--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şimdi Bülent Arınç düşünsün!

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
25

İnkâr edecek değiliz... 15 Temmuz’dan bu yana geçen zaman diliminde, FETÖ’ye karşı hummalı bir çalışma yürütüldü, hâlâ da yürütülüyor. 

Bazı eksiklik ve yanlışlıklar bulunsa da ihanet şebekesiyle mücadelenin genel itibariyle olumlu seyrettiğini söyleyebiliriz. Ama dedik ya, genel itibariyle... Zira FETÖ yargılamalarında karşılaştığımız bazı yanlışlıklar, mide bulandırmaya fazlasıyla yetiyor. Hakim ve savcıların altına imza attığı birtakım tuhaf kararlar, maalesef kamuoyunda Paralel Yapı ile mücadelenin sulandırıldığı yönünde bir kanaat oluşmasına sebep oluyor.

Hatırlarsanız, bu kanaatin ortaya çıkmasına yol açan kararlardan biri de Bülent Arınç’ın damadı Ekrem Yeter’in “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan yargılandığı davada beraat etmesiydi hiç şüphesiz. 

Hatırlayın, millet, FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve tutuklandıktan 3 gün sonra tahliye edilen damadın durumunu görünce haklı olarak isyan etmişti. Pek çok kişi, FETÖ’ye kıyısından köşesinden bulaşan sıradan insanlar içerideyken, kodamanların birer birer salıverilmesine bir anlam veremediklerini belirtmişti.

Neyse ki, kamuoyunun büyük tepki gösterdiği bu davayla ilgili en sonunda harekete geçildi. Evet, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman, Ekrem Yeter hakkında Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararına itiraz ettiklerini söyledi geçtiğimiz günlerde. 

Doğrusunu ifade etmek gerekirse, bu çok önemli bir haber. 

Her ne kadar, “Ekrem Yeter damadım olmasaydı da yüzde 100 beraat edecekti” gibi ilginç çıkışlarla gündeme gelen Bülent Arınç beraat kararına itiraz edilmesini “haysiyet cellatlarına malzeme vermek” şeklinde yorumlasa da bizce hakikaten atılması gereken bir adımdı bu.

Zaten Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman da öyle kurusıkı atmıyor. Dosyadan oldukça emin. “Bizim açımızdan Yeter’in dosyası, içi dolu bir dosyaydı” diyor kendisi.

Açıkçası bizce de öyleydi.

Lakin, FETÖ’ye ait sivil toplum örgütlenmelerinin göbeğinde yer alan...

Hakkındaki “mahrem abilik” iddiaları ayyuka çıkan...

Kendi adına kayıtlı telefonla FETÖ’nün üst düzey isimleriyle görüşen...

17-25 Aralık’ın hemen ardından örgüt adına okunan basın bültenlerinin hazırlanmasına önayak olan..

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in “Bank Asya’ya para yatırın” çağrısına icabet eden...

15 Temmuz’dan sonra bile ısrarla evinde Gülen’in kitap ve CD’lerini tutan damat bey, nasıl olduysa oldu, “Yeterli delil yok” denilerek bir şekilde beraat etti.

Garibanın Bank Asya’daki hesabı örgüt üyeliğine delil gösterilirken, iş Bülent Arınç’ın damadına gelince, anında “Rutin hesap hareketleri ‘örgütsel faaliyet’ ya da ‘örgüte yardım etmek’ kapsamında değerlendirilemez” denildi.

Fetullah Gülen’e ait materyaller bulundurmak, örgütün toplantılarına iştirak etmek, FETÖ’nün derneğinde yöneticilik yapmak başkaları için suç teşkil ederken, Ekrem Yeter’in icraatları “sempati boyutunu aşmayan faaliyetler” olarak nitelendirildi.

Ne diyelim, inşallah Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın attığı adımla bir yanlıştan da dönülmüş olur.

Hem bu itirazdan çıkacak sonuçla, FETÖ ile mücadele konusunda adli süreçlerin hakkaniyetli sürdürülmediğine ilişkin toplumun bir kesiminde oluşan algı ortadan kaldırılabilir. FETÖ davalarında arkası olanların kollandığı, buna karşılık garibanların cezalandırıldığı şeklindeki iddialar pekâlâ izale edilebilir.

Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Şimdi “Ekrem Yeter damadım olmasaydı da yüzde 100 beraat edecekti” diyen kayınpeder düşünsün.

Bu işler öyle “Siz yargıyı ve adaleti temsil ediyorsunuz. Adli konu üzerinde isim ve olay zikrederek sübjektif görüş beyan edemezsiniz” diyerek yargı organlarını el altından tehdit etmeye benzemez. Hele hele TBMM antetli kağıda açıklamalar döşenip ona-buna gözdağı vermeye hiç benzemez.

Artık pabuç pahalı Bülent Bey!

Çok istiyorsan, cübbeni giyip yine FETÖ sanıklarını savun. 

Yapmadığın iş değil nihayetinde. 

Değil mi ama?

 

Yorumlar

(25)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

GERÇEK

4 Ocak 2020 02:20

Bu FETÖCÜLERİN hepsi tam pislik. Allah hepinizin belasını versin. Arınç'ın fetöcü olduğunu reiste biliyor ama partiye en fazla zarar ondan geldiği halde niye yanında tutuyor? Belki amaç kontrol ama besle kargayı oysun gözünü oluyor.

Akit ci

3 Ocak 2020 06:04

Sayın yazar ölçü düşmanınız dahi olsa adalet hak hukuk olmalı diyen Rabbimizin emirlerini bize hatırlatan dilipakı hiçmi okumuyorsunuz 17 25 sonrası diye yutturuyorlar örgüt üyeliğinden sorgulanan lara yirmi yıl öncesi on yıl önceki sohbet toplantıları soruluyor yapmayın sizi bizi kandırıyorlar lakin Allahı kandıramazlar suçsuzlar içeride ensesi kalın siyasetçilere hiç dokunulmadı hiçmi rahatsızlık duymazsınız mizan var mahşer var hesap var var oğlu var ....

Mikail okuroğlu

3 Ocak 2020 00:42

Yazıklar olsun Allah'ım hakettigini göstesin.amin

M.t.yurek

2 Ocak 2020 23:36

Yüreğine kalemine sağlık

Kadir

2 Ocak 2020 21:59

Reis bu adamı niye orada tutuyor anlamak mümkün değil! 

ALI SEVER

2 Ocak 2020 21:32

Sayin yazar bu nasıl adalet ama bu konuyu yazdığınız içinde cesaretini kutluyorum 

salih BİRCAN

2 Ocak 2020 21:29

O kadar isabetli ve işe yarar ki toplumdaki en büyük ttiksinti bu bülent arınç'a bu toplumun da ak partinin de tahammülü kalmadı reis vefasından bişey yapmıyor o da reisin yanında olmayı kendine kalkan yapıyor ama zararı hem reis hem parti görüyor allah müstehakını versin inşallah

İbrahim alkılıç

2 Ocak 2020 18:17

Ha babana rahmet Rasim bey kardeşim. Allah razı olsun. Gönlümüzden geçeni yazdınız. Manisa'dan selamlar, sevgiler, saygılar.

sukru

2 Ocak 2020 17:08

Bunun damadının onda birini yapmayan birisi halen hapiste,sanırım birkaç yıl daha yatar.

cezmi

2 Ocak 2020 17:01

Selçuk Özdağ arınç ve davutoğlu hem birbirinden hemde ulusal ve kuresel toplum muhendislerinden ne kadar bağımsız hareket ediyor

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle