Sıfır Atık; geri dönüşüm, atık yönetimi ve çevre bilinci için doğru adres...
183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcının büyük katkılarıyla İstanbul Valiliği himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı'nın koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu 2026 başladı.
Öncelikle ben de bu uğurda gecesini gündüzüne katarak büyük çalışmalara imza atan tüm paydaşları can-ı gönülden kutluyorum. Ben de bu büyük emekler harcanan ve cuma günü davetli olduğum Sıfır Atık Forumu'nu yakından takip etme şansı yakaladım.
Özellikle birbirinden renkli stantların kurulduğu birçok kurum ve kuruluşun açtığı bilgi çadırlarıyla tüm bilgileri damarlarınıza kadar yükleyebiliyorsunuz.
“Sıfır Atık”; döngüselliğe dayalı bir kaynak ve atık yönetimi yaklaşımıdır. Sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıklarını teşvik eder ve kaynakların verimli kullanılmasını destekler. Sıfır atık, israftan kaçınmayı ve atığın önlenmesini, azaltılmasını, yeniden kullanılmasını ve geri dönüştürülmesini savunur. Böylece sosyal dayanışmanın geliştirilmesi de dahil olmak üzere olumlu sosyo-ekonomik sonuçlara ulaşılmasına yardımcı olabilmek için yapılan bu canhıraş mücadeleye her kim taş koymak isterse bizler de kalemimizle karşısında durmaya hazırız bu böyle biline... Çünkü hakikaten işin doğasında büyük bir mücadele var. Ve yine Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek olması ve ilk kez Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un böylesi bir iklim zirvesinin ev sahipliğini yapacak olması gelecek kuşaklar adına sadece lafla değil icraatların da önemli olduğunun göstergesi niteliğindedir.
Malum burada küçük beyinli tayfalar yine işi siyasete dökme gayretinde olacaklardır kuşkusuz ama inanın işin içinde Atatürk Havalimanı'na gidip o havayı teneffüs edince daha iyi anlıyorsunuz ki, büyük bir duyarlılık göstermemiz gereken çevreden tutun da iklim krizlerine kadar değerlendirilmeye muhtaç birçok konuya ciddi anlamda eğilmemiz gerekiyor.
Sıfır Atık Vakfı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, 2023 yılında kurulmuş bir vakıftır. Vakfın amacı, Sıfır Atık Projesi’nin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Bu amaçla kurulan vakfın forum açılışında konuşan Emine Erdoğan hanımefendiye de kulak verip konuyu daha da perçinleştirmemizde yarar var kanısındayım...
Ne diyor Sayın Erdoğan bir göz atalım öncelikle...
"Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum."
Emine Erdoğan, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlattıkları Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfının küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getiren Emine Hanım son olarak da şunları kaydetti: "Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
Görüldüğü üzere bu konu hakikaten yabana atılacak ve en azından "aman banane" denilebilecek kadar önemsiz bir konu değildir.
Artık bazı şeylerin farkına varmanın ve nemelazımcılık yapmadan insanlık yararına iklim değişikliğine gerçek çözümler üretme ve doğayla dost olarak hayatımızın derinliklerinde daha farklı bir metot uygulayıp sıfır atıkla birlikte esas tema olan dünya genelindeki israfın önüne geçerek de devlet yetkililerimizin de işaret ettiği gibi açlıkla mücadele eden birçok ülkenin yardımı için de işaret fişeğini rahatlıkla yakabiliriz...
Doğa, insanoğlunun anlayabileceği en büyük kitaptır diyen Galileo Galilei'den tutun da, Doğa, kendine zarar verilmediği sürece cömerttir diyen Victor Hugo'ya kadar birçok önemli ismin de işaret ettiği gibi, çevremizi her ne pahasına olursa olsun temiz tutmalı ve sıfır atık projesine gönülden bağlı bir nefer olmalıyız...
Son cümlemizi ise, Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in hadis-i şerifiyle noktalayalım...
Rastgele yerlere çöp atmak, tükürmek, araba park etmek, insanların gelip geçmesini zorlaştıracak malzemeler koymak gibi her türlü eziyet verici davranıştan sakınmak gerekir. Rasûlullah (s.a.v) diğer hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:
“…Yol üzerinde namaz kılmaktan ve oralara konaklamaktan sakının! Çünkü oralar yılanların ve yırtıcı hayvanların geçtiği yerlerdir. Yol üstüne abdest bozmaktan da sakının! Zira bu tür davranışlar kişiyi lânete mâruz bırakacak kabalıklardır.” (Ahmed, III, 305; 381)
Selam ve dua ile...