--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yeni Taktik: "Önce Kaos Sonra Müzakere"

Ramazan Topdemir
Ramazan Topdemir
1

          Ülkemize saldırılar armaya başladı. Bu artış bir taktiğin sonucudur. Bu taktik önce kaos sonra da antlaşma taktiğidir. Yurt içindeki bileşenlerin kullandığı ifadeler yazdıklarımızı doğrulamaktadır.   Örgütler kendi içinde dinamizmi sağlamak, yandaşlarını dirençli tutmak amacı ile sürekli eylemler yapmaktadırlar.Bu  saldırıların değişik boyutlarına bakarsak  sis perdesi daha da netleşecektir: Bu eylemler, hem yurt hem de yurt dışındaki destekçilere mesaj vermektedir. Bu işin birinci boyutudur. İkinci boyutu da  söz konusu olan terör örgütlerini kullanan dış güçler ülkemizin başarılı  dış politikalarını zayıf düşürmek için tuzaklar kurmaktadırlar. Bu tuzaklardan biri de askerimize saldırarak TSK’yi sertleştirip çatışma zeminine çekmek  taktiği uygulanmaktadır. Ortadoğu’daki istikrarsızlığı fırsat bilen  bazı dış ülkeler diplomasi yerine, örgütleri kullanarak,Türkiye’yi bir kaos zeminine çekmeye çalışmaktadırlar..Bölücü örgütlerin  geçmişten bugüne kadar olan sürecini incelediğimizde; örgütler,Silah ve para sıkıntısı hiç çekmemiş olmaları dış desteğin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.. Batılıların, vatandaşlarımıza yapılan saldırı karşısında duyarsız olmaları bu gerçekleri ortaya koymaktadır. Ülke olarak birlik ve dayanışmamızı sürekli canlı tutarak, güvenlik güçlerimize destek olmalıyız.

Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımızın ve ekibinin  çok dikkatli olması gerekmektedir. Yani önce kaos çıkartıb sonradan da dayatmaların geleceğini bilmek gerekir.

   Diğer bir boyut da: İtibar kayıpeden, destek kayıp eden yurt içinde pusuda bekleyen  örgütlerin bileşenleridir. Bu bileşenler de müzakere sözcüğünü kullanmaya başladıklarını  basından okuyoruz. Yani tutunacak argümanları olmayan  terörün bileşenleri, hep eskiye dönerek, aynı söylemleri tekrar edip durmaktadırlar.

Örgüt, Türkiye’deki yandaşlarına, “pasif olmayın,eylem halinde  olarak  kamuoyunu etkileyin”talimatını da vermektedir.Bu mesajlardan etkilenecek olan bazı çevrelerin söylem ve eylemlerine şimdiden dikkat etmek gerekir. Bu çevreler, sosyolojik yapıya da dokunacaklardır. Yani  geçmş dönemde yaşanmış olayların yıldönümlerini de ortaya koyarak, yandaşlarını harekete geçireceklerdir Bu konuda her şeyi güvenlik güçlerinin omuzlarına bırakmak doğru değildir. Yalan yanlış propogandaları bertaraf etmek için basın ve yayın organlarına duyarlılık görevi düşmektedir. Yanlış analizlere, yanlış bilgilendirmelere açık kapı bırakmamak gerekir. Bu konuda sosyal mecradaki bilgi kirliliğine geçit vermek doğru değildir. Yurt içinde örgüt bileşenleri, yurt dışında bölücü unsurlar her an  saldırı vakti bekleyeceklerdir. Bu konuda  millet olarak birlik ve dayanışmamızı daha da arttırmamız gerekir. Gün her vakit dayanışma günüdür.

Ramazan Topdemir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle