Hıristiyan da olamaz. Olsa olsa, küfr-ü mutlakı kıran ve hak ve hakikate dayanan ve hüccet ve delile istinad eden ve aklı ve kalbi ikna eden Kur’ân ile bir musalâha veya tâbi olabilir. Emirdağ Lâhikası
  • Yanıtla

Nursî Tilmiz-i Nursî

Vehbi kardeşim sahiden demokratlığın zerrsi bile sende yok yahu;Yahu korkma benim yorumlarımı sansürleme.Bir gün gelir ki şöyle demeye mecbur kalabilirsin;"Sahiden bir nur talebesinin tam hakikat ihtiva eden izahatlarını neden sansürledim kul hakkına girdim?"Üstadımın,yıldız sarayında keyf süren ve halkla aralarına kalın duvarlar ören,israf içinde yüzen, istibdatla,sansürle,nefiylerle memleketi idare eden ve bir nevi diktatörlük yapan sultan abdulhamide neler dediklerini benim kadar bilmez misin?Fevkalede bilirsin.Yahu vallahi bunların islama verdikleri zarar ve uyguladıkları müstebidlik ,din istismarı abdulhamidinkinden kat be kat fazladır vehbi kardeşim.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23