Davutoğlu+Babacan yüzde 1 bile etmiyor
AK Parti’den ayrılıp Gelecek Partisi’ni kuran Ahmet Davutoğlu’nu nasıl bir geleceğin beklediği son günlerin en çok tartışılan konularından biri. Aynı şekilde, yeni parti için ocak ayını işaret eden Ali Babacan’ın siyasette sahip olacağı ağırlık da fazlasıyla merak ediliyor.
“AK Parti kaçkınları”nın iki ayrı parti kurmaları dahi, kendilerinden köy de kasaba da olmayacağının en büyük kanıtı aslında bize göre.
Düşünsenize, daha yola çıkar çıkmaz dağılıp bölünen bir hareketle karşı karşıyayız.
Belki de Türk siyasi hayatında bir ilk bu.
Şimdi hiç “Ahmet Davutoğlu ile Ali Babacan’ın ayrı ayrı hareket edeceği en baştan belliydi. Sen ne bölünmesinden bahsediyorsun” demeyin. Zira bu görüş inandırıcılıktan çok uzak.
Uzak, çünkü mezkur zevatın “aynı yolun yolcusu” olduğu herkes tarafından biliniyordu.
Her ne kadar aksini iddia etseler de, kişisel hırsları, “baş” olma sevdaları tek bir parti kurmayı mümkün kılmayınca, bölünmeyi tercih etti bu isimler.
Nasıl olsa amaç öyle de böyle de hasıl oluyor.
Ayrı da hareket etseler, bir arada da olsalar çok önemli değil onlar için.
AK Parti’den oy çalsınlar ve başkanlık seçiminin hiç değilse ikinci tura kalmasını sağlasınlar yeter.
Dikkat ederseniz bu hengamede kimsenin “Yeni partiler ne getirir” diye sorduğu yok. Herkes, “Davutoğlu ve Babacan AK Parti’den ne götürür” sorusunun cevabını arıyor.
Bu sorunun cevabı hakikaten önemli.
Evet, acaba sayıları 70’i aşan tabela partilerinden mi olur, yoksa topluma yeni çözüm önerileri sunabilir mi bu partiler gerçekten?
Doğrusunu söylemek gerekirse, daha seçimlere epey bir zaman olması ve Türkiye gibi politik iklimin hemen her gün değiştiği bir ülkede yaşamamız elbette ki bu sorunun cevabını biraz zorlaştırıyor. Ancak tüm bunlara rağmen, bazı veriler şu an bile birtakım ipuçları veriyor bize.
Optimar Araştırma Şirketi’nin geçtiğimiz günlerde yaptığı anket mesela.
Çok ilginç sonuçlar var söz konusu ankette.
Özellikle, bir kısım çevreler tarafından şişirildikçe şişirilen, adeta “kurtarıcı” olarak sunulan Davutoğlu ve Babacan’ın oy oranlarına ilişkin rakamlar ilgi çekici.
Baksanıza, vatandaşa “Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” diye soruluyor. Davutoğlu ve Babacan’a yalnızca yüzde 0.6 oy çıkıyor. Ötesi yok, yüzde 1 bile değil.
¥
Bu sonuçlar, yapılacak ilk seçimde AK Parti’ye çelme takmaktan başka hiçbir gayesi bulunmayan yeni partilerin toplumda bir karşılığı olmadığını gösteriyor. Amigo basının “Dikkat çekici isimler var” dediği partiler, öyle gözüküyor ki halkımızın hiç mi hiç dikkatini çekmiyor.
¥
Şu bilinmelidir ki, bu millet, Demokrat Parti ve AK Parti dışında ana gövdeden ayrılan siyasi hareketlere tarihin hiçbir döneminde iktidarın anahtarını vermemiştir. Bunun sonucunda da “ayrılıkçı” partiler ya kısa sürede kepenk indirmiş veya siyasi hayatlarını “tabela partisi” olarak sürdürmüşlerdir.
Bu tablonun ortaya çıkmasının sebebi, “seçmenin ana gövdeden ayrılan partileri samimi bulmaması” olarak özetlenebilir.
Anlaşılan bu kez de öyle olacak. Yani dağ yine fare doğuracak.
“İşin rengi” şimdiden belli olmaya başladı.
Çok büyük hayal kırıklığı yaşayacaklar, çok.


