--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sayın Ahmet Hakan’ın çözüm süreci yazıları ile ilgili bazı hatırlatmalar

Ramazan Topdemir
Ramazan Topdemir
9

Sayın Ahmet Hakan, çözüm süreci ile ilgili yayınları, kitapları olan bir bölge vatandaşı olarak yazılarınız ile ilgili bazı hatırlatmalarım önem arz etmektedir. Amaç çözüm süreçlerinde dün ile bugünü bütünleştirmektir. Dün aynı konuların sadece aktörleri farklıydı. Bugün de aynı konular gündemdedir. Ancak aktörler farklıdır. Devlet aklı ve devlet hafızası hep aynıdır. Bir programcısınız ve bir yayın yönetmenisiniz bu konuda size önemli görevler düştüğü bilincinden yola çıkarak, size akıl vermek değil hatırlatmalarda bulunmak isterim:

1- Atatürk dönemindeki çözüm süreçlerine atıfta bulunursanız günümüzdeki gündemler daha da netleşir diye düşünüyorum. Çözüm süreçleri Atatürk’ten günümüze kadar değişik isimler ile gündeme gelmiştir. Ancak bu süreçlerde “Hükümetler de yıkılmıştır.” 1925 Şeyh Said isyanında Başbakan Fethi Okyar görevi bırakmak durumunda kalmıştır. Menderes döneminde 49’lar olayı, Özal ve diğer dönemlerde de kritik süreçler yaşandığı bilinmektedir. Bu konuda da Cumhur İttifakının hassas bir yola girdiğini belirtmek gerekir.

2- Öcalan, Koçgiri modeli ile çözüm istiyor. 1921’deki isyancılar bölgede özerklik talep etmişlerdi. Bu durum bugün de gündeme getirilmek isteniyor. Konu ile ilgili olarak 11 Aralık 2014’te Hürriyet Gazetesi’ndeki “Öcalan, Koçgiri Modeli ile Çözüm İstiyor” başlıklı yazıma bakmak mümkündür.

3- 17 Ocak 1923’te Atatürk yaptığı basın toplantısında gündeme gelen özerklik hakkında: Türk- Kürt kardeşliğine vurgu yaparak ülkenin bütünlüğünü esas almıştır.

4- Çözüm süreçleri partiler üstü ele alınmalıdır. Hep aynı aktörler ve benzer söylemler halkın ilgisini çekmiyor artık.

5- Atatürk 7 Kasım 1937’deki Tunceli-Elazığ ziyaretinde halkla yüzleşerek öz eleştirisini de yapmıştır.

6- Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli, çözüm sürecinden karşılık almak istiyorlarsa, Doğu ve Güneydoğu’ya bizzat gidip çağrılarını anlatmalıdırlar.

6- Selahattin Demirtaş ile Öcalan arasında gizli bir liderlik mücadelesi vardır. Bu süreçte Öcalan arka planda kalmak istemeyecektir.

7- Günümüz şartlarında ülke ekonomisine büyük katkı veren ve zenginler liginde olan metropollerdeki Kürtlerin görüş ve düşünceleri de önem arz edecektir.

8- Tüm bölge STK’ları, bölge aydınları, kanaat önderlerinin beyanları da önemlidir.

9- Çözümler masada değil sahada olmalıdır. Bu konuda dile getirilen ve kulağa hoş gelen “Barış Sürecinin” içi doldurulmalı ve projeler üretilmelidir.

10- 1936’da İsmet İnönü ve Celal Bayar’ın Çözüm süreçleri konusunda görüş ayrılığı içinde kalıp Çankaya’da Atatürk’ün önünde tartıştıkları da arşivlerde kayıtlıdır. Yani bu süreçler kritik süreçlerdir.

Sonuç: Yakın dönemlerde yaşanılmış olaylar esas alınarak, günümüz süreçleri devlet aklı ile yürütülmelidir. Aksi takdirde bu iş DEM partisi ile Kandil’in reklamından ibaret kalır. Böyle bir hataya da düşmek doğru değildir. Günün Sözü: “Baki kalan bu gök kubbede hoş bir sedadır.”

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Murat Koca

31 Ekim 2024 02:22

Bu süreç partiler üzerindedir derken, sürecin şeffaf olarak TBMM'de yürütülmesi, kapalı kapılar ardında olmaması gerektigini mi söylüyorsunuz?

Sayın mı hergele mi

30 Ekim 2024 19:16

sizde bir karar verin artik

ekremin kankası meyve vermiş

30 Ekim 2024 11:07

Esenyurt belediye başkanı hiç şaşırmadık ekremde aynı değil mi?Nasıl ikinci kez keşmekeş leş ettiği İBB yi kazandı sanıyorsunuz PKK CHP İYİ parti yani pkk ekrem ilişkisi dersek tam yerinde olur

okur

30 Ekim 2024 08:59

bir zamanlar hergeleydi simdi sayin ahmet hakan

Durmuş emmi

30 Ekim 2024 05:08

Bu Bahçeli nasıl apoyu çıkaracakmış. Buna izin vermez Atatürkçüler.

Diğergam

30 Ekim 2024 10:55

Sevgili kardeşim, senin "Atatürkçü " dediğin insanların tamamı HDPKK ile sarmaşdolaş değil mi. Onlar sadece Atatürk'ü etinden, sütünden, derisinden, gerisinden faydalanma peşindeler. Atatürk ile bölücülük yanyana gelir mi, elbette gelmez. Onlar sözde Atatürkçü.

Murat Koca

31 Ekim 2024 02:24

Atatürkçü olmayan ya da Atatürk karşıtı olanlar izin verir yani ?

Usta

30 Ekim 2024 03:40

Zaten türk kürt meselesini icad eden m.kamal sayesinde,bugün toplumuz bu halde!M.kamala sahip çıkan chp ve mhp'nin doğu bölgemizdeki oy potansiyeline bakarsan ne demek istediğimi anlarsın!Bir kaç dönem doğu bölgemizdeki ağırlığını hissettirmek isteyen chp,bunun yolunun dem partisiyle ittifak etmekten geçtiğini farkına vardı!Dem partisinin siyasi oyununa alet olan kürtlerde,kendi cellatları chp'ye oy vermekten geri durmuyorlar!Ne mutlu türküm diyene kadar ırkçı bir söz yok,bu söz yerine ne mutlu gerçek anlamda Allaha kul,onun sevgili habibine ümmet olana denseydi,bu kadar kan dökülmez kardeşliğimiz pekişirdi!Amma ve lakin büyük bir fitneyle bizi kandırıyorlar ve bizi birbirimize kırdırıyorlar,umarım bu fitne ateşi tamamen söner!

Murat Koca

31 Ekim 2024 02:36

Osmanlı döneminde kayıtlara göre 13 tane kürt isyanı var. İlki 1806'da. Atatürk dogmadan 75 yıl önce.

Ramazan Topdemir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle