• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
TÜM YAZILARI
24 Ekim 2019

Tunç Soyer Kıbrıs’ı bıraksın pislik içindeki İzmir’e baksın

CHP’nin İyi Parti ve PKK’nın siyasi kanadı HDP sayesinde İzmir’de büyükşehir belediye başkanlığı koltuğuna oturttuğu bir isim var...

Pek çok CHP’li gibi, o da sonuna kadar gayri milli bir isim.

Hazret, ne kadar Türkiye düşmanı varsa onunla kol kola giriyor. Türkiye aleyhtarı türlü söylemleri dillendirmekten hiç mi hiç çekinmiyor.

Kâh PKK’nın ipoteğindeki belediyelere kayyım atanmasına “darbe” diyor, kâh terör örgütleriyle ilişkileri sebebiyle memurluktan atılan kamu görevlilerine belediyede iş vereceğini açıklıyor.

Onu FETÖ’nün kapatılan yayın organları “Zaman ve Samanyolu’na yapılan baskınları bütün kalbiyle protesto ederken” de görüyoruz, HDP’nin İzmir’de yaptığı mitinge katılarak “Sizin gücünüzü artırmak için elimden gelen desteği vereceğim” şeklinde söz verirken de...

Tunç Soyer’den bahsettiğimizi herhalde anlamışsınızdır.

İşbu beyefendiye göre, Güneydoğu’da hendek kazan, barikat kuran, bomba tuzaklayan, devletin parasını PKK’ya gönderen HDP’li belediyeler “kardeş”, ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti neredeyse “kalleş”.

Hayır hayır, abartmıyoruz.

Eleman, gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni adeta “kalleş” olarak görüyor.

Öyle görmese, 1974’teki çıkarma sırasında 500’e yakın şehit, binden fazla gazi veren Türkiye’yi “Kıbrıs konusuna çok fazla müdahil olmakla” itham etmezdi değil mi?

Anlaşılan o ki, Tunç Soyer tarih dersinde uyku hapı falan almış. 

Tarihi realitelerden kopuk bunca lafı orta yere boca etmek başka türlü mümkün değil çünkü.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını “fillerin tepişmesine” benzeten... 

Yavru vatan halkının çıkarlarını koruma konusundaki mücadelemizi “müdahale” diye tesmiye ederek, aklınca “Daha fazla müdahale etmeyelim” çağrısında bulunan bir belediye başkanıyla karşı karşıyayız.

Bunlar düpedüz Rumların tezleri.

Söyleyin, “Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakmak en doğrusu olur” demek neyin nesidir?

Bu kafaya göre, zaten Türkiye’yi de PKK’ya bırakmak “en doğrusu”.

¥

Adamların(!) genlerinde mandacılık var.

Bir de sosyal demokrat cakası satıp ortalıkta dolaşmıyorlar mı, inanın insan delirmemek için kendisini zor tutuyor.

Yahu, hiçbir şeye saygınız yoksa, bari -Erbakan Hoca’ya paye vermemek için- “Kıbrıs fatihi” yakıştırmasında bulunduğunuz “sosyal demokrat” Bülent Ecevit’e saygınız olsun.

Madem Türkiye’nin içine girdiği krizin panzehiri olarak sosyal demokrasiyi görüyorsunuz, madem “sosyal demokrat kimliğe ve onun erdemlerine sahip olmayı bir gurur vesilesi” kabul ediyorsunuz, o halde gereğini yapın. 

“Bugünü anlayıp değiştirmek için en güçlü rehber ve pusula sosyal demokrasidir. Sosyal demokrasi davasını ve bayrağını Türkiye’nin tüm kentlerine biz taşıyacağız” diyerek sosyal demokratçılık oynamayın. 

Evet, Kıbrıs’la ilgili atıp tutacağınıza önce belediye başkanlığını yaptığınız şehrin problemlerine çözüm bulun.

Örneğin, duraklara gelmeyen belediye otobüslerine çare üretin.

Vatandaşları isyan ettiren lağım kokusu sorununu halledin.

İzmir’de yağmur suyu komple kanalizasyona verildiği için arıtma yok arıtma. Bir zahmet biraz buna kafa yorun.

“Kıbrıs’ı Kıbrıslılara bırakmak en doğrusu olur” diye sayıklayacağınıza “Türkiye’nin en büyük üçüncü kentinde hâlâ neden çöp sorunu” olduğuna bir cevap verin.

¥

Herkes önündeki işe baksa da burnunu her olaya sokmasa hakikaten ne güzel olacak değil mi?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Gerçek

Kızları güzel ya birde Kordon da barlar hayat ne güzel. İlimmis bilimmis medeniyet mis bunlar bozar bu ortaçağ cadı avcılarini.
  • Yanıtla

hercai

Bedavadan secilmis bir belediye baskani, o yuzden bu adam sadece sacmalayabilir. Izmir Altindag'da mesela bir cimento fabrikasi var, Altindag hala toz icinde, belki 40 belki de 50 yildir, cozum bulamiyorlar, niye? Cunku cimento fabrikasi kafasina gore calisiyor. Halki umursayan yok.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23