Çözüm süreçlerinde Güneydoğulu akademisyen ve aydınlar neden göz ardı ediliyor?
Çözüm süreçlerinde Güneydoğulu akademisyen ve aydınlar neden göz ardı ediliyor?
RAMAZAN TOPDEMİR
Çözüm süreçlerinde Güneydoğulu akademisyen ve aydınlar neden göz ardı ediliyor?
Sorusunun cevabına geçmeden önce konunun ana hatlarından kısaca söz etmek gerekir.
1983’ten Günümüze Çözüm Süreçleri:
Uzun yıllardır gündemde olan Doğu ve Güneydoğu Bölgemizde uygulanan çözüm politikalarının karşılık bulmadığını ve çözüm süreçlerinden dolayı birçok iktidarın yıkıldığı arşivlerde bulunmaktadır.
Rahmetli Turgut Özal’ın girişimiyle başlayan ancak yarı kalan çözüm süreçleri kesintiye uğramıştı.Demirel,Erbakan dönemlerinde de gündeme gelen süreçler de amacına ulaşamadı.
AK Parti İktidarı Dönemindeki Süreçler:
Bu süreçler de bazen hızlandı bazen yavaşladı ve bazen de “masa devrildi. Bu durum terörden mağdur olan ya da terör endişesiyle yaşayan bölge halkı üzerinde olumsuz etkiler yaptı. Bu etkiler de AK Parti'nin aleyhine “sandığa yansıdı.”
Çözüm süreçlerinde Güneydoğulu akademisyen ve aydınlar neden göz ardı ediliyor?
Yüzyıllık bir konu olan çözüm süreçlerinde; “Ağzı olan konuşuyor” Ancak konuşanlar ne yazık ki bölgeyi tanımayan ve bölgenin sosyal dinamikleri ile alakası olmayan kişilerin çözüm konuşmaları; çözümsüzlüğü arttırıyor.Uzun yıllar Güneydoğu konusunda yayınlar yapan akademisyenler, bölge aydınlarının “Çözüm süreçlerinde” göz ardı edilmesi kabul edilecek bir durum değildir. İktidar partileri belirli kişileri öne çıkartarak klişe sözler ediyor olmalarının bir karşılığı yoktur. Bu durum devlete zarar veriyor. Hem yüzyıllık bir mesele hem de “Beka” konusu olan bu süreçlerde biz Güneydoğulu akademisyen ve aydınların göz ardı edilmesi doğru bir davranış değildir. Bu davranışları da anlayamıyoruz doğrusu.
Terörsüz Türkiye Sürecinde Komisyonlar Oluşturulmalıdır:
Sürecin tarihsel, sosyal, kültürel, siyasal, ekonomik boyutlarını inceleyen komisyonlar oluşturularak; “Yerinde Çözüm ile” çalışmalar yapılmalıdır.Bu komisyon üyeleri Güneydoğu bölgemizde yaşayan ve bölgemizin meselelerine vakıf olan ekipler oluşturulmalıdır. Yani yüzeysel ifadeler ve kalıplaşmış sözlerle bir yere varılmıyor. Ortadoğu’da yaşanan değişim ve dönüşümlere göre ülkemizde politikalar üretilmelidir. Özellikle Sınırdaki illerimiz ile ilgili hassasiyetler ön plana çıkartılmalıdır. Sonuç: Güneydoğulu akademisyenler,aydınlar Terörsüz Türkiye sürecindeki değişim ve gelişim süreçlerine dahil edilmelidir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilgisini bekliyoruz. Ülkemiz için, bölgemiz için katkıda bulunmak önemli bir vazifedir. Yani çözüm süreçlerinin yol haritasını belirlemek kimsenin tekelinde olmamalıdır.