Erbaş’a destek verenler, keşke Şenocak’ın da arkasında durabilseydi
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın geçtiğimiz haftaki cuma hutbesinde bahsettiği hususların bir kısım çevreler tarafından tartışma konusu yapılması hakikaten tuhaf. Öyle, çünkü bizce ortada tartışılacak bir şey yok.
Erbaş, bir din adamı neleri söylemesi gerekiyorsa onları söylemiş. İslam’ın zinayı en büyük haramlardan kabul ettiğini anlatıp, Lutiliğin ve eşcinselliğin dinimizce lanetlendiğine dikkat çekmiş.
Ne yapsaydı yani Diyanet İşleri Başkanı? Zinaya ve eşcinselliğe cevaz mı verseydi?
¥
Bir dafa, Erbaş’ın okuduğu ayetlerin muhatabının kimler olduğu belli.
Bunlara dileyen inanır, dileyen inanmaz.
Eğer inanmıyorsanız, sıkıntı yok. Bu durumda her haltı afiyetle yiyebilirsiniz. Yani zina da yapabilirsiniz, ibnelik de.
Fakat şunu kesinlikle yapamazsınız: İki milyara yakın insanın inandığı bir dine kin ve nefret kusamazsınız. Müslümanların inançlarına alenen saldıramazsınız.
Tamam, Allah’ın hükümlerini “hüküm” olarak kabul etmediğinizi anladık. Ama bari bu hükümleri hayatlarının merkezine yerleştirenlere salya sümük saldırmayın. Hiç olmazsa, Müslümanlara zinanın ve eşcinselliğin haram olduğunun hatırlatılmasına itiraz etmeyin.
¥
Bunca hengamede -azgın azınlığı saymazsak-, toplumun büyük bir kesiminin Ali Erbaş’a destek vermesi doğrusu bir hayli sevindirici. Hele hele devletin istisnasız tüm kademelerinin Diyanet İşleri Başkanı’na koşulsuz-şartsız sahip çıkması özellikle memnuniyet verici.
Lakin burada içimizi burkan bir durumun varlığına işaret etmeden de geçemeyeceğiz. Geçmişte tıpkı Ali Erbaş gibi yalnızca Kur’anî hakikatleri haykıran bazı isimlere yeterince arka çıkılmamış olmasına fazlasıyla üzüldüğümüzü belirtmeden yapamayacağız.
İhsan Şenocak’ın, tesettürün İslam’daki yerini âyet ve hadislerle açıkladı diye laikçi medya tarafından tefe konulduğu günleri hatırlayın mesela.
Maalesef dar bir kesim dışında kimse arkasında durmamıştı hocanın.
Örneğin, bugün “İlahi hükmü dile getiren Ali Erbaş yalnız değildir” kampanyasına haklı bir şekilde destek veren devletin en tepesindeki isimler, o günlerde bir “İlahi hükmü dile getiren İhsan Şenocak yalnız değildir”i çok görmüştü.
Şimdi “İslâm’ın kaideleri, Ali Erbaş hocaya münasebetsizce saldıranların keyiflerine göre sorgulanacak kaideler değildir” açıklaması yaparak takdir toplayanlar, vakti zamanında “İslâm’ın kaideleri, İhsan Şenocak hocaya münasebetsizce saldıranların keyiflerine göre sorgulanacak kaideler değildir” demeyi düşünememişti.
Bugün pek çok bakanımızın Erbaş’la dayanışma için birbiriyle yarışması gerçekten son derece güzel. Ancak biz, aynı dayanışmanın Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. İbrahim Emiroğlu, ‘Peygamberimiz ve Gençlik’ adlı konferansta yaptığı bir konuşma sebebiyle görevden alındığında da gösterilmesini beklerdik.
“AK Partili” Rektör Nükhet Hotar, Türkiye’nin ilk ilahiyatçı mantık profesörünü haksız bir biçimde kapı dışarı ettiğinde, ilgili ve yetkililerin hep birlikte ayağa kalkıp “Hoop, ne yapıyorsun sen rektör hanım” itirazında bulunmasını umardık.
Ama bunların hiçbiri olmadı.
Halihazırda “Allah’ın emirlerini, yasak kıldıklarını anlatan, Allah’ın izniyle hiçbir zaman yalnız olmayacaktır” twitleri atanlar, maalesef eski Kaynaşlı Belediye Başkanı Birol Şahin A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın tesettüre uygun olmayan kıyafetini Allah’ın ayetleriyle eleştirdiğinde başkanı yalnız bıraktı. Bugün “İnsanların inandıkları değer sistemine göre konuşması en doğal haktır” diyen AK Partililer, Şahin “inandığı değer sistemine göre” konuştuğu için MHP’den ihraç edilirken derin bir sessizliğe daldı.
¥
Şurası açık ve net: Din düşmanları için isimler bugüne kadar hep birer bahane olmuştur. Onların asıl derdi doğrudan İslam’dır.
Bugün de bunu yapıyorlar. Erbaş’ın şahsında aslında İslam’a saldırıyorlar.
Dolayısıyla bizim takınmamız gereken tavır, saldırıların kime yönelik olduğuna değil, neye yönelik olduğuna bakmaktır. Taarruz edilen İslamsa, hiçbir şekilde susmamaktır.
İnşallah Ali Erbaş olayı hepimiz için bir milat olur da hiç değilse bundan sonra gerekli zamanda gerekli tepkiyi vermeyi öğreniriz.


