Doğalgazda KDV neden indirilmez?
Artan soğuklarla birlikte yeni bir derdimiz var artık.
Malum, özellikle son birkaç gündür doğalgaz faturalarıyla yatıp doğalgaz faturalarıyla kalkıyoruz.
Vatandaşın neredeyse bir numaralı gündemi bu olmuş durumda.
Herkes dikkatli. Öyle ki, millet kombilerinin derecelerini yükseltmeye korkuyor.
Faturalar yalnızca zor bela geçinenlerin değil, toplumun kahir ekseriyetinin en büyük problemlerinden biri haline gelmiş vaziyette.
•
Hatırlarsanız, geçen sene doğalgaza yüzde 30 zam yapılmıştı. 2018’deki zamları da hesaba kattığımızda son iki yılda faturalarımızda yüzde 60’ın üzerinde bir fark bulunuyor.
Bunlar aslında beklenen zamlardı. Çünkü gerçek fiyatlar uzun bir süre boyunca konut kullanımına yansıtılmamıştı. Doğalgazdaki maliyetler devlet tarafından sübvanse ediliyordu. İş bir yerde patlayacaktı ve nitekim patladı da.
•
Ödediğimiz faturalarda kısa vadede herhangi bir olumlu değişim beklenmiyor.
Türk Lirası’nın yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesi, bu karamsar tablonun ortaya çıkmasında başat etken hiç şüphesiz.
Biliyorsunuz, doğalgazda yüzde 99 dışa bağımlıyız. İthal ettiğimiz gazın maliyeti de bu sebeple oldukça yüksek. Avrupa piyasalarında bin metreküp doğalgaz 110-120 dolar seviyesindeyken, biz bunu 250-280 dolardan alıyoruz.
Bir başka deyişle Türkiye’ye doğalgaz 2.5 kat daha pahalı ulaşıyor.
“Neden böyle” diye soracak olursanız, sebebi gayet basit.
Zira doğalgaz anlaşmalarımız yüzde 80-85 oranında petrol bazlı. Petrol fiyatları tırmandıkça aldığımız doğalgazın fiyatı da artıyor tabii olarak.
Halbuki, gaz alımında petrole endeksli bir sistem benimsememiş olsaydık zamanında, şu an içinde bulunduğumuz fotoğrafla karşı karşıya kalmayacaktık.
Bilhassa ABD ve Batı Avrupa’da bu işin yöntemi belli. Adamlar tek bir kaynağa bağımlı kalmıyor. Farklı gaz kaynaklarından istifade ederek, ipleri ellerinde tutmaya gayret gösteriyor.
Sıkıntının bir de uzun vadeli sözleşmeler boyutu var tabii. Bu da önemli bir sorun.
Yaptığımız doğalgaz sözleşmeleri elimizi-kolumuzu bağlıyor. Enerji arzında dünyada çok önemli gelişmeler olmasına rağmen, biz söz konusu gelişmeleri altına imza attığımız sözleşmeler yüzünden lehimize çeviremiyoruz.
Şu sıralar müttefikimiz olan(!) Rusya’nın Avrupa’daki en pahalı gazı Türkiye’ye satması bile durumun vahametini ortaya koymaya yetiyor zaten.
Oysa akılcı ve planlı politikalarla mezkur sorunda bazı iyileştirmelere gitme imkanına sahibiz.
Örneğin bu işlerden büyük paralar kazanan şirketlere “Bir saniye” denilerek sektöre bir çekidüzen verilse, ısınma maliyetleri ciddi ölçüde düşebilir.
Konutlar için KDV’nin indirilmesi de bir seçenek olarak karşımızda duruyor.
Öyle ya, ticari işletmeler yüzde 18 KDV’yi ödemekte fazla zorlanmayabilir, lakin konutlarda bu oran çok yüksek. Bunun düşürülmesiyle vatandaşlar az da olsa bir nefes alabilir.
Ayrıca, alt gelir grubundakilere doğalgaz desteği verilmesi de pekâlâ mümkün.
•
Devletin kaynak oluşturma noktasında bir sıkıntısı varsa, çözüm bu tür zamlarda aranmamalı. Enerji politikalarındaki birtakım aksaklıkların faturası vatandaşa çıkarılmamalı.
Devlet, milletin haklı feryadına kulak versin.
Asgari ücretlilerin, aylıklarının yaklaşık yüzde 10’unu doğalgaz faturasına yatırdığı bir ortamda nereden kesinti yapılacaksa yapılsın ve bu zamlar geri alınsın.
Gördüğümüz kadarıyla umumi arzu bu yönde.


