• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
TÜM YAZILARI
02 Nisan 2020

Asıl sen “şeref”i ne bilirsin İsmail Saymaz!

Son yazımızda gerçek yüzünü gözler önüne serdiğimiz İsmail Saymaz isimli sözde gazeteci deliye dönmüş adeta. Yaptığı üçkağıtları birer birer anlattık ya, kırmızı gören boğa gibi etrafa saldırmaya başlamış. 

Tespitlerimize hiçbir cevap veremeyip çareyi hakaret etmekte bulması, Saymaz’ın kimyasının ne denli bozulduğunu ispat ediyor zaten.

Baksanıza şu pespaye ifadelere: “Akit bugün, Rasim Bolbol diye sahte bir isimin aleyhimde yazdığı yazıyı yayınlamış. Ben kovulmadım. Zaten kovulmak ayıp değil. Hele ki düşüncelerin ve inançların uğruna kovulmak şereftir. Aleyhimde yazdıkları yazıyı bile, korkudan sahte isimle yayınlayan Akit, bu şerefi ne bilir?” 

Aslında birazcık derinliği olsa, bu kadar sığ ifadeler kullanmaz, böylesine sığırca hareket etmezdi İsmail. 

Öyle ya, Rasim Bolbol’un sahte isim olup olmadığını öğrenmenin bin tane yolu var. En basitinden, girerdi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın internet sitesine araştırmacı-gazetecimiz(!), bir sorgulama yapardı ve Rasim Bolbol’un “Sarı Basın Kartı” taşıyan bir gazeteci olduğunu görürdü. 

Gazeteciliğin en temel kuralı sorgulamak ve araştırmaktır ama, İsmail’e bu temel prensipleri mezun olduğu Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretmemişler galiba.

Bu yüzden hiçbir araştırma yapmadan Akit’e iftira atıyor. “Araştırmacı-gazeteci” ayaklarına yatmasına rağmen, her önüne gelen habere balıklama atlıyor.

Söylesene İsmail!

Niçin her “Hıyarım var” diyene bir avuç tuz alıp koşarak kendini böylesine rezil ediyorsun? Köşemizde fotoğraf kullanmadığımız için mi yaptığın bunca tatava? 

Ne yani, fotoğrafsız olmuyor mu bu işler?

Sana iletişim fakültesinde sütuna fotoğraf koymadan da yazı yazılabileceğini, ama şeref olmadan gazetecilik yapılamayacağını öğretmediler mi?

Bizim fotoğrafımız olmamış çok mu? Sende yüz yok, yüz. Onu ne yapacağız? Yüz yerine kösele taşıyorsun. 

Zaten sende yüz olsa, geviş getirir gibi, gayet rahat bir şekilde böyle yalan söylemezdin.

Sende onurun ve omurganın zerresi bulunsa, pencere kenarına çöreklenip dirseklerinin altına koydukları minderle gün boyu çekirdek çitleyen kenar mahalle dedikoducularına özenmezdin.

Hani koyunlar bir yandan yürüyüp, bir yandan da ortalık yere boncuk boncuk dışkı bırakırlar ya, heh işte, sen de öylesin. Her gezdiğin yerde bir iftira yumurtluyorsun, her ağzını açtığında bir yalan uyduruyorsun.

Denize düşen yılana sarılır, sen ise devamlı yalana sarılıyorsun. Yalansız tek bir haber bile yapamıyorsun.

Gerçi senin sadece gazeteciliğin değil, hayatın yalan.

Lise koridorlarında ülkücü reisliği yapan, üniversite sıralarında sosyalistlerle flört eden, sonrasında ise liberalliğe yelken açan bir döneksin sen.

Bugüne kadar, değme dansözlere taş çıkartan kıvrak bel hareketleriyle geldin, ama artık yeter.

Bu millet, bir gün yerden yere vurduğu Atatürk’e ertesi gün övgüler düzen… 17-25 Aralık’tan sonra bile savunduğu FETÖ’ye şimdilerde karşı çıkıyormuş gibi görünen ikiyüzlülerden bıktı.

İyisi mi, çok geç olmadan ağzından kusmuk, kaleminden irin saçmayı bırak sen de.

Kulağına üfürülen ve gerçekliğini araştırma zahmetinde bulunmadığın bilgi kırıntılarını orada burada pazarlama. 

Hele hayatın boyunca nasiplenemediğin “şeref” gibi kavramları, hiç diline dolama. 

Abdürrahim Karakoç üstad ne güzel söylemiş değil mi?

Şerefe kalkan bardaklar

Şeref vermez şerefsize

Bre ayyaş dangalaklar

Lazım değil şeref size.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Wellness

Geçen osman gökçek söyledi. Selim kirazı rehin alanlarla o esnada telefonla irtibat kurup isteklerini gazetede yazmış. Vefat yıldönümünde de güya onu anmış.
  • Yanıtla

Deli İbo

Sn.Rasim BOLBOL helaaaalll beee. Hislerime tercüman oldun.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı