“Son düzlük”teneler olur?

28 Mart 2019 Perşembe

Artık seçimler için son düzlüğe girdik sayılır. Bu süreçte partiler ve adayları tempolarını biraz daha artıracak. En önemli projeler ardı ardına açıklanacak, ilgi çekici mesajlar birbirini takip edecek. 

Son dönemeçte bütün çabanın, öncelikle ve özellikle kararsız oyları kazanmaya matuf olacağı muhakkak. Zira anketlere göre, kararsız seçmen oranı bu seçimde bir hayli fazla. Türkiye’deki mevcut siyasi kutuplaşmanın bloklar arası oy geçişini minimum seviyeye indirdiğini de göz önünde bulundurursak, kararsız seçmenlerden gelecek oylar, daha bir ön plana çıkıyor.

¥

Son düzlükteki küçük bir taktik hata bile ağır sonuçlar doğurabilir. Geçmiş seçimlerde buna fazlasıyla şahitlik ettik. Böyle bir tabloyla pazar günü de karşılaşmamız pekala mümkün.

Neden? Çünkü bitiş noktasına ulaşmak için herkes can havliyle koşuyor. Bu tür deparlarda elbette ayağı kayıp tökezleyenler de çok olacaktır.

Şimdiden görüyoruz: Bazı siyasiler kendi kalesine gol atmak anlamına gelebilecek demeçler veriyor, bazıları ise kurulan tuzakları fark edemeyip üzerine balıklama atlıyor. 

İşte bu durum, önemine dikkat çekmeye çalıştığımız kararsız seçmenlerin oyunun kaybedilmesiyle sonuçlanabilir. Kararsız seçmenin oyunun kaybedilmesi de genel tabloda büyük değişikliklere yol açabilir. 

Bu yüzden, 31 Mart için meydanlardaki kalabalıklar üzerinden değil de sessiz çoğunluğun vereceği tepki üzerinden bir değerlendirme yapmanın daha isabetli olacağı kanaatindeyiz.

¥

Pazar günkü yerel seçimlerde, kararsız seçmenin tercihinin yanında, ittifaklara gösterilecek ilgi ya da ilgisizlik de belirleyici faktör olacak. Çünkü, 31 Mart’ta siyasi tarihimizde bir ilke şahitlik edeceğiz. Öyle ya, hemen hemen bütün partiler, ilk defa bir yerel seçime resmi ya da gayri resmi birlikteliklerle girecek. Kimi yerlerde hem belediye başkanlığı hem de yerel meclisler için ortak aday ve listelerle seçime iştirak edilerek “tam ittifak” yapılacak, kimi yerlerde ise belediye başkan adayı ortak fakat yerel meclis listeleri farklı olacak, yani “kısmi ittifak”a imza atılacak. Tabii tüm bunların yanında, bu seçimde bir de “örtülü ittifaklar” olacak. 

İşte birbirinden farklı bu rekabet durumları sebebiyle 31 Mart akşamı nasıl bir tabloyla karşı karşıya kalınacağını kestirmek çok zor.

Açık ve örtülü ittifakların seçimlerde nasıl bir sonuç doğuracağına ilişkin bir belirsizlik var. Bunun en önemli sebeplerinden biri de yerel seçimlerde ittifaklara alışık olmayan seçmenlerdeki kafa karışıklığı. Dolayısıyla, pazar günü “sürpriz” sonuçlarla karşılaşabiliriz. Özellikle de (belki büyükşehirlerde değil ama) ilçelerde çok sayıda başkanlığın el değiştirmesine tanıklık edebiliriz. 

¥

Sandığa gidip kararı verecek olan hiç şüphesiz halktır. Bu yüzden bize düşen de 31 Mart akşamı nasıl bir netice çıkarsa çıksın, o neticeye saygılı olmaktır. (Terörle doğrudan ya da dolaylı bağlantısı olan vatan-millet düşmanlarının işbaşına getirilmesine saygı duymayacağımızı herhalde belirtmeye gerek yok.) 

Dileğimiz, bu seçimlerin kazananının millet ve hizmet olması. Şimdiden “Allah utandırmasın” diyoruz.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Arslan UzunArslan Uzun2 ay önce
    Bu seçimde herkes sessiz çoğunluk ile muhafazakar kesim üzerine oynuyor. Küskünleri, sol kesimi ve ayrılıkçıları birleştirip, karşı cenahı da alternatif isimler ile bölme çalışmaları yapılmaktadır. Bu plan uzun yıllardır Türkiye siyasi hayatında ilk defa ritmik ve senkronize işledi. Büyük ihtimalle 1 nisan sabahı muhafazakarlar için bir yıkım olabilir.
  • Aziz MetinAziz Metin2 ay önce
    Ulan zaten kendine yakışan ismi seçmişsin ya Taksim Anıranı diye. Eşşekten insanca yorum mu beklenir?
  • KemahlıKemahlı2 ay önce
    Son düzlükte neler olur.Düzlükmü var birader nedüzlüğü.En iyi yalanı söyleyen Allahtan korkmadan iftira atan devletin parasını çar çur eden menfaatından başka dostu olmayan akşam A partili sabah kalkıp B partili olanlarn hakim olduğu siyasi arenada düzlükmü olur.Her yer çukur her yer tümsek.Çikın bakın topluma huzurlu olan mutlu olan varmı. Böyle bir ortamda kim kazanırsa kazsnsın zaten çukurun içindeyiz ne düzlükten bahsedi yorsunuz.Tabi sizlerin tuzu kuru bim A101 Telefon firmaları v.s. ballıreklamları çarşaf çarşafgazetenize verip sizi besliyorlar size her yer düz. ilik lerine kadar sömürülen toplum çukurdan çıkıp etrafını göremiyor.Cepten fakir olan toplum daha kötüsü kafadan onkat daha fakir.Kafa fakirliği cep fakirliğinden beterdir.Özü sözü bir olmayanlar toplumu bu hale getirmiştir.
  • taksimin anıranıtaksimin anıranı2 ay önce
    Seçimi müteakiben tüm hıristiyan aleminin hakları adına emo çöleşeleyen artık bir ayasofya yazısı yazar; eşşek değil a canım!
  • Halit AlkaponHalit Alkapon2 ay önce
    Hocam son düzlüğe atlar beygirler kısraklar taylar girer. Son düzlüğe girdik diyerek kendinize haksızlık ediyorsunuz. Seçim yaklaştı ifadesi kanaatimce daha doğru olurdu ancak karar sizin. Seçimi bir at yarışına benzetiyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Şu seçim ortamında belki çok haksız da değilsiniz. At gibi mitingden mitinge koş. Son düzlükte atlar iyice basar.
  • RecepRecep2 ay önce
    Bir başkan şehrin her mahallesine hizmet götürmeli.bu mahalleden bana oy çıkmaz dememeli.hazirki oyu da kaybetmemeli.
  • AhmetAhmet2 ay önce
    Son düzlük mahşer de yapacağımızdan Allah subhanehu ve teâlârazımı. Hangi işimizi allahın rızasını gözeterek yapıyoruz. Giydiğimizi yakıştı mı diyerek giyiyor yoksa bu giysi Allah ın rızasına uygun mu diye düşündük.

Günün Özeti