Devletin resmî haberajansı da bunu yaparsa...

28 Temmuz 2019 Pazar

Genelde Doğu Akdeniz’de, özelde ise Kıbrıs’ta yaşanan gelişmeler, dünyanın en önemli gündem maddelerinin belki de en başında yer alıyor şu son birkaç aydır. 

Görüyorsunuz, irili-ufaklı pek çok devlet ellerini ovuşturarak bu bölgedeki enerji pastasından pay kapmanın derdine düşmüş vaziyette.

Kolay kolay da geri adım atacağa benzemiyorlar. 

İşte bu yüzden, önümüzdeki yılların, hatta belki de on yılların alacağı şekil, Kıbrıs’tan ve etrafından belirlenecek desek yanlış olmaz.

Kıbrıs bizim için böylesine önemli.

Peki biz Türk halkı olarak Kıbrıs konusuna yeterince önem veriyor muyuz dersiniz?

Sakın yanlış anlaşılmasın, elbette Kıbrıs’ı ve Kıbrıs Türkleri’ni himaye etme noktasında  üzerimize düşeni layıkıyla yapıyoruz. Türkiye olarak, hak ve çıkarlarımızı korumak için atılması gereken her türlü adımı tereddütsüz bir şekilde atıyoruz.

Bizim “Kıbrıs’a yeterince önem veriyor muyuz” diye sorarkenki kastımız biraz daha farklı.

20 Temmuz 1974’te gerçekleştirilen ve geçtiğimiz günlerde 45. yıldönümünü idrak ettiğimiz Kıbrıs Barış Harekâtı’nın anlam ve öneminin farkında mıyız mesela?

Üzerinden neredeyse yarım asra yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen, harekâtla ilgili belleklerde yer edinmiş birtakım yalan yanlış bilgileri ortadan kaldırabildik mi örneğin?

Maalesef bu hususta hiç de iç açıcı olmayan bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.

Şu an dahi Kıbrıs Harekâtı’na dair pek çok yanıltıcı haber ortalıkta dolaşıyor.

Hatta onlardan birine daha geçenlerde şahit olduk.

Gördünüz, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî haber ajansı, harekâtla ilgili servis ettiği kronolojik grafikte Kıbrıs zaferini Bülent Ecevit’e mâl ederek Necmettin Erbakan’ı adeta yok saydı. 

Halbuki gerçekler kabak gibi ortada. 

1974’teki Kıbrıs Harekâtı’nın asıl mimarı ve kahramanı şeksiz ve şüphesiz Erbakan Hoca’dır.

Bu öyle bizim şahsi görüşümüz falan da değil, tarihi bir hakikattir. Üstelik bugün bu hakikati batılı devletler bile dillendirmektedir. 

Söylesenize, rahmetli Erbakan olmasaydı, barış harekâtı bu kadar başarılı yürütülebilir ve ikinci harekât böylesine iyi sonuçlanabilir miydi?

Tabii ki sonuçlanamazdı. 

Çünkü, o dönem hem mu-hale-fet-teki Süleyman Demirel’in AP’si hem de koalisyon ortağı Başbakan Bülent Ecevit’in CHP’si harekâta kar-şıydı. 

ABD ve Avrupa’nın baskısından korkuyorlardı.

Kıbrıs’a çıkarmanın bir “macera” olacağını, bunun bütün dünyaya savaş açmak anlamına geleceğini iddia ediyorlardı. Daha da kötüsü, kangren haline gelmiş bu sorunun diplomasiyle çözülebileceğine inanıyorlardı. 

Başbakan Bülent Ecevit garantör ülke olan İngiltere’ye bu maksatla gitmedi mi zaten?

“Diplomatik” temaslarda bulunmak için hani?

Oysa Batılıların Kıbrıs’taki zulmü durdurmayacağı bal gibi biliniyordu. O an için tek çözüm Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Kıbrıs’a göndermekti. Erbakan da tam olarak bunu savunuyordu.

Bu sebeple, Kıbrıs sorununu görüşmek için İngiltere’ye giden Ecevit’in uçağı daha yeni havalanmışken Milli Güvenlik Kurulu’nu acil olarak toplamıştı Erbakan. Tüm itirazlara rağmen, “İngilizler nasıl olsa taleplerimizi reddedecekler. Biz boşuna vakit kaybetmeyelim” diyerek kararlı bir tutum sergilemiş ve “tam yetkili başbakan vekili” sıfatıyla “Harekâtı derhal başlatın” emrini vermişti.

Unutmayın, Ecevit, sırf kendisi İngiltere’deyken çıkarma emri verildi diye CHP-MSP koalisyonu bozulana kadar yurtdışına adımını atmayan ve bir daha Erbakan’a başbakanlık vekaletini tevdi etmeyen bir siyasetçidir.

Umarız devletin resmi haber ajansı, “resmi ideoloji”nin dayattığı dogmaları bir kenara bırakarak bu gerçekleri görür.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ErcanErcan1 ay önce
    İster kabul et istersen etme; o gün hükümetin başında Ecevit vardı ve bu başarı onundur, bu yüzden millet ona "Kıbrıs Fatihi" ünvanını vermiştir.
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Kaleminize..sağlık.
  • Sher EzSher Ez1 ay önce
    Ha babam "kıbrıs barış harekatı" deyip duruyorsunuz,esasen bu kıbrısın kuzey kısmının Türkiye tarafından tek taraflı IŞGALi oldugunu açık açık yazmak gerek,çünkü dogrusu budur. Türkiyen hariç bütün dünya bunu böyle görüyor.Ondan dolayı GÜNEY KIBRIS YUNAN KISIMI diye bir şey yoktur,var olan KIBRIS Cumhuriyetidir.Ondan dolayı bütün dunya bu konuda Türkiyeyi IŞGALCI DEVLET olrak görmektedir.konu gayet basit be kadar göz kapatmaga gelirseniz gelin tarihi dogrular bunlardır.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    İbrahim Sûresi.. 42 - Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah'ın gâfil olduğunu sanma! Ancak Allah, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler.43 - O gün, başlarını dikerek koşacaklar, gözleri kendilerine bile dönmeyecek ve gönülleri bomboş kalacaktır.44 - Ey Peygamber! İnsanları, azabın geleceği gün ile korkut. O gün, zalimler şöyle diyecekler: "Ey Rabbimiz! Bizi yakın bir zamana kadar ertele de senin davetine uyalım ve peygamberlere tâbi olalım." Onlara: "Daha önce ahirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmemiş miydiniz?" denilir.
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Kâfirlerin müşriklerin dağlar kadar hileleri olsa.... İbrahim Sûresi . 46 - Gerçekten onlar çeşitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azab var; isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Devlet resmi faiz alabilir mi.Bakara Sûresi. 278 - Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz.Bakara Sûresi. 279 - Eğer böyle yapmazsanız, o zaman Allah ve Resulü tarafından size savaş açılmış olduğunu bilin. Eğer tevbe ederseniz, sermayeleriniz sizindir. Haksızlık etmezsiniz, haksızlığa da uğramazsınız
  • Mustafa Mustafa 1 ay önce
    Yaptığını Allah için yapmayanı sizde yok sayın
  • BekirBekir1 ay önce
    Cübbeli Hocam, Dr Ramazan Kurdoğlu’ na karşı(16 Nail suresi,125 ayet) ine göre tatlılıkla nezaketle açıklama gerekiyor.Çünkü Dr Ramazan Kurdoğlu memleketin temiz , vatansever asil evladı.Yazdığı kitaplar asırlar boyu nesillere doğru yolu gösterecek , yazılması çok kolay olmayan eserler.Tapınak Şövalyeleriyle ilgili bir kitabını alıp bir kaç sayfasına bakarsanız durumu anlarsınız.(Ey Rasûlüm, insanları Kur'an'la, güzel söz ve nasihatla Rabbinin yoluna (İslâma) davet et. Onlara karşı, en güzel olan bir mücadele ile mücadele yap. Şüphe yok ki, Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir, ve o, hidayete kavuşanları da en iyi bilendir.)(16 Nahl ,125)
  • OkurOkur1 ay önce
    Ayşe tatile çıksın diyen deErbakan di
  • Ben de: 'kim bu zat yahu?' diyordumBen de: 'kim bu zat yahu?' diyordum1 ay önce
    .. Ama doğru; yiğidi ne öldürecen, ne de hakkını yiyecen!

Günün Özeti