--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rusya’ya da ABD’ye de kesinlikle güvenilmez

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
7

Elbette olmasını istemezdik, fakat böyle olacağı çok belliydi. Tıpkı ABD gibi, Rusya’ya da güven duyulmaması gerektiği bariz bir şekilde ortadaydı. 

Bu yalın gerçeği, maalesef bir defa daha tecrübe ettik geçtiğimiz günlerde.

Suriye’nin İdlib kentinde bölgeye gönderdiğimiz takviye güçlere yönelik topçu atışı sebebiyle 8 şehit verdik.

Saldırı görünürde katil Esed rejimi unsurları tarafından gerçekleştirildi. Ancak söz konusu alçaklığın ardında tabii ki tek başına onlar yok.

Belli ki, Suriye, “dost ve müttefikimiz” olarak addedilen Rusya’nın desteğiyle vurdu Mehmetçiğimizi. Yani askerlerimizi Esed değil, aslında onun ağababası Rusya şehit etti.

Türk askerlerinin hedef alınmasının ardından Rusya’dan “Türkiye bilgi vermeden hareket etti. Bu nedenle Suriye ordusunun top atışına maruz kaldılar” mealinde açıklamalar yapılsa da, şüphesiz işi örtbas etme çabasının bir parçası bu.

Moskova’nın niyeti sarih: Ankara’ya mesaj verme derdindeler. 

Açık açık “Eğer İdlib’de kendinize bir rol kapmaya çalışırsanız, biz de Esed’i devreye sokarız” diyorlar. Utanmadan sıkılmadan, “İdlib’de destek verdiğimiz Esed’in ilerleyişine izin vermezseniz, karşılığını alırsınız” tehdidini savuruyorlar.

Sivil yerleşim yerlerini bombalattırarak, masumları katlettirerek, katlettiremediklerini ise Türkiye’ye göçe zorlayarak kuklaları Esed’i Suriye’nin tek patronu yapmak istiyorlar.

Öyle gözüküyor ki, Rusya ile bir gün mutlaka ayrı düşeceğiz. Her ne kadar, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu aşamada bir çatışma ya da ciddi bir çelişki içine girmemiz gereksiz. Bizim şu anda Rusya ile çok ciddi stratejik girişimlerimiz var” dese de olacak bu.

Olacak, zira Rusya terör örgütlerini bahane ederek Esed’i sürekli şımartıyor.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Suriye’de ateşkesi temin etmeyi ve ardından siyasi çözümü hedefleyen Astana ve Soçi süreçlerinin yara aldığını” söylese de Rusya Astana ve Soçi’yi yaralamıyor, gözünü kırpmadan öldürüyor. 

Barışın sağlanması için Suriye rejimini zorlaması lazım gelen Rusya, tam tersine Esed’i cesaretlendiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ukrayna ziyareti öncesinde Rusya’ya; “Aradan çekil, saldırılarla ilgili muhatabımız rejim” mesajını verse de Rusya aradan çekilmiyor.

ABD’nin de tüm bu yaşananlar karşısında Rusya’dan aşağı kalır yanının bulunmadığını vurgulamak herhalde lüzumsuz. Öyle ya, onlar da bütün uyarılara rağmen bildiklerini okuyorlar. Bir yandan Barış Pınarı Harekâtı dâhilindeki bölgeden YPG/PKK’lı teröristleri çıkardıklarını söylüyorlar, ama diğer yandan hem askerlerimize hem de sivillere yönelik kahpe saldırılara seslerini çıkarmıyorlar. 

Diyeceğimiz o ki, ABD ile Rusya farklı cephelerde falan değil, aslında aynı safta. Çatışıyor gibi görünüyorlar, halbuki birlikte hareket ediyorlar.

İşte tam da bu yüzden Türkiye kendi göbeğini kendisi kesmelidir. Suriye’deki operasyonlarını bıraktığı yerden sürdürmelidir.

Topraklarımıza sayısız tehdit unsurunun yöneltildiği Suriye’den bu saatten sonra çıkamayız. Önümüz, çeşitli oyunlarla kesilmeye çalışılsa da sahayı kesinlikle terk edemeyiz.

İnşallah ilgililerin “Durmayacağız. Operasyonlara kararlılıkla devam edeceğiz” türünden açıklamaları havada kalmaz da içinde bulunduğumuz durumun gereği gerçekten yerine getirilir.

Galiba bunun başka yolu yok.

 

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ACE

6 Şubat 2020 17:17

Allah Türkiyenin yardımcısı olsun. Cumhurbaşkanımız Büyük şeytanlarla SATRANÇ oynuyor.

ZELENBUR

6 Şubat 2020 12:42

Dagdaki fare bile biliyor Ruslarin da aynen Amerikalilar gibi yahudilerin gayri mesru cocuklari olduklarini.Dolayisiyla Turklerin direk dusmanla yani yahudilerle(Israille) oturup konusmasi ya da savasip sorunlarini cozmesi gerekiyor onlarin cocuklari ile degil.Cunku dusmanin amaci o bolgeleri genosid veya goc yoluyla bosaltip buyuk yahudi devletine dahil etmek topraklari.Bunun icin cocuklari Ruslari ve Amerikalilari kullaniyor Israel.

S.A.K.

6 Şubat 2020 10:54

Ya mubarekler, terorist katil sulaliye Esed, 2012 itibaren ne yapti hatirlarmisin? 1- Kendin sivil vatandaslari tanklar, varil bombalar, kimyasay silahlar. kiymayi basladi. 2- Bilerek kendi yandaslari nursayibin-shia-alevi teroristleri etnik temizlik ve soykirim basladi. 3-Bilerek ve kastli sivilleri Turkiye dogru surdu. 4-pkk teroristleri silahlasti ve ozetlik verdi. 5-pkk teroristler Turkiyede acimazsiz yeni teror kampayasi basladilar. 6- Erdogan hergun telefonla ve Davutoglu 18 defa katil Esed gorustuler ve uyardilar, ama katil katiltir. 7-Turkiye, amerika ve bati baski altinda olurken yine Esed katilin yaninda oldu ve demokratik bir cozum ariyordu. 8-Subat 2011, terorist Esed Turkiye ile butun gumruk kapilari tek taraf kapiti. Gunde 2000 tir o kapilar geciyordu, Turkiye candamari arab yarimadasi kapiyi kapati. 9-Haziran 2011, Ak Denizde, kendin sulari disinda, turk egitim ucagi RF-4, vurdu ve 2 pilot sehit oldu. 10- Farisiler ile beraber shia "hilali", Irandan Ak Denize, Turkiye sinirinda kurmayi basladi. Turkiye ve arab yarimadasi bu tamponala kopartacakti. Butun bu olaylari Ocak-Agustos 2011 oldular. TURKIYE NE YAPARDI YA MUBAREKLER.

Gocasolak

6 Şubat 2020 08:58

Türkiye mültecilerin AB ülkelerine geçmelerine engel olarak bu katliamı engelleyecek TEK KOZU öldürdü. AB bu savaşı çoktan bitirmişti, eğer biz mülteci anlaşmasını kabul etmeseydik. Sn. Davutoğlunun ülkemize ve insanlığa attığı bu KAZIK, savaşı durduracak olan SEBEBİ ortadan kaldırdı. Bosna savaşı NEDEN durduruldu sanıyorsunuz? Müslümanların ölmemesi için mi? HAYIR! Mülteci akını dursun, aksi halde Doğu Avrupadak müslüman nüfus batı Avrupa’ya taşınmış olacaktı. “Hiç bir millet öldürülerek bitmez, YILDIRILARAK uzun vadede bitirilir” Türkiye akan kandan mesuldür. Para ve vize karşılığında kabul ettiği o anlaşma YANLIŞTI. Bu anlaşma sürdüğü müddetçe savaş devam edecektir. Reisim GÖNLÜNÜ ve GÖZÜNÜ aç, bunu gör.

SOKAĞIN SESİ

6 Şubat 2020 08:20

KİMSENİN KİMSEYE GÜVENDİĞİ FALAN YOK. ÜLKELER ARASI İLİŞKİLER ÇIKAR VE MENFAATE DAYALIDIR. ÜLKEMİZDE ÇIKARLARINA GÖRE POLİTİKA İZLİYOR. SATRANÇ OYUNU GİBİ BİRŞEY ERDOĞAN TRAMP PUTİN ! YARDIMCI OYUNCULAR; MARKEL MACRON, GİZLİ OYUNCU İNGİLTERE JOHNSON YANİ HER YERİ KARIŞTIRAN KRALİÇE

Cabbar

6 Şubat 2020 06:45

Yok suriyeye demokrasi gelmeliymişde yok esed devrilmeliymişde sana ne bunlardan. Ayaklanmalar suriyenin iç meselesiydi. Önce Araplar ve abd nin kuyruğuna takılıp Esedi devirecektik. Sonra Araplar geri çekildi abd puştu sadece petrol ve ypg pkk ve pyd ile müttefik oldu. Türkiye tarafsız kalacaktı bu işe bulaşmayacaktı. Pyd pkk 20 km sınırdan geriye çekildide ne oldu? Bittimi ilerden bizi seyrediyor.

isa yapıcı

6 Şubat 2020 05:34

Suriye politikamız ile ilgili benim kafam bir hayli karışık. Açıkçası ne istemediğimizi biliyorum: 1. Esad’ın ülkenin tamamında yeniden hakimiyet kurmasını istemiyoruz. 2. Ama Suriye’nin bölünmesini de istemiyoruz. 3. Sınırımızda Suriye’den kopmuş bir otonom Kürt bölgesi ya da devleti istemiyoruz. 4. Ama Esad’ın buraya hakim olmasını da istemiyoruz. 5. Sınırımızdaki İdlib’de İslamcı terörist grupların yer almasını istemiyoruz. Ve bunları terörist olarak tanıyoruz. 6. Ama Esad’ın İdlib’i kontrol etmesini de istemiyoruz. Buralar net! Eskiden Suriye’de İhvan’ın iktidara gelmesini istiyorduk ama artık onun olmayacağını da biliyoruz. Ancak net olarak anlayamadığım şu: “Peki Biz Suriye’de ne istiyoruz?”

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle