--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Artık yeter”le giden, “Artık tamam”la nasıl iktidar olur?

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol

CHP, merakla beklediğimiz(!) seçim beyannamesini nihayet dün kamuoyuyla paylaştı. 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı beyannamenin öne çıkan iki sloganı var: “Millet için geliyoruz” ve “Artık tamam”.

Her iki sloganın da CHP kimliği ve kodları ile taban tabana zıt sloganlar olduğunu en baştan belirtelim.

Gerçekten de “CHP” ve “millet” kelimeleri yan yana gelince biraz komik oluyor.

Öyle ya, CHP ve millet bugüne kadar ne zaman yan yana gelmiştir? 

Bu parti, kuruluşundan bu yana milletin yanında değil, sürekli karşısında konumlanmamış mıdır?

Aslında, bugün “Millet için geliyoruz” diyen CHP, milletin değil, devletin partisidir... 

1923’ten 1950’ye kadar, “CHP” demek “devlet” demek olmuştur.

Bu süre zarfında, CHP’nin il başkanları, aynı zamanda o ilin valisi olarak görev yapmıştır. 

Parti ilkeleri anayasaya dahil edilerek devlet ilkeleri haline getirilmiştir. 

Allah aşkına söyleyin...

CHP hilafeti kaldırırken, İsviçre’den ithal ettiği Medeni Kanun’u yürürlüğe koyarken, çok sayıda kişinin idam edilmesi ya da hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlanan şapka inkılabını(!) hayata geçirirken, medreseleri kapatıp, tekke ve zaviyelerin kapısına kilit vururken, ezanı aslî dilinden koparıp Latin harflerini dayatırken millete mi sormuştur?

Tabii ki hayır…

Halk Partisi olduğunu iddia eden bu parti, halkı doğrudan ilgilendiren tüm bu uygulamaları, halka rağmen hayata geçirmiştir.

Yani, 24 Haziran’a yönelik açıkladığı beyannamede “Millet için geliyoruz” sloganını kullanan CHP’nin bugüne kadar attığı bütün adımlar, millet için değil, kendi varlığını sürdürmek içindir. 

¥

Aslında CHP’nin seçim bildirgesinde kullandığı “Artık tamam” sloganı da tıpkı “Millet için geliyoruz”da olduğu gibi büyük çelişkiler barındırıyor...

Bir defa, mezkur sloganın Demokrat Parti’nin “Artık yeter!” sloganından mülhem olduğu çok bariz.  

Peki, Demokrat Parti’nin en büyük hususiyeti neydi?

Tam 27 yıl süren CHP iktidarına son veren parti olması değil miydi?

Demokrat Parti, “Artık yeter!” diyerek, ilk defa demokratik seçimlerin yapıldığı 14 Mayıs 1950’de tek parti diktasına nokta koymamış mıydı? 

¥

Anlaşılan CHP siyaset üretemediği gibi, slogan da üretemiyor. Kendisinin sandığa gömülmesiyle özdeşleşen bir sloganı, bugün kendi sloganı olarak kullanması da işte bu gerçeğe işaret ediyor.

¥

KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN 3 MADDE SAYAMAYANLAR MI KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK?

Ne yalan söyleyelim, CHP’nin seçim bildirgesinin zarfının yanı sıra mazrufu da boş. Yani içeriği de tam bir fiyasko... 

Mesela, 2014 yılında katıldığı bir TV programında, Kürt sorununun çözümüne yönelik partisinin 17 maddelik bir paket hazırladığını belirten, program sunucusu “Bunlardan en önemli gördüğünüz üçünü sayar mısınız” diye sorduğunda ise “Şu anda aklımda değil” şeklinde cevap veren Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu 4 yılda çözeceğiz”iddiası var bildirgede...

Lütfen söyleyin, nasıl ciddiye alınabilir bu iddia?

7 Haziran 2015’teki genel seçimlerden hemen önce, Kılıçdaroğlu’nu eleştiren medyayı kastederek “İktidara geldiğimiz takdirde ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır” tehdidini savuran Gürsel Tekin’e genel sekreterlik yaptırtan adamın, şimdi “Medya özgür olacak” (sanki şu anda özgür değilmiş, sanki Tayyip Erdoğan’a her türlü hakaret ve küfür edilmiyormuş gibi) vaadinde bulunmasını kim yutar?

Hele hele, Türkiye’yi 21. yüzyılda bölgesinin lideri yapacak olan ‘yerli otomobil’ ve ‘Kanal İstanbul’ gibi dev projeleri durduracağını açıklayan Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adayı olduğu partinin, “Türkiye’yi 21. yüzyılda bölgesinin lideri yapacağız” hedefi ne kadar inandırıcı olabilir?

Tüm bu zırvalara inanan varsa, onlara diyecek hiçbir şeyimiz yok...

 

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle