--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Koç, Aydın Doğan’ı sattı mı?

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

Siyasi gündemin yoğunluğu sebebiyle yaşadığımız harala-gürele, Hürriyet yazarı Mehmet Yakup Yılmaz’ın Doğan Medya Grubu’nun satışıyla ilgili röportajının kaynamasına yol açtı. 

Yakup Yılmaz, gerçekten de çok önemli ifşaatların yer aldığı işbu röportajında, Aydın Doğan’ın, medya imparatorluğunu niçin sessiz sedasız elden çıkardığını anlatıyordu. 

Doğan Medya Grubu’nda uzun yıllar en tepe noktalarda görev yapan ve basın dünyasında “etekli Yakup” olarak tanınan Yılmaz, söyleşisinde, eski patronunun “Türkiye burjuvazisi” tarafından yalnız bırakıldığından şikayet ediyordu. “İçten pazarlıklı ve sadece kendi şahsi çıkarlarını gözetiyor” diye nitelendirdiği Türkiye burjuvazisinin, ülkenin nereye gitmekte olduğunu değerlendirmekten aciz bir tablo çizdiğini belirtmekten de geri kalmıyordu.

“Yakup Yılmaz ‘Türkiye burjuvazisi’ derken kimleri kastediyor” dediğinizi duyar gibiyiz…

Merak etmeyin, onu da açık açık anlatmış kendisi…

Koç, Sabancı ve Eczacıbaşı’nın ismini “içten pazarlıklılar”ın en başına koymuş. Bu ailelerin Aydın Doğan’ın arkasında durmadıklarını, hükümeti etki altına alabilecek güçleri varken, kıllarını bile kıpırdatmadıklarını söylemiş. Aydın Doğan da bunun sonucunda tüm direnişine rağmen dayanma gücünü kaybetmiş ve nihayetinde pes etmiş.

“Etekli Yakup”un anlattıklarının özeti bu...

Özet bu, ama gerçek kesinlikle ve kesinlikle bu değil...

Bir defa, Aydın Doğan’ın genelde Türk burjuvazisiyle, özelde ise Koç Grubu ile yakın ilişkisini bilmeyen yoktur.

Bu ilişki öyle bir ilişkidir ki Doğan Medyası için “Koç Grubu’nun medyası” bile denmiştir. 

Nasıl denmesin ki?

1979 yılında Abdi İpekçi’nin suikasta kurban gitmesinin ardından Karacan ailesi medyadan çekilme yönünde karar aldığında Milliyet’e kim talip olmuştu?

Vehbi Koç’un kızıyla evli olan İnan Kıraç değil mi?

Evet...

Peki ya sonra?

Bugüne kadar politikanın her daim tam göbeğinde yer alan Koç ailesi, “politik tartışmaların içinde olmak istemediklerini” gerekçe göstererek Milliyet’i almaktan vazgeçmişti.

Akabinde de gazeteye, Sirkeci’de Vehbi Koç’un otomobil bayilerinden birisiyken büyük bir sermaye edinen Aydın Doğan talip olmuştu.

Evet, o güne kadar medya dünyasıyla uzaktan yakından ilgisi bulunmayan “Kelkitli Aydın”, Sirkeci’de oto yedek parçacılığı yaparken, bir anda gelip medya patronluğuna terfi etmişti.  

Zaten Aydın Doğan’ın bu “hızlı” yükselişinin sebebini işadamı Halis Toprak da “Arabaların kıymetli ve herkesin almak için kuyrukta olduğu zamanlarda Aydın Doğan da ben de TOFAŞ’ın bayisiydik. Bana üretim kısıtlı diye günde üç araba gönderilirken, Doğan’ın bayisine 300 araba verilirdi. Çok büyük olan araç talebini İstanbul’da tek karşılayabilen bayi haline getirilen Doğan böylece kısa zamanda zenginleşti” diyerek çok net bir biçimde ortaya koymuştur. 

Yani?

Yanisi o ki etekli Yakup’un iddialarının iler-tutar tarafı yok.  

Başta Koç grubu olmak üzere, “komprador burjuvazi” Aydın Doğan’ın sonuna kadar arkasında durmuştur. Kodaman takımı, AK Parti hükümetine karşı her zaman “Kelkitli”nin yanında hizalanmıştır. 

Bugünlerde etekleri tutuşan zevat aksini ileri sürse de gerçek budur.

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle