• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Evrim teorisi bilimsel değildir

02 Mart 2024
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

 

Gazetemiz yazarı eğitimci Ali Erkan Kavaklı hocamız bu konuda iki yeni yazı yazdı, okumuşsunuzdur. Son günlerde ateist kesim panik halinde. Sebebi de Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda biyoloji dersinde yaratılış modeli diye bölüm koyacak olmasıymış. 

Çağımızın ünlü filozoflarından, kritik rasyonalizmin kurucusu Karl Popper’e göre; Darwin’in adıyla bilinen evrim teorisi doğrudan gözlemleyemediğimiz geçmiş olgularla ilgili olmasından dolayı gerçekte bilimsel bir teori olamaz.

Aslında evrim teorisi insanların çoğuna mantık dışı gelmektedir. Evrimci Steven Pinker ‘Zihin Nasıl Çalışır’ adlı kitabının birkaç yerinde bunu itiraf etmektedir:

Evrimin önemsiz bir şey, günah ya da sadece akşamüstü bir bira içerken gevezeliği edilecek bir şey olduğu düşüncesi yaygın. Toplumbilim ve bilişsel bilimlerde sergilenen evrim alerjisi de, kanımca, anlamayı önüne set koyarak engelledi.”

“Doğal seçilim teorisine bugün düşman olan bir sürü insan hâlâ var. İncil’i savunan köktendincileri kastetmiyorum, Amerika’nın dört bir yanındaki en seçkin üniversitelerin profesörlerini kastediyorum.

İnsanlar umutsuzca Darwinciliğin yanlış çıkmasını istiyor.” 

Darwinciler evrim teorisini savunabilmek adına adeta yaratıcı bir güçten bahseder kudrette bir mekanizmayı varsayarlar. Ülkemizde raflarda olan evrimci kitaplardan bazı alıntılar yapalım:

“Doğa, bir kez daha, insan mühendislerinin hâlâ taklit edemediği dâhiyane çözümlere sahiptir.”

 “Doğa belki evrim yoluyla tekerlekli bir kaz yapabilirdi, ama bunu yapmayı kesinlikle tercih etmedi.”

“Doğal seçilimin tasarlamış olduğu araçlar, yani hayvanlar.”

Doğal seçilim zihni bir bilgi işlemci olmak üzere tasarladı ve şimdi zihin algılıyor, görüntülüyor, canlandırıyor ve tasarlıyor.”

“Evrim psikolojiyi yarattı.”

“Evrim, deneye yanıla iş gören bir ustadır.”

“Canlılar irileştikçe, vücutlarında tehlikeli bir temas hissettikleri bölge ile buna tepki olarak kasılacak kas arasındaki mesafe gittikçe artıyordu. Kimyasal bir haberciyle gönderilecek sinyaller artık fazla yavaş kalıyordu. Hayvan kendini koruyacak bir manevra yapana kadar çoktan yem olabilirdi. Tek çözüm elektrik üretmekti. Doğa da bunun üzerine özel bir elektrik hücresi meydana getirdi: Sinir hücresi(nöron).”

“Biz genetik ve fizyolojik olarak, tarımın keşfinden önce yaşamış olan atalarımızın birer kopyasıyız ve binlerce yıl boyunca doğa tarafından şekillendirilen üstün bir tasarımın ürünüyüz.”

“Beyin, hayal edebileceğimizden çok daha açık bir sistemdir ve doğa bize çevremizdeki dünyayı algılayıp ona uyum sağlayabilmemiz için olağanüstü bir iyilikte bulunmuştur; bize bu değişen dünyada kendini değiştirerek hayatta kalabilen bir beyin vermiştir.”

“İnsan beyni, doğanın yarattığı en gelişmiş ve bir o kadar da anlaşılması en güç organıdır.”

Görüldüğü gibi evrim teorisinde Yaratıcı inancı çıkarılmış; bunun yerine tesadüf, doğal seçilim, doğa gibi kavramlar sanki birer bilinç sahibiymiş gibi onun yerine konmuştur.

 Çeşitli evrimci kitaplardan aynen alıntıladığım şu açıklamalar da bu teorinin bilim dünyamızı nasıl aydınlattığını(!) göstermektedir:

Saçın esmer olmasının sebebi maymun atalarının Hindistan cevizleri arasına saklanmasına yardımcı olmaktır.

Dilin aniden ortaya çıkması için: “Atalarımızın bir kısmı, eğer konuşabilirlerse daha kolay hayatta kalabileceklerini keşfetmişler, böylece bu yetenekleri sayesinde evrimci mücadelede başarılı olmuşlardır.”

Dilin gelişmesi konusunda başka parlak bir varsayım: “Atalarımız kadınların meramını dille ifade edenlere daha çok ilgi ve yakınlık gösterdiğini anlayınca konuşmaya başladılar.”

Böyle gülünç iddialar, hipotezler evrim teorisinin temelini oluşturmaktadır. Bu yüzden evrimcilik bilimsel değil tamamen saplantılı, inanç karşıtı ideolojik bakış açısını yansıtmaktadır.

Buna rağmen pek çok bilim insanı ortaya çıkan bulgu ve bilgilere gözünü kapatmakta, tuhaf ısrar ve inatla bu temelsiz teoriyi savunmaktadır. Çünkü evrim teorisi bilimsel bir varsayım değil ideolojik bir bakış açısıdır ve alternatifi yaratılıştır. Bu gerçeği, ünlü evrimci biyolog Douglas Futuyma şöyle izah eder:

“Yaratılış ve evrim, yaşayan canlıların kökeni hakkında yapılabilecek yegâne iki açıklamadır. Canlılar dünya üzerinde ya tamamen mükemmel ve eksiksiz bir biçimde ortaya çıkmışlardır veya böyle olmamıştır. Eğer böyle olmadıysa, bir değişim süreci sayesinde kendilerinden önce var olan bazı canlı türlerinden evrimleşerek meydana gelmiş olmalıdırlar. Ama eğer eksiksiz ve mükemmel bir biçimde ortaya çıkmışlarsa, o halde sonsuz güç sahibi bir üstün akıl tarafından yaratılmış olmaları gerekir.”

Sonuç olarak bu hayırlı ve yararlı gayretlerinden dolayı Milli Eğitim Bakanlığı’nı hararetle tebrik ediyoruz.

Soru: Murat Kurum’un karşısına çıkan şu anki belediye başkanına tek bir soru soruyoruz: 5 yılda İstanbul’umuza kazandırdığın tek bir eser ismi söyleyebilir misin?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Tıp yalan ve sihirbazlığı hakkındaki görüşünüzü de beyan etseniz iyi olacak!

ALİ Erkan Kavaklı

Evrim ideolojik bir saplantıdır, canlıların nasıl ortaya çıktığını izah edemez, insanları nasıl bilinç sahibi olduğunu açıklayamaz. Konuşmanın, bilincin ve dilin hangi aşamalardan geçirerek oluştuğunu evrim mitolojisi izah edemez. Kainattaki düzenin sahibi kim, düzenleyen olmazsa düzen olmaz. Kanunların arkasında güç olmazsa kanunlar yürürlükte kalamaz. Kainattaki sanatlı eserler, saatkarı gösterir . Her eser her canlı sanatkarını tarif eder, ideolojik evrim teorisini çürütür. Sanatlı eser sanatkarı olan Allah'ın sanatını gösterir . Kıymetli hocam çok güzel bir yazı kaleme almışsınız, tebrik ederim.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23