• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
TÜM YAZILARI
28 Nisan 2019

Davutoğlu’nun adaşı çarpıtmakta “Karar”lı

Kendi tarifine göre “Türkiye’nin halk tarafından seçilmiş son başbakanı” Ahmet Davutoğlu’nun 15 sayfayı bulan ve AK Parti ile Tayyip Erdoğan’a sert eleştiriler yönelttiği “manifesto”su en çok Karar yazarı adaşını sevindirdi galiba.

Baksanıza, o “adaş”ın bugünlerde içi içine sığmıyor.

Gerek kendisiyle yapılan röportajlarda, gerekse kaleme aldığı köşe yazılarında bunu açık-seçik müşahede ediyoruz. Davutoğlu’nun uzun bir aranın ardından tekrar ses vermesinin hazreti bir hayli mutlu ettiğini gayet net gözlemleyebiliyoruz.

Aslında Davutoğlu’nun “surda gedik açmaya matuf” mezkur tepkisinin Karar yazarını böylesine sevindirmiş olması garip bir durum değil. Zira işbu yazar, eski başbakana verdiği desteği bugüne kadar hiçbir zaman gizleme ihtiyacı hissetmedi. Siyaset dünyasına adım attığından bu yana Ahmet Davutoğlu’na hep arka çıktı.

Elbette bu kendi tercihidir. Kimin kime arka çıktığı, kimin kime sözcülük yaptığı bizi ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren tek şey, sadece ve sadece eski başbakana toz kondurmamak için seçilen yakışıksız yöntem.

Öyle gözüküyor ki, bu sinsi yöntemin insafla, izanla ve vicdanla bağdaşır tarafı yok. Çünkü göz göre göre manipülasyon ve dezenformasyon yapılıyor.

Mesela, Karar yazarının “Özellikle Ak Parti içinde gibi gözüken bazı çevreler, bütün geçmiş hukuku ayaklar altına alarak Davutoğlu’na yönelik bir yıpratma kampanyası yürütmektedir” cümlesi...

Söylesenize, siz bu cümleden ne anlıyorsunuz?

Bir şey anlamıyorsanız, “bütün geçmiş hukuku ayaklar altına alanlar”ın kimler olabileceğini şöyle bir hayal ediverin.

Kim/kimler çıkıyor karşınıza?

Kendisini başbakanlık ve genel başkanlık koltuğuna taşıyan ismi sosyal medya hesabından yayınladığı “kaçak metinler”le açığa düşürmeye çalışanları...

Her fırsatta siyasi etik dersleri veren, ancak kendileri buna bir türlü riayet etmeyip ortalıkta dolaşanları görüyorsunuz değil mi?

Görüyorsunuz ama nafile... 

Çünkü bariz gerçekler, bir anda ters yüz ediliveriyor. “Bütün geçmiş hukuku ayaklar altına alanlar”, utanmadan-sıkılmadan birtakım insanları “geçmiş hukuku ayaklar altına almak”la itham edebiliyor.

Sadece bu kadar da değil. 

Bir de, Davutoğlu’nun AK Parti ve Erdoğan’ı yerden yere vurduğu metinde sırf “partimiz” ifadesine yer verdi diye “içerden biri” olarak lanse edilmesi hususu var.

Bu da Karar yazarının göz bağcılıklarından yalnızca biri.

“Davutoğlu, madem hâlâ AK Parti’nin içerisinde, o halde niçin parti disiplinine uymuyor? Eleştirilerini yüz yüze görüşmelerde iletme imkanı varken, neden etik dışı yollara tevessül ediyor” diye soran birilerini görmeyince, tutarsızlıkta işte böyle zirve yapıyorlar.

Ne diyelim...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’ye destek yürüyüşünü “69 yaşında bir direnç yürüyüşüdür bu” sözleriyle savunan...

Mahkemede karılarını bile inkar edecek kadar yalan ve takiyeye batmış güruhun argümanlarını dikkate değer bulup, onların nasıl mağdur edildiklerine yönelik algı operasyonlarını köşesine taşıyan...

FETÖ’cülerin ifadelerini “mutlaka üzerinde durulması gereken iddialar” olarak nitelendirenlerden de ancak bu beklenir.

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı