Vadilerdeki tilkileri kovmadan!..
“(Münafıklar) Ki onlar mü’minleri (İslam kardeşliği cephesini) bırakıp, kâfirlerin (ve zalimlerin) velayetini-himayesini (haksızlık ve ahlâksızlık temelli Haçlı birlikteliğini) hedef ittihaz ediniyorlar. (Bu münafıklar) İzzeti (şeref, huzur ve hürriyeti) onların (bâtıl ve barbar odakların) yanında mı arıyorlar? Oysa bütün izzet (kuvvet ve haysiyet) kesinlikle Allah’ındır! (ve İslam’dadır).
“(O Müzebzeb münafıklar; kaypak ve çıkarcı bir tavırla) Bunlar (kâfirlerle Müslümanlar) arasında tereddütle bocalayıp-yalpalayıp durmaktadırlar. Ne o tarafa (bâtıla tam bağlanıp yaranırlar), ne de bu tarafa (İslam’a tam yanaşırlar). Allah’ın (kötü niyetleri ve bozuk tıynetleri sebebiyle) şaşırttığı kimselere artık kesinlikle (çıkar bir) yol bulamazsın.!” (Ana Hayat ve Anayasamız Kur’an-ı Kerim, Nisa Suresi 139. ve 143.Ayet-i Kerimelerin meali) İlahi mesajlarındaki acı gerçekleri tam üç asırdır içimiz kan ağlayarak yaşıyoruz!
Milli Şairimiz Mehmed Akif Merhumun 1913 yılında sözü ve kalemiyle can havliyle haykırdığı;
“Hele İ’lanı zamanında şu mel’un harbin!
Bize efkârı umumiyyesi lazım Garbın!
O da “Allah’ı bırakmakla olur” herzesini,
Halka İman gibi telkin ile Dinimizin sesini,
Susturan aptal (hainin) idrakine bol bol tükürün!” dediği bir avuç mutlu ve putlu dönme azınlıkla ve onların yalan ve iftiralarla aldatarak, “Gavur aşığı batı hayranı” yaptıkları nesiller eliyle Osmanlı Cihan Devleti’ni yıkarak meydanı Beşli Çete tilkilerine ve çakallarına kaptırdık!
Gönül Sultanlarımızdan Merhum ve mağfur Mahmud Efendi Hazretlerinin Arabça Şiir olarak söylediği, “Vadiyi boş bırakırsanız Tilkiler Vali olur!” deyiminin acı tecrübelerini her yerde yaşıyoruz!
Amerikan’ın tilki kovboyu, Venezüella Başkanını eşiyle beraber yatak odasından aldıktan sonra hazinesindeki altınları da alıp Haydutlar Ülkesine götürebiliyor!
Filistin Başbakanı İsmail Haniye gibi kahramanı istedikleri yerde ve zamanda vurabiliyorlar!
Ne hukuk dinliyorlar ve ne de Devlet tanıyorlar!
Vadilerdeki bu alçak tilkileri ve çakalları kovmadan ve tasfiye etmeden yani Yeryüzünü Nöbetini bu hain alçak şerefsiz katil kovboylardan almadan Yeryüzündeki hiç bir ferdin, Milletin ve Devletin isyan ve hürriyeti asla olmayacaktır!
Çünkü Meydandaki ASLANLAR batı morfinleriyle yüz yıldır gaflet uykusunda!
Bu büyük ihanet ve gaflet neticesinde;
İzzet ve Şerefi Batı’ya yönelmekte arayan Roma Kıbleli, Batı hayranı gavur âşıklarının İktisadi, İlmi, Siyasi ve silahlı güçle ele geçirdikleri iktidarlarıyla ihanetlerinin önünde en büyük engel gördükleri Tek Nizam olan İslam’ı ve Müslümanları yıllarca hayattan, ticaretten, kışladan, okuldan, yargıdan ve siyasetten saf dışı ettiler!
Yıllarca, yabancılara resepsiyonlarda ve törenlerde yabancı devlet temsilcilerini ve tilki devletlerin başkanlarını smokin denilen garson elbiseleriyle karşılamaları bu zilletin ve intikamın bir simgesiydi!
Eğitimimizle, aile yapımızla, kanunlarımızla, savunma sanayimizle cümle alem-i İslam bu sinsi tilki devletlere adeta savaş esirleri gibi teslim olmadı mı?
Çanakkale’yi geçilmez yapan Yedi Cephede aynı anda İstiklal Savaşları kazanan bir Millete karşı bu zillet tam bir gaflet ve ihanetti!
Mukaddes Ayasofya’mızı Zincirledikleri gibi Paramızı DOLAR, Ekonomimizi IMF, Kültürümüzü ve Ahlakımızı UNESCO ve Savunmamızı NATO, Siyasetimizi BİRLEŞ-MİŞ MİLLETLER ile zincirlediler!
Ve bu zincirlerle hepimizi esir ettiler!
Ama, “Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım! Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım!” inancına İman etmiş bu Millet, Ümmet Şuuru ve İttifakıyla şimdi Dünya’nın her yerinde bu müstemleke zincirlerini kırmaya başladı Elhamdülillah!
Her zaman bu Milli Mücadelenin başını çeken Türkiye Önderliğinde Allah’ımızın nusretiyle Ayasofya’nın Zincirlerini kırmakla yola çıktık!
Şam’ın esaret ve zulüm zincirlerini de kırdık Elhamdülillah! Çok yakında ama çok yakında Kudüs-ü Şerif’in, Gazze’nin, Lübnan’ın, Doğu Türkistan vs ülkelerdeki sömürü ve işgal zincirlerini de bir bir kıracağız İnşallah!
Çünkü İstiklale âşık Başkomutanımız hazır! Asakir-i Mansure-i, Muhammediye Ordumuz hazır! Milletimiz hazır ve Başkentlerin Başkenti Mekke Antlaşmasıyla temelleri atılan Ümmet Coğrafyamız hazır!
Safları sıklaştırın!
Zira başlıyor kutlu ve büyük akın!
Filistin’de başlayacak bu Milli Mücadeleyle taşların ve Garkad ağaçlarının arkasına kaçacak olan Siyonit İtrail zalimlerinin helak edilişinin Bayramını çok yakında mazlumlardan yana olan tüm İnsanlık âlemiyle birlikte yaşayacağız İnşallah!
İzzet ve şerefin sadece Allah’ımıza kul olmaktan geçtiğine inandığı için gelecekte altın harflerle yazılacak BM’deki tarihi konuşmasından dolayı tüm mazlum ve mağdurların abisi, hamisi ve gür sesi Receb Tayyib Erdoğan Reisimize kalbi tebriklerimizle teşekkür ediyoruz.
Allah’ımızdan kendisine hayırlı, sıhhatli ve bereketli ömür diliyoruz! Amiin
Sadece ve sadece Resulümüz Hz. Muhammed (s.a) Efendimizin ve Önderimizin izinden gitmeyi ve yolunda olmayı Allah’ımız İsmi A’zamı hürmetine nefsimize, neslimize, ailemize ve Devletimize hepimize lütfeylesin! Amiin.
Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.
Selam, sevgi ve duayla...







