--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

28 Şubat gerçekten bin yıl mı sürecek?

Rasim Bolbol
Rasim Bolbol
8

Aynı şeyleri söyleye söyleye deyim yerindeyse dilimizde tüy bitti. 28 Şubat’ın askeriden ziyade, sosyal bir darbe olduğunu yaza yaza kalemimizde mürekkep tükendi. 

Ancak galiba boşuna didiniyoruz. Zira 28 Şubat’ın aslında fiilî değil, zihnî bir saldırı olduğu gerçeği hâlâ idrak edilemedi bazı çevreler tarafından. 

Mütedeyyin camianın hassasiyetlerini iğdiş eden, İslâmî kimliği ayaklar altına alan 28 Şubat’ı “sosyal darbe” olarak nitelendirmekten şu an bile imtina ediyor sözünü ettiğimiz kesim. 

Bunun için akıl almaz yollara sapıp canhıraş bir gayret gösteriyorlar.

Yıllardır böyle bu.

Yarın postmodern darbenin 23. yıldönümü ve malum tayfa, aradan geçen yaklaşık çeyrek asra rağmen ilk günkü yerinde duruyor.

Yatıyorlar kalkıyorlar, 28 Şubat’ın “kışla” boyutunu gündeme getiriyorlar sürekli. Mezkur darbenin asıl hedefini inatla görmezden geliyorlar.

Askeri vesayetin geriletilmiş olması, onlara “Bakın, ‘Bin yıl sürecek’ denilen 28 Şubat, 10 yıl dahi sürmedi. Türkiye, cuntacıları tarihin çöplüğüne gönderdi” deme hakkını veriyor ne de olsa.  

Elbette 28 Şubat’ın ardından cuntacı zihniyete karşı çok önemli kazanımlar elde edildi. Tabii ki postmodern darbenin askeri etkilerinin neredeyse tamamına yakını ortadan kaldırıldı.

Peki ya bizim ısrarla üzerinde durmaya çalıştığımız sosyal etkiler?.. O etkilere ne oldu?

Deyiverin hele, 28 Şubat’ın sosyal yaralarının kapanması hususunda yeterli adımlar atılabildi mi sizce?

Doğrusunu söylemek gerekirse bizce atılamadı. 

Hatta yeterli adım atmayı bırakın, maalesef geriye gidiş var bazı konularda.

28 Şubat’ta çok çetin bir mücadele veren Müslümanların durumunu görüyorsunuz. 

Cuntacıların ortadan kaldırmaya çalıştığı İslâmî kimliğimizin yerinde adeta yeller esiyor.

Belki “başörtüsü mücadelesi”nde zafere ulaşıldı, fakat “tesettür mücadelesi”nde hezimet yaşıyoruz.

Sekülerleşme rüzgarı, önüne katmış, sürüklüyor Müslümanları. 

28 Şubat’ın yolunu da yönünü de şaşırttığı İslâmî camia yıllardır pusulasını arıyor.

“Gidene ağam, gelene paşam” zihniyetindeki asalak tipler kaplamış her yeri.

Yani neresinden bakarsanız bakın, içler acısı bir tabloyla karşı karşıyayız. 

28 Şubat’ın kudretli paşalarının “bin yıl sürmesini” öngördükleri o meşum süreç, -bizce- bir anlamda devam ediyor dolayısıyla. Hem de bütün şiddetiyle.

Böyle söylememizin yukarıda saydıklarımızın haricinde başka gerekçeleri de var muhakkak.

Postmodern darbe sürecinde mahkum olan Müslüman tutukluların mağduriyetleri bunlardan biri mesela.

Söylesenize, “28 Şubat, tarihin çöplüğündeki yerini almıştır” ifadesini can-ı gönülden kullanabilmemiz için, bu insanların yeniden yargılanması gerekmez mi en azından?

Cezaevlerinde yer açmak için hırsızları, yolsuzları, arsızları serbest bırakanların söz konusu mazlumların çığlığına da kulak vermesi icap etmez mi?

AK Parti, Kemalist zulüm sebebiyle gadre uğrayanların sıkıntısını giderme noktasında elbette pek çok girişimde bulundu. Bunu kesinlikle inkâr etmiyoruz. Ama unutulmamalı ki, mahut girişimler hiçbir zaman sadra şifa olacak türden değildi. Sadece ve sadece pansuman tedbirlerdi bunlar.  

28 Şubat’ın açtığı sosyal yaraların bu şekilde kapanmayacağı çok açık halbuki.

İhtiyacımız olan pansuman değil, ameliyat. Bu ameliyatı yapacak olan da AK Parti hükümetinden başkası değil.

18 yıldır iktidarda olan AK Parti, aynı zamanda muktedir de olduğunu göstermek istiyorsa, mutlaka bu ameliyata girişmeli.

Öyle gözüküyor ki, bunun başka çıkar yolu yok.

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

orhan inan

27 Şubat 2020 14:58

HARİKA BİR KONUYA DEĞİNMİŞSİNİZ..ÇOK ÖNEMSEDİĞİM BİR HUSUS.MÜSLÜMANLARIN ÖZ GÜVENLERİNE KAVUŞABİLMELERİNİN YOLU BU..DARBELER YE,HORLAN,İTİL KAKIL VE HEPSİNİ DE İÇİNE AT.HİÇ HESAP SORMA..HATTA HESAP SORMAYA BİLE GAYRET GÖSTERME..BU GÜNE KADAR OLAN BU..DOĞRU OLAN NE İSE O YAPILMALI.KORKMADAN E BAŞI DİK OLARAK BU YAPILMALI Kİ,BİR DAHA BU MİLLET İLE OYNANMASIN,HAKLARI ELLERİNDEN ALINMAYA KALKILMASIN.İTİBARLARI AYAKLAR ALTINA ALINMASIN..ADİL BİR DEVLET YAPISI OLUŞSUN VE BEYAZ TÜRKLER KADAR ESMERLERİN DE HUKUKU KORUNSUN.ASLINDA HER KES CHP LİLER İLE EŞİT HAKLARA KAVUŞTURULSUN.

Gulyabani

27 Şubat 2020 13:57

Sn yazar 28 Şubat dibine kadar devam ediyor ...bir din alimi çıkıp zinayı önlemek için erken yas evlilik için bir kelam ediyor ülke ayağa kalkıyor daha birsuru örnek ...yani toplum zihniyeti önemli olandır Erbakan hoca başörtüsü amacı ahlakla ilgiliydi ahlak coktukten sonra herkese başörtüsü olsa ne olur İslam şartları uygulanmayip serbestlik varsa ....sonuçta paşalar kendi ideolojisini uyguluyor lakin muhafazakar dediğimiz kişiler dahada katı olmasi gerek İslami kurallarda

Yengec

27 Şubat 2020 12:31

Hocam 28 subatlar yada 27 Nisan niçin yapılır sonuçta bir irtica hareketi adına irtica nedir diye sorduğumuzda toplumun kötü sandığı lakin adaletin tam işlediği bir yöntemdir ...zaten şu an bir başörtüsü sarhoşluğu ve aldatmacasinin içindeyiz akla ziyan bir başörtüsü modeli sanki tarz giyim gibi üniversite kazanan kız öğrenciler diledikleri gibi tatil amaçlı bir durum cami ilerisinde bar ve meyhane ...sonuç bir başı ortebilme zaferi ..oysa başörtüsü serbestligi demek kadını tam anlamıyla koruma alanına almak demek oda ancak İslami şekilde olur ...e şimdi isteyen başörtüsü takip maça kafeye heryerde olsun bumu İslam anlayışı ..zaten böyle olduğunu bilseler asker de birşey demezdi başörtüsü var lakin gayet modern herşey TV ler bir alem Facebook illeti bir alem gençler almış başını gitmiş ama birkesim hala birkaç ihtiyar paşa ya laf söyleyerek İslamcı olduğunu sanıyor siz asıl bu Türkiye'yi yozlastiracak YouTube fecebook gibi belalara bir el atın

irfan

27 Şubat 2020 11:48

Oğlu kızı resmi okulu kazanmış yada göreve üniformalı olarak başlamış birinin kendisi annesi babası eskisi gibi baş örtülü komşu ve akrabalarına ihtiyatla yaklaşıyorsa onlarla ilişki kurmaktan kaçınıyorsa evet bence de 28 şubat bin yıl sürecektir

eren

27 Şubat 2020 11:43

Eskiden siyaseten mahalle baskısı sadece sahillerde vardı ama şimdi sol oyların yoğun olduğu il ilçe köy kasaba kahvehanelerinde bile kısmen var. Nasıl mı her anlatılan olayın siyaseten menfi olarak ikdidara akp/mhp ye bağlanıyor sonrada çok azınlıkta kaldıysa oyun oynamaya veya sohbetlere telefonla çağrılmama oluyor. Ama 1980 öncesi sağ sol vakalarını yaşamış insanların bazıları ders almış ama baziları hiç de ders almamış gibi kahvehanede tv deki haberlere bakarak kendi gibi düşünmeyenlerin menderes saddam kaddafi gibi akıbeti olsun istiyor üstelik bu konuşanların köy kasaba gibi yerlerde okumuş mektep medrese mevki makam görmüş çenede keci sakalı bırakmış insanlar oldugunu görmek hakikaten ülkemiz adına çok üzücü

Kadir

27 Şubat 2020 10:02

28 subat ya Allah bismillah diyenlerin elleriyle devam ediyor sayin yazar

demekk ki

27 Şubat 2020 09:27

bunların hala resmi cenaze törenleri yapılıyorsa, halkın ve devletin mallarını yakan yağmalayan, devleti yıkmaya çalışan, an ve mal güvenliğine zarar veren türkiyeyi sömürge ve manda yapmaya çalışan isyan ve ayaklanma çıkaran, atatürk e karşı yapılsaydı havdan karadan denizden bombalanacak olan geziciler beraat ediyorsa, iktidarın özenle atadığı anayasa mahkemesi sıkandal karar veriyorsa, hala yapılan işlerde bunarın rızası aranıyorsa, 28 ŞUBAT HALA SÜRÜYOR DEMEKTİR.

Nurullah

27 Şubat 2020 07:34

Merkel istedi Deniz Yücel serbest kaldı, Macron istedi Loup Bureau serbest kaldı, Trump istedi Papaz Brunson serbest kaldı... sizin de çıkmasını istedikleriniz varsa ecnebi bir yönetici bulmanız lazım.

Rasim Bolbol Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle