--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kurnaz Avrupa “dipsiz kuyu”ya bizi de çekmeye çalışıyor

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
11

Uyanık tilki, günün birinde, içinde su bulunan bir kuyuya düşer. Uzun süre uğraşır, kuyunun içinde debelenip durur, ama bir türlü yukarı çıkamaz. 

Tilki kara kara ne yapacağını düşünürken, aniden kuyunun başında bir keçi belirir. 

Tilkinin niçin aşağıda olduğuna anlam verememiştir keçi. 

Bu yüzden seslenir tilkiye:

- Huu! Orada ne yapıyorsun?

Tilki anında yanıtlar:

- Ne yapacağım canım? Su içiyorum.

Kuyuda su olduğunu duyan keçi çok sevinmiştir. Hemen tilkiye “Nasıl içebilirim bu sudan?” diye sorar.

Kurnaz tilki cevap verir:

- Ondan kolay ne var? Aşağıya atla, olsun bitsin.

Keçi, tilkinin bu sözlerine kanıp aşağıya atlar. Kuyudaki sudan kana kana içer. Susuzluğu geçince de tilkiye “Peki buradan nasıl çıkacağız?” sorusunu yöneltir.

Tilki yine “Ondan kolay ne var?” der, “Sen ön ayaklarını kuyunun duvarına dayayıp arka ayaklarının üzerine dikil. Ben, sırtına basarak dışarı çıkacağım. Sonra da seni yukarı çekeceğim. Böylece ikimiz de kurtulmuş olacağız.”

Keçi, tilkinin dediğini yapar. Üstüne basıp kuyudan çıkmasına yardım eder.

Eder ama, kendisi hâlâ aşağıdadır. Bir süre sonra tilkinin hile yaptığını anlar keçi. Lakin iş işten geçmiştir. Ne kadar mücadele etse de kuyudan bir türlü çıkamaz. Artık yukarıda olan tilki, keçinin bu çırpınışlarına gevrek gevrek güler ve seslenir aşağıya doğru:

“Eğer bir gram aklın olsaydı, kuyuya atlamadan önce nasıl çıkacağını da düşünürdün.”

¥

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in koronavirüsle ilgili bilgilendirme toplantısı sırasında sarf ettiği “Türkiye bugüne kadar fazlasıyla gayret etti. Şimdi sıra bizde. Onların beklentilerine bir an önce cevap vermeliyiz” sözlerini görünce, nedense aklımıza bu hikaye geldi. 

Öyle ya, yaptıkları düpedüz “tilkilik”.

Şu an dipsiz bir “kuyu”dalar ve bu “kuyu”ya bizi de çekmeye çalışıyorlar.  

Salgın süresince sapır sapır dökülmelerine rağmen, Türkiye’yi kandırmaya çalışıyorlar.

Avrupa dayanışması diye bir şeyin olmadığı koronavirüsle birlikte net bir şekilde ortaya çıkmasına karşın, kendilerini bulunmaz hint kumaşı gibi lanse etmeyi sürdürüyorlar.

Türkiye bu “tilki”lerin tuzağına düşmemeli. Tilkiyle “müzakere”yi bırakın, bulunduğu “kuyu”nun yakınından dahi geçmemeli.

¥

AB’nin, 60 senedir kapıda beklettiği bir ülkeyi şimdi kalkıp içeriye almak istemesinin iyi niyetli hiçbir tarafı olamaz.

Oynanan oyunu görmek durumundayız.

Şu günlerde tuvalet kağıdı için bile kavga eden bir topluluğa niçin durup dururken davet edildiğimizi anlamak zorundayız.

Biz gassal elinde meyyit miyiz ki, kendimizi Avrupa’nın insafına terk edelim?

Şimdilerde yüzlerine takacak bir maske bile bulamayanların bugün yüzümüze gülmelerinin sebebini çok iyi biliyoruz biz.

İtalya’nın eski Başbakanı ve Avrupa Birliği Ekonomi Komisyonu üyesi Paolo Gentiloni daha önceki gün itiraf etti zaten. Koronavirüs sebebiyle içine düştüğü zor durumdan kurtulmak için Avrupa’nın 1,5 trilyon avroya ihtiyacı olduğunu, bu para bulunamazsa ortaklığın parçalanabileceğini söyledi.

Bunların kendilerine bile hayrı dokunmayan bir birlik olduğu inşallah herkes tarafından anlaşılmıştır. Özellikle hükümet yetkilileri tarafından. 

Görüldüğü gibi, “AB’ye tam üyelik yolunda ilerlemeye kararlıyız” şeklinde açıklamalar yapmanın, “Avrupa Birliği hedefi doğrultusunda, önümüzdeki süreçte de çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz” türünden laflar etmenin bu saatten sonra hiçbir anlamı yok.

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gamber

26 Nisan 2020 11:42

Hocam siyaset bu ülkede varsa elbet bir konuyu dile getirmeye çalışan olacak her birşey denince siz ilk önce oraya bir bakın demek olmamalı ...eleştiriyi tamamen gozardi edip birde siz şöyle böyle siniz demek geçen yıl ters tepti İBB seçimlerinde ve başta olanlar elestirilecek ki imamogluna gozetlenecek yanlısı varsa çıkacak ve diğer seçim halk ona göre tercih yapacak bu herkez için geçerli .ve düşünün siz bugün aday olsanız yada 500 kişilik bir HDP li grup gelip sizin çok sempati duydugunuz kişiye oy vereceğini söylese denirmi vermeyin hatta eski bir söylediğiniz sözleri saklarsiniz bu hepimiz için geçerli

ata

24 Nisan 2020 01:40

bence reis serbest dolaşım ve ticari girişim haklarını çoktan aldı. işler biraz rahatlayınca merkıl açıklar...

Uğur Kermikligil

23 Nisan 2020 16:12

Rasim Hoca, sokağa çıkma yasağına gerek yok dedin. Sokağa çoksa yasağı isteyeni vatan haini yerine koydun. Hop senin yazından bir gün sonra sokağa çıkma yasağı geldi. 

orhan inan

23 Nisan 2020 12:36

BU AÇIDAN HİÇ BAKMAMIŞ İDİM.İLGİNÇ VE YERİNDE BİR TESPİT OLMUŞ.ELLERİNİZE SAĞLIK..

Can

23 Nisan 2020 12:27

Su gümrük birliginden baslayin. Nedense vaz gecilmedi. Demek ki ihtiyacimiz cok fazla. Her sey paraya dayali ve cikara göre. Tipki turizme cok bel baglandi ve simdi hal ortada. O yatirimlar sanayiye gitseydi bu kadar muhtaclik olmazdi.

Ömer

23 Nisan 2020 12:21

Rasim bey elinize sağlık süper bir yazı olmuş yüzde yüz katılıyorum . Avrupadan hayır gelmez . Bir yorumcunun dediği gibi Avrupa’nın güneşi bile soğuk Avrupa bizim bankalar gibi elini verir kolunu kurtaramazsın .

Garip

23 Nisan 2020 10:29

E(U)XIT

Çap

23 Nisan 2020 09:27

Avrupanin güneşi bile soğuk onlar bizleri irkat olarak somürmek isder aldanmayalim

Korkusuz

23 Nisan 2020 07:24

Hz.Mevlana ile Husamettin celebinin yolculuk esnasinda ki hikayeyi tum yetkililerimiz her halde biliyirdur.aralarinda diyor.menfaat birligi var.birazcik meselede hemen bozulu verdi.alinmasinlar diye kapali yaziyorum kusura bakmayin.Arif olanlar anlar.vucuduna uymayan elbiseyi giyemessin.

H.Y.E

23 Nisan 2020 07:00

Su Avrupa sevdasindan vazgecin yahu.Avrupa'nin ic yuzunu gormek icin korona virusu salgini mi olmasi olmaliydi ?

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle