Asgari ücret yüzde 21’lik enflasyonu yendi, ama!..
Mülkün temeli olması hasebiyle adalet, sosyal nizamın tesisinde birinci şart. Ekonominin esası üretim, tüketim, gelir dağılımı, vergi, istihdam ve ücretlendirmede ise adalet, iktisadi barışın kandili mesâbesinde.
Üstad Necip Fazıl’ın “Allah’ın bir pulunu bekleye dursun on kul / Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul / Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa…” mısralarıyla izâh etmeye çalıştığı günümüz dünyasındaki adalet anlayışıyla Şeyh Edebali’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi’ye söylediği “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın!” sözü arasında ince bir çizgideyiz!
Aralık ayı başından bu yana ülkece asgari ücreti tartışıyoruz. Kamu, sendikalar, işçisi ve işvereni 1603 liralık asgari ücreti birkaç yüz lira artırabilmek için kılı kırk yardı, net asgari ücreti 2 bin 20 liraya çıkardı. Artış yüzde 26… Yıllık enflasyonun üzerinde. Oran olarak fena değil ama geçinme standardı açısından yetersiz ve düşündürücü.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda “1800 lira versek mi acaba? Yok yok olmaz, az olur! En iyisi 1875 lira!... Yahu bu kadarına da pes! Vatandaş bize ne der… Hiç değilse 1900 lira diyelim!.. Sakın ha, 2 bin lirayı telaffuz etmeyin!.. Bak asgari geçim indirimi AGİ de veriyoruz… Sonra çapı çemberi nasıl toplarız!..” muhalefetine karşılık yüzde 26’lık artışı olumsuz karşılamak sadece bir vecihten haksızlık olabilir. O da enflasyon!..
***
Maamafih bu minvalde köprünün altından çok suların geçtiğini hatırlamak lâzım… Küçük bir fitre hesabı yapayım… Diyanet İşleri Başkanlığı 2018 yılında fitre miktarını 19 lira olarak açıklamıştı… Yani bir insanın sabahlı akşamlı karnını doyuracak miktar… Aylık toplam 570 lira ediyor… Diğer taraftan bakıldığında 2018 yılı sonu enflasyonu yüzde 21… Yeni fitre, enflasyon oranında artırılmış olursa 19 liranın yüzde 21’i 4,2 lira ediyor... Haydi rakamı yuvarlayalım, fitre bu sene 25 liradan aşağı olmaz!
Bir kişinin fitre bazlı günlük karnını doyurma miktarı aylık olarak toplandığında ise geçen yılki 570 liranın yüzde 21’lik enflasyonla bu yıl 750 liradan daha fazla olacağı bir gerçek! Çünkü Türk Lirası’nın döviz cinsinden durumuna bakıldığında; dolar 2018 başı itibariyle yılın sonunda yüzde 40, avro da yüzde 33 değer kaybetmiş…
Ülkedeki fiyatlar döviz ölçeğinde hareket ettiğinden bugün bir kişinin sabahlı akşamlı karın doyurma miktarı 30 liradan aşağı değil… Dolayısıyla bir insanın 30 günlük karın doyurma harcaması 900 lira anlamına geliyor. Hesap doğrultusunda 1 veya 2 çocuklu çekirdek ailenin aylık masrafı da 2 bin 700 lira ile 3 bin 600 lira arasında değişiyor.
Nitekim Türkler umumiyetle geçinmesini bilen kanaatkâr insanlar... Bir eve asgari ücret olarak net 3 bin lira para girse o aile borçlanmadan boğazından kısar, çocuğunu da okutur, kirasını da verir, elektrik, su, ısınma bedelini de öder… İnsanca da yaşar… Ama 2 bin liralık bir asgari ücretle bugünkü şartlarda geçinmenin imkân ve ihtimali de yok!
***
Asgari Geçim İndirimi’nden (AGİ) de söz etmek istiyorum... Bilindiği üzere vergiler kabaca ya gelir ya da harcama üzerinden alınıyor. Maamafih işveren değil, çalışanlar da vergi veriyor… Maaşlı çalışanlardan alınan biri gelir vergisi, diğeri de SGK kesintisi… İşveren bahsettiğim kalemleri çalıştırdığı kişinin maaşından kesiyor ve muhtasar beyannamesi yoluyla devlete ödüyor…
Devlet aldığı söz konusu gelir vergisinin bir kısmını bekâr, evli, eşinin çalışıp çalışmadığı ve çocuk sayısına göre çalışana bırakıyor… Çalışana bırakılan bu kısma Asgari Geçim İndirimi (AGİ) deniyor. AGİ aslında devletin çalışana uyguladığı teşvik veya yardım. Yani AGİ, asgari ücret gibi küçük de olsa çalışanın faydalandığı bir devlet desteği…
Yeni asgari ücretle birlikte meselâ hâlen bekâr çalışan için AGİ 191,85 lira oldu. AGİ evliyse ve eş çalışmıyorsa 230,22 liraya çıkıyor. Çalışanın çalışmayan eşinin yanında 1 de çocuğu varsa AGİ miktarı 259 lira, aynı şartlarda 2 çocuk varsa 287,78 lira oluyor. Çocuk sayısı 2’den sonra ise ne kadar çocuk olursa olsun AGİ tutarı 326,15 lirayı geçemiyor. Eş çalışıyorsa bu defa AGİ’deki ödeme azalıyor, maaş düşüyor.
AGİ konusunda bekâr, evli ve çocuk sayısına göre biraz daha adil bir yöntem bulunabilirdi. Bir yanda bekâr bir kişi, diğer yanda evli en az 2/3 kişi… İki çalışan arasındaki maaş farkı sâdece 134,3 lira. Ayrıca evli bir çalışan, çocuk başına ödenen miktar da oldukça düşük. Bir başka ifade ile AGİ’de adaletin çalıştığını söyleyebilmek güç! Tabi buna da şükür demek lâzım…
Son söz, bundan sonraki asgari ücret ve AGİ hesaplamalarında tespitlerin daha reel yapılması veya yeni bir ilave geçim indiriminin gündeme alınması daha gerçekçi olacak... Kanaatimce “asgari tespit”le insanı ve insanlığı da öldürmemek gerekir diye düşünüyorum!