Al belediye başkanını, vur genel başkanına
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’ne katılmak için bulunduğu Fransa’da Türkiye’yi şikayet etmiş yine. Terör örgütü PKK/YPG ile ilişkileri sebebiyle yerlerine kayyım atanan HDP’li belediye başkanlarına sahip çıkan İmamoğlu, Türkiye düşmanları önünde Türk yargısını yerden yere vurmuş.
Şaşırdık mı?
Elbette hayır.
Terör destekçisi belediye başkanlarının görevden alınması ya da tutuklanmasının hukuk devleti ilkesini ihlal ettiğini ileri süren İmamoğlu’nun bu tür herzelerine alışığız nihayetinde.
İngiltere Lordlar Kamarası’nda Türkiye karalanmaya kalkılınca “Ülkeme burada laf söyletmem” diyen rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gibi dimdik duracak değil ya.
Hem bunların cibiliyetleri bu.
Hadi hepsi demeyelim, ama kahir ekseriyeti Türkiye hazımsızlığıyla malul.
Fırsatını buldukları anda, hemen ülkelerini şikayete koşuyorlar.
Genel başkanından belediye başkanına kadar alayı aynı yolun yolcusu.
Görüyorsunuz, Kemal Kılıçdaroğlu kalkıyor, “Alman tatilcilerin Türkiye’de can ve mal güvenliği yok” deyip, turistlerin gözünü korkutuyor.
Ekrem İmamoğlu zıplıyor, terör destekçilerine arka çıkmayı “adalet, demokrasi ve millet iradesini koruma mücadelesi” olarak pazarlamaya yelteniyor.
Genel başkanı, İngiltere’de BBC’ye “Türkiye’de yabancı sermaye güvende değil” üfürmesinde bulunarak ekonomiye darbe vurmaya çalışıyor, belediye başkanı PKK’ya en büyük desteği veren Fransa’da PKK yancılarına kol kanat geriyor.
•
Neymiş, demokrasi mücadeleleri uzun ve meşakkatliymiş. Bu yüzden hiçbir fanatizme kapılmadan, hiçbir ayrımcılık yapmadan, korkmadan, yılmadan Cumhuriyetin ve demokrasinin değerlerini her koşulda savunmaya devam edeceklermiş.
Bu ağdalı cümleleri kuran adama(!) sormak lazım:
Yahu, bu ülkede “Cumhuriyet değerleri” ne zamandan beri Mehmetçiğe kurşun sıkanların partisiyle kucaklaşıp hasret gidererek savunulur oldu?
“Demokrasi savaşı”, halka sokağa dökülmesi çağrısı yapıp 55 kişinin kanına girenler için “Siyasi çizgisine hayranım” güzellemeleri yapılarak mı veriliyor artık?
•
Belediyecilik yapmak yerine alakasız işlere burnunu sokarsan böyle olur işte.
Biliyoruz, evvelce Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce birtakım odaklar tarafından nasıl piyasaya sürülmek istenmişse, İmamoğlu da öyle ön plana çıkartılmaya çalışılıyor.
Bu yüzden üstüne vazife olmayan her konuda ahkâm kesiyor, her “Hıyarım var” diyene bir avuç tuz alıp koşuyor.
İstanbul Belediye Başkanı değil de, ana muhalefet lideri gibi hareket etmesinin tek sebebi gözünün cumhurbaşkanlığı koltuğunda olması. Ancak böyle giderse, 2023 için hiç şansı kalmayacak.
Bu millet, İstanbul sellerle boğuşurken Bodrum’lara tatile giden bir belediye başkanına belki tahammül eder, lakin tee Fransa’larda Türkiye’yi yerden yere vuran bir cumhurbaşkanına göz yummaz.
“Hainlik”, karakol basmaya, polis tokatlamaya, gazetecilere ayar vermeye benzemez. Dolayısıyla da bu millet, muhalefet ettiğini sanıp Türkiye’ye ihanet edenlere hiçbir zaman prim vermez.
Ekrem İmamoğlu, Süleyman Soylu’ya “adamlık” dersi vereceğine, önce bu yalın gerçeği kafasına soksun.
•
Arınç’A tahammülDE
SONA MI GELİNDİ?
Son yazımızda, ağzını her açtığında maşeri vicdanı rahatsız eden Bülent Arınç’la ilgili AK Parti’deki etkili ve yetkili isimlerin sessizliğini eleştirmiş, “devlet ve millet düşmanlarına tahammül etmeyi sindirebilen Arınç’a daha fazla tahammül edilmemesi gerektiğini” ifade etmiştik.
Öyle anlaşılıyor ki, AK Parti Arınç’a artık daha fazla tahammül etmeyecek.
En azından bir “uyanış” var.
Baksanıza, Arınç’la alakalı Tayyip Erdoğan da rahatsızlığını iletti en sonunda. Evet, Cumhurbaşkanı, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada “Arınç’ın ifadelerini değerlendireceğiz” açıklamasında bulundu.
Ne diyelim, inşallah bu “değerlendirme” Arınç’ı daha da değerlendirecek bir “değerlendirme” olmaz da AK Parti bir kamburdan daha kurtulur.
“Hayırlı” haberleri bekliyoruz.


