Celladına âşık olan Saadet ve AK Partililer...
Biliyorsunuz, güzel Türkçemizde “Celladına âşık olmak” diye bir deyim var. Gâvur buna “Stockholm sendromu” demiş.
Seçimlerin yaklaştığı şu günlerde, celladına âşık olan ya da Stockholm sendromuna yakalanan zevatın sayısı da (gözlemlediğimiz kadarıyla) bir hayli artmaya başladı. Kafanızı kaldırın da bir bakın; siyaset dünyasında dediğimiz türden bir yığın politikacı var.
Mesela Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu…
Sözcü gazetesine olan muhabbeti had safhaya ulaşmış durumda.
Evet evet, Temel beyi yıllarca Sivas olaylarının baş sorumluları arasında gösteren o malum İslam karşıtlarının Sözcü’sünden bahsediyoruz.
Belki görmüşsünüzdür, geçtiğimiz günlerde yine sayın Karamollaoğlu’nun kapısını çalmışlar.
Eksik olmasın, o da 40 sene boyunca şedit bir şekilde Erbakan ve Milli Görüş muarızlığı yapan riyakarları geri çevirmeyip özel mi özel bir röportaj vermiş.
Az-buz değil he, tam sayfa…
Aslında bu, zat-ı âlilerinin ilk “vukuat”ı değil. Daha önce de defalarca aynısını yapmıştı Temel bey.
Sözcü’ye konuşup, kâh Türkiye’nin mega projelerinin önüne set çekmeye çalışmıştı, kâh darbe dönemlerini savunur pozisyona düşerek Erbakan’ın kemiklerini sızlatmıştı.
Ne olmuştu sonunda peki? “Karşı mahalle”ye yapılan bunca şirinlik bir netice vermiş miydi?
Tabii ki hayır. Tam tersine, laikçi kesime gül uzatılırken, muhafazakâr seçmen küstürülmüştü.
Geçtiğimiz seneyi hatırlayın…
SP, “kilit parti” olarak lanse edildi ama, ne olduğunu hep beraber gördük.
Tam anlamıyla hezimete uğradılar. “Bir dip dalga geliyor, bu Saadet’in dalgası” dediler, ancak o dalgada boğulmaktan kurtulamadılar. Daha ötesi yok, yüzde bir küsur oy aldılar. Tek başarıları(!) müttefikleri CHP’ye milletvekili kazandırmak oldu, o kadar.
Üzülerek müşahede ediyoruz ki şimdi de aynı yanlış tekrarlanıyor. Yerel seçimler öncesi “karşı mahalle”dekilere mavi boncuk dağıtılarak bir netice elde edileceği zannediliyor. Son genel seçimlerdeki en ölümcül hatası CHP ile ittifak yapmak olan Karamollaoğlu, bugün o zihniyetin Sözcü’sü ile kol kola girerek bir sonuca ulaşacağını sanıyor.
¥
Sözcü ile yan yana gelerek seçim kazanacağı zehabına kapılanlar keşke yalnızca Saadet Partililer olsa. Görünen o ki, bazı AK Partililer de bu yanılgıya kendilerini bir hayli inandırmış vaziyette.
Şarapla ilgili son çıkışlarıyla fazlasıyla tepki çeken, bizim de bu sütunlarda eleştirdiğimiz AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci’ye baksanıza.
O da bu hafta başında (aday olduğu şehirdeki seçim çalışmalarını bırakıp) taa Ankara’lara kadar giderek en azılı AK Parti düşmanı olan Sözcü yazarlarını ziyaret etmiş. Yani tıpkı Temel Karamollaoğlu gibi, Nihat Zeybekci de celladına âşık olmuş. Maalesef bugüne kadar kendisini yerden yere vuranlardan medet ummuş.
Düşünebiliyor musunuz, yoksulluktan geldiğini anlatmak maksadıyla “Bu memleketin yırtık donlu Nihat’ı artık Ekonomi Bakanı” diyen Nihat Zeybekci için “Sarıyer’de 11 milyon liraya yalı aldı” iddiasını ortaya atan ve bu iddiayı da “Yırtık donlu Nihat Boğaz’da yalı sahibi oldu” şeklinde edepsizce bir başlıkla veren Sözcü, bugün nedense yere-göğe konulamıyor.
Ekonomi Bakanlığı döneminde, “Zeybekci’nin bugüne kadar yaptığı hiçbir tahmini tutmadı” herzesini yumurtlayan gazete, şimdi hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir şekilde el üstünde tutuluyor.
Gerçekten akıl alır gibi değil.
Sayın Zeybekci, daha dün denilebilecek kadar yakın bir zamanda “Nihat Zeybekci makam otomobilini yine değiştirdi” haberlerini piyasaya sürerek milleti tahrik etmeye çalışanlarla “aynı makam”dan şarkılar söylüyor.
Pek çok demecini “Zeybekci’den yeni inciler”türünden alaycı ifadelerle haberleştirenlere ağzından inci saçmakta bir beis görmüyor.
Ne diyelim, Allah sonumuzu hayreylesin.


