• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sinan Burhan
Sinan Burhan
TÜM YAZILARI

Erdoğan, Türkeş, Abdülhamid… 

08 Ağustos 2023
A


Sinan Burhan İletişim: [email protected]

Halkımız Abdülhamid Han ile Recep Tayyip Erdoğan arasında bir benzerlik kurar. Bu benzerlik doğrudur. Ancak çoğu kimse bu benzerliğin nedenlerini bilmez. Yazımda  bu konuyu ele alacağım. İttihatçılarla onların bugünki uzantıları arasında hiçbir fark yok. Maceracı İttihatçılar Osmanlıyı  yıkmışlardı. Peki kim bu İttihatçılar? 02-03 Haziran 1889  “İttihad-ı Osmanî” adıyla birkaç askeri tıbbiye öğrencisi tarafından kurulan İttihad ve Terakki Cemiyeti, basın-yayına aşırı önem veriyor. Medya yoluyla ve dış destekçileri tarafından kara propaganda yapıyorlardı. Medyalarında sürekli şu ifadeler yer alıyordu. 

Sultan Abdülhamid diktatördür!.. Sultan Abdülhamid hırsızdır!.. Sultan Abdülhamid ürkek ve korkaktır!.. Sultan Abdülhamid vefasızdır!.. Sultan Abdülhamid cimridir!.. 

Sultan Abdülhamid kavgacıdır!  

Böylece, “O gitmeden hiçbir şey düzelmez” düşüncesini topluma hâkim kılmaya çalışıyorlar. Çünkü toplum, Padişah’ı seviyor. Ekonomik durum ise hiç kötü değildir. Özellikle eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarında çağ atlanıyor. 

Şimdilerde ne diyorlar. Erdoğan Diktatör, Erdoğan gitmeden bu ülke düzelmez. Erdoğan gitmeden demokrasi gelmez. Erdoğan gitmeden yolsuzluk bitmez diyorlar. Bakın ne kadar benziyorlar. Abdülhamit ve Erdoğan’ı kötüleyenler yine aynı zihniyetin ürünüdürler. Erdoğan milli sanayi diyor, milli üretim diyor onlar kahroluyorlar. 

Selânik’te çıkan İttihat ve Terakki, Hürriyet, Rumeli ve İstanbul’da yayınlanan Tanin, Şûrâ-yı Ümmet gibi cemiyetin sözcülüğünü yapan gazeteler başta olmak üzere, Sultan II. Abdülhamid’i iftira yağmuruna tutuyor. Yasalarla belirlenmiş cezalara çarptırıldıklarında ise “Matbuata  baskı var!” diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar  

Zaten Cemiyet, Fransız mason locaları tarafından finanse ediliyor. Bu sayede 1908 seçimlerinde iktidar oluyor. İktidar olur olmaz da dış yardımlarla 31 Mart Olayı’nı tezgâhlayıp Sultan II. Abdümhamid’i tahttan indiriyor (27 Nisan 1909). 

Ama hiçbir şey düzelmiyor 

Birinci Dünya Savaşı yaklaşırken, İttihad ve Terakki iktidarı için bütün çareler tükenmiş, eski dostları İngiltere ve Fransa sırt çevirdiği için, Almanya saflarında savaşa girme dışında alternatif kalmamıştır. Ama Birinci Dünya Savaşı, sadece Osmanlı İmparatorluğu’nun değil, İttihad ve Terakki’nin de sonunu getirecektir. Önder isimler memleketi terk etmek zorunda kalıyorlar.Açıkçası, üç kıtaya yayılmış altı yüz senelik koca Osmanlı Devleti, İttihad ve Terakki’nin iktidarı döneminde çöküyor... 

Türkeş Bey bakın ne diyor… 

Ülkücü hareketin kurucu önderi Rahmetli Alparslan Türkeş de gerçeği fark edenlerden. Onların maceracı ve işbirlikçi yapılarının Osmanlıyı parçaladığını belirterek devlet adamlığı ayrı komitacılık ayrı diyor. Bakın rahmetli ne demiş; ‘İttihat ve Terakki fırkası var yakın tarihimizde. Enver paşalar, Talat paşalar, Cemal paşalar var. Birçokları bunları çok beğenirler. “Çok dürüst ve doğru adamlardı” diyor. “Bak Enver paşa gitti Türkistan’da şehit oldu” diyor. Ama koca Osmanlı Devletini yıktıktan sonra neye yarar? 1908’de geldi İttihat ve Terakki iktidar oldu. Onlar iktidar olduğu zaman. Arnavutluk Osmanlı Devletine bağlıdır. Osmanlı Devletinin sınırları Adriyatik denizindedir.  Libya ve Çad bizdedir. Yani sınırlarımızın bir ucu Afrika’nın ortasında, ekvator çizgisindedir. Arabistan ve Yemen bizdedir. Yani Osmanlı Devletinin bir ucu Hint okyanusundadır 1908’de. 10 sene sonra 1918’de hepsi gitmiştir.’ 

Evet devlet yönetmek hamasetle olmuyor. Devlet yönetmek akıl ve bilgi ile oluyor. MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bir aradalar. Maceraya karşılar. Akıl ve sağduyu ittifakı kurdular. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

Sinan bey size bir kaç hatırlatma "Darbe dediniz yaptık verin paraları diyerek tankın üzerinde ABD elçiliğine giden kimdir(960 darbesi) " "Davadan döneni vurun ben dönersem beni de vurun" "Bizim islam diye bir davamız yoktur." "Musanın bozkurtları" bu kadar yeter mi . Siz bunları bil miyor olamazsınız. Bilerek yazdınız.Yazık ki yazık.

Abdülhamit Karaca

ismini acik olarak dahi yazmaktan korkan bay ugur, sen Ülkücü Hareketin banisi rahmetli Alpaslan Türkesi su buhtan ve ifrat kokan som agzina alabilmen icin önce ölen birinin arkasinda "...devamli güzel konusun..." düsturunu bilmen ve ona görede kelam etmen gerekiyor, heyhat sen bu cehaletinle yaptigin ; buhtan, ifrat ve küfürdur.Allah islah etsin...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23