THY - TR Çıkışlı Güney Avrupa Kasım

Cumhuriyet’teki yönetim değişimi: Al birini vur ötekine

09 Eylül 2018 Pazar

Cumhuriyet gazetesinin sahibi konumundaki Cumhuriyet Vakfı’nın, mahkeme tarafından iptal edilen 2013’teki eski yönetim kurulu üyeleriyle yaptığı toplantının ardından gazetenin yönetimi değişti biliyorsunuz.

Alev Coşkun yeniden Cumhuriyet Vakfı Başkanlığı’na seçilirken, Genel Yayın Yönetmenliği koltuğu ise Aykut Küçükkaya’ya teslim edildi.

Vakfın yeni yönetim kurulunun da Şükran Soner, İnan Kıraç, Işık Kansu, Ali Sirmen, Şevket Tokuş, Mustafa Balbay, İbrahim Yıldız, İrfan Hüseyin Yıldız, Tayfun Akgüner ve Turan Karakaş gibi isimlerden oluştuğunu görüyoruz.

Söz konusu isimlerden de anlaşılıyor ki, Cumhuriyet’in yayın çizgisinde bundan sonra belirgin bir değişiklik olacak.

Öyle gözüküyor ki, yıllardır terör örgütü PKK’yı sevindiren birçok habere imza atan, dirsek temasında bulunduğu FETÖ ile Türkiye’ye operasyon çeken Cumhuriyet, “aslına rücu edecek”

Zaten yeni yönetimin yapmış olduğu “Bir süredir eksikliğini gördüğümüz Atatürk ve onun temel ilkeleri Cumhuriyet gazetesine kesin olarak geriye dönmüş bulunuyor” açıklaması da gazetenin bundan sonra izleyeceği yayın çizgisinin ipuçlarını veriyor bize.

Peki, “Atatürk’ün temel ilkelerini benimseyen” Cumhuriyet’in son yıllardaki Cumhuriyet’ten bir farkı olacak mı?

Bizce olmayacak. Çünkü, “Atatürkçü Cumhuriyet”in ne menem bir şey olduğunu da gördü bu millet.

Hiç boşuna “Ülkemizde her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığımız ile çalışacağız” diye masal okumayın bize.

“Atatürkçü” seleflerinizin demokrasinin içine nasıl tükürdüklerini tüm ayrıntılarıyla hatırlıyoruz zira.

Mesela, “Mustafa Kemal’in Kuvayi Milliye arkadaşı” diye parlatılan kurucunuz Yunus Nadi’nin aslında azılı bir Nazi destekçisi olduğunu, hatta İsmet İnönü’nün, mezkur şahsa “Yunus Nazi” dediğini gayet iyi biliyoruz. 

Ya Adnan Menderes ve arkadaşlarını idama götüren 27 Mayıs darbesine hararetle alkış tutanlar?.. Onların dillerinde de aynı sakız yok muydu? 

Atatürk ve devrimlerini dillerine dolayıp 27 Mayıs’ı hazırlayan provokasyonlara bayraktarlık yapanlar, şimdiki Cumhuriyet yönetiminin “bir süredir eksikliğini gördüğü” ideolojinin savunucusu değil miydi?

Dedik ya, “Ülkemizde her anlamıyla gerçek bir demokrasi kurulması için bütün varlığımız ile çalışacağız” diyenlerin ağa babaları bu ülkede demokrasinin ırzına geçti.

Üstelik Cumhuriyet’teki bu demokrasi hazımsızlığı her daim aralıksız sürdü. 

12 Eylül darbesini hasretle bekleyen Nadir Nadi döneminde de...

Gazeteyi hem cuntacı, hem de solcu bir hüviyete büründüren İlhan Selçuk zamanında da...

İttihad ve Terakki’nin liderlerinden Cemal Paşa’nın torunu Hasan Cemal’in genel yayın yönetmenliği koltuğunda oturduğu günlerde de Cumhuriyet demokrasiyi savunmadı. 

Ezcümle, “bir süredir eksikliğini gördükleri Atatürk ve onun temel ilkelerinin Cumhuriyet gazetesine kesin olarak geriye dönmüş bulunması” bizim için hiçbir anlam ifade etmiyor.

Kurulduğu 1924’ten bu yana “her türlü şer odağının sesi” olan Cumhuriyet, “milletin sesi” olmayı başaramadıkça da bu kanaatimiz değişmeyecek.

 

YORUM YAZ

  • Glu glu danceGlu glu dance2 ay önce
    Doğru(değil)!1950' de işi biten CHP aslında hâlâ iktidarı kontrol altında dutir! Hankı sâyede? Kemalizmin onların dinleri olması sayesinde! Kazanları fokurduyor, yakındır.. Ama onların ölülerini yıkamayacağız, putist üsülü yakacağız; azık nesin kimi..
  • mel' unmel' un2 ay önce
    o bir yılan dı..
  • ne b yerlerse yesinlerne b yerlerse yesinler2 ay önce
    ..... cumhuriyet ile yeni akit' in işi ne ki?
  • TEMİZLİKÇİTEMİZLİKÇİ2 ay önce
    .... bu ülke ilelebet ATATÜRKÇÜ kalacak.....
  • SelamSelam2 ay önce
    Yaşa Mustafa Kemal Paşa Yaşa
  • DarbesavarDarbesavar2 ay önce
    cevabı içinde... her ikisi de birilerinin gözbebeği .. tek kusurları milletle barışık olmamaları... eh o kadar kusur da kadı kızında da olur...
  • 145314532 ay önce
    Yapılan açıklamlar göz boyama niteliğinde,aklı inkar düzeyinde ve aldatıcılık içeriyor.Ülkeye gerçek bir demokrasi getirmek için çalışacağız demek aldatmaca olduğu kadar,önceki yönetimlerin de demokrasiyi yok etmek için çalıştıklarının itirafıdır.Her daim farklı düşünce ve fikirleri aşağılayan,İslami değerlere dil uzatan ecnebi bir dergiyi arkalayan,her türlü terör örgütünü sevip okşayan zihniyet Atatürkçülük ve demokrasi masalları anlatırken arayada ilim,bilim,çağdaşlık,medeniyet,ilericilik ve aydınlanma gibi yıllardır tekerleme olduğu netleşen laf salatalari ile bugünlere gelmiştir,bir örnek vermek gerekirse Atatürk'ün kurduğu gazete olmakla övünen gazetenin genel yayın yönetmeni ülkeyi karalamak adına yaptığı bir haber sonrası kaçak durumda,davada haklı olan neden kaçar ? Yok haksız ise bu zihniyet neden demokrasi,vatan,millet,Atatürkçülük masalları anlatır.
  • HukukçuHukukçu2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız; Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenci kıyımına müdahale edip, kıyımı durdurmanızı, saygılarımızla, istirham ediyoruz.
  • hasanhasan2 ay önce
    ... ataturkcu cumhuriyet cizgisi sayesinde ilimle bilimle tanisti ...
  • Yusuf canYusuf can2 ay önce
    M.kemal in veri parayı şu iyi düsturunu dediği kim,cumhuriyeti kim Atatürkçülük kim çukur harfler türlü pravda idiler komünizm çökünce altında kaldılar,azıcık akılları vardı oda gitti hakan müslüman Mahallesi'nde salyangoz satıyorlar,o gazeteye ki ve Sabancı ailesi de para akıtıyor ikisininde ürettiği hiç bir şeyi almamayı tercih ediyorum almak zorunda kalırsam direk Yahudiye vetiparafaku müslüman gecinip milleti soyanın aradan çıkarıyorum
  • ismailismail2 ay önce
    Normalde her olaya ticari her olaya endüstriyel her olaya rantabil her olaya reytingi her olaya trajher olaya verimlilik gözüyle bakan tüsiadçılar niye kendilerini bu gazeteye maddi ve manevi destek olmak mecburiyetinde görüyor.